nesimi   

adana çık aradan

  1. dönemin yobazları tarafından derisi yüzülerek öldürülmüş halk ozanı.
    (gelecegim, 05.02.2005 00:57)
  2. enel hakk dediği için, tanrı olduğunu savunduğu düşüncesiyle anlamadan, dinlemeden öldürülmüştür.

    (bkz: arzum)
    (selenge, 11.08.2005 13:42 ~ 15.05.2006 00:56)
  3. hallac-ı mansur'la aynı kaderi paylaşmıştır. ikisi de "enel hakk" dediği için öldürülmüştür.
    (selenge, 15.05.2006 00:51 ~ 00:51)
  4. hurufilik tarikatına bağlı olan, şiir ve düşünceleri şeriata aykırı bulunduğu için derisi yüzülerek öldürülen divan şairi.
    (ıgetbored, 04.02.2007 22:23)
  5. (bkz: haydar haydar)
    (kerkerte, 04.02.2007 22:27 ~ 22:30)
  6. asıl adı imamüddin'dir. özellikle bektaşiler ile vahdet-i vücut felsefesini benimseyenler arasında büyük bir sufi olarak kabul edilmiştir. hacı bayram-ı veli'ye intisap etmek istemiş ancak bu isteği hacı bayram-ı veli tarafından kabul edilmemiştir.

    nesimi divanı, farsça divanı, mukaddimetü'l-hakayık eserleridir.
    (mahi ye siyah e kuçuli, 20.06.2007 00:31)
  7. "bende sığar iki cihan ben cihana sığmazam" buyuran zındık/mülhit.
    (yesilcuppelipenguen, 26.06.2007 21:03 ~ 01.07.2007 23:36)
  8. bende sığar iki cihan

    bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam
    cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam

    kevn ü mekândır âyetim zâta gider bidâyetim
    sen bu nişân ile beni bil ki nişâne sığmazam

    kimse gümân ü zann ile olmadı hakk ile biliş
    hakkı bilen bilir ki ben zann ü gümâna sığmazam

    sûrete bak vü ma'nîyi sûret içinde tanı kim
    cism ile cân benim velî cism ile câna sığmazam

    hem sadefim hem inciyim haşr ü sırât
    bunca kumâş ü raht ile ben bu dükâna sığmazam

    genc-i nihân benim ben uş ayn-ı ayân benim ben uş
    gevher-i kân benim ben uş bahr ile kâna sığmazam

    arş ile ferş ü kâf ü nûn bende bulundu cümle çün
    kes sözünü uzatma kim şerh u beyâna sığmazam

    gerçi muhît-i a'zâmım adım âdem durur âdemim
    dâr ile kün fekân benim ben mu mekâna sığmazam

    cân ile hem cihân benim dehr ile hem zamân benim
    gör bu latifeyi ki ben dehr ü zamâna sığmazam

    encüm ile felek benim vahy ile melek benim
    çek dilini vü epsem ol ben bu lisâna sığmazam

    zerre benim güneş benim çâr ile penc ü şeş benim
    sûreti gör beyân ile çünkü beyâna sığmazam

    zât ileyim sıfât ile kadr ileyim berât ile
    gül-şekerim nebât ile piste-dehâna sığmazam

    şehd ile hem şeker hem şems benim kamer benim
    rûh-ı revân bağışlarım rûh-ı revâna sığmazam

    tîr benim kemân benim pîr benim civân benim
    devlet-i câvidan benim îne vü âna sığmazam

    yer ü gökü düzen benim geri dönüp bozan benim
    cümle yazı yazan benim ben bu dîvâna sığmazam

    nâra yanan şecer benim çarha çıkar hacer benim
    gör bu odun zebânesin ben bu zebâne sığmazam

    gerçi bugün nesîmîyim hâşîmîyim kureyşîyim
    bundan uludur âyetim âyet ü şâna sığmazam
    (dirk, 22.09.2007 00:53)
  9. gazel

    şol şemi [mumu] gör ki nârına [ateşine] pervâneyem yine
    baş oynamakda gör nice merdâneyem yine

    sâkî [içki sunan] lebinden [dudağından] esrümişem [sarhoşum] şol kadehden uş [işte]
    mestâne gözlerün gibi mestâneyem yine

    "kalü bela"da kûy-i harâbât [meyhane köşesi] idi yirüm
    şol ma'niden [bundan dolayı] mücâvir-i meyhâneyem [meyhaneye komşuyum] yine

    bezm-i ezelde hem-nefesüm [arkadaşım] gerçi câm [kadeh] idi
    şükr iderüm ki hem-dem-i peymâneyem [kadehin dostuyum] yine

    iy bilmeyen bu cân-ı azîzün hakîkatin
    cânı bilene sor ki ne cânâneyem [sevgiliyim] yine

    ışkunda iy cemâl ile efsâne fi'l-mesel
    [ey güzelliği ile efsane olan, senin aşkından]
    halkun dilinde gör ki ne efsâneyem yine

    endîşenün imâretini [sağlam yapısını] kılmışam harâb [yıkık]
    şol genc-i bî-nihâyete [sonsuz defineye] vîrâneyem yine

    yâ rab ne sihr [büyü] ider şu perî-şekl ü şîve [peri edalı] kim
    zencîr-i ca'd-ı zülfine [saçının buklesine] dîvâneyem yine

    iy gevherün bahâsını mikdârını bilen
    asdâf [sedefler] içinde gör ki ne dür-dâneyem [inci tanesiyim] yine

    yüzünde iy sanem [put] göreli zülf ü hâlüni [perçemini ve benini]
    dâm-ı belâda [bela tuzağında] dâne [yem] gibi dâneyem yine

    keşf eyledi nesîmî dehânun [ağzının] rumûzunı [gizini]
    miftah-ı gayba [görünmezlik anahtarına] gör ki ne dendâneyem [dişim] yine
    (i see mal people, 31.12.2007 12:49)
  10. derdim ondur dokuzunu söyleyemem ol yâre ben
    sekizinden fariğ oldum yediden âvâre ben

    altı bende var iken beş için çekmem elem
    dörde derman arar iken üçe buldum çare ben

    ey nesimî senin işin ikiden hali değil
    anın içün gece gündüz yalvarıram bire ben
    (buyukdusunuryinebuyukdusundu, 11.03.2008 19:15)
  11. tasavvufu dinci olmak ile aynı zanan zihniyete göre islam da yeri olmayan şahsiyet. oysa tasavvuf çok ama çok ayrı bir şeydir. ben allahım demek, bir olmanın, vahdet-i vücud un son aşamasına gelmek demektir. tarikatler tarik yani yol kelimesinden gelir ve tasavvufta sona ulaşmak yani bir olmak için katedilmesi gereken yol zor, uzun ve de engebelidir. bir çok çeldiriciler vardır. basamakları vardır. 40 kapı, 7 derece, 4 şekil... türlü türlü seviyeleri vardır. mesela gökyüzü de 7 katmandır bilindiği üzere ve bu 7 derece büyük öenm taşır tasavvufta. ama hallacı mansur ve nesimi bu yola baş koyup sona gidebilen ender insanlardandır. enel hakk demek bütün varlık, madde, hayal, hayat yani kısaca var olan bütün alemleri içinde hazmedip bir haline getirmek demektir. sen ben olur ben de sen, her şey bir yani, yek vücud, tek varlık...

    anlatması baya zor bir hadise bu vahdet-i vücud meselesi. anlatmak neyse de anlamak daha zor galiba.
    (tosbacik, 12.03.2008 18:15)
  12. gel gel berû ki savm* ü* salâtın* kazâsı var
    sensiz geçen zaman-ı hayâtın kazâsı yok
    (ageylan, 29.03.2008 04:32)
  13. "enel hakk" dan kastını anlamayanlar tarafından öldürülen ozan. enel-hakk:tanrı bendedir (ben tanrının yansımasıyım)
    (kuşboku, 04.05.2008 03:20)
  14. tasavvuf şairi bağdatlı seyyit nesimi dışında kul nesimi adında bir şairimiz de vardır,bu ikisi birbirine karıştırılmamalıdır,ikisi de hurufidir,bilindiği üzere seyyit nesimi hallac-ı mansur gibi 'ene'l-hak dediği için memlük hükümdarı tarafından derisi yüzülerek öldürülmüş ve cesedi ibret olsun (!)diye bir hafta sokakta teşhir edilmiştir.kul nesimi de tıpkı hallac-ı mansur ve seyyit nesimi gibi derisi yüzülerek ölmek istediğini dile getirmiştir onlara olan sevgisinden dolayı.seyyit nesimi anadolu'yu gezerken alevilerle yakın ilişkiler kurmuştur,melameti benimseyenler ve aleviler tarafından çok sevilmiştir.alevilerin yedi ulu ozanındandır,ayrıca azeriler için de çok büyük önemi vardır,bugün bizdeki tdk benzeri bir dil kurumları vardır azerilerin ve adı 'nesimi dilcilik enstitüsü'dür.bu arada iki şair hep birbirine karıştırılmış;ayrı şairler olduklarını cahit öztelli ortaya koymuştur.nesimi'nin en meşhur şiirlerindendir:

    ben yitirdim, ben ararim, yar benimdir kime ne
    gah giderim öz bagima gul dererim kime ne
    gah giderim medreseye ders okurum hak icin
    gah giderim medreseye dem cekerim kime ne

    kelb rakip haram diyormus şarabin bir katresine
    saki doldur, ben icerim, gunah benim kime ne
    ben melamet gomlegini deldim, taktim egnime
    ar u namus şişesini taşa çaldim, kime ne

    ah yezid, seccadeni al yürü mescid yoluna
    pir esigi benim kabem kıblegahım kime ne
    gah çıkarım gokyüzüne hükmeder kaftan kafa
    gah inerim yeryüzüne yar severim kime ne

    kelp rakip böyle diyormuş güzel sevmek pek günah
    ben severim sevdigimi, günah benim kime ne
    nesimi'ye sordular, yarin ile hoş musun
    hoş olayim, hoş olmayim, o yar benim, kime ne
    (hodbinim işte, 05.07.2008 12:51)