|
|
- staj dönemini en güzel değerlendirme şekli , zira gerçeği de naylonundan pek farklı bişey değildir.
- (bkz. naylon staj dialogları)
- özellikle şantiye stajı yapan kızların başvurmasının çok yüksek olduğu staj türü
(pudra, 24.08.2004 16:55)
- stajın zorunlu olduğu bölümlerde öğrencilerin okulu kandırmak adı altında o stajın kendilerine bi yarar sağlamadığını savunup kendilerini kandırarak başvurdukları çözüm.
(bınar, 14.08.2005 03:17)
- (bkz: naylon fatura)
(bkz: üç kağıt)
(bkz: hortum)
evrimin başlangıç noktası.
- (bkz: gitmiş kadar olduk)
- (bkz: naylon staj sonrası staj defteri doldurmak)
- bazende yapandan çok yaptırana külfet olan müessese.özellikle üniversitede okuduğunuz bölümle ilgili bir şirketiniz varsa;çok samimi arkadaşlarınızdan ister istemez "bana da,bana da..." tadında staj istekleri gelecektir.işin kötü tarafı;eğer işyeriniz okuduğunuz şehirde değilse(benim gibi) staj yaptır(t)ığınız arkadaşın staj defterini de büyük ricalar üzerine doldurmak zorunda kalabilirsiniz(yine benim gibi).
- stajın, mezuniyetten sonra getireceği iş imkanlarını önemsemeyen insanların başvuracağı haybeden staj şekli.
- staj sorumlusu ile staj yapanın aynı kişi olduğu staj türü.
- bütün stajlar naylondur. staj iş hayatının tadına bakmak, eğitim görmek, bir şeyler öğrenmek için yapılır. ancak iş yerleri için stajer ucuz elemandan başka bir şey değildir. haa tabi bir stajer fotokopi çekmeyi çok güzel öğrenir. koca bir staj dönemi boyunca o fotokopi makinasının "tamamdır baba" düğmesine milyon kez dokunur parmaklar. ayrıca getir götürün ustası olunur. printerdan çıktıları getirmekte exper olunur. budur stajerliğin %90'ı işte. stajmış pehhh...
- izmir'de bir özel üniversitede okuyan staj arkadaşımdan öğrendiğim staj şekli.okullarındaki bir çok öğrencinin babasının büyüklü küçüklü şirketleri olduğu için naylon stajı tercih ediyorlarmış.anladım ki her şeyin naylonu oluyormuş...
- ilerde büyük pişmanlık yaratır.
- beşiktaş tuzla arasını 1,5 ay gitmek yerine toplamda 6 defa giderek tamamladığım güzide bir eylemdir. o yola da, her gün 7.15 vapurunda herkesin aynı kendi yerine oturmasına da sokmamak elde değildir.
- insanı strese sokar. kabul edilecek mi sorusu her zaman aklınızın bir köşesinde bulunur.
kendimden biliyorum. gittim naylon staj yaptım yanına bi de güzel rapor hazırladım. naylon stajın raporuda bi garip oluyor zaten.*
şimdi bir kaç saattir hazırladığım raporlara çalışıyorum, sorguya çekildiğimde sap gibi kalmamak için. oysaki stajımı olması gereken default bir öğrenci gibi yapmış olsaydım, muhtemelen rahat ve sıcak yatağımda olurdum.
- aslında staj yapmayıp yangelip yatmaktır. tamamen kişinin hayal gücünü yansıtan bir olgudur. staj metninde geçen şahıs ve yer isimlerinde doğruluk payı olabilir, fakat gerçekleştirilen eylemler tamamen hayal dünyasının ürünüdür.
- bugün x beyle görüştüm y konusu hakkında bilgi aldım z yi uygulamalı olarak gördüm...
- yapması değil staj defterini doldurması bir işkencedir bu naylon stajın. sonuç olarak mekan ayarlanmıştır, formaliten bir kaç gün gidilip sonra bir de defter imzalatmaya gidilip görev tamamlanacaktır.* bir iki gün gidildikten sonra staj yapmış olmanın verdiği inanılmaz hafiflikle görev yerinden ayrılınır ve bir şekilde sıra yapılan staj defterini yazmaya gelir. işte karın ağrısı orada başlar. yapmadığın bir şeyi nasıl yazacaksın.*. o laylaylom fabrika gezmeleri sırasında sallamamışsındır ve dinlememişsindir. dinlesen bile not almamışsındır, aradan da 2 ay geçince kafada hiç birşey kalmamıştır. artık ders notlarında internetten -ki şanslıysan internet adreslerinde bir şeyler vardır- araştırmaya bir şeyler bulmaya çalışırsın. allem eder kallem eder istenilenleri yazarsın ama bu sürede ömrümden ömür gider, keşke adam akıllı yapaydım da bu çileleri çekmiyeyim diye düşünürsün. onun için naylon staj yapmayın, yaptırtmayın.
|