ustanın ilk mahlası zararlı manasına darri iken bilahare nef'i mahlasıyla mabeyn-i şuarada sühanın şahikasında dolaşmıştır, çi faide, bu nef'i mahlası kendilerine pek bir muzırr olmuş, gkkten siham-ı kazalarına nazire inmiştir.
hiciv edebiyatımızın en büyük şairidir.. alemde ayar vermediği kalmamıştır.. sağlam bir tekniği ,ağır bir dili ve cesur bir söyleyişi vardır.
siham ı kaza adlı kitabındaki hicivlerini okuyan 4. murad ,bir daha hiciv yazmaması için nefi'yi ikna etmiştir ancak ne çektiyse dilinden çekmiş olan nef'i bu sözünü tutamayarak vezir bayram paşa hakkında bir hiciv yazmıştır. bu sebeple öldürülmüştür.
idam edilmeden önce zenci veziriazam kendisini bir af mektubu yazmaya ikna etmiştir.. mektup yazılırken kağıdın üzerine mürekkep damlar.. veziriazam üzülür.. nef'i de bunu görünce "üzülmeyin mübarek terinizdir" der ve ölümünü çabuklaştırır.
yedikule zindanlarından boğdurularak öldürülmüştür ve ölüsü denize atılmıştır..
öldürülmeye götürülmeden önce yazdığı son beyitler ile nasihatlerin en büyüğünü veren hiciv ustası.
" ey dil hele alemde bir adem yoğ imiş
var ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş
gam çekme hakikatte eğer arif isen
farz eyle ki el'an yine alem yoğ imiş "
ey gönül! hele şu dünyada adam gibi bir adam yokmuş. var ise de gönülden anlayan bir sırdaş bulunmuyormuş. eğer bilge isen şu dünya için asla gam çekme ve tut ki dünya diye bir şey de zaten yok imiş.
eli öpülesi hiciv yazarı...
kendisi kelle vermemek için göt verenlerin tarafından olmamış 4.murat'ın tüm cabalarına rağmen eliyle kellesini teslim etmiştir...
bir rivayete göre öldürülmesinden önce kendisine "anneme görürsen selam söyle." diyen dördüncü murad'a "annenizi görmeyeceğim çünkü ben cennete gideceğim." diyen çılgın. ayrıca babasını hiç sevmez, çünkü küçükken onları bırakıp kırım sarayı'na göreve gitmiştir, zannedersem orda kırım güzellerine aldanıp çocuklarını ve karısını bir daha arayıp sormamıştır. babasını hicvettiği şiirleri de mevcuttur. hicivleri kadar fahriyelerinde de başarılıdır. kendini pek sever. narsist çılgın.
diline sahip olamadığı için boğdurulan şair. övgülerinde göklerde uçurur, yergilerinde ise yerin dibine batırır. öldükten sonra ona yazılan bir beyit vardır:
gökten nazire indi siham-ı kazasına
nef i diliyle uğradı hakkın belasına
şeyhülislama müfti efendi diyecek cesarete,özgüvene ve yeteneğe sahip büyük hiciv üstadı.anlatılır ki 4.murad'la sarayın bahçesinde gezinip muhabbet ederlerken sultanın yanındaki ağaca bir yıldırım düşer.bunun üstüne sultan'da hemen gaza gelir 'sen yanımdaydın o yüzden yıldırım düştü' der.nef'î de bunun altında kalır mı hemen 'padişahım eğer ben olmasaydım o sizin tepenize düşecekti' der.durumu kurtarmayı başarır.
birinci ahmet han döneminde istanbul'a gelmiş. dördüncü murad han döneminde asıl şöhretini yakalamıştır. yazdığı hicivler nedeniyle çok sıkıntı yaşamış, dördüncü murad tarafından çok kez ipten kurtarılmıştır. fakat bayram paşa'ya yazdığı hiciv bardağı taşıran son damla olmuş, boğdurularak öldürülmüştür.
dördüncü murad han'a:
"sen ne büyük hükümdarsın ki benim gibi bir şair tarafından övülmektesin" demiştir. (ki bu sözü söylemek göt ister*)
idam fermanını yazan zenci katibin elindeki divitten mürekkep damlayınca
"teriniz damladı." demekten kendini alamaz.
"tut-i mucize guyem ne desem laf değil
çerh ile söyleşemem ayinesi saf değil" mısralarıyla, anlatımının olağanüstü bir güzellikte olduğunu ve kimseyle muhatap olacak seviyede olmadığını anlatır.
aşağıdaki alıntı ve alıntının mealine bakılacak olursa hiciv konusunda aşmış bir şairdir.
alıntı:
"tahir efendi bana kelp demiş
iltifatı bu sözde zâhirdir.
malikî mezhebim benim, zira
itikadımca kelp tahirdir."
meali:
"tahir efendi bana kelp (köpek) demiş.
iltifatı bu sözde aşikârdır, bellidir, açıktır.
benim mezhebim malikîdir.
inancıma göre, malikî mezhebine göre kelp (köpek) temizdir (tahir: temiz)."
dördüncu murad gibi "alayına gider" bir padişahın sevgisini ve hatta saygısını kazanmış büyük divan şairi. kazandığı bu nimetlerin kıymetini bilip sussaydı, hiciv yazmayı bıraksaydı, herhalde bu kadar büyük bir şair olamazdı.
asıl adı ömer'dir. ve ilk aldığı mahlas zarri (zararlı) dir. gelibolulu müverrih ali, şiirlerini okumuş ve çok beğenerek kendisine nef'i (yararlı) mahlasını vermiştir.
padişaha(dördüncü murad) söz vermesine rağmen vezir bayram paşa'ya yazdığı hiciv sonucu öldürülmesi şöyle anlatılır: bayram paşa, nef'i ' nin sözünü tutmayıp yazdığı hicve, çok sinirlenir. padişaha çıkar. "hünkarım, böyle böyle" der. padişah nef'i ' yi huzuruna çağırtır ancak olaydan haberi yokmuş gibi yapar. "nef'i, okuyasım geldi yahu, hiç hicvin var mı ?" diye ağzını arar. bunun üzerine nef'i, "eöö, yok padişahım. ne münasebet, söz verdim ben size. hah hah. hiç olur mu.." demeyip, cebinden hicvi yazdığı kağıdı çıkarır ve padişaha iletir. bunun üzerine padişah, hicvi bayrampaşa'ya verir ve öldürülmesini söyler. ve ardından sarayın odunluğuna götürülüp kementle boğarak öldürdükten sonra sarayburnu'ndan denize atarlar büyük şairi.
kendini överken kendinden geçen divan şiiri şairi. peygambere övgü kasidelerinde bile ilk beyitten başlayarak kendisini över. zaten orta yolu yoktur ya çok över ya da yerin dibine batırır. ayrıca:
ayarsever sözlük gençliği olarak pek beğendiğimiz, yanlış hatırlamıyorsam iki divan ve de meşhur siham-ı kaza'dan oluşan bir külliyata sahip olmasına rağmen topu topu birkaç gazel ve hicviyesine ulaşabildiğimiz şair.
1991 yılı' nın ocak ayında samsun 'da doğan umut can katırcıoğlu; nam-ı diğer nef'i. 2005 yılında türkçe rap ile tanıştı. 2006 yılında, zet'in mezun olduğu okula başlaması sebebiyle, ona demo kaydını vererek bu dönemden sonra ki parçalarını m.i.k bünyesi altında yaptı. aralık 2006 da, 47'yle düet ep olan nadas ep, nef'i nin undergroud'a ilk adımı. "bağırmamayı öğreten mektep" solo projesiyle müzik hayatını devam ettirmekte.