atamızın muhteşem sözü...
ne mutlu türküm diyene!...
süper bir insanın süper bir sözü.
what happy who says i am a türk (hani hazırlığızya o bakımdan)
ülkemin bütün
jandarma karakollarında, "türkiye cumhuriyetinde yaşayan, türkiye cumhuriyetini kuran herkes türktür. ne mutlu türküm diyene" yazılıdır.
çok lazım olan ingilizcesini de "happy is the man, who can say i am a turk" diye öğrendiğimiz özdeyiş..
(bınar, 30.05.2004 01:55)
en son '
dünya yalan söylüyor'u yeni yeni dinlediğimde içimden geçirdiğim söz.
bunun daha damardan ve çok daha etkili versiyonu olan 'muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur' vardır o ayrı..
(bınar, 30.05.2004 01:58)
"ne mutlu türk olana" diye algılayan bazı komik bilinçlerin sürekli ırkçılık olarak değerlendirdiği söylem.
(skuba, 27.11.2004 22:05)
hafifletilmiş ırkçılık bildirisi görevi gören cümlecik.
türk olmanın gerçekten mutluluk verdiği zamanda
ata'mızın söylediği güzel söz...
ama şu andaki durumda etkisi ne yazık ki azalmaktadır.
(bkz:
imf'ye olan borçlar)
(bkz:
türkiye'nin serbest pazar haline dönüşümü)
(bkz:
hastalıklı ideolojilerin akıl almaz yükselişleri)
**
ama yine de...
(bkz:
bir başkadır benim memleketim)
(anarko, 10.11.2005 09:53 ~ 09:54)
bir önerme sözüdür. türk olduğunu söyleyemeyen kişiler düşünmelidir.
"ne mutlu türküm diyene"
-
türküm, doğruyum, çalışkanım.
(dlord, 05.03.2006 22:02)
bazılarının söylemekten çekindiği söz
gururla söylüyoruz:
ne mutlu türküm diyene
bu zamanda biri çıkıp ilk kez söyleseydi kıyamet kopacağını düşündüğüm söz.
atanın etrafından dolaşmaya kıvırmaya mecal bırakmayan açık sözlerinden biri.
sözün söylendiği zaman dikkat çekicidir. zira medeniyetin kalesi avrupa medeniyetinin zirvesine ulaşmış, izm'lerine faşizimi de eklemiştir. bugün çok uluslulaşan almanya türk almanlar diye bir kavram çıkarıyor. amerika karışık etnik köklerini amerikalı denen bir kavramda toplamaya çalışıyor. bizde ise etnik farklılıkları hoş gören bütünleyen bir anlayış varken ne yazık ki ayrışma noktaları kurcalandıkça kurcalanıyor. kimileri zorla azınlık olmaya veya oldurtmaya merak salıyor.
batıdaki milliyetçilikle doğudaki milliyetçiliği karıştırmamak lazım. milliyet lafının geçmişte nasıl hangi anlamlarda kullanıldığını iyi incelemek gerekiyor. batıda uluslar arasındaki fark genler ile(feşizim zamanında avrupanın önemli bilim adamları kendi genlerinin mükemmelliğini ispata adamışlardır kendilerini), bizde ise sadece konuşulan dille belirlenir. milliyet sözcüğü esnektir, yeri geldiğinde bir çok etnik unsurdan oluşan ümmeti de kapsamıştır. atatürk te millet sözcüğünü türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkesi kapsayacak şekilde kullanmıştır. lozan'da kimlerin azınlık statüsüne girdiği açık açık belirtilmiştir.
şu anki sorunların temelinde cehalet ve ayrışmayı körükleyen batılı ulus ve milliyet kavramlarının etkili olduğu kanısındayım. fakirlikte bir neden olarak sayılabilir. ancak şu ana kadar kimse birbirinin kafasını kırarak sefaletten kurtulamamıştır. dolayısıyla yapılan eylemler göz önüne alındığında fakirliğin suistimal edildiği, işin bahanesi haline getirildiği anlaşılıyor.
işin özüne gelirsek söylendiği zamana, bugünün dünyasına bakıldığında kıymeti kat kat artan, popülizmin çok ötesinde ilkeyi açık seçik vurgulayan söz.
bu sözü kürtçe söylesek de kabul oluyo mu?
atatürk'e "seroktürk" desek ne olur?
"ne mutlu kürdüm diyene" deyince niye insanlar yadırgıyo? vb. soruları kafama takan söz.
(strateji, 23.03.2006 18:12 ~ 17.01.2007 13:48)
türkiye cumhuriyetinin kuruluş yıllarında türk ulusuna güven kazandırmak için m. kemal atatürk tarafından dile getirilen söylemdir. savaşlardan yeni çıkan, ekonomisi kötü olan bir ülkenin yurttaşlarına yeni bir yönetim armağan edilmekteydi, bu yönetimin kökleşmesi için halkın öncelikle kendine güvenmesi, ardından görevlerini olabildiğince iyi şekilde gerçekleştirip ülkeyi ileri uygarlık düzeyine çıkarması gerekmekteydi. bu güvenin sağlanabilmesi için karizmatik bir liderin söylemi yeterli olacaktı, bu lider şüphesiz m kemal idi. ayrıca "türk milleti çalışkandır, türk milleti zekidir..." bu yolda dile getirilen söylemlerdendir.
(dbk21, 29.05.2006 00:41)
türk toplumu cumhuriyetin kuruluşuyla ulusal kimlik olgusunu ön plana alarak tüm etnik grupları bir paydada buluşturmanın sistematiğini oluşturmuştur.bu oluşum, batılı seyyahların da türk gerçeği ve türk kimliğini yok sayan osmanlı devletinin; “kavm-i necip” olarak arapları, “kavm-ı sadıka” olarak ermenileri, “kavm-i ecnebiye” olarak tatar ve yörükleri kabul eden ve asli unsur olan türkleri bir şekilde devreden çıkaran “hanedan-ı hümayun” politikasına, osmanlı’nın çok kültürlü toplum modeline tepkidir bir açıdan.sistem bin yıl kimliksiz yaşayan bir toplumun artık kimliksiz yaşayamayacağının açık ve net ortada olmasıyla gelişen bir felsefe, “türkleştirme” değil öze dönme yani “türkleşme”dir.”ne mutlu türküm diyene” sözü bu oluşumun en güzel ifadesidir.tarihi serüvenin sonucunda varılan nokta olan türk kimliği tarih sayfasından silinmemenin tek gerçeğidir.ait olma duygusudur.ruhu kaplar ve huzur verir.
(gaia, 30.07.2006 01:22 ~ 28.09.2006 19:58)
kısa olan ama içinde derin bir anlam barındıran cümle ayrıca bazı siyasiler tarafından çarpıtılarak yanlış anlaşılan cümle
(bkz:
necmettin erbakan)
(dna, 30.07.2006 13:42 ~ 13:42)
anlamı çarptırılmaya çalışılan cümle...
ayrıca ilkokuldaki andımız yüzünden her söyleyişimde peşinden''iyi dersler arkadaşlar...'' demeği isteği uyandıran cümle...
sanıldığı gibi aşırı milliyetçi değil, bu ülkede yaşayan herkesi tek ülküde birleştirmeyi amaçlayan ifade.
anlamı yıllar geçtikçe daha da iyi anlaşılan sözdür. çünkü
atatürk "ne mutlu türküm diyene" demiştir. "ne mutlu türk olana" değil. kısacası ermenisi, lazı, kürdü, alevisi, sunnisi her kim olursa olsun elinde türkiye cumhuriyeti kimliği varsa ve ben türkiyeliyim yani türküm diyebiliyorsa ne mutlu onadır.
atatürk'ün "ne mutlu bu ülkenin vatandaşı olana" anlamında söylediği söz, çünkü cümledeki türk kavramı ırk anlamında kullanılmamıştır.
türkiye cumhuriyetivatandaşlarına kürt olsun, ermeni olsun, rum olsun, çerkes olsun ırk ayrımı yapmadan türk denilmiştir. bu açıdan baktığımızda cümlede ayrımcılık yoktur, tam tersi birleştiricilik ve bütünleştiricilik vardır.
cumhuriyetin ilk kuruluş dönemlerinde milli duygular hesabı türklüğün çok vurgulandığı doğrudur (ama atatürk devrimi turancılık tan çok farklı bir şekilde gelişmiştir). yeri geldiğinde atatürk dualar bile etmiştir halk önünde dini de kullanıp, 60 lı yıllarda bile dergilerde atatürk ün peygamberi ve dini öven sözleri onu anmak adına yazılıp durulmaktaydı. zira devrim yavaş yavaş ilerliyordu insanların beyinlerinde. amma velakin bu söz milli duygular hesabına değil, çok uluslu bir devletin sağlıklı yaşayabilmesi için söylenmiştir. kendini türk kabul edebilmek anlamına gelir.
bu sözde kastedilenin "türk"ün bir etnik kimlik olmadığı ve bu ülkede bir arada yaşayanları ifade ettiği sittin kere ifade edilmiş daha da edilir. bu cümleyi kullanmak istemeyenlerin onunla bir meselesi yoktur ki. mesele bunu bilmeyenlerin "türk"ü bir etnik kimlik olarak algılamasıdır.
düşünün ki memlekette "doymak" kelimesini "ibneyim, götten istiyorum. bekliyorum." şeklinde algılayan bir kitle olsun. oturdunuz sofraya, ev sahibi koydu bi tabak, yediniz; ikinciyi koydu onu da süpürdünüz. üçüncü de gitti. karnınız doydu; doydum dediniz ve ev sahibi size tip tip baktı. içinden "vay ipneeee. beni de ipne yapacak. tövbe tövbe diyor." ister misiniz? yooo.
dördüncüyü koyunca da yiyeceksiniz. beşinciyi tıkıştıracaksınız. altıncda çatlayacaksınız. ya da "midem de yer kalmadı" diyeceksiniz.