|
|
- (bkz. doğru söze ne gerek )
bu cümlede eski öznel olma hakkını son damlasına kadar kullanmıştır. şimdiki çocuk da büyük bi ihtimalle ,ki bu kışın kar yağmaması ihtimalinin transpozesidir, ilerde bu cümleyi kurmanın verdiği gurur ve hüznü birada yaşayacaktır
- bu bayram dudaklarımın arasından süzülmüş cümledir.yaklaşık 10 yıldır bayram harçlıgı alamıyordum bu gün gözlerim de bir kararlılıkla çıktım babamın karşını "bayramın kutlu olsun" dedim şeker tuttum elini öptüm bir süre birbirimize baktık bir beklentim oldugunu anlamadı .ardından sonunu uzatarak ve vurguluyarak "tekrar dan bayramın kutlu olsunnnnnnn"dedim .afacan çocuklara gösterilen ilgi haraketi olarak algıladıgım başımı okşayarak gülümsemesi beni üzdü.neyse bayram kahvaltısında neşemi bulurum dedim kendi kendime .su böregi beklerken gözleme ev baklavası beklerken çilek reçeli yedim.zeytinyağlı dolmalarda olmasa ne yapardım bilmiyorum.
- her duyduğumda "acaba dedem çocukken onlara da dedeleri böyle söylüyor muydu?" diye düşündüğüm sözcük öbeği.
- (bkz: ben senin gençliğini de bilirdim)
- kuşaklar arası çatışmanın başladığına işaret eden cümledir. her bayram namazdan sonra kullanılır. yaşı 35 ve üzeri olanların küçüklerle bayramlaşması anlamuna da gelir.
(akbak, 05.02.2007 17:44)
- yaşlı genç herkesin ağzında sakız olmuş cümle. ve lakin sebep bayramların değişmesi, eskiden bayramların yaşanış şekli değil, o bayramlar içinde "çocuk" olmuş olmaktır.
zira çocuklarındır bayramlar, bi onlar keyfini çıkarırlar. büyüyünce bayram alışverişi, enflasyonun cüzdana birkaç numara büyük gelmesi, iki yudum bayram ziyaretinin içine eden trafik vs daraltır insanı feci şekilde. halbuki çocuk bu sırada "annaneden harçlık alma"yı veya "belkıs teyze'lerin evindeki çikolatalar"ı düşünmektedirler sadece. ve onun bayram giysileri birkaç gün önceden alınmıştır zaten -nasıl alındığı hiç önemli olmamakla beraber-, arife gecesi yeni ayakkabılar tabi ki yatağın yanında durur uykuya dalarken.
büyüyünce farkına varılmasa da, çocuk dünyası hala aynı seyretmekte. dolayısıyla onlar da 30 yıl sonra "ah eski bayramlar" diyecekler, o bayramı çocuk olarak yaşadıklarını unutup, sadece "herşeyin o zamanlar daha güzel olduğunu" düşünerek.. "o zamanlar"ın yerine "çocukken" kelimesi konuluverse çözülecek tüm muamma...
- sorun aslında bayramların değil bizlerin değişiyor olmasından kaynaklanıyor zannımca
- her bayram tekrar tekrar gündeme gelen konu. ayrıca her nesilin söylediği bir cümle. şu genç yaşımda, ben bile bu cümleyi kullanır oldum. bunu söylerken biraz ayıp ediyoruz aslında. zaman geçtikçe değişiyoruz. alışkanlıklarımız da değişiyor. dolayısıyla bayramlarda değişiyor. sonra da kalkıp, nerde o eski bayramlar diyoruz. değiştiren biziz, şikayet eden de...
- çocukları, kapı kapı dolaşıp bayram kutlayan bir semtte yaşıyorum, yani halen değişmeyen ritüeller var. lakin ben bu bayram şeker almayı unutmuşum. kapı çalıyor, dürbünden bakıyorum, çocuklarsa açmıyorum. aslında bayramın dini tarafı ile ilgim yok. kültürel tarafına gelince oldum olası sevmem törensel izler taşıyan her türlü yaşam hallerini. bayramda bunlardan biri. o yüzden nerde o eski bayramlar duygusallığına kapılamayacağım. ama çocuklara kapıyı açmamak hiç doğru değil. itiraf ediyorum, yaptığımdan utanıyorum.
- her geçen bayram daha bir içten,daha bir yürekten söylenen cümle.
- (bkz: nereye koyduysan oradadır)
- söylene söylene anlamını yitirmiş olmasına rağmen hadi genç nesli geçtik de annemin akranlarının dahi (yaklaşık 55-60 yaş) mesajla annemin bayramını kutlaması karşısında kendimi tutamayıp tekrarladığım cümle .
- (bkz: buralar eskiden dutluktu)
- engin ardıç, mevzuya saldırmış.
(bkz: http://www.aksam.com.tr/...)(alik, 22.12.2007 20:37 ~ 20:37)
|