konumumuz itibari ile malatya üzerinden gittiğimiz adıyaman il sınırında bulunan dağdır.
yoldan bahsedecek olursak, erzincan - malatya arasındaki yol aşırı virajlı olup, yer yer yol çalışmaları yapıldığı için toz - toprak ve lastikleri yiyip bitiren cinstendir.
malatya içinde de yol ve bulvar çalışmaları ile nihayet pötürge yoluna girdiğinizde, yolun düzeldiğini düşünüp aldanabilirsiniz. zira bu yol üzerinde de yol çalışmaları devam etmekte olup, her taraf toz - duman ve de sarsıntılı bir zemindir. 4 çeker bir araçla gitmeniz tavsiye edilir. umarım ki, birkaç ay içinde tüm o yolların asfalt kaplamaları biter ve benim yaşadıklarımı yaşamaz hiç kimse.
dağa çıkmak hakkaten yorucu ve uzundur. geliş güzergahı nedeniyle tercih ettiğimiz otel, valilik tarafından yaptırılmış, ben diyim belediye oteli, siz diyin ucuz pansiyon türünde iki katlı bir yapı olmakla birlikte, yapıldıktan sonra alanın milli park ilan edilmesi ile hiçbir tadilat yapılamayan, genişletilemeyen bir binadır. bu bilgi il turizm müdürlüğü ile yaptığım görüşmeler neticesinde elde edilmiştir.
bu binanın şelale gibi akan tuvaleti, olmayan sıcak suyu, ayrı tuvaletle arasında bir duvar olmayan duş alanı, korkunç boyası ve afedersiniz de yolda araç sürerken otel minibüsünden kafasını çıkartıp arkaya bakan yavşak personeline rağmen, ücret kişi başı tl50 olmakla birlikte, günbatımı ve gündoğumu için servis ücreti ödemiyor ve resepsiyondan battaniye alabiliyorsunuz. bu fiyat ayrıca alles exclusive olup, zaten yemek yiyecek başka yer olmadığı için, yemekler de dahildir. ayrıca size sabahları kapıya vurmak ve dilinizde "günaydın" diyerek yapılan bir uyandırma servisi mevcut.
dağ üzerine çıktığınızda, tümülüsün yakınında indiriliyorsunuz. dağ üzerinde iki teras var, ve bu terasların ortasında da tümülüs (içinde hazineleri ile gömüldüğü söylenen kral mezarı).
adı üstünde doğu terasında gün doğumunu izleyebiliyorsunuz. doğu terasındaki heykeller diğer taraftakinden biraz daha büyük olmakla birlikte, sıralı haldeler. ve önlerine güzel fotoğraf çekmenizi ve heykellere dokunmanızı engelleyen zincirler çekilmiş durumda.
batı terası ise daha karmaşık ve daha büyük.
ancak bu günbatımı ve gündoğumu beklediğiniz kadar fantastik olmayabilir. belki de benim romantizm damarlarım alındığı veya daha güzelini gördüğüm içindir, bana göre bir numarası yoktu.
her iki seyir için, mutlaka ama mutlaka sıkı giyinin. oturmak için altınıza sağlam malzemeler alın. eldiven takmanız ayrıca tavsiye edilir. ağustos ayında karnımı ağrıtan bir soğuk vardı.
tespitlerime göre bolca italyan, tercihan karavanları ile geliyor. en az 50 kişinin gündoğumunu seyretmeye geldiğini söyleyebilirim. ancak bu sayı değişebilir, zira soğuktan insanlar birbirine yapışmış durumdaydı.
neticede, gidilip görülesi bir yerdir. ama beklentilerinizi yüksek tutmayın. ne demişler, "
sen derin tut, sığ çıkarsa bahtına".