|
|
- özdemir asaf'ın kurduğu sanat basım evideki son kitabı. 1970'te bu son kitabıyla matbaasını kapatır. bu kitapta daha keskin ve daha öfkeli bir sesi vardır şiirinin.
- (bkz. iç güveysinden hallice)
- her dilde karşıdaki insanın önemsendiğini hissetmesi için var olan bir nezaket tümcesi. karşıdaki insanın da yine nezaket kurallarına binaen teşekkür edip karşılık vermesi gerekir.
- bir nazım hikmet siiri.
iyi günlerimde çok eller uzanır ellerime,
resmimi, suratımı baş köşeye asarlar.
fakat demir kapıların her kapanışında üzerime,
ardında taş duvarların her kaldığım zaman,
ne arayan beni, ne soran...
eeehh, daha iyi be, bunun böyle olduğu...
minnetim ve borçluluğum yalnız sana kalsın.
iyi günlerimde benim unuttuğum insan eli
nasılsın? ..
- çoğu zaman cevabıyla ilgilenmeyenlerin sorduğu soru. bu yüzden belki cevabı da,"teşekkür ederim" den ibaret olur sadece.
- nasılsın?
- teşekkür ederim. kibarlıkla yapmacıklık arasındaki ince çizgi işte.
- yapmacıklık? ne kötü bir şey ve ne kötü kelime!
- kötüden iyi iyiden kötü denilesi soru kelimesi.
- özellikle ilkokul dönemindeki çocukların "nasılsın?" sorusuna verdiği cevap hiiiç olur.
nedendir bilinmez ben de böyleydim, ilkokul döneminde kiminle konuşsam çoğu böyle. bazen bazı çocukların ağzından en fazla "iyiyim" lafı çıkar. "kötüyüm", "karnım ağrıyo", annemle kavga ettim, "hayat zor ve acımasız" diyene hiç rastlamadım ben mesela.
gerçekten bir hiçliğin içinde midir o çocuklar yoksa yaptıkları, yaşadıkları, sorunları, sevinçleri büyükler tarafından hiç önemsenmeyecek derecede önemsiz şeyler olduğu için midir bilmiyorum ama çoğunun cevabı hiiiç olur.
+nasılsın bakalım?
-hiiiç
+hiç mi? nasıl hiç?
-...
+insan hiç hiç olur mu?
- bilmem.. hiç işte..
eğer sonuna kadar böyle giderse yavrucağın "kimse beni anlamıyor, lanet olsun!" diyen gotik hatun, batsın bu dünya diyen arabesk tutkunu ya da doom metal tutkunu olmaması işten bile değildir.
ama orta okul dönemi her şeyin normalleştiği bir dönem olur neyse ki. her şey ya iyidir ya kötü. hayatımızın belki de en net olduğu dönemidir o dönem. iyiyizdir çünkü matematikten beş almışızdır, kötüyüzdür çünkü babamız sinemaya gitmemize izin vermemiştir. bu kadar..
+nasılsın?
-iyiyim, annem un kurabiyesi yaptı! sen?
+kötü, yeni aldığım cetvelim kaybolmuş böhühühü
netlik bu işte hayat, aşk-meşk sorunları yok negzel ...
neden sonra (evet çok sevdiğim bir kalıptı nihayet ben de kullandım) bir haller olur çocuklara liseye gelirler ve birden her şeye isyan ederler. hayat kötü yönünü daha fazla göstermeye başlar. lanet olsun kimse beni anlamıyor! yakarışları daha fazla duyulur ya da hayatın monotonluğunda şikayet edilir. bir bakıma haklılar da sanırım okul-ev-dershane-öss... ne yazık bi dönem...
+nasılsın?
-aynı işte, yuvarlanıp gidiyoruz, sen?
+aynen, monoton, okul ev okul ev...
-bizimki de hayat değil ha.. koyun olsaydık keşke sadece otlardık, ne anne baba kavgası, ne sevgili sorunu sadece yemek derdi. peeeh. bi yandan öss
+sus abi fena oluyorum.
liseden sonra ise nihayet hayata biraz daha atraksiyon girer göreceli özgürlükle birlikte. başka bir şehir, yeni bir okul, dahası üniversite mekanı, yeni bir ev üstelik anne-baba yok. bir yerde iyice artmaya başlayan kendini ifade etme çabası, özgünleşme arayışları, özgün, değişik cevap bulma yarışı.
nasılsın sorusunun cevabı nasılsınım bile olur.
ya da sadece huzurluyum demek yerine "gün batımında kırda otlayan koyunlar kadar huzurluyum" denir.
bilgisayarından tüm arşivi silinen kişi nasıl olduğunu şöyle ifade eder:
-inanır mısın new york polis departmanı arabasının üstünde elinde starbucks kahvesi sırtında battaniye ile yoksunluk nöbetleri geçiren bir kadın gibiyim (bkz: @1139373)
üstüne laf söylemeye gerek yok tabi*
+nasılsın abi?
-( evet işte beklediğim fırsat. hadi olum göster kendini.. evet anahtar kelime özgünlüktü di mi.. hehh ne desem ne desemm bu ne portakal.. aha olabilir lan.. hıımm..)
suyu sıkılmış portakalın arda kalan posası gibiyim abi.. sen nasılsın?
+(ohha! lann.. iyiyim dese ölücek sanki.. şimdi bunun da altında kalmamak lazım, görürsün bakalım şimdi sen.. ama uğraşamam yav, uykum da var.. aha buldum! )
uykusu varken uyuyamayıp da koyunları çitten atlatmaya çalışan çocuk gibiyim abi.. bekliyorum ihtiyacım olan şeyi ama gelmiyor.. belki de yanlış yolu deniyorum..
-(vay ibne! çalışmış lan bu! adama bak.. püüü.. neyse..)
hayat be abi.. ehe.. neyse görüşürüz sonra hadi iyi günler..
+hadi koçum.. sana da rekonstüktif günler *
-eyvallah..
- x: telefon sapığı
764587634 kere aradıktan sonra küfretmek için açılır:
eva: ne var be neeee allahın cezası!
x: nasılsın?
eva: geber öl at kendini biyerden çabuk!
x: nasılım?
eva: .....
(bkz: cinnet anı)
- sözlükte olduğu unutulup ta altına "eyvallah, sen?" diye cevap mahiyetinde giri girilmemesi gereken tek kelimeden oluşan soru cümlesi.
- (bkz: iyiyim)
(bkz: iyi değilim)
- -nasılsın?
-bilmiyorum ki nasılım. gördüğün gibiyim işte. bildiğin gibiyim işte. "şöyleyim" desem inanacak mısın sanki? inandığın gibiyim işte. anlatsam saatlerce "öyle değilim" diye. "evet öyle değilmişsin" demezsin ki. öyle inanmışsındır bir kere. o zaman sen anlat: nasılım?
|