• görseller

    • ne için yaşıyoruz
  1. arada bir bunu kendine sormayan insanların sadece organik olarak yaşadıklarını düşünmeme sebebiyet veren kısa ama derin anlamlı cevapları olan soru cümleciği.bazen hayatta beklentimiz kalmadığını düşündüğümüzde bazen de sorumluluk ve inanışlarımız gereği kendi kendimize sorduğumuz sorudur aynı zamanda.buna cevabı olmayan birey kaçılasıdır.

    (bkz: benim cevabım var)
  2. bazı insanlar bu soruya "ölmek için yaşıyoruz" öğrenilmiş cevabını verirler. topraktan geldik, topraga gidiyoruz misali... (bkz: kendi kendini tatmin)

    yaratmak için yaşıyorum...
  3. yorulmuştur hayattan,derslerden,işlerden,sorumluluktan,yaşadığı kentten, kaçıp kurtulmak istiyordur her şeyden. bir an durup'' bi dakka ya ne için yaşıyoruz?'' diye sorabilmek çok sonra gelmiştir aklına. cevabını yine kendisi verecektir. en kötü cevap ''ölmek için yaşıyoruz'' gibi sonu anlatan cümlelerdir.
  4. insanın her daim kendine sorduğu ve çoğu zaman cevap bulamadığı, cevap bulsa dahi, herkesin kendine göre farklı cevapları olan soru.

    benim cevabım ise; insan yaşamak için yaşar. geri kalan her şey, insan hayatını yaşarken gelip geçen şeyler.
  5. birtakım amaçlar uğruna yaşıyoruz, hayat boyu peşimizi bırakmayan, üstümüze üstümüze gelen amaçlar için. adı üstünde 'amaç' sen peşinden koşacaksın ama üzerinde düşündüğünde onlar senin peşinden koşuyor.

    7 yaşında tazecik bir okulluyken derslerinde başarılı iyi bir öğrenci olmak için yaşıyorsun önceleri, annen,baban, öğretmenlerin 'amacın ders çalışıp sınıfını geçmek ' diyor.
    sonra ortaokul, lise.. iyi bir meslek edinmek için çok çalışmalıyım hedefim şu üniversite olmalı dediğin zamanlar ve ardından ünivesite 'işte hedefime ulaştım' diye tadını çıkarmak istediğin yıllar. çok geçmeden sandığın gibi olmadığını anlayıp yeni hedefler koymuş oluyorsun; okulu bitirmek...bitti evet çok çalıştım, yoruldum biraz nefes derken, iş bulma, para kazanma derdi, işsizler ordusu bir ülkede yaşıyorsan bunalım kısımlarını yazmama gerek yok bile.

    iyi kötü bir iş sana umut oluyor sonrasında, artık kafam rahat eder diyorsun amaçsız öylesine yaşamak istiyorum, birşeylerin peşinden koşayım derken kendine vakit ayırmadığını farkediyorsun bugün sokaklarda koşayım, belki yarın ve öbür gün de... o koştuğun bir gün sadece kendin için yaşıyorsun,amaçsız yaşadığın nadir anlardan birtanesi diye yadettiğin en özgür günün oluyor belki de, ikinci, üçüncü gün mü? sizlere ömür, borçlarını nasıl ödeyeceğini düşünmeye başladın bile biryandan aşık olduğun kişi kafanı kurcalarken..üwff çok aşık olmuşsun, ona ben sensiz yaşayamam diyorsun, yaşam kanallarını onun sevgisi, onun varlığı besliyor resmen. yeni bir amaç; belki evlenmek ya da ayrıldığın sevgilini unutmak için yeni aktiviteler bulmak. ya bir ev düzmek için gerekli parayı kazanmak için yaşıyorsun o sıra ya da eski aşklarının sana kaybettirdiği inancı geri kazanmayı amaç ediniyorsun bir başkasının gözlerinde.

    bu süreç uzattıkça uzatılabilir bir çocuk yetiştirmek, yakalandığınız bir hastalığı yenmek vs..

    bir hedefin olmadan öylesine yaşamak anlamsızdır doğru ancak hayat anlam kazansın diye salt birtakım amaçlar için kendi varlığını unutarak yaşamakta aynı ölçüde anlamsız olabilir. onları gerçekleştirdikten sonra yaşayacak ne kadar ömrün kaldığını sorgulamaya başlayabilirsin

    çünkü hayat; ayakta durmak için yapman gerekenler ya da onları elde ettiğinde kendini gerçekleştirdiğin bir olgudan daha fazlasıdır zanneidyorumki. belki tüm hedeflerine ulaşamamak ama ertelemeyip tadını çıkara çıkara yollarda koşmaktır, mesleğini riske atıp içinde kalmasın diye şarkı söylemektir..yarın ölecekmiş gibi yaşamaktır sanırım.

    hangimiz yapıyoruz ya da ne kadar vazgeçiyoruz hayatı yaşamayı bilen bir adam olmanın yolunun sadece okul,iş,evlilik sıralaması olmadığı fikrinden bilemiyorum.

    ve giri yalan olmasın diye uyarı üzerine tanım: cevabını az çok bildiğimiz ama içine renk katmaktan kaçtığımız bir soru kalıbıdır 'ne içi yaşıyoruz?'.