1. hurufilik tarikatına bağlı olan, şiir ve düşünceleri şeriata aykırı bulunduğu için derisi yüzülerek öldürülen divan şairi.
  2. asıl adı imamüddin'dir. özellikle bektaşiler ile vahdet-i vücut felsefesini benimseyenler arasında büyük bir sufi olarak kabul edilmiştir. hacı bayram-ı veli'ye intisap etmek istemiş ancak bu isteği hacı bayram-ı veli tarafından kabul edilmemiştir.

    nesimi divanı, farsça divanı, mukaddimetü'l-hakayık eserleridir.
  3. gazel

    şol şemi [mumu] gör ki nârına [ateşine] pervâneyem yine
    baş oynamakda gör nice merdâneyem yine

    sâkî [içki sunan] lebinden [dudağından] esrümişem [sarhoşum] şol kadehden uş [işte]
    mestâne gözlerün gibi mestâneyem yine

    "kalü bela"da kûy-i harâbât [meyhane köşesi] idi yirüm
    şol ma'niden [bundan dolayı] mücâvir-i meyhâneyem [meyhaneye komşuyum] yine

    bezm-i ezelde hem-nefesüm [arkadaşım] gerçi câm [kadeh] idi
    şükr iderüm ki hem-dem-i peymâneyem [kadehin dostuyum] yine

    iy bilmeyen bu cân-ı azîzün hakîkatin
    cânı bilene sor ki ne cânâneyem [sevgiliyim] yine

    ışkunda iy cemâl ile efsâne fi'l-mesel
    [ey güzelliği ile efsane olan, senin aşkından]
    halkun dilinde gör ki ne efsâneyem yine

    endîşenün imâretini [sağlam yapısını] kılmışam harâb [yıkık]
    şol genc-i bî-nihâyete [sonsuz defineye] vîrâneyem yine

    yâ rab ne sihr [büyü] ider şu perî-şekl ü şîve [peri edalı] kim
    zencîr-i ca'd-ı zülfine [saçının buklesine] dîvâneyem yine

    iy gevherün bahâsını mikdârını bilen
    asdâf [sedefler] içinde gör ki ne dür-dâneyem [inci tanesiyim] yine

    yüzünde iy sanem [put] göreli zülf ü hâlüni [perçemini ve benini]
    dâm-ı belâda [bela tuzağında] dâne [yem] gibi dâneyem yine

    keşf eyledi nesîmî dehânun [ağzının] rumûzunı [gizini]
    miftah-ı gayba [görünmezlik anahtarına] gör ki ne dendâneyem [dişim] yine
  4. tasavvuf şairi bağdatlı seyyit nesimi dışında kul nesimi adında bir şairimiz de vardır,bu ikisi birbirine karıştırılmamalıdır,ikisi de hurufidir,bilindiği üzere seyyit nesimi hallac-ı mansur gibi 'ene'l-hak dediği için memlük hükümdarı tarafından derisi yüzülerek öldürülmüş ve cesedi ibret olsun (!)diye bir hafta sokakta teşhir edilmiştir.kul nesimi de tıpkı hallac-ı mansur ve seyyit nesimi gibi derisi yüzülerek ölmek istediğini dile getirmiştir onlara olan sevgisinden dolayı.seyyit nesimi anadolu'yu gezerken alevilerle yakın ilişkiler kurmuştur,melameti benimseyenler ve aleviler tarafından çok sevilmiştir.alevilerin yedi ulu ozanındandır,ayrıca azeriler için de çok büyük önemi vardır,bugün bizdeki tdk benzeri bir dil kurumları vardır azerilerin ve adı 'nesimi dilcilik enstitüsü'dür.bu arada iki şair hep birbirine karıştırılmış;ayrı şairler olduklarını cahit öztelli ortaya koymuştur.nesimi'nin en meşhur şiirlerindendir:

    ben yitirdim, ben ararim, yar benimdir kime ne
    gah giderim öz bagima gul dererim kime ne
    gah giderim medreseye ders okurum hak icin
    gah giderim medreseye dem cekerim kime ne

    kelb rakip haram diyormus şarabin bir katresine
    saki doldur, ben icerim, gunah benim kime ne
    ben melamet gomlegini deldim, taktim egnime
    ar u namus şişesini taşa çaldim, kime ne

    ah yezid, seccadeni al yürü mescid yoluna
    pir esigi benim kabem kıblegahım kime ne
    gah çıkarım gokyüzüne hükmeder kaftan kafa
    gah inerim yeryüzüne yar severim kime ne

    kelp rakip böyle diyormuş güzel sevmek pek günah
    ben severim sevdigimi, günah benim kime ne
    nesimi'ye sordular, yarin ile hoş musun
    hoş olayim, hoş olmayim, o yar benim, kime ne
  5. geçen rabıta ı mevt yapar iken şahsı manevisi ile rast geldiğim şair.

    ilk önce gözümün önünde “ah min’el aşk!” yazan osmanlıca tabloya baktım. iyice düşünüp mananın özüne inmeye çalıştım. ne kadar uğraştım, hangi mana kuyularına daldım hatırlamıyorum, kendimden geçmişim. derken uyku ilen uyanıklık arasında o yakaza aleminde divan şiirinin kudemâsı ile karşılaştım. fuzuliden geçtim nef’i den geçtim nesimi de karar kıldım. sordum,

    sordum;

    -yarin ile hoş musun?

    nesimi şöyle bir durdu, elini yeşil sarığına götürecek gibi oldu, sonra vazgeçti. derin bir nefes aldı, tam bir şey söyleyecekmiş gibi başladı ama kelimeler dökülmedi ağzından. ben de ortamdaki sessizlikten huzursuzlandım, elimi gözlüğüme götürdüm, kollarımı kavuşturup biraz öyle bekledim. bu durum tam on dakika böyle devam etti. tam ben gidecektim ki ağzından şu kelimeler döküldü.

    -nesimi'ye sorsalar ki
    yarin ile hoş musun,
    hoş olayım ya olmayayım
    o yar benim kime ne.

    “adam değilmişsin nesimi!” dedim. kendime geldiğimde saat 08.30 du. apar topar işe geldim.