• videolar

  • +13 görseller

    • nazlı ılıcak
    • nazlı ılıcak
    • nazlı ılıcak
    • nazlı ılıcak
    • nazlı ılıcak
    • nazlı ılıcak
  1. nefret edilecek bir kadındır kendisi. bilmediği konularda bile karşısında konunun ehli bir insan varken onla dalga geçme cüretini gösterebilecek derecede aklı evvel bir insan izlenimi yarattı bende.
  2. bir keresinde okul kantininde bulduğum bir gazetedeki yazısını okumuştum, çok çocukca ve açıkçası çok "boş" gelmişti.(bu arada itü'de ılıcakların gazetesini bulmak da ayrı bir kara mizahtır.) sanırım tayyip erdoğan'ın yanlışlarının olabileceği fakat kendisinin karizmatik bir "lider" olduğu üzerineydi. sonra merakıma yenik düşerek bir yazısını daha okudum. sonra büyük ihtimâlle beynini hiç kullanmadığına karar verdim.

    yazılarını çaycıya yazdırıyor olabilir(tüm çaycılardan özür dilerim)
  3. gazetecilikten anlamayan insandır.

    son zamanlarda pek bir moda olan fethullah gülen röportajları yüzünden medyanın fethullah gülen ile uğraşılmasından gına gelmiş kendisine..

    bir köşe yazısında "bıkmadınız mı hocaefendi ile uğraşmaktan" diyordu hanımefendi..

    gazetecilikte,bir insandan bahsederken adı,soyadı ya da lakabı kullanılır.nazlı ılıcak yazısında "hocaefendi" deyince,bir zaman sonra benim de "hocaefendi"m oluyor çünkü.ayrıca bir gazeteci için "bıkmak" nasıl bir kelimedir?..murat demirel 11 kez soyduğu bankanın kapısından 12. kez elinde çuvallarla çıktığında "yine mi lan,bıktım bu adamı haber yapmaktan" mı diyecek acaba?..

    dediğim gibi,bu kadın gazetecilikten anlamıyor.kapitalist sağ mı desek,yoksa oportünist mi desek ne desek..
  4. bu kadının hayat felsefesini şöyle özetleyebiliriz:

    kral öldü yaşasın yeni kral!

    kendisi iktidara yatan gazetecilerin en temel örneğini oluşturur. parlak bir zekası yoktur ama iktidara yalakalık yaparak hayatta kalacak kadar zekidir.
    zamanında kocası emin şirin batmıştı, bankalara dolar borçları vardı, nazlı ılıcak demirel'e yatmaya başladı, daha sonra demirel iktidara geldi ve tüm borçlar şaibeli bir biçimde sıfırlandı.
    ardından demirel bunun alenen ve akılsızca övgülerinin ayyuka çıkmasından sıkıldı, maiyetinden çıkardı. kocası bunun şekilsizliğinden bıktı, boşadı.
    nazlı ılıcak düşündü düşündü, iktidara gelme potansiyeli taşıyan refah partisini farketti ve erbakan'ı pompalamaya başladı.
    erbakan zamanında da yedi içti. ali ılıcak diye de bir oğlu var, zamanında kuponla televizyon veriyorum dedi, hiçbirşey vermedi, milleti dolandırdı vs.

    nazlı ılıcak günümüzde tahmin edeceğiniz gibi akp'nin kalemlerinden biridir.
    yarın bi gün iktidara fatih ürek gelse, en büyük lider odur der.
    demezse nazlı ılıcak değildir o
  5. özal hariç iktidara gelen kım olursa olsun onun yanında olma telaşı ıcınde olan sagın nadır guzel kadınlarından bırıdır mınare yıkık ama mıhrap yerınde mısalı
  6. televizyonlarda gördüğüm anda bastırılmış tüm şiddet duygularımı bilinç düzeyine çıkaran yegane uyarandır. ancak katıldığı her programı da saçmalamasının sınırlarını görmek için sonuna kadar izlerim. hiçbirinde beni şaşırtmaz, her defasında kendini aşan yorumlar yapar. bilmediği konularda abuk sabuk iddialarla konunun uzmanlarını sindirmeye çalışması en önemli özelliğidir. son olarak birkaç gün önce "cumhurbaşkanlığı seçimi 1. tur oylamasının iptali" istemine ilişkin davada anayasa mahkemesi'nin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini iddia eden tek kişi olmuş ve (afedersiniz) oha! dedirtmiştir. üstelik bu iddiayı başkan tülay tuğcu'nun "önümüze gelirse inceleriz" açıklamasından sonra yapmıştır. buradan bu kadının hukukun h'sini bilmediğini ve görevsizlik kararını sadece bir yerlerden duymuş olduğunu anlıyoruz. ama ne yazık ki kendisi gerektiği yerde susmayı bilmek erdemine sahip değildir. bir sol parti iktidara gelse, devrimci doğduğunu iddia edecek formda yaratılmıştır.

    ayrıca ömer çavuşoğlu'nun kız kardeşidir.
  7. insanların objektivitemi (tarafsızlık) ciddiye almama haklarına saygı duymakla beraber
    şu tespitimi paylaşmak isterim ki gerek fox tv çapraz ateş'te reha muhtar'ın onun karşısında ekseriyetle ikinci sınıf bir demeog gibi kalması, gerekse (22 mayıs 07) tarafsız bölge'deki diğer katılımcıların (önay alpago'nun meclise şalvar ve potur ile girmeyi türbanla girmeye bir tutması (başörtüsünün modernizme engel teşkil ettiği), kadıköy belediye başkan yardımcısı'nın başörtülü kadınların, toplum hayatında değil de 'annelerimiz gibi' evinin içinde iken sevme konularında) muhkem mantık örgüleriyle (kime göre neye göre? -tarafsızım be kardeşim, üzme beni..) ne diyeceklerini bilemez halde istop edip ahmet hakan'dan medet umar konuma gelmesi, (ılıcak bazı sözlere 'zırva' demiş. bantlar yeniden izlensin ki 'zırva'ya iyi bir zoom yapıldığında hakikaten de zırva olup olmadığı anlaşılsın. kimisi bunu bir anda anlar, kimisinse biraz incelemesi gerekir, esasen zeka da iftahar edilecek bir şey değildir, hikmeti ilahi gereği taksim ediliyor nihayet. ) falan filan. bekir coşkun, onu görünce kanalı değiştirin diyormuş. kimileri de ruh sağlığı açısından zararlı buluyormuş. kadın oportünistmiş. evveliyatını bilmiyorum, zaten bu bağlamda bilmeme de gerek yok. benim demek istediğim, bu kadının akıl, zeka, mantık her ne ise hakkının teslim edilmesidir. karşı görüşleri dillendiriyor diye kin beslenmemesi gerektiğidir.
    rocky ıv tadında bir münazara için ise (bkz: emre kongar vs nazlı ılıcak) rocky nasıl deplasmanda kendini ve ivan draga'yı alkışlattırdıydı?
    bırakın kadın da konuşsun; ki fikirlerin çatışmasından hakikat ortaya çıksın.
    son sözüm de odur ki: savaş çok kötü biir şeydiiir, tıpkı cehalet gii-biii, this terrible silence stops meah.