|
|
- dönemin yobazları tarafından derisi yüzülerek öldürülmüş halk ozanı.
- enel hakk dediği için, tanrı olduğunu savunduğu düşüncesiyle anlamadan, dinlemeden öldürülmüştür.
(bkz: arzum)(selenge, 11.08.2005 13:42 ~ 15.05.2006 00:56)
- hallac-ı mansur'la aynı kaderi paylaşmıştır. ikisi de "enel hakk" dediği için öldürülmüştür.
(selenge, 15.05.2006 00:51 ~ 00:51)
- hurufilik tarikatına bağlı olan, şiir ve düşünceleri şeriata aykırı bulunduğu için derisi yüzülerek öldürülen divan şairi.
- (bkz: haydar haydar)
- asıl adı imamüddin'dir. özellikle bektaşiler ile vahdet-i vücut felsefesini benimseyenler arasında büyük bir sufi olarak kabul edilmiştir. hacı bayram-ı veli'ye intisap etmek istemiş ancak bu isteği hacı bayram-ı veli tarafından kabul edilmemiştir.
nesimi divanı, farsça divanı, mukaddimetü'l-hakayık eserleridir.
- "bende sığar iki cihan ben cihana sığmazam" buyuran zındık/mülhit.
- bende sığar iki cihan
bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam
cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam
kevn ü mekândır âyetim zâta gider bidâyetim
sen bu nişân ile beni bil ki nişâne sığmazam
kimse gümân ü zann ile olmadı hakk ile biliş
hakkı bilen bilir ki ben zann ü gümâna sığmazam
sûrete bak vü ma'nîyi sûret içinde tanı kim
cism ile cân benim velî cism ile câna sığmazam
hem sadefim hem inciyim haşr ü sırât
bunca kumâş ü raht ile ben bu dükâna sığmazam
genc-i nihân benim ben uş ayn-ı ayân benim ben uş
gevher-i kân benim ben uş bahr ile kâna sığmazam
arş ile ferş ü kâf ü nûn bende bulundu cümle çün
kes sözünü uzatma kim şerh u beyâna sığmazam
gerçi muhît-i a'zâmım adım âdem durur âdemim
dâr ile kün fekân benim ben mu mekâna sığmazam
cân ile hem cihân benim dehr ile hem zamân benim
gör bu latifeyi ki ben dehr ü zamâna sığmazam
encüm ile felek benim vahy ile melek benim
çek dilini vü epsem ol ben bu lisâna sığmazam
zerre benim güneş benim çâr ile penc ü şeş benim
sûreti gör beyân ile çünkü beyâna sığmazam
zât ileyim sıfât ile kadr ileyim berât ile
gül-şekerim nebât ile piste-dehâna sığmazam
şehd ile hem şeker hem şems benim kamer benim
rûh-ı revân bağışlarım rûh-ı revâna sığmazam
tîr benim kemân benim pîr benim civân benim
devlet-i câvidan benim îne vü âna sığmazam
yer ü gökü düzen benim geri dönüp bozan benim
cümle yazı yazan benim ben bu dîvâna sığmazam
nâra yanan şecer benim çarha çıkar hacer benim
gör bu odun zebânesin ben bu zebâne sığmazam
gerçi bugün nesîmîyim hâşîmîyim kureyşîyim
bundan uludur âyetim âyet ü şâna sığmazam
- gazel
şol şemi [mumu] gör ki nârına [ateşine] pervâneyem yine
baş oynamakda gör nice merdâneyem yine
sâkî [içki sunan] lebinden [dudağından] esrümişem [sarhoşum] şol kadehden uş [işte]
mestâne gözlerün gibi mestâneyem yine
"kalü bela"da kûy-i harâbât [meyhane köşesi] idi yirüm
şol ma'niden [bundan dolayı] mücâvir-i meyhâneyem [meyhaneye komşuyum] yine
bezm-i ezelde hem-nefesüm [arkadaşım] gerçi câm [kadeh] idi
şükr iderüm ki hem-dem-i peymâneyem [kadehin dostuyum] yine
iy bilmeyen bu cân-ı azîzün hakîkatin
cânı bilene sor ki ne cânâneyem [sevgiliyim] yine
ışkunda iy cemâl ile efsâne fi'l-mesel
[ey güzelliği ile efsane olan, senin aşkından]
halkun dilinde gör ki ne efsâneyem yine
endîşenün imâretini [sağlam yapısını] kılmışam harâb [yıkık]
şol genc-i bî-nihâyete [sonsuz defineye] vîrâneyem yine
yâ rab ne sihr [büyü] ider şu perî-şekl ü şîve [peri edalı] kim
zencîr-i ca'd-ı zülfine [saçının buklesine] dîvâneyem yine
iy gevherün bahâsını mikdârını bilen
asdâf [sedefler] içinde gör ki ne dür-dâneyem [inci tanesiyim] yine
yüzünde iy sanem [put] göreli zülf ü hâlüni [perçemini ve benini]
dâm-ı belâda [bela tuzağında] dâne [yem] gibi dâneyem yine
keşf eyledi nesîmî dehânun [ağzının] rumûzunı [gizini]
miftah-ı gayba [görünmezlik anahtarına] gör ki ne dendâneyem [dişim] yine
- derdim ondur dokuzunu söyleyemem ol yâre ben
sekizinden fariğ oldum yediden âvâre ben
altı bende var iken beş için çekmem elem
dörde derman arar iken üçe buldum çare ben
ey nesimî senin işin ikiden hali değil
anın içün gece gündüz yalvarıram bire ben
- tasavvufu dinci olmak ile aynı zanan zihniyete göre islam da yeri olmayan şahsiyet. oysa tasavvuf çok ama çok ayrı bir şeydir. ben allahım demek, bir olmanın, vahdet-i vücud un son aşamasına gelmek demektir. tarikatler tarik yani yol kelimesinden gelir ve tasavvufta sona ulaşmak yani bir olmak için katedilmesi gereken yol zor, uzun ve de engebelidir. bir çok çeldiriciler vardır. basamakları vardır. 40 kapı, 7 derece, 4 şekil... türlü türlü seviyeleri vardır. mesela gökyüzü de 7 katmandır bilindiği üzere ve bu 7 derece büyük öenm taşır tasavvufta. ama hallacı mansur ve nesimi bu yola baş koyup sona gidebilen ender insanlardandır. enel hakk demek bütün varlık, madde, hayal, hayat yani kısaca var olan bütün alemleri içinde hazmedip bir haline getirmek demektir. sen ben olur ben de sen, her şey bir yani, yek vücud, tek varlık...
anlatması baya zor bir hadise bu vahdet-i vücud meselesi. anlatmak neyse de anlamak daha zor galiba.
- gel gel berû ki savm* ü* salâtın* kazâsı var
sensiz geçen zaman-ı hayâtın kazâsı yok
- "enel hakk" dan kastını anlamayanlar tarafından öldürülen ozan. enel-hakk:tanrı bendedir (ben tanrının yansımasıyım)
- tasavvuf şairi bağdatlı seyyit nesimi dışında kul nesimi adında bir şairimiz de vardır,bu ikisi birbirine karıştırılmamalıdır,ikisi de hurufidir,bilindiği üzere seyyit nesimi hallac-ı mansur gibi 'ene'l-hak dediği için memlük hükümdarı tarafından derisi yüzülerek öldürülmüş ve cesedi ibret olsun (!)diye bir hafta sokakta teşhir edilmiştir.kul nesimi de tıpkı hallac-ı mansur ve seyyit nesimi gibi derisi yüzülerek ölmek istediğini dile getirmiştir onlara olan sevgisinden dolayı.seyyit nesimi anadolu'yu gezerken alevilerle yakın ilişkiler kurmuştur,melameti benimseyenler ve aleviler tarafından çok sevilmiştir.alevilerin yedi ulu ozanındandır,ayrıca azeriler için de çok büyük önemi vardır,bugün bizdeki tdk benzeri bir dil kurumları vardır azerilerin ve adı 'nesimi dilcilik enstitüsü'dür.bu arada iki şair hep birbirine karıştırılmış;ayrı şairler olduklarını cahit öztelli ortaya koymuştur.nesimi'nin en meşhur şiirlerindendir:
ben yitirdim, ben ararim, yar benimdir kime ne
gah giderim öz bagima gul dererim kime ne
gah giderim medreseye ders okurum hak icin
gah giderim medreseye dem cekerim kime ne
kelb rakip haram diyormus şarabin bir katresine
saki doldur, ben icerim, gunah benim kime ne
ben melamet gomlegini deldim, taktim egnime
ar u namus şişesini taşa çaldim, kime ne
ah yezid, seccadeni al yürü mescid yoluna
pir esigi benim kabem kıblegahım kime ne
gah çıkarım gokyüzüne hükmeder kaftan kafa
gah inerim yeryüzüne yar severim kime ne
kelp rakip böyle diyormuş güzel sevmek pek günah
ben severim sevdigimi, günah benim kime ne
nesimi'ye sordular, yarin ile hoş musun
hoş olayim, hoş olmayim, o yar benim, kime ne
|