21 mayıs 2012 pazartesi
günün başlıkları: 969 tane
günün başlıkları: 969 tane
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·21 mayıs 1864 (3)
- ·marcus brewer (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·istanbulizm (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·aldi vs rewe (3)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·bim vs migros (12)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·bilgekaya (2)
- ·le grand bleu (2)
- ·kötü sözlük (2)
- ·tayfur havutçu (10)
- ·
- ·uludere katliamı (7)
- ·
namaz kılmanın gereksizliği
- (bkz: din ve vicdan özgürlüğü)
- namaz kılan insanlara ya da kılmayanlara namaz kılmanın gereksizliğini anlatmak kadar zaman harcayıcı bir şey değildir. namaz kılan insanların farklı amaçları olabilir ( cennete gitmek ,allaha yakın olmak, rahatlamak istemek , dini yükümlülüklerini yerine getirmek vs.)ama namaz kılmanın gereksizliğini anlatmanın nasıl bir amacı vardır merak ediyorum.
(bkz: modern insanın en büyük problemi) - direk bir yargı olarak namaz kılmak gereksizdir veya gereklidir kesinliğine varmak, mantıksız bir düşünce olacaktır. buna daha başka bir açıdan bakıp,bunu insanların seçimine bırakmak daha mantıklı olacaktır kanımca.
yani afrikada dinlerden habersiz bir kimse veya tüm dinlerden önce tanrıyı kendi çabasıyla bulup ibadet eden kimseler müslüman sayılıyor ve cennet ile ödüllendirilme ihtimalleri var ise namazın gerekliliğini değil de neden kılındığını sorgulamak daha mantıklı olabilir, zaten dini inancı tam olan ve içinde tanrıyı hisseden kimse bir iyilik yaptığında bunu allah söylediği için değil içinden geldiği için yapmaktadır.
yani özünde allah zaten onunla beraberdir, bu kişi belli kalıplar içine sokulduğunda rahatsızlık duyuyorsa namaz kılmaya bilir mi ? bunun cevabını öğrenenlerle malesef şuan iletişim kuramıyoruz. yani belli hareketleri yaptığında sen allaha yakın olduğunu düşünüyor veya rahatlıyorsan yapmaktan tabi ki de serbestsin, ama sen bir fakir çocuğun gözündeki gülümsemeden veya saçındaki her telle dokunduğunda daha fazla tanrıya yaklaşıyor ve rahatlıyorsan, her bebeğin gülümsemesinde tanrıyı hissediyorsan, tanrı seni yakacak kadar bencil değildir kanımca, zaten bunları yaptıktan sonra dini yükümlülük diye gidip namaz kılacaksan orada biraz düşün!
anneni kandırmak için ev ödevini yapmıyorsun, ben söyleleyim de. - (bkz: afferim iyi düşünmüşsün)
- inanç boyutuyla düşünülmediği için gereksizlik olarak görülmekte. evet inançsız bir insan için namaz kılmak bir ifade etmez. çünkü inanmıyordur.
inanç manevi fikirleri kapsar. maddi gözle bakılırsa "namaz kılmak zaten spor" sözlerini edenlere eş koşulmuş olur. şayet namaz manevi boyutuyla yani inanç penceresinden değerlendirilirse gereksiz olmadığı aksine yapılması elzem olduğu anlaşılır.
bu kısımdan sonrası inançlı kişilerin sorgulamaları ile alakalıdır. inançsızlara bu ritüele inanmadıkları için "gereksiz" gelecektir.
neden namaz kılarız?
islamiyet inancına göre insandan önce ruhlar yaratılmış ve ruhlar aleminde allah'a söz verilmiştir. "ne zamandan beri müslümansın?" sorusuna verilen "kalu bela" bu zamanı işaret eder. kul burada rabbine ibadet edeceğine dair söz vermiştir. rab olarak kabul etmiştir.
sizi ve sizden öncekileri yaratan rabbinize ibadet ediniz ki takva mertebesine nâil olasınız. [bakara/21]
elhamdülillah müslüman'ım diyen bir kişi kitaba inanıyor ve ayetlerini kabul etmiş demektir. neden namaz kılar/ibadet ederiz sorusunu bu ayet açıklamaktadır aslında.
ibadeti zorunluluktan öte şükür anlamıyla bakmak gerekmektedir. takva mertebesine ulaşmak demek; kalpte fitnenin olmaması, günahlardan, yasaklardan uzak durmak anlamına gelmektedir ki bu mertebeye ulaşabilmek için kalbin mutmain olması gerekir. kalbin mutmain olabilmesi için ise ibadet yani allah'ı zikir etmek gerekir.
- kalpler ancak allah'ın zikriyle tatmin olur [rad/28]
kalbin mutmain olması ve günahlardan uzak durması için ibadet gereklidir ve namaz bunlardan sadece biridir.
peki neden günahtan kaçıyoruz? amacımız allah'tan korkup, cehennemden korkup, ona yaranmak mı? tabii ki değil.
yunus emre bir şiirinde "cennet cennet dedikleri, birkaç melek birkaç huri, isteyene ver onları, bana seni gerek seni" diyerek aslında ibadetin amacını açıklamıştır da. amaç seni yarattığına inandığın varlığı görebilmek onu ahiret hayatında dost edinebilmektir. sahip olunan takvaya göre de yakınlığa sahip olunacaktır. daha çok allah'ı zikretmiş kişi daha fazla görecektir.
diğer bir yandan namaz/ibadet şükür amaçlı yapılır. yaratıcının seni yaratmış olduğu bu yapıya şükretmektir.
neden ibadet ederiz sorusu altında iki soruyu barındırıyor biraz da. ibadetteki amaç nedir? ibadet bize ne kazandırır. amacından ve kazandırdıklarından biraz bahsettim aslında ancak şu ayrımı da iyi yapmak gerekir;
islamiyette teslimiyet söz konusudur. koşulsuz teslimiyet. "duyduk, itaat ettik"
şöyle bir örnek vereyim basit bir dille; neden sabah kalkıp otobüse/arabaya biniyoruz? bu soruya "işe gitmek için" diye cevap veririz. aslında amacımız para kazanmaktır. para kazanmak için işe gidiyoruz ve işe gitmemiz için de arabaya binmemiz gerekiyor. ancak biz "para kazanmak icin" seklinde cevap vermiyor, "ise gitmek icin" diyoruz.
bu bakımdan "neden ibadet yapıyoruz?" a cevap olarak "cennete girmek için" cevabı yerine "allah emrine uymak için" verilmesi daha doğrudur. sayet sen allag'in emir ve yasaklarina uyarsan zaten cennetle odullendirileceksindir.
bu sebeptendir ki inanç penceresinden bakılırsa gereksiz değil aksine yapılması gerekli olan bir şeydir. vakit kaybı meselesi ise biraz gülünçtür zira 5 vakit namaz toplasan 20-25 dakika sürer. 20/1440(24 saat) yani bir günün 72'de 1'idir. geriye 1420 dakika kalıyor.
-alıntı-
namaz, adem olmaktır.
üç esas duruş vardır namazda. kıyam, rükû ve secde
önce kıyam yani ayakta durursun tıpkı elif gibi,
sonra rükû'dasındır eğilirsin tıpkı dâl gibi,
ve son olarak secdeye kapanırsın vücudun iç içe geçer tıpkı mim gibi.
farkında değilsindir ama ilk insanı işaretlersin her rekatta. yaratılan ilk insan adem'i, sırasıyla elif(a), dâl(d), mim(m).
mevlânâ celaleddin rûmi - (bkz: inadına namaz)
- namaz kılmanın ; vakit aldığı için,modern insanın yapmaması gerektiğini savunan yazar kişisinin söylemidir.sormazlar mı bu adama madem vaktin değerli ne diye buralarda allah,din,peygamber eksenli başlıklar açıp vaktini harcıyorsun modern insan?
- namaz kılmak inançlı bir insan için anlamlıdır amenna ona diyecek bir şey yok.
ancak objektif bir gözle baktığımızda da anlamsız olduğunu iddia etmemiz saçmadır nitekim;
1.namaz kılma esnasında yapılan hareketler vücut için sağlıklıdır,bu tıp otoriteleri tarafından da kabul edilmiştir.
2.günün koşuşturması esnasında verilecek bir namaz arası günlük streslerden uzaklaşmanızı sağlar.manevi sahada bunun inkarı mümkün değildir.
3.sabah namazı için erken kalkarsınız ki gün doğumuyla uyanmış ve hayata başlamış olmak hormonların salgılanma saatlerine bakıldığında da gayet münasip ve faydalı bir olaydır.
inanan insan zaten namazı allah rızası için kılar.ama allah ın müslümanlara emrettiği bu ibadet,herkes tarafından faydalı bulunmaktadır gereksiz olduğu iddia edilemez.bu başta inanca saygısızlık olur.zaman kaybı olduğunu iddia edenler de zannediyorum o kadar çalışıyorlardır ki 5 sene içinde nobel ödülüne aday gösterileceklerdir.
zaman kaybı konusunda son bir not
günde 5 saat uyku insan metabolizması için yeterlidir.5 saatten fazla uyuduğunuz gün varsa zaman kaybı konusunda daha fazla konuşmaya gerek yok. - namaz kılmanın gereksiz bir davranış şekli olduğunu düşünen bir insan kadar gereksiz değildir namaz...
zaten namaz kılmayan birinin namaz kılanları anlamıyorum diye hayıflanması komiktir.
esrar çekmek, içki içmek varken, zamanını böyle kendince faydalı davranışlarla ayırmak varken namaz çok gereksizdir tabi... - arkaik dönem, ilkel çağ, namaz ,oruç, hac, egemen güç, modern insan... bilinen çeşitli kültürel günlük terimler 15 dakika kafada döndür dikkat edin dibi tutmasın.işte size günün fikri kahvehanede bankta çayın yanında afiyet olsun...
- durmadan sözlükte başkalarının inançlarına laf atarak kendini tatmin etmeye veya kanıtlamaya çalışan insanın gereksizliğinin yanında hiçtir.
namaz, insana doğrudan maddi bir faydası olan bir ibadet değildir. zaten namaz kılanlarda da böyle bir arayış yoktur. çoğu insan değer verdiği dinin gereklerini yerine getirerek huzur bulmak, hayatlarındaki manevi boşluğu doldurmak için namaz kılmaktadır ki bu da namazın (o insanlar için) o kadar gereksiz olmadığını gösterir.
ha ben namaz kılıyor muyum, hayır tabi ki. en son ne zaman mahalledeki camiinin önünden geçtiğimi bile hatırlamıyorum anasını satayım. - yanlış önermedir. kimi insan dünyevi beklentilerle kılmıştır; "ulan düzeldik, yine de hayatımda bir tık yok" zihniyetiyle namaz kılınıyorsa gereksiz gelebilir. gereksiz gelenleri de anlayabiliyorum gerçi. asıl mesele kılmıyorken seni kimse kınamıyor da, sen niçin gereksizliğinden bahsediyorsun durduk yerde.
ikincisi kılmayanlar namazın ne demek olduğunu pek anlayamazlar. şeklen de olsa kılmak lazımdır onu anlayabilmek için. her secdeye varışınızda hissedilen huzuru bir kenara bırakın, allaha yaklaştırdığına inanıyorsa bir insan namazn kendisini, onun dışında "zamandan çalınması", "meşgul etmesi" gibi dünyevi kaybedişler ilgilendirmez onu. namaz kılanı ancak ahiretteki kazanımları ilgilendirir. mesele de tam buradadır; namaz kılan 24 altından birini ahirette daha büyük kazanımlar elde edeceğine inandığı için harcamaktadır. onun için gereksiz olduğuna inansan bile zararı ve gereksizliği kılanın kendisinedir.
diğer bir husus olarak da, namaz kılmanın gereksiz olduğunu iddia etmek, ifade özgürlüğü kapsamına girer. kılmayana da en az kılana olduğu kadar saygım vardır ancak; kılmayanlar, insanlar namaz kılıyor diye hayatı zehir etmesin kendine. rahat olun. - olmayandır. kuran da namaz emri çok yerde geçer, mümin kişi okur, iman eder ve uygular, bu kadar!
ayrıca inanarak şuurla yerine getirildiğinde gereksizliğin zerresini dahi hissetmek imkansızdır. şuurdan kastım; ben hep surelerin anlamını bilerek namaz kılmak gerektiğini savunurdum. ki öyle yaptığımda namaz 5dakikada aradan çıkardığım bi ibadet olmaktan da çıktı. ama bakıyorum 85 yaşında ananem arapça anlamadığı halde sırf o imanından, benim sonradan yakaladığım huşuyu yakalamış. işte iman da bu! dil ile ikrar kalp ile tasdik, ananeme de maşallah diyin.
malesef inanan ama namaz kılmayan da çok insan var. 'vaktim yok, abdesti zor yada gereksiz' gibi bahaneler öne sürenler, bahanelerini geri alırlar inşallah. çünkü namaz en önemli ibadet ve şimdi imkanı varken yıllar sonra bir hacla temizleneceğini düşünmek, allahın merhametini alaya almak gibi. unutmamak gerekir, mümin korku ve ümit arasında olmalıdır. ibadetlerinde şüpheye yer vermemelidir. ve son olarak allah kabul etsin. - islam dinine göre gereksiz değildir,namaz dinin direğidir sözü boşuna değil,zaten türkyie'de namaz kılan müslüman sayısı yüzde kaçtır ki?çevrenize bir bakın insanlar namazı çoktan terketmiş,bir avuç namaz kılan müslüman var türkiye'de.namaz kılmanın gereksiz olduğunu düşünen kişi zaten müslümanlıktan çıkmıştır,kılmasına gerek yoktur.
- (bkz: ybsg)
- gereksizliğin dibine vurmuş hadise.
birde benim gibi çok içi sıkılınca yasin falan okuyan tipler vardırki, sorma gitsin... sallandıracan esasında beni taksim meydanında, herkes anlayacak neyin ne olduğunu... - hissetmeden ve inanmadan kılan içen gerçekten gereksizdir. namaz kılarken aklından başka şeyler geçirip duracağına, bitse de gitsek modunda namaz kılacağına hiç kılma daha iyi. ama inancını hissederek, hatırlayarak namaz kılmak çok özeldir.
- anne karnındaki bebek, ellerine kollarına bakıp "bu eller kollar neden var, ne kadar gereksiz, bana annemin göbek bağı yetiyor" diye düşünürmüş. çünkü o alemde bebeğin ihtiyacı sadece göbek bağı. fakat dünya alemine çıkınca ellerin, kolların, ağzın anlamını anlamış.
bizler de bu alem bitince, ahiret alemi başlayınca, kıldığımız namazların, tuttuğumuz oruçların, verdiğimiz zekatların kıymetini anlayacağız. fakat bazıları için çok geç olucak. - insanlık adına su götürmez bir gerçek, müslümanlar adına "hasbinallah ve nimel vekil" durumudur. günlük beş vakit namaz seanslarından birini bile kaçırınca deliye dönen insanlardan kaçı kitap okumak için bu kadar özenli davranıyor hayatta? cevabını da ben vereyim; 26 yıllık ömrümde henüz hiç tanıklık etmedim. insanlar namaz kılmak için harcadıkları onca zamanın yarısını, kitap okumak ve diğer kişisel gelişim faaliyetleri için ayırsa, dünya daha çekilebilir olurdu zannediyorum. "namaz kılmak vücudu dinç tutuyor ama n'aber?" diyenlereyse, hayatlarında kaç defa spor yaptıklarını sorabiliriz mesela. her gün yürüseniz bile farklı insanlar görüp, temiz hava alırsınız hiç değilse -günde beş defa kabe desenli yeşil seccadeye bakmaktan daha az monotondur en azından-.
- (bkz: kafa siken ateist zırvaları)
- inan pc başına oturup şu satırları yazarken zaman kaybediyorsun.inanç eksikliğinden toplumlar içten içe çürümeye başlıyor. eski dönemler diyosun ama namaz asıl şimdi ihtiyaç haline geldi . sırf bu ihtiyaçtan dolayı yoga reiki yapmaya ya da saçma sapık tarikatlara üye olmaya başladılar. oturup sana namazı anlatmayacağım. aslında anlatmak istediğim sadece namazla ilgili değil. kişi hangi dinden ise o dinin ibadetlerini yapıp rahatlayıp arınabilir. çağdaşlıktan gelişmişlikten bahsediyorsun ama çağdaş dediğin ülkeler her hafta pazar gününü ibadetlerine ayırıyor. ben atatürkçü çağdaş bir insanım ve inancın da huzurlu bir toplum için gerekli olduğunu düşünüyorum.
- namazın, insanın ibadetine ihtiyacı olmadığı gibi insan kendi muhtaçlığının farkına vardığında ona ihtiyacı olduğunu görecektir.şükür etmek istediğinizde sığınacak secde limanınız,ağlamak istedğinizde çalacak kapınız,belinizi bükmek istediklerinde sadece allah önünde eğilirim demektir namaz.ha sana gerekli değilse sen eğilebilirsin tüm mantık kapılarının önünde.
- 5 vakit namaz için günde 5 kere camiye giden bir insanın kendi inanç dünyasına göre kazandığı sevabı hesaba katmasak bile birbirlerini belki de hiç tanımayan insanları kardeş gibi birlikte kılan,tarif edilmez bir gönül birliği sağlayan birleştirici bir eylem toplumsal kaynaşma ve toplumsal huzur için bile gereklidir.
- gereklilik kavramının adı üzerinde ihtiyaçtan hasıl olan bir kavram olmasından ötürü tartışmaya açık ve net bir biçimde sonuçlandırılamayacak olan, haliyle de haybeye nefes tüketimine yol açan mevzuudur.
gereklilik, yukarıda da dediğimiz gibi ihtiyaç olgusu ile bir mana kazanır. hepimizin ihtiyaçları aynı olmadığından gereklilik ya da gereksizlik kavramı şahsa göre değişim gösterir. benim ihtiyaç duyduğum şeye sen muhtaç değilsen o senin için gereksiz olur elbet. ama senin gereksizlik görüsü ile yaklaştığın olgu ya da olaya benim de aynı biçimde yaklaşmamı isteme cüretini kendinde görürsen ben de senden bir zahmet gidip de çay koymanı isterim.
iş bu noktaya geldiğimiz vakit de şöyle bir perspektif peydah olur zihnimde: başlığı açan zat-ı muhtereme ben asla ihtiyaç duymadığımdan o halde pekala gereksiz biri olduğu savında bulunabilirim. öyle ya benim ihtiyaç duymadığım her şey gereksizdir bana göre.
öte yandan namaz kılarak vakit kaybetmememiz kendimize hobiler edinmemiz önerisinde bulunan başlığı açan şahsın da bu işlere zaman ayırması ya din düşmanlığını hobi edindiği ya da kendi önerilerine kendisinin riayet etmediği sonucuna götürüyor ki aman aman. neyse işte. hayat ne güzel kuşlar filan. - bireysel kısmı kişinin inancına kalmış, beni ilgilendirmez. fakat, toplu kılınan namazlar aslında bizim gibi -geneli- eğitil(e)memiş toplumlar için bir fırsattır. bayram namazları farz olmamasına rağmen toplumsal yakınlaşmayı sağlar. ama en önemlisi cuma namazlarıdır. burda da önemli olan aslında hutbe'dir. ki, yanılmıyorsam katılmak/dinlemek farzdır. işte burda toplumun eğitilmesi için bir fırsattır.
diyeceksiniz ki, adam eğitimsizse 15 dakikalık telkin ne işe yarar. haklısınız. (aslında sana yaramaz ama ona yarar. koyun psikolojisi eğitimsiz insanlar için daha fazla geçerlidir.)
diyeceksiniz ki, diyanet işleri sence anlamlı hutbeler yayınlıyor mu? bırakın yayınlamayı yerel görevlilerin bilgi/bilgisizliğine terketmiş. haklısınız.
diyeceksiniz ki, sen ahkam kesiyosun herifler mollaları siyasete bulaştırmak için para saçacaklar. haklısınız.
diyeceksiniz ki, bu kadar cahil hoca varken bu işi daha çığrından çıkarmaz mı. haklısınız.
diyeceksiniz ki, ...
yahu tamam haklısınız. allah onların belalarını versin.
diyeceksiniz ki, allah vermeyecek cezalarını biliyorsun.
haklısınız.


