ruscası
şto dyelat olan kelime ve kitabın adıdır. gariptir ki rus denenice bir çok kişinin aklına suratına müstehzi bir gülümse raptedilmekte ve sanki tutti frutti'nin çinçin müziğini duymuş gibi olmaktadırlar.
şüphe yok ki 90'lar da ki rus hayat kadını akını çercevesinde ve 'nataşa nataşa attın beni ataşa' gibi dizelerin mahsuludur bu gülümsemeler. elbbet bunun nedeni gorbaçov'un işleri eline yüzüne bulaştırması, ondan öncekilerin hermann goering'in tereyağı yerine top düsturunu uygulayarak ahalinin mesutluğundansa askeri harçamaları ön plana çıkarması vs vs vs diye devam eder.
elbette hani şu dünyada her melanetin başı görülen amerika fehimnamesinin özellikle küba füze krizinden sonra yaptığı hamleler ve s.s.c.b. mahvolacağı kesin bir yarışa sürüklemesini pas geçmiyelim. yakın dünya tarihiyle işimiz yok ama olmalı.
bir ülkenin adı geçerken müstehzi gülümsemelerin ne kadar çok sebebi var. elbette bunlar kabacası daha 1812 borodino savaşına, kutuzov'a falan, daha evveliyatındaysa prutt harbi ve korkunç ivan'a girmedik bile.
peki ne yapmalı? başağrısıyla, ensede boza pişiren ahlaki düşüncelere akşamdan kalma sabahlarda?
peki ne yapmalı? her allahın günü bir lam elif çizip sevmediğin insanlarla sevmediğin bir işe gidip yıprandığından dolayı şöyle ağız tadıyla krep yiyemiyorsan.
peki ne yapmalı? otobüslerde dolmuşlarda kat kat olup marketlerde manvlarda alavereleri ve sanki almak mecburiyetindeymiş gibi kampanyalara mnaruz kalmaları ve para öderken vadaaaaaa diye bağıran makineyi balyozla parçalamamak için he kendini tutmayı?
peki ne yapmalı? gidilecek bir menzil geri dönülecek bir menzil kalmış ise?
peki ne yapmalı? her duygu yıpranmış, her bakış anlamsız, can bıkmış usanmış, can çökmüş zamansızsa?
peki ne yapmalı? ödediğimiz vergilerin elektirik, su, yol olarak gelmemesine ve bunlara bir de her ay babalar gibi ödemelerimize.
aslında pek birşey yapmaya da gerek yok. insanın varlığı iki ayağının kapsadığı bölgeyle sınırlıdır. eh bu sınıra ister gümrük duvarları inşa ederiz ister etmeyiz ama nihayetinde rilke'nin dediği gibi;
hepimizi düşüyoruz
bu elde düşüyor
kimse dayanamıyor bu düşme illetine