komşusu hoca'dan kazanını ödünç istemiş, hoca da vermiş. üç gün sonra komşusu getiriyor kazanı; içinde bir tencere var.
-bu ne, diye sormuş hoca
komşu gülümsemiş:
-senin kazan doğrdu.
hoca kızmış:
-amına kodun tencerenin de bi de sırıtıyor musun...
günümüzde çoğunluğu güldürü ve dalga geçme amaçlı bir çok fıkra kahramanıyla eş düzeye indirilmiş olsa da, aslında bir alim ve düşünür olan kişidir. bir evliya olduğu da söylenir. kahramanı olduğu olaylar saçma sapan am göt fıkraları değil, birçoğundan ders çıkarılması gereken nüktelerdir. kendi döneminde hazırcevaplığı ve çeşitli sıkıntılara bulduğu esprili yorumlarla ün yapmış, fakat geçen zaman içinde götten uydurma bir çok salak fıkraya da konu edilmiştir.
nasreddin hoca hem toplumun cehaletinden, hem de bazılarının işine geldiğinden bu duruma getirilmiş, bilgeliği bir kenara itilip dalga geçilen bir şahsiyet olmuştur artık.
dünya mizah tarihinin en önemli isimlerinden biridir.
dünyaya bakışı ve yaşam biçimi, anekdotlarının anlatıla anlatıla günümüze dek ulaşmasına neden olmuş, kimi vecizeleri salt türklerin değil, frankfurt okulu gibi 20. yy. felsefecilerinin bile kitaplarında yer almayı başarmıştır. itinayla bakınız: derrida; "yazma sanatı ve yazının imleri", sözlü edebiyat bölümü.
sağdan soldan bir el kamerası bulup almanya dönüşü başında tüylü şapkasıyla horoz ötüşü kaydedip film çektiğini sanan kıytırık adamlarla karşılaştırılması da hoş değildir.
postmodern bilim felsefesine bakıldığında, "herkesin aynı anda haklı olduğunu" söyleyen nasreddin hoca, bu işin temelini önceden atmış mı sanki. günümüze ulaşan ya da ona atfedilen fıkraların çoğu, bu felsefenin özelliklerine uyuyor: 1. gerçeklik karmaşıktır; 2. gerçeklik, hiyerarşik değil, heterarşiktir; 3. gerçeklik holistik ve harmonik değildir; 4. gerçekliğin mekanik bir bütünlüğü yoktur; 5. gelecek önceden bilinemez; 6. doğrudan nedensellik (her nedenin bir sonuç doğurduğunu ifade eden türden tek yönlü nedensellik) yoktur, karşılıklı etkileşim vardır; 7. gözlemciyi gözlenenden ayıran bir mesafe yoktur; 8. nesnellik diye birşey yoktur; 9. tümel (mükemmel) bilgi yoktur; 10. tek bir doğru yoktur.
"hoca merhum bir gün" diyerek başlayan fıkraların kahramanı, sadece gülmek değil düşünmek ihtiyacı da olan insanlar için çok nüktedan sözleri bulunan türbesi akşehirde bulunan mübarek.
ingilizce'de mulla nasrudin, nasrudin hodja ve dervish nasrudin şekillerinde rastlayabileceğimiz, iran'da da çoğunlukla anılan, değişik kültürlerde değişik adlarla karşımıza çıkmasıyla anonimleşmeye başladığı sonucuna ulaşabileceğimiz hocamız, düşünürümüz, insanımız.
timur: abbasi halifelerinin hepsinin isimlerinin sonunda 'allah' lafzı da var. kimine el-mu'tasım billah, kimine, el-mütevekkil alellah ve kimine de el-kaim biemrillah deniliyor. bu lakaplar bizim için de adet olsa acaba bana ne isim yaraşırdı?
nasreddin hoca: neuzü-billah!(allah' a sığınırız) lakabı yakışır.
x:hocam bu insanlar neden koşuşturuyorlar
n.hoca:dünya'nın dengesini sağlamaya çalışıyorlar
repliği ile içinde bulunduğu zamanın ötesinde dünya üzerindeki statik kavramı ile ilgilendiğini düşündüğüm cos(x) ve sin(x) ögelerini yemiş yutmuş zat.
not:tabi nasreddin hocanın soru soranı okan bayülgen misali bozmaya çalışmış olma ihtimalide var ama bu sonuç iki bilinmeyene yol açacağından göz ardı ediyoruz.
eğer günümüzde yaşasaydı çok pis dayak yiyeceği aşikar, zeki, sivri, aykırı, çıkıntı bir adam.
-senin kazan öldü.
-?!
-doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne niye inanmıyorsun?
-(bozul, kızar, morar) ulan bittin sen (sonrası malum)
dönemin kaliteli espri anlayışının ne olduğunu hiçbirimiz bilemeyeceğinden bu konu hakkında yorum yapmak ne kadar doğru olur tartışılır, şimdi gülmüyoruz o ayrı. ama yine de zekasını takdir etmemek elde değil, en azından taşı gediğine güzelce yerleştiriyor günümüze kadar uzanmış diyaloglardan anlayacağımız kadarıyla.
kendisi bir evliyadır aslında ancak çoğu kişi bunu bilmediği için ileri geri yakıştırmalar da bulunmamış değildirler. 12. yy'da yaşamış ve mevlana hazretleri ile de münasebetleri bulunan büyük bir zaat. türbesi konya'nın akşehir ilçesinde bulunuyor.
eski zamanların kazıkçısıdır.sorulan ya da söylenen her konuşma ve cümleye bir anlam katarak karşı tarafı şaşkın bakışlarla uğurlayan kişi.çok akıllı ve zeki bir insan olduğu da bilinmektedir.ayrıca konya akşehir'de koca bir heykeli vardır eşşek üzerin de ters durur iken.
dünyada en çok tanınan üç türkten biridir.
ancak kendisi de diğer iki türk gibi, türkler tarafından ne yazık ki özümsenememiş, anlaşılamamıştır..
(bkz: nazım hikmet ran)
(bkz: mustafa kemal atatürk)
memleketim olması ve çocukluğumun 5 yılını akşehirde geçirmem sebebiyle torunuyum diyebileceğim muhterem zat.ayrıca en iyi heykeli akşehir gülmece parkında eşeğin götünden çıktığı heykeldir.o nasıl bir sanattır asla anlam verememişimdir.bir eşek nasreddin hocanın götünden nasıl çıkar niye çıkar...(!)burdan yapan heykeltraşı selametle anıyorum...*