insana "iyi hoş da, senin ne olup ne olmadığını bilmeden ne diye geleyim ki" diye düşündüren söz.
(itaki, 11.12.2005 16:46 ~ 22.08.2006 23:10)
mevlana'ya atfedilen "gel, gel ne olursan ol yine gel" şeklinde başlayan dizelerin kısaltılmış hali. ancak mevlana üzerine ömürlerini tüketmiş, onun eserlerini defalarca hatmetmiş onlarca araştırmacının tesbitlerine göre mevlana, eserlerinin hiçbir yerinde bu mısraları söylememiştir. elbette bu tespitler, söz konusu mısralara olan ilgiyi azaltmamıştır. çünkü mısralar mevlana'ya ait olsa da olmasa da güzel bir tavrı ifade etmiştir. halkımız da bu güzel tavrı mevlana'ya atfederek onun düşüncesini ne kadar benimsediklerini göstermiştir. yani bu mısralar neredeyse mevlana düşüncesinin bir özeti olmuştur. esasen mevlana bu sözü söylemiş olsaydı kendi fikirlerine ters düşecek bir durum söz konusu olmazdı. bu nedenle "ne olursan ol gel" sözünü mevlana'ya atfetmekle atfetmemek arasında bir fark yoktur.
istanbul büyükşehir belediyesinin üst geçitlere astığı ilan panolarının bazılarında yazan söz. istanbul gibi anadoludan yoğun göç alan bir şehirde, bu sözün afişe edilmesi ne büyük tezat, değil mi?
(solti, 12.04.2007 00:07)
bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. sonradan yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşey yapmış olmak için bunu hacı bektaş-ı veli'nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister. durumu hacı bektaş-ı veli'ye anlatır ve hacı bektaş-ı veli "helal değildir" diye bu kurbanı geri çevirir.
bunun üzerine adam mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu mevlana'ya anlatır. mevlana ise bu hediyeyi kabul eder.
adam -kurtlu ya- aynı şeyi hacı bektaş-ı veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmediğini söyler ve mevlana'ya bunun sebebini sorar.
mevlana şöyle der:
-biz bir karga isek hacı bektaş-ı veli bir şahin gibidir, öyle her leşe konmaz. o yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmez.
adam üşenmez kalkar hacı bektaş-ı veli'nin dergâhı'na gider ve hacı bektaş-ı veli'ye, mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini sorar.
hacı bektaş-ı veli de şöyle der:
-bizim gönlümüz bir su birikintisi ise mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. bu yüzden bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez, bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.
mevlana'nın bütün dünyayı etkileyen içerisinde çok derin anlamlar barındıran sözü...
"gel, gel, ne olursan ol gel
ıster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol gel
bizim dergâhimiz ümitsizlik dergâhi degildir
yüz kere tövbeni bozmus olsan da yine gel"
şeklinde
hz mevlana muhammed celaleddin i rumi ye ait rubainin bir dörtlüğünün içinde yer alan
tasavvufi özlü söz.
bacalardan duman geldi
arpa buğday saman geldi
komşu köyden imam geldi
hadi gari sen de gel
ne olursan ol sen de gel
o herkesi sever, kötüyü de, iyiyi de. bu mahabbet
iyiyi oldurur,
kötüye yol buldurur.
- gel ne olursan ol yine gel.
+ya bi dur abi ya, önce bi koku çıksın. piyüü.. için çürümüş senin.
- gelsene olum, bişey diycem lan. ehe..
çok güzel söz, fekat!!
en son kirazların olduğu mevsimde olmuş idi. mnskym!
(bkz:
gel git)
sözün celaleddin rumi'ye değil ebu said ebul hayr'a ait olduğu söyleniyor.
ben mevlana mıyım bana adam ol öyle gel
dün akşam izlemiş olduğum
tarihin arka odası adlı programda
murat bardakçının bu çok bilinen ve herkes tarafından hz mevlanın sanılan sözün hz mevlananın olmadığı ondan daha önce yaşamış olan bir tasavvuf bilgini tarafından yazıldığını öne sürmüştür ..
(bkz:
ben onun yalancısıyım)