görseller
nazan bekiroğlunazan bekiroğlu
nazan bekiroğlunazan bekiroğlu
belki ilginizi çeker
  1. · isimle ateş arasında
  2. · banu güven
  3. · yusuf ile züleyha
  4. · z3yn3p
  5. · okunması gereken kitaplar
  6. · mor mürekkep
  7. · aşkın bittiği an
  8. · karadeniz teknik üniversitesi
  9. · en iyi türk romanları
  10. · kelimelerin sevişmesi
  11. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · prison brake
  2. · bakire kız ile evlenmenin verdiği huzur
  3. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  4. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  5. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  6. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  7. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  8. · hem çirkin hem kalitesiz erkek
  9. · isim yazılı kolye furyası

nazan bekiroğlu  

 sayfa  / 2
  1. cumhuriyet döneminin sağlam edbiyatçılar güruhu olan fetihçilerdendir kendileri.(bkz: istanbul fetih cemiyeti) orhan okay hocanın talebelerindendir, dolayısıyla silsile olarak mehmet kaplan'a, oradan ahmet hamdi tanpınar ve nihayet yahya kemal'e müntesiptir.
    (organometallic complex, 23.04.2005 22:20)
  2. kadın yazarlar arasında başka bir yerde duran yazar.
    (ya hu, 06.10.2005 20:31 ~ 19.10.2009 19:35)
  3. 'nun masalları' adlı kitabıyla beni bu dünyadan alıp götüren ve hemcinsim olan bi insanın da mükemmel şeyler düşünüp,kurguladığını hissettikçe ve yaşadıkça kendisine daha da hayran olduğum ya da içselleştirdiğim yazar.
    (speranza, 28.10.2005 20:55)
  4. kadın yazar önyargısı olan pek çok kişinin- ben de dahil- severek okuduğu yazar,gerçekten yaşamasını ya da ölene kadar yazmasını dilediğim yazar.

    ..
    ..
    çünkü içinden bir cehennem geçen ve bir cehennemin içinden geçen,cehennemi anlatmayı aklına getirmez.

    cenette yaşayan da yazmaz.arşimed'e çok da aldanmayın,bulan her zaman çığlık atmaz.sessiz sedasız yaşayıp gider.

    öyleyse? yaşayan yazmaz ve ölen de yazmaz.ölmemek isteyen yazar.ölmeyi bilmeyen.ölmeyi beceremeyen.

    bir ''yazar'' artık ''yazmaz'' olduysa,

    bilin ki ya sahiden yaşıyordur,

    ya da sahiden ölüyordur.
    (bkz: mor mürekkep)
    (peasklepios, 24.01.2007 19:54)
  5. isimle ateş arasında isimli bir eseri olan yazar...
    (pingus, 16.03.2007 17:46)
  6. beni isimle ateş arasında bırakmış hatun kişi.
    artık okuduğum, dinlediğim her masal nun masalları
    kaderim sanki mor mürekkep'le yazılmış gibi
    ben cam ırmağı o taş gemi
    kırıp geçti bütün dehlizlerimdeki kırılgan ümitlerimi...
    (şiirbaz, 25.05.2007 11:10)
  7. benim için türkiye'nin en iyi kadın yazarı.hem öyle bir yazar ki;sol tarafınızda varlığını bildiğiniz kalbinizi alıp avucunuza koyar.onu dokunulur,görülür kılar.
    (dünya koca bir yalandı gördüm, 23.08.2007 11:12)
  8. estetik bir kalem. onun söylemiyle yazıcı. kadın yazarların birçoğunda görülen kelimeleri eğip bükme yeteneği onda çok üst seviyede. hayal dünyası geniş, entelektüel dağarcığı daha geniş romantik aydın.


    "rabbini bilen züleyha
    ilk dua olarak hemen oracıkta, rabbim, dedi, gözlerimden
    bu acıyı kim silecek benim? kim yıkayacak gözlerimin
    içini? kim yıkayacak acılarla dolup taşan kalbimi?

    hemen arkasından
    da, olsun, dedi. rabbim, her şeye razıyım. hepsine razıyım.
    yeter ki aşktan azad etme kalbimi. yeter ki göz yaşlarımın
    serininde yıka içimi.

    göz yaşlarımı
    ve aşkımı alma, onlar bende kalsın. bedel olsun. ödül
    olsun. bağış olsun. yoksulluğum zenginliğim olsun.

    aşkım yeter,
    muhabbet denizinin kıyıları ne denli sınırsızmış
    göreyim. aşkım yeter varlığımın anlamı neymiş,
    çözeyim.

    yeter aşkım,
    yeter ki aşkımın kalbime düştüğü yere kadar yükseleyim.

    aşkım yeter,
    tenimin kafesiyle düştüğüm kuyudan aşkımın tüyleriyle
    yükseleyim.

    aşkım yeter,
    tenimin beni hapsettiği zindandan aşkımın kanatlarıyla
    geçip gideyim.

    aşkla var olduğum
    yerde yine aşkla yok olayım.

    rabbim, acıya razıyım
    ama gözyaşım bende kalsın. razıyım yoklukta var
    olayım.

    yitirdikçe bulayım.
    öldükçe doğayım.

    canım çekildikçe
    aradan saf aşktan ibaret kalayım.

    rabbim, dedi züleyha
    çıkar aradan takılıp kaldığım tenimi, kaldır
    aradan saf aşkla aramdaki perdeleri."

    (yusuf ile züleyha)
    (ageylan, 13.03.2008 09:56 ~ 28.04.2009 00:22)
  9. satırları arasında dolaşan rüzgarın boyuna sevgiyi anlattığı ve insanın ruhunu cümle cümle okunur kılan, " akıl ile kalp, isim ile ateş " arasında kalmışlığını kaderi olarak gören yazar.
    (life is what there is, 09.05.2008 11:54)
  10. atatürk üniversitesitürk dili ve edebiyatıbölümünden mezun olan, profesör ünvanı da isminin önünde bulunan akademisyen yazar.
    (gramadevate, 14.11.2008 19:33)
  11. "nûn masalları" isimli kitabıyla geçmişin ziyası ve aşkın girdabıyla örülü dünyasına derûnî bir dalış yaptığım bayan yazar. kendisini okumam konusunda ısrarla tavsiye eden arkadaşları hep kulak arkası edip, "bir ara okurum" diye düşünürken tevâfuk sonucu aldığım "nûn masalları" adlı kitabıyla iki saat içinde hep dışından yaladığım bir bal kavanozunun kapağını açıp "o belde" nin tadını almamı sağladığı için ona minnetârım.
    (ebrartan, 28.11.2008 23:00)
  12. yusuf mu kuyuya düştü, kuyu mu yusuf'a düştü karar veremeyen kişidir.
    (z3yn3p, 28.11.2008 23:08)
  13. lâ sonsuzluk hecesi, yusuf ile züleyha gibi eserlerin sahibi zarif hanımefendi. türk edebiyatı dergisinde de zaman zaman yazıları yayınlanmakta. banu güven'den sonra, gelecekte aşık olunacak bayanlar arasında.

    (görsel: nazan bekiroğlu/67940)
    (görsel: nazan bekiroğlu/67939)
    (görsel: nazan bekiroğlu/67941)
    (gramadevate, 28.11.2008 23:14 ~ 04.03.2009 18:16)
  14. "bu kardeşlerinin yusuf'u çâha attığıdır" diye türküler yazıldığını söyleyen kişidir.
    bence elif şafak'dan daha kötü yazar, daha güzel kadındır. niçin demeyiniz, bu mevzunun bilhassa güzellik kısmı epeyce tartışılmaktadır.
    edit: bok yemişim, elif şafak'ın düşeceği hali nerden bileyim ben.
    (umran, 28.11.2008 23:19 ~ 05.08.2009 03:29)
  15. isimle ateş arasında kalmış ve ne yanmaya ne de olmaya gidebilen kişinin hikayecisidir.
    (şiirbaz, 28.11.2008 23:26)
  16. trabzon kökenli olupta futboldan anlamayan dünyadaki tek mevcut bireydir. zira yaptığı ropörtajda futbolda bildiği tek kavramın gol olduğunu ifade etmiştir.
    (mukemwell, 27.02.2009 17:27)
  17. hangi eserini okusam o ben oluyorum. züleyha'nın duasında, yusuf'un güzelliğinde yusuf ile züleyha idi. sonra kara yağmurların altında nun masalları. sonra emniyetsizlikte ve fevkalade emniyette mor mürekkep. şimdilerde ise bilinmemiş filbahri kokusunun sarhoşluğunda isimle ateş arasında...
    türkçe'ye hakimiyeti, kelimelerle oynayışı, o büyülü dili ve ateş düşürdüğü cümleleriyle 'yazar'lığın anlamını tekrar yazan, sınırlarını tekrar çizen yazar.
    nazan bekiroğlu bir yazar ne ise o değil; 'yazar' nazan bekiroğlu ne ise o. nevi şahsına münhasır kadın yazar. iyi ki yazar. aşka aşina yüreğine, kalemine, mor mürekkebine sağlık...
    (benden sonra mutluluk, 03.03.2009 15:37)
  18. yıllar önce de okunsa da akıllarda hiç bitmeyen izler bırakan, okudukça tekrar tekrar okumak istenen kitapların yazarı.ve işte mor mürekkepten bir alıntı:
    'ben, bana ait evin kapısında kaldım mevsimlerce. ne anahtarlarım uydu bana ait kapının değiştirilmiş kilitlerine ne de bir izin olsun alabildim bana ait evi gezmeye.'
    (çokdaumrumda, 18.04.2009 16:33)
  19. kendisine aşkın ne olduğunu soranlara verdiği cevap şöyle mükemmeldir: "aşkın ezelden bir hatırlama, ezel tanışıyla bu dünyada karşılaşma olduğuna iman edeli ben, çok oluyor. ama aradan geçen süre içinde hatırlamaların da yanıltıcı olabileceğini öğrendim. çünkü buldum zannedip yanılmak var. bulup da tanımamak var. bulup da hatırlanmamak var. en acısı da ezel tanışıyla karşılaşıp onun tarafından hatırlanıp ama onu hatırlayamamak olmalı. ve evet, aşkın rengi karanlığa benziyor. en azından bu dünya yüzünde böyle. bir bedene ve birçok hayata hapsedilmiş aşk, özünden uzaklaşmak mecburiyetinde. o yüzden biraz evvel bahsettiğim savaş hali doğuyor. arazların bulanıklığı. neticede ortaya kusurlu bir aşk çıkıyor, elde kalan bu. cam ırmakta taş gemi ancak kusursuz bir aşkın zuhuru anında kazasız belasız yüzebilir ki o da bu dünyada imkansız. söylemiştim yontucunun taş gemisi de ancak kusursuz aşkı, yani tek tanrı aşkını bulduğu anda usul usul cam ırmağın üzerinde yüzmeye başladı. ne ırmak ne taş incinir böyle bir seyirde artık"

    söyleşinin tamamı için (bkz: http://www.ayvakti.net/... )
    (huzeyfe, 22.04.2009 16:02)
  20. nun masalları kitabındaki hikayelerle beni edebiyat zevkinin dışında bir de şöyle bir mutluluğa gark etmiştir: deneme gibi bir uslup kullanması, hikaye matematiğindeki asimetri (veya düpedüz matematik kaygısı gütmemesi), kahramanın gerçek yazarın sanal olması( veya sınırları çizilmemiş bir gerçeklik algısı ve kurgusu) gibi özellikleriyle farklı ve özgün bir hikaye tarzının yükselmesine katkıda bulunmuştur..ve iyi de etmiştir..
    (raem, 22.04.2009 16:13)
  21. annesi azeridir. o yüzden fizik olarak trabzonlulara benzemez.
    (tatar, 23.05.2009 08:32 ~ 08:35)
  22. ktüde bulunduğum bir esnada kendisiyle tanışmaya nail olduğum, saç modeliyle kişiliğini koyacak aydınlanma çağı filozofu arayışında olduğuna inandığım öğretim üyesi, yazar. üslup ve dil açısından dikkate değer biri. çok zarif ve tatlı bir hanım. facebookta okurları ile buluşmaktadır.

    la sonsuzluk hecesi ve muhtelif yerlerde hayatı şöyle anlatılır:

    3 mayıs 1957, trabzon.
    dört yıllık üniversite hayatı hariç hep bu kentte yaşadı. bulut. deniz. yağmur.
    türk dili ve edebiyatı eğitimini erzurum'da aldı. kar. rüzgâr. ova.
    halide edip'le doktor,
    nigâr hanım'la doçent.
    şimdilerde ktü fatih eğitim fakültesinde profesör. suyun kıyısında.
    iki kız çocuğuna anne.
    görünürdeki hayatı bundan ibaret
    (gnchkkc, 04.06.2009 23:18)
  23. bugün* yine mükemmel bir yazı yazarak beni kendisine hayran bırakmıştır efendim.

    http://zaman.com.tr/...
    (kullanıcı adım neden en fazla 50 karakteri geçemez, 06.09.2009 11:41)
  24. la'dan sevdiğim sayılı yerlerden biri.

    üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:

    bir: kelimeler.

    iki:aşk.

    üç:annelik duygusu.

    kelimeleri adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak havva'ya kaldı.
    ama aşk çok ağırdı.
    ikisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı tek başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. yarısını adem sırtlandı, aşkın yarısı havva'ya kaldı.

    öyle sert düştüler ki dünyaya,bu fenaya, adem'in dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı.nutku tutuldu. üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.

    aşk? daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. kabına sığmamıştı. bir yarısı yollarda kayboldu. getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.

    o gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu.

    annelik duygusu?

    havva'nın cennet duygusu.


    gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.
    (geveze mor sandık, 22.09.2009 02:05)
  25. kadın.temsilleri seviyordu.hakikatin dilini çarpıklaştırmada üstüne yoktu.ama işte kimliğini adem'den öğrenirken bile ona bir temsille kendi hakikatini öğretiyordu.ve adem gözleri kapalı, onun sözünü sesinden ayırt etmeye çalışırken kimi sözü sesinden kimi sesi sözünden öteye geçiyordu.

    ne eksikse adem'de, havva'da o fazla. ne fazlaysa adem'de havva'da o eksikti.

    meleklerden biri,adem'le de havva'yla da ayrı ayrı göz göze geldi. sonra ikisini bir arada seyretti.

    gülümsedi.

    ayrı ayrı da güzellerdi.

    fakat bir araya gelince.bir başka güzellerdi.



    la.
    (geveze mor sandık, 22.09.2009 02:40)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil