çığrından çıkmış bir kendine aşık olma durumunun, kontrolsüz itaatkarlığı, çevresindekileri istismar etmeyi sonuç olarak doğurduğu illet psikolojik vaka.
aslı narsisizm'dir.en iyi şumısralarla özetlenebilir:
"...anlamıyorum,o benim,aldatmıyor beni artık hayalim.
tutuşturanda ben yananda.kendime olan sevgimle yanıyorum
ne yapayım?isteneyim mi?isteyeyim mi?istenecek ne kaldı artık?
beni yoksul ediyor varlığım;arzuladığım benimle.
ayrılabilirsem vücudumdan;garip bir dilek seven için ama,
sevdiğim uzak olsa keşke.
kemirsin artık gücümü acı ve geldi son günleri ömrümün,
göçüyorum hayatımın baharında.
ölüm gelemeyecek bana ağır dinecekse acılarım.
sevdiğim daha ömürlü olsun dilerim.
ve şimdi can verelim ikimiz bir solukta."
(latin şairi ovidius)
yunan mitolojisinde narkissos'un kendi güzelliğinin sudaki aksini görür görmez büyülenmesi sonucu, sudaki mükemmel varlığa ulaşmak sarılmak için yanıp tutuşur ama bir türlü ona yaklaşamaz,tutamaz ve bu aşkı yüzünden sararıp solar. bu hikayenin kahramanının ismide tarih sürecinde değişikliğe uğrayarak bügünkü narsizm kelimesine dönüşür.
üstünlük kompleksi benzeri ciddi davranış bozukluğu. insanlara tepeden bakış, sallamazlık tavrı, saygısızlık ve samimiyetsizlik narsist insanların karakteristik özelliğidir.narsisit insanlar özveride bulunmaz, düşünce bile paylaşmaz,herkesi kendine hayran sanır, insanlıktan nasibini almamıştır, ancak suistimal ederler.
doğru yazılışı narsisizm olan, tüm insanlarda optimal bir boyutta bile olsa kesinlikle bulunan, kendini herşeyin üstünde tutma durumu. genel kanının aksine her zaman sosyal problemler yaratıcak boyutta bulunmaz, çoğu insanda orta bir düzeyde bulunur. ayrıca insanoğlunun hayatta kalmasını sağlayan bir sistemdir, insanda hayvanlar gibi içgüdüler olmadığından kendi hayatını diğer canlıların hayatları pahasına devam ettirmesi için gerekli dürtü böyle bir sistemle sağlanmıştır. narsisizm genelde asla tam anlamıyla aşılamaz, istisnalar ise** fazla hayatta kalmayı başaramazlar.
erich fromm'un "sevgi ve şiddetin kaynağı" adlı kitabında kapsamlı, anlaşılır ve tapılır bir biçimde anlattığı, hitlerde en üst seviyesinde raslayabileceğimiz hastalık(aşırısı)..her insanda bi miktar bulunur
freud tarafından ortaya atılmış bir terimdir. iki aşamalıdır. çocukluk çağında normal bir olgu olarak görülürken ergenlikten sonra kişinin sosyal yaşantısıni etkilemeyecek derecede narsisizm normal olarak kabul edilir, ancak olay kişinin sosyal yaşamını olumsuz etkileyecek derecede ise patolojik olarak kabul edilir...
narsisiğim diyebilme potansiyeli de denebilir.böyle kişiler herşeyin en güzelinin kendinde olduğunu düşünür ve onlar içinde bundan daha doğru bir şey yoktur.böyle kişiler fiziksel olarak başkaları beğenmese bile kendilerini çok beğenip saatlerce ayne karşısında oturabilir.herkesin beğendiği fiziksel özelliğine de tapabilirler.düşünce açıcından da mükemmelerdirler.herşeyin en doğrusunu onlar bilirler.allahın kendilerini boş vaktinde yarattığını düşünürler.ukaladırlar ve kendilerine güvenleri oldukça gelişmiştir.narsisiklere bir kaç örnek için (bkz: miray) (bkz: miraystrawberry)
klinik anlamda, kişinin kendi güzelliğine duyduğu aşk şeklindeki popüler görüşten kesinlikle ayrılır. daha geniş anlamda, bir karakter bozukluğu olarak, neyin benliğin tatmininin alanına ait, neyin bu alanın dışında olduğunun algılanmasını engelleyen kendine dönüklük halidir.
"bu kişi yada olay benim için ne ifade eder?" şeklindeki bir takıntıdır. diğer insanların ve dış edimlerin kişisel önemleri öylesine vurgulanır ki, söz konusu kişiler ve olaylar kendi başlarına anlamsız hale gelirler. ilginçtir ki, benliğin bu kendine gömülmesi benliğin gereksinimlerinin tatminini engeller. amacına ulaşma ya da bir başkasıyla ilişki kurma noktasındaki kişinin "aslında istediğim bu değildi" duygusuna kapılmasına neden olur.
hem benliğin gereksinimlerine tam anlamıyla gömülme hem de gereksinimlerin tam olarak doyurulmasını engelleme şeklinde ikili bir özellik taşır.
narsistik karakter bozuklukları artık terapistlerin karşılaştıkları psişik sıkıntı türlerinin en yaygın kaynağıdır.