pris verilerine göre dünyada 441 nükleer santral vardır. amerika'da bunların 104 tanesi bulunmaktadır. 22 reaktör kapatmıştır amerika şimdiye kadar. bunlar açılış ve kapanış tarihleri ile, üretim kapasiteleri ile
iaea sayfalarında görülebilmektedir. en son kapatılan reaktör, temmuz 1998'de "millstone-1"dir.
bwr teknolojisine sahip 643 mwlık bir reaktördür. kapatılan 22 reaktörün 10 tanesi 100 mw'ın altında küçük reaktörlerdir ki 1957-1966 yılları arasında inşa edilmişlerdir.
iaea'nın bilgisi dahilinde amerikan enerji bakanlığı'nın nuclear power 2010 (np2010) adlı bir girişimi vardır. bu girişim çerçevesinde amerika 2010 yılına kadar iki nükleer santral daha (southern ve constellation) kuracaktır. ama bu konu şu an tartışmalıdır. kurulacak reaktör tipine karar verilmemiştir. teknolojisi gelişiş ve oturmuş ikinci nesil reaktörler ya da proje aşamasındaki üçüncü nesil reaktörlerin kurulması tartışılmaktadır.
bunun yanında amerika yakında onlarca nükleer santrali kapatabilir. zira bu santrallerin çalışma ruhsatları vardır ve bu ruhsatlar sürelidir. 2000 yılından bu yana, 30 reaktör çalışma lisanslarını 20 yıl kadar uzatmıştır. 16 reaktörün başvurusu devam etmektedir. bir otuz tanesinin de 2012 yılına kadar lisansları doluyor. bunlar lisanslarını uzatmak için gerekli işlemleri yapamazlarsa amerika büyük bir enerji krizi yaşayacaktır. bu lisansların yenilenmesi de iaea'nın denetimi altındadır. ayrıca on tane yeni nükleer santral 2009 yılına kadar çalışma lisanslarını almak için başvuracaklardır. !:http://www.nei.org/index.asp?catnum=2&catid=344!:
nükleer santrallerden güya vazgeçen amerika nükleer atıkların uzun dönem depolanması için yeni bir alanı;
yucca dağı tesislerini de açmıştır.
amerika'da neri (nuclear energy research ınitiative) nükleer enerji üzerini ar-ge çalışmaları yürütmektedir. ana konu başlıkları: daha ucuz ve verimli reaktörler, ufak boyutlu reaktörler,...
mevcut nükleer santrallerin elektrik üretimleri aslında son derece ucuzdur. elbette muazzam ilk yatırım maliyetinin etkisi vardır maliyete. zaten %63'üdür. yakıt masrafı ise sadece %12sidir ve bu doğalgaz santrallerine göre büyük bir avantajdır. yakıt fiyatındaki dalgalanmalar elektrik fiyatına yansımaz. netice de elektriğin 1 kilowatt saati 3,64 cente denk gelir ki ideal elektrik maliyetinden %40 ucuzdur. tekrar edilmesi gereken bir şey: ilk yatırım maliyeti bu fiyata dahil.
gelelim radyasyona. insanlar her gün ortalama 1
milirem radyasyona maruz kalmaktadır çevremizdeki monitör mikrodalga fırın, cep telefonu, vs. yüzünden. nükleer santrallerde çalışanlar giysilerindeki aparatlarla sürekli ortamın radyasyonu ölçülür. bunun kaydı da tutulur. senelik 5 remin (sağlık için
nrctarafından belirlenen limit, 300 günlük çalışma süresine göre yıllık 7,5 remdir.) üzerinde radyasyon almaları yönetmeliklere göre kesinlikle yasaktır. lakin yıllık 2-3 rem ortalamasıyla çalışıyorlar. orada çalışmak her babayiğidin harcı olmasa gerek. nükleer santrallerin 80 km civarına kadar alanda oturanların santral yüzünden günlük 1,5 milirem radyasyon aldığı iddia edilmektedr. karşıt olarak nükleer santral işletmecileri nükleer santralin yarattığı farkın 0.094 milirem olduğunu iddia eder. her iki halde de nükleer santralin çevreye etkisi nrc'nin belirlediği 25 milirem/gün limitinin hayli altındadır.