aslında bu filmin afiş yazısı(tagline) ‘bir unkapanı masalı’ olmalıymış. gerçekten masal gibi bir film, gerçeği pek takmıyor. abartı renkli kıyafetleriyle kimin hikayenin içinde olup olmadığını anlıyorsunuz. ama bu renk ve olaylar cümbüşünden de fazla bir şey beklememeniz gerekiyor.
kanımca güzel hazırlanmış bir soundtrack albümüne sahip,haluk bilginersiz pek bir şey ifade etmeyecek,beklentileri ufak tutup izlediginizde eğlenebileceğiniz ,çok şey bekleyerek gittiginizde ise hafif havada kalmış gibi gelecek olan film
gerek oyunculuk, gerek yapım, gerek senaryo olarak türk sinemasının nadide filmlerinden birisi. cem özer ve özcan deniz'in bile oyunculuğa en çok yaklastığı filmdir. fantastik ve gercek bir dünya arasında götürüp getirir izleyiciyi...
esin afşar'ın da rol aldığı ve izlerken yanımdaki uzay fatihi'nin çok şaşırdığı ve ardından esin afşar'ı arayarak tebrik ettiği türk filmi. laf aramızda esin hanım pek beğenmemiş.
izlemediğim için hata yaptığıma inandığım türk filmi. ilk defa kimse "çok absürd olmuş, böyle bişey yok, bıdı bıdı.." demedi. eğlencelik bir film, bir çerez, bir hayat hikayesi sonuçta, ayrıca herkes gidip görmese de unkapanı'nda neler yaşandığını, yaşanabilecekleri yadırgamayacağı için çok da güzel tepkiler aldı. özcan deniz de unkapanı çocuğu olduğundan filme öyküsü cuk oturmuş. seneler önce yasemin bozkurt, abuk programlar yapmazken, yasemin'in penceresi'nde "işte firuze" demişlerdi, taa ki film bitti, bende jeton düştü. meğer firuze gerçekmiş. film müziklerine "erkekler de yanar" neden konmamış bi onu anlamadım. yoksa ezel akay psikopat görünümünden korksam da iyi iş çıkarmış. kıyafetlerin renkleri bir yerden sonra yadırganmaktan çıkıp göze hoş geliyor. hala izlememişlerin dikkatine derim...
film müziklerinin başarısının filmin önüne geçtiği bile söylenebilecek bu türk filminde haluk bilginer'in perfomansı parmak ısırtan cinstendir. kurgusu oldukça farklı ve finali arabesk filmleri aratmayacak kadar dramatiktir.
( anlatıp da izlemeyenleri sövdürmeyeyim kendime.)
türk sinemasının ulaştığı zirvedir benim için. başlangıç fikri olarak "a star is born" isimli çok eski bir hollywood filmine oldukça benzer, ama asla kopyası değildir. müthiş detaylarla örülü bir komedi-müzikaldir, bir yandan da starlar geçididir, bir yandan türk müziğinin her türünün en iyi örnekleri film boyunca çalar durmadan. rengarenk içaçıcı çekimler, kimi zaman neşeli, sonunda hüzünlü. en az 10 kez seyretmiş biri olarak söylüyorum ki harikulade. en kopulan sahne ise yönetmenin yaptığı hiç beklenmedik kameodur tabii. seyretmediyseniz, hemen seyredin.