vatanın bağrına düşman dayadı hançerini,
yok mudur kurtaracak baht-ı kara maderini.
ölürsem görmeden millet'te ümit ettiğim feyzi
yazılsın seng-i kabrime vatan mahzun, ben mahzun!
dizelerinin sahibi tanzimat dönemi yazarı.
mezarı bolayır'da, süleyman paşa türbesi bahçesindedir. vatan şairi namık kemal (1840-1888) beyaz mermerden sade bir mezarda yatmaktadır. süleyman paşa'yı çok seven namık kemal, vasiyeti üzerine buraya gömülmüştür.
mezarın etrafında zincirlere bağlı sekiz adet yuvarlak sütun, bir dairenin üzerinde sıralanmıştır. mermer sandukanın fes, üzerinde ve yanlarında kabartma halinde geometrik motifler, önünde ise mezar yazıtı yer almıştır. mezar üzerinde eski türkçe ile "elfatiha, namık kemal bey merhumun kabridir. veladeti 1256'da tekirdağ'ında, vefatı 1306'da sakız'da" yazılıdır.
*birader baksana..
-buyur!?
*duyumlarıma göre az önce benim köprüden geçmişsin..
-nerden senin oluyomuş o!
*bırak şimdi geçerken bi de vakvakları ürkütmüşsün doğru mu?
-ya valla bilerek yapmadım..
*şimdi belediyece belirlenen yerlere diktiğim çamlardan kozalak toplamak zorunda kalacaksın..
-tamam da sen kimsin?
*ben kemal, namık kemal..
özgürlükçülüğü ulusçu bir temele dayanmayan kişi. onun "vatan"ı, islam vatanıdır. kesinlikle laik değildir. latin harflerine karşıdır. medeni kanun'un adını ağzına almaz. (kendisi ile aynı dönemde yaşamış "islamcı" ali suavi ise apaçık öztürkçecidir. tek evlilik yanlısıdır. birçok konuda ulusçu yaklaşımları vardır. hadi karışmasın kafalar)
türk edebiyatının ve siyasî hayatının en önemli simalarındandır . tanzimat döneminin osmanlı devletinin sarsılan binasını birkaç batılı rötuşla yıkılmadan kurtarmaya çalışan iyi niyetli münevverlerinden bir tanesi olan nâmık kemal , fransa 'daki milliyetçilik cereyanın osmanlı topraklarında da etkisini göstermesi karşısında imparatorluğu ayakta tutabilmek için " osmanlıcılık " adlı fikir hareketinin başlatıcılarından olmuş ve bu sayede imparatorluğun kavmiyetçilik fırtınasından kendini sakınabileceğini düşünmüştür . lakin tarihin önüne geçilemez seyri bu düşünceyi uygulanabilirlikten uzaklaştırarak bu düşüncenin sadece bir kurtuluş ümidi olarak kalmasına sebep olmuştur.
vatan sevgisini eserlerine yansıtması ve eski edebiyatta hemen hemen hiç rastlanmayan "tarih" olgusuna eserlerinde yer vermesiyle de edebiyatımızda önemli bir yer tutan nâmık kemal , ahmet midhad efendi ile beraber tanzimat döneminin en önemli iki romancısından biridir. belki roman türünde pek fazla eser vermemiştir ; lakin eserlerinin niteliği ve tekniği nokta-i nazarından bakıldığında tıpkı ahmed midhad efendi gibi bir roman dağının zirvesinde durur.
ilk dönem tanzimatçıları gibi o da genel olarak eski nazım şekillerine bağlı kalmakla beraber muhtevada - özellikle yeni mefhumları kullanmak suretiyle - daha önce ele alınmamış konuların edebiyatımıza , özellikle de şiirimize , girmesinde rol oynayan şahsiyetlerden bir tanesidir . ( buna misal olarak hürriyet kasidesi gösterilebilir )
yine birinci dönem tanzimat nesline mensup olan diğer yazarlar gibi nâmık kemal de edebiyatı savunduğu ve yaymak istediği düşüncelerin taraftar toplaması için bir vasıta olarak kullanmış ve etkisinde kaldığı batılı yaşam tarzını eserlerinde övmüştür. bu durum ileriki yıllarda bir kopuşa sebebiyet verecek olarak dönüş(türül)menin de edebiyatçıların eserlerinde ilk nüvelerini gösteren örneklerden birini teşkil etmesi açısından önemlidir.
gerek siyaset gerekse edebiyat sahasında değişimin sembollerinden olan nâmık kemal ayrıca benimsediği fikirleri ve bu fikirler çerçevesinde gerçekleştirdiği eylemleri dolayısıyla dönemin yönetimiyle ters düşmüş ve hayatının öenmli bir bölümünü de sürgünde geçirmiştir. ama bu sürgün hayatı onun velud bir yazar olma kimliğini ön plana çıkarmış ve yazar bu dönemde de birçok önemli esere imza atmıştır.
tanzimatın birinci döneminde eserler vermiş sanatçıdır. vatan şairi olarak bilinir.
babasının sarayda görevli olması nedeniyle varlıklı bir aileden gelir,bu da edebiyatını daha özgürce yapabilmesini sağlar.gençliğinde kars'a dedesinin yanına gittiği sırada dedesinin telkinleri ve kırım savaşı'na giden askerlerden etkilenmesi neticesinde milliyetçi olmuştur.
16 yaşında gittiği sofya'da evlenir ve orada divan edebiyatıyla tanışır.sofya'dan istanbul'a gelir.istanbul'da o dönemlerde osmanlı'nın batıya açılan kapısı olan tercüme odasında çalışır,bu sayede batı tarzı edebiyatla tanışır.
1862'de sahaflarda gezerken şinasi'nin münaacat adlı eseriyle karşılır ve çok etkilenir.ne yapıp edip şinasi ile tanışır ve edebiyatla ilgili birçok şeyi ondan öğrenir.
şinasi'den devraldığı tasvir-i efkar gazetesinde siyasi makaleler yazar ve bu nedenle gazete kapatılır.erzurum'a sürülür ama gitmez.genç osmanlılar ile paris' kaçar.burada ziya paşa ile hürriyet gazetesini çıkarırlar.hürriyet gazetesi çok okunur,hatta karaborsada 1 altına satılır dereceye gelir.
1872'de avrupa'dan dönünce ibret gazetesini kiralar,burada makaleler yazar. vatan yahut silistre'yi yayınlar.600 defa oynanan bu oyun gençleri galeyana getirir ve gençler gazete binasına yürürler.ibret gazetesinde de takdirler yayınlanınca namık kemal magosa'ya sürgüne gönderilir.
ziya paşa'nın kanun-i esasi'yi yayınlamasının ardından yeniden istanbul'a döner.ama daha sonraki karışıklıklarda yeniden 7 sene midilli,rodos ve sakız olmak üzere sürgüne gönderilir.
"ne efsünkar imişsin ey didar-ı hürriyet
eser-i aşkın olduk senin gerçi kurtulduk esaretten"
dizelerinden çok etkilenen atatürk'ün de namık kemal'le aynı dönemde yaşamış olup,onunla tanışmak istediği söylenir.
3 gazete ;
-hürriyet
-ibret
-tasvir i efkar ( şinasi'den devir )
2 roman ;
-intibah ( ilk edebi roman )
-cezmi ( ilk tarihi roman )
2 şiir ;
-hürriyet kasidesi
-vaveyla
6 tiyatro ;
-akif bey
-vatan yahut silistre
-celalettin harzemşah
-kara bela
-gülnihal
-zavallı çocuk
3 eleştiri ;
-tahrib i harabat ( ziya paşa'nın harabat eserine karşılık )
-takip ( yine ziya paşa'ya )
-renan müdafanamesi
ve 6 tane tarih olmak üzere ;
-kanije
-silistre muhasarası
-barika ı zafer
-devr i istila
-osmanlı tarihi
-büyük islam tarihi
eserleri vardır.