not: burda antacaklarım tamamen benim şahsi inancım üzerine temellendirilmiş olup, hiç kimseyi bişeylere zorla inandırma amacı gütmemektedir. özellikle allah'ın varlığına inanmayanlarla hiç bir derdim yoktur. ben nasıl inanmayı seçmekte özgürsem onlar da inanmamayı seçmekte o kadar özgürdür. mutlak doğruya vakıf olma iddiasında değilim. itü sözlük müftüsü hiç değilim. saygılar sevgiler...
kur'an-ı kerim bir calculus kitabından daha kalın bir kitap olmadığı için, her ne kadar dünya üzerinde gelmiş geçmiş ne kadar edebiyatçı varsa hepsinin toplamından daha büyük bir edebi güce sahip bir yazar
* tarafından yazılmışsa da, insanların yaşamlarında yapmaları gerekenlerin tamamını ayrıntılı bir biçimde anlatmasını bekleyemeyiz. yani islam, sadece kur'an'da yazılanlardan ibaret değil hz. muhammedin hadisleriyle bir bütündür.
peki bu hadisler bir kitap halinde saklanmadığına göre kulağımıza çalınan bişeyin gerçekten hadis olduğundan nasıl emin olabilriz?
katiyen olamayız.
peki kafamıza göre mi takılmalıyız?
hayır.
bu tür durumlarda akıl, mantık ve de teslimiyet işin içine girer. biri bize "tek ayak üstünde üç kere zıplayanlar oniki sevap kazanıyomuş. aynı zamanda kulağını kaşıyabilenlerin katsayısı daha büyükmüş" gibi bir bilgiyle gelirse pek tabi aklımızı kullanarak "yazma!" diyebiliriz. ancak bazı durumlarda işler çok karışık olabiliyor. böyle zamanlarda yine aklımızla elimizden geldiğince doğru sonuca ulaşmaya çalışmalıyız. şayet ulaşamazsak, allah'a teslim olduğumuz yanımızdan gelen sesle hareket edip, gerisini allah'ın bizzat kendisine bırakmalıyız.
peki bunu yaptığımızda doğru sonuca ulaşmış olacak mıyız? afedersin ama senin tek ayak olayına benzedi bu.
efendim burda doğruya ulaşmış olamayabiliriz. yalnız artık elimizden geleni yapmışızdır ve üzerimizde bir sorumluluk kalmamıştır.
şimdi ben namaz kılmayı mantıksız buldum. kılmamam caiz midir?
eğer gerçekten canının isteği ve üşenme tabanlı bir yaklaşımın olmadıysa ve bunun yanında edinebileceğin gerçekten bütün bilgileri edinip, danişabileceğin herkese danışıp -ki bu bir ömür alır- öyle karar verdiysen sorun olmayacağını söylerim.
özetlemek gerekirse; insan ancak bu konun üzerine gidip yapabileceği en derin araştırmaları yaptıktan sonra hala namazın beş vakit olmadığına ya da farz olmadığına karar kıldıysa, üşenmekten kaçma duygusunu bir firewall edasıyla bertaraf edep, en objektif haliyle düşnerek bu sonuçları çıkardıysa zaten allah ona başka şans tanımamış demektir. sorumlu tutacağını da sanmam.