çok doğru yerinde bir tespit , belki de sitem.
bizim zamanımızda ne güzeldi yahu , pek çok şeyi onlardan öğrenirdik daha doğrusu anne babanın çoğu kez yaptıramadığını onlar yaptırırdı.
mesela ben de dahil bir çok çocuk barış mançonun sunduğu
adam olacak çocukla ıspanak yemeye başladık ; barış manço programda diş fırçası hediye ediyor diye dişlerimizi sürekli fırçalayıp banyodan çıkmaz olurduk. büyüyünce ne olacaksın sorusunu hepimizin aklına takardı , pek çoğumuz kitap okumaya böyle böyle merak saldı.
peki ya şimdi ? gerzekçe büyülü sihirli şeylerle çocukların beynini bulandırıyorlar, körpecik beyinleri geliştirmek yerine daha da karanlığa itiyorlar. selena izleyen kuzenim kendi kendine sihir yapmaya çalışıyor çünkü onu görüyor ekranda , bu çocuk yarın bir gün cinci hocalara da inanaır ondan korkuyorum. süpriz bir olay karşısında bunu hemen büyüye sihre yorar oldular , büyüyünce ne olacakları sorusu akıllıarının uçlarından geçmiyor çünkü onlar selena , sihirli annem olup hayatlarını rahat rahat yaşamayı düşünüyorlar.pek azı çocuk şarkıları bilir oldu , ya da çok azı internetin başından kalkıp sokakta oynar oldu.
adile teyzenin anlattığı masallarla büyüyen , hayal dünyamızı genişleten bizlerden sonra onlar pek bir yapay yetişti tek bildikleri pamuk prenses ve yedi cüceler kaldı. çünkü öyle saçma şeylere inanıyorlar ki ''masalların büyüsü''' etkilemiyor artık onları.
yazık , cidden yazık . artık ne
adam olacak çocuk kaldı ne de hayal gücü yüksek kuzucuklar, ne de aile kavramını güzelleyem
küçük ev.