kitaplardan çıkarılan kısmı ile dudak uçurtan(en azından benim öyle oldu) lale devri şairi.zira serv-i revanı kadın değil,erkektir.bi de yeniçeriler tarafından kovalanırken damdan düşüp öldüğü söylenir.söyleyenlerin yalancısıyım
izn alıp cuma namazına deyu mâderden
bir gün uğrulayalım çerh-i sitem-perverden
dolaşıp iskeleye doğru nihan yollardan
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd e
18. yüz yıl divan edebiyatının ehl-i keyf şairlerinden. ilk ve en önemli istanbul şairlerindendir hoca. birçok şiiri bestelenmiş, klasik türk müziği türünde icra edilmektedir. lale devrinin 'vur patlasın, çal oynasın'larını çokça yaşamasından da cihetle; şiirlerinde aşk, zevk, kadın, istanbul mefhumları seleflerine göre yoğundur.
küçük bir örnek beyit:
"yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber nedîm
bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana"
1681 - 1730 yıllarında yaşamış olan, gelmiş geçmiş en büyük türk şairlerinden biri olarak kabul edilen şairimiz. ayrıca 18. yüzyıl divan şairlerindendir. 1730 yılında patrona halil isyanı sırasında kaçarken damdan düşmüş ve hayatını kaybetmiştir. ölenin arkasından konuşmak gibi olmasın ama, son sözlerinin " ben şair nedim... damdan dama atlar iken boku yedim" olarak söyleyen insanları da burdan esefle kınamaktayız. kendisi böyle şeyler demeyecek kadar terbiyeli bir insandır. istanbul aşığıdır aynı zamanda. lale devrinde yaşadığından olsa gerek pek eğlenceli insandır kendisi. hayat felsefesi şu imiş efendim: " gülelim,oynayalım,kam alalım dünyadan" . nedim, divan şiirinde kalıplaşmış mazmunların dışına çıktı. 18. yüzyıl bir dereceye kadar dilde yakınlaşma hareketinin başladığı bir yüzyıldır. bu çerçevede nedim de halk ağzındaki sözlere, deyimlere ve yer adlarına yer vererek divan şiirini daha yerli bir karaktere büründürdü. özellikle gazel ve şarkılarında yalın bir dil kullandı. nedim yaşadığı dönemde büyük bir şair olarak tanınmadı. sonraki dönemlerde, divan şiirine getirdiği yeniliklerle dikkati çekti. nedim’in şiirleri “divan” adlı bir kitapta toplandı.
şiirlerini diğer divan şairleri gibi hayali değil de gerçekte var olan kadınlar için yazmış olan lale devri şairi. ayrıca yanılmıyorsam beşiktaşta çatıdan çatıya atlarken düşüp ölmüştü bu arkadaş. kendince nedenleri vardı elbet, birilerinden, bir şeylerden kaçıyor da olabilir.
ekol oluşturmuş büyük bir şairdir. hatta nedimâne üslûp tabiri girmiştir edebiyatımıza onunla. neşeli, hayata bağlı bir tarzı vardır. eski şairler gibi "acılar içinde kıvranan adam" değildir. sevgiliye uzaktan bakmaz, gider açılır. şiirlerinde ilahi aşk yoktur. bir eserinde sevgilisine " annenden cuma namazı için izin al, tenhalara kaçalım." der. bunun iki açıklaması var; ya o dönemde bayanlar da cuma namazına gidiyordu. ya da... neyse siktir et.
divan edebiyatının yerelleşmesini başlatmıştır. istanbul şivesini, halk ağzında yaşayan söyleyiş ve deyimleri şiirlerinde kullanmıştır. divan edebiyatının kalıplarını kırmış, yeni mazmun ve benzetmeler kullanmıştır. özellikle şarkılarda olmak üzere yaşadığı hayattan kesitleri şiirinde işlemiştir. hece ölçüsüyle şiirler yazdığı da söylenmektedir. din, tasavvuf ve hikmetle hiç ilgilenmemiştir. eserleriyle lale devrinin zevk ve ihtişamını yansıtmıştır.
divan'ın en büyük şairlerinden biri. divan edebiyatında şekil bakımından aykırı şiirleri ve bilerek yaptığı kural hataları ile bazı tabuları yıkmaya, çığır açmaya çalıştığı söylenebilir. bu özelliği sebebiyle cumhuriyet devri uçarı şairi orhan veli'yi ona benzetmek sanırım yanlış olmaz. fakat orhan veli ile onun aralarındaki sefa ve sefalet farkı bayağı kalın bir çizgidir, o ayrı bir konu.
nedim gayri tabiî meyilleri ile de bilinir(bildiğin ibne lan işte). nedim'in ölümüne dair üç kuvvetli iddia vardır: birinci kabul onun patrona halil isyancılarından kaçmak için çıktığı evinin damından başka dama atlarken öldüğüdür. ikincisi ise isyankarların kapısına dayanması üzerine korkudan öldüğüdür. son iddia ise isyan sırasında intihar ettiğidir. aslında bu üç iddia birlikte düşünülebilir. kuvvetle muhtemel ki nedim; isyankarların kapısına dayanması üzerine dama çıkmış, damdan dama atlarken cinnet geçirmiş (daha önceden korku titremeleri yaşadığı da biliniyor. hele ki sadrazama isyankarların ne yaptığını da bildikten sonra çıldırmaması elde değil) ve bir damdan aşağı yuvarlanarak can vermiş olmalıdır.
geçen yine rabıta ı mevtime daldım, manâ aleminde komutanı olduğum oldular ile muhayyel yaratıklara karşı cenkler ettim. kâh şimşirbâz oldum kılıç salladım, kâh kemankeş oldum ok attım, her cenkte bir merhale kaydettim ve sonunda karşımda hiçbir muhayyel yaratık kalmadı. muzaffer bir komutan edası ile cenklerin olduğu vadiden yukarı çıktım, bir tepede kamp kurdum. üzerimde bir yeniçeri zırhı, başıma dolayıp omuzlarımdan sarkıttığım kırmızı şal ile [o zamana göre] bir âhir zaman efrasiyab’ı gibiydim.
derken, bir ağacın altında meyini yudumlayan nedim’i gördüm. gideyim bir hal hatrın sorayım istedim.
“selamın aleyküm nedim dayı!” dedim, “hele bir elin öpeyim.”
bana bir an baktı; sonra içkisinden bir yudum daha aldı. bana bir necasetmişim gibi baktı, ve dudaklarından şu dizeler döküldü,
yigit mi oldun a cânım nedir bu kırmızı şal
başında dün dahi baglıydı kırmızı çenber
[adam mı oldun lan denyo?/dün kafanda kırmızı çember taşırdın, mal gibi dolaşıyordun]
afalladım, “ama abi cenk ettim ben ordular yönettim!” dizlerimin bağı çözüldü. yüzüm kızardı. yine cevabı yapıştırdı,
“nedir bu surhi-i rû bezme varmadan çünkim
ya ka’beden mi gelirsin bu şekl ile kâfir”
[ulan daha içki alemine gitmeden yüzün kızardı topoş!/sanki kabeden geliyormuş gibi havalara girmişsin deyyus kafir!]
“ama abi ağır konuşuyorsun kafir falan.” dedim. “benim babannemin başı örtülüydü, dedem de arada içerdi ama beş vakit namazını da kılardı.” sinirden gözlerim doldu. ağlayarak uyandım.
power fm'in komik sahsiyetlerinden biridir. geveze in the morning adlı programda kendine yer bulur bu şahsiyet, "nedim bildiriyor" anonsu ile de girer yayına. ses tonu ince ve komiktir. genellikle yeni birşeylerin deneyini yapar. bilmem kaç kutu dondurma yemekten tutun, acayip kokulu parfümler sıkmaya kadar. bir de belalısı vardır, muhittin mi neydi adı. o da apayrı bir şiveye sahiptir, libidosu bir hayli yüksektir bu elemanın da. güne eğlenceli başlamak için tavsiye edilir. hüseyin kemal eke ile beraber dinlemişseniz o gün, sabah sabah suratınıza bir tebessüm yerleşmesi muhtemeldir. genellikle sabah 8:30-9 gibi yayınlanır bu programlar, ama saati niyeyse değişkenlik gösteriyor.
18. yüzyılda klasik şiire damgasını vurmuş isimdir. şiirlerinde göze çarpan; yaşama sevinci, dünya güzelliklerine bağlılık, istanbul sevgisidir. oldukça çapkındır kendisi. bazı şiirlerinde bir güzelin gönlünü çelme çabasını hikaye etmişliği vardır. bir de şöyle der kendisi:
insanı ve eşyayı tasvir ederken kalıpların dışına çıkmış ve görsel imgeyi sıklıkla kullanmıştır. divan edebiyatı'nda sevgilinin gözü siyah, saçları siyahtır; fakat nedim bir beyitinde mavi gözlü ve sarı saçlı maşuktan bahsederek divan edebiyatı 'ndaki gelenekselliği bozmuştur.bir gazelinden;
leblerin mecruh olur dendân-ı sîn-i buseden
la'lin öpdürmek bu haletle muhal olmuş sana