tamamen saçma bulduğum bir durumdur bu, dinin kişinin kendi seçimlerine dayanan bir olgu olduğu düşünüldüğünde doğan çocuğun nüfus cüzdanına
müslümandır,
hristiyandır,
musevidir,
şintoisttir yazmak gibi alışkanlıkları ortaya çıkartan bir gereksizlik abidesidir bu bölüm.
hristiyan da olsa,
ateist te olsa,
şamanist ya da
müslüman da olsa herkes
türkiye cumhuriyeti devleti'nin bir vatandaşıdır, nüfus cüzdanına sahiptir, insanları nüfus cüzdanlarında "sen müslümansın, sen hristiyansın bunu da buraya yazıyorum" diyerek ayırmanın manası yoktur.
(theone, 28.03.2006 04:50 ~ 04:51)
nisan 1928 yılında laikliğin kabulu ile birlikte "türkiye devletinin dini islamdır" hükmü anayasadan kaldırılmıştır.
nüfus cüzdanından islam yazısını kaldırmak için mahkemeye gidip başvurabiliyorsunuz. veya çocuklarınızın cüzdanında dini kısmını boş bıraktırabiliyorsunuz. zannettiğiniz kadar da çok zor bir olay değil... hem unutmayın "hak verilmez, alınır" eğer hakkınızı almak istiyorsanız bazı zorlukları da göze almanız gerekir. bireylerin isteklerini belirtmeyip peşinden koşmaması ve "devlet yapmıyor" demek, devletten müneccimlik beklemek gibi birşeydir.
türkiye'de yaşamış ve bir şekilde bu tür işlerle cebelleşmiş herkes devletin bazı birimlerinde kişinin gördüğü muamelenin nüfus cüzdanındaki doğum yeri, kütük gibi hanelere göre değişkenlik gösterdiğini tecrübe etmiştir. bu hanelerden biri de şüphesiz din hanesidir. (aksini iddia eden oraya şamanizm yazdırıp kontrollü deneyler yapabilir.)
din hanesinin nüfus cüzdanlarında yer işgal etmesinin tek pratik yararı olarak yaban ellerde veya bizzat türkiye'de öldükten sonra defin işlemlerinin hangi usule göre yapılacağını anlamak gösterilebilir. bununla beraber sırf bu ufak pratik yarardan ötürü insanların kişisel inançlarına göre adeta fişlenmesi abesle iştigaldir. eğer bu hanenin sebebi defin durumlarıysa yaşarken lazım olacak kan grubu hanesini doldurmayıp ölünce gerekecek bir haneyi koşa koşa doldurmak bir şeylerin çarpık olduğunu ifade eder.
türkiye gibi demokrasisi oldukça şüphe götürür bir ülkede kişiler mahkeme gibi oldukça zahmetli yollara girerek bu haneyi boş bırakabilir, şükürler olsun ki bu fırsat var. bununla beraber bu işlemden sonra kimi resmi işlemlerini yürütürken nasıl bir muameleyle karşılaşacağını ben tahmin edebiliyorum, isterim ki herkes tahmin etsin.
sonuç olarak bu konuda tek çözüm diğer tüm "sadece kişinin karar verebileceği bilgi" içeren hanelerin resmi kimliklerden kaldırılması ve insanları doğarken zorla müslüman-hıristiyan-budist diye nitelendirmeyip eğer ki nitelendirmelerinden memnun değillerse ikinci bir uğraşa sokmamaktır.
zaten eğer her şeyin formal olarak ilerlediği ütopik bir türkiye'de yaşasaydık bunca laf kalabalığını etmez, gider efendi gibi mevzubahis haneyi sildirirdim. diğerleri de varsın nasıl gömüleceklerini megafonla anons etsinler, tabelaya yazıp boyunlarına assınlar.
nüfus cüzdanında gereksiz bir imla daha.ne faydası var bunun bilinmez.gerçi burası türkiye,biraz fazla duyarlı olduğumuz için başka manalara çekilebilir.bunu ortaya atacak bir kişide çıkmayabilir.bu din konusu zaten bu ülkede bazıları tarafından fazla abartılıyor değişik biçimlere bürünüp ortaya çıkılıp ahkam kesiliyor.
kan grubu hanesi niye gitti dersiniz?yok neymiş bazıları kan nakilleri yapabilir insanlar zarar görebilir diye.peki bu din,meshep farklılığı bir tehdit yaratmıyor mu?belki karşındaki insan yobazdır falan filan..bunları artık kaldırmamız aşmamız gerekiyor,insan insandır yaratandan ötürü.
problem aslında din hanesi bölümünün varlığından çok daha siz doğduğunuz gibi o hanenin doldurulması.kişisel tercihinizi yapmadan sadece aileniz o din mensubu diye hoop aynı din yazılır hanenize. din hanesinin doldurulması için reşit olma yaşı beklenmelidir.
(troke, 28.03.2006 12:47 ~ 01.04.2007 16:10)
şimdi günümüzdeki dinin manupule edilmiş halinden bağımsız olarak düşünelim:
din nedir? insanın kendisini yarattığına inandığı/kendisinden üstün olan bir varlığa "inanması".
öncelikle inanmak !
yani bir nevi insanın düşüncesidir, inancıdır, kendi beyninde olup biten birşeydir.
bu tanımlamadan yola çıkarak dine yakın birşey bulalım : mesela politik görüş. o da sizin memleket için daha iyi olacağını düşündüğünüz birşeydir, görüşünüzdür, sizin "inandığınız" şeydir .
bu iki olayda da ibadet edersiniz ya da mesela solcu hareketlere katılırsınız o sizin bileceğiniz bir iş.
nüfus cüzdanınızda solcu sağcı , sosyalist, aşırı sağcı, demokrat vs yazdığını düşünebiliyor musunuz?
bir vatandaş olarak politik görüşünüze göre sınıflandırıldığınızı bir hayal edin. devlet dairesinde :"hey sen solcu sıranın sonuna geç, demokrat sen gel bakalım buraya"
benim dinim sadece ve sadece beni ilgilendirir. devleti sadece xy nin müslüman olduğu değil anonim olarak z mahallesinde kaç müslüman olduğu ilgilendirir ibadet imkanlarını yaratması açısından.
insanları dinlerine göre sınıflandırmak çok öncelerde kalmış bir şeydir. günümüzün dünnyasında din sınıflandırma aracı olmaktan yavaş yavaş uzaklaşmakta sadece kişiyle inandığı varlık arasında kalmaktadır, ki semavi dinler de böyle buyurmuştur.
kafakağıdını dolduran nüfus memurunun kafasında default değeri olan tek alandır.
çok ünlü bir şehir efsanesine göre ingiltere'de sayıları 1500'ü bulan bir güruhun nüfus cüzdanını kıvamındaki hedesinde bu din hanesinde "
the force" yazıyormuş..
(zeus, 28.03.2006 15:08 ~ 30.03.2006 18:21)
öncelikle (bkz:
ön yargı) ve;
sebebi her ne olursa olsun, bir kişinin gizlilik hakkı olduğuna göre; oraya buraya göstermek zorunda kaldığı bir cismin üstünde kendiyle ilgili sadece kendine özel bilgilerin mecburi tutularak orada yazılması saçmadır. belli bazı durumlarda doğum tarihi gerekebilir. isim, resim, kimlik numarası, doğum tarihi ve bir de nüfus dairesinin envanter bilgileri (cilt, kütük..) dışında gerisi isteğe bağlı olarak kaldırılmalıdır.
hatta yerine göre iki kimlik çıkartılıp birinde şu anki mevcut bilgiler bulunurken, diğerinde (yani başka insanlara göstermesi gereken hallerde kullanacağı) sadece isim, resim, kimlik numarası ve belki doğum tarihi bulunmalıdır. bu kartta doğum yeri ve arka sayfa bütünen kalkmış olmalı. öbürünü ise evinde tutsun. polis, asker işlerinde kullanılsın sadece. (mesela)
sorun nüfus cüzdanında diildir aslında, her insanda default olarak bulunan önyargılı ve xenofobik dürtülerdedir. bir insanın sizin hakkınızda çeşitli hoş olmayan dışlayıcı çıkarımlar yapması için nüfus cüzdanınızı görmesine veya dininizi bilmesine gerek yoktur. örneklemek gerekirse:
takriben bir sene önce arkadaşımla sinemaya gitmiştik leventte. çıkışta abisinden çantasını alması gerekiyordu, fakat abisinin işi vardı ve filmin bitişini bekleyemezdi o yüzden çantasını sinemanın güvenliğine bırakıp gitmişti. çıkışta arkadaşım güvenlik elemanına gitti, "bana bir çanta bırakılmış olucaktı" dedi. güvenlik de doğal olarak "isminiz nedir" diye sordu, çantayı doğru insana verdiğinden emin olmak için. arkadaşım "selen" dedi ve güvenlikten çantayı aldı. ne var bunda diyeceksiniz, arkadaşımın adı aslında sandra.
birkaç ay önce sandrayla nişantaşındaki starbucksa girmiştik. bilmeyenler için, siparişi verdikten sonra kahveyi hazırladıklarında isminizi çığırıyorlar
*, siz de gidip alıyorsunuz. üst paragraftaki olayı hatırladığımdan merak ettim, acaba gerçek adını mı söyliycek yoksa değiştiricek mi diye. sandra dedi, doğal olarak kasiyer anlayamadı, tekrar etti adını. başka müşteriler de var tabi orda, eleman sandra hanım diyince ortamdaki insanların çoğu dikkat kesildi ve kahveyi kim alıcak diye görmek için gözlerini o tarafa yönelttiler. tabi mekan nişantaşında olunca ve insanların çoğunluğu elitlikleriyle övünen kitleye dahil olunca farklı olana meraklarını belli etmemeye, garipsenecek bir durum yokmuş gibi davranmaya çalıştılar. sandra bakışlara aldırmamaya çalışarak aldı kahvesini.
benzer olayları "farklı" adları olan diğer musevi tanıdıklarım da yaşıyor. ayrıca türkiyede yasak isimler diye yüz kızartıcı bir uygulama var, özellikle kürt çağrışımı yapan berfin, baran gibi isimleri bazı nüfus müdürlüklerinde çocuğunuzun yasal adı olarak kayıt ettirmenizi tc kanunları engelliyor.
ne kadar eğitimli, ne kadar hoşgörülü, ne kadar aile terbiyesi almış olursa olsun istisnasız herkeste belli bir düzeyde önyargı vardır. hüviyete dinin yazılması belki art niyetli bir uygulama değildir, insanları çok rahatsız ediyorsa ilerde temelli kalkabilir de, fakat toplumun omurilik soğanında yer etmiş xenofobik refleksleri söküp atmak imkansıza yakındır. neyse ki türkiyede bu tip ayrımcılık vakaları nispeten azdır/önemsizdir. abd gibi kozmopolit ülkelerde ise ne boyutlara vardığını anlamak için 78nci akademi ödül töreninde en iyi film oscarını alan eseri
* izlemenizi tavsiye ederim.
nüfus cüzdanındaki bilgilerin hepsi sizin günlük hayatınızda yaptığınız işlemlerde (kredi kartı alma,bankacılık işlemleri,öss benzeri sınavlara girerken,askerlik,sosyal hizmetlerden yararlanma,evlilik,kan alıp-verme v.s),
reşit olduğunuzu kanıtlamanız gereken durumlarda işe yarar.biri hariç. "dini" kısmındaki bilgi size hiç sorulmaz. bunun nedeni de devlet dairelerinde yaptığınız işlerde "laik devlet" unsurundan dolayı "dini" kısmı sorulmaz. hayatınız boyunca da nüfuz cüzdanınızdaki bu bilgiyi evrak doldurmanız gereken işlerde kullanmazsınız. hayatınız sona erdikten sonra da "islami esaslar"dan farklı bir şekilde defnedilcekseniz bunu ya vasiyetinizde belirtirsiniz ya da sözlü olarak yakın çevrenize söylersiniz. böyle bir talebiniz olmamışsa da nüfus cüzdanına göre defnedilmek yerine ailenizin istediği şekilde defnedilmeniz daha uygundur.
sonuç olarak bu bilginin nüfus cüzdanında yer alması isteğe bağlı bırakılması gereken bir unsurdur. diğer türlü insanları inançları doğrultusunda sınıflandırmış oluyorsunuz. kimlik, insanın kişisel bilgilerin yazılı bir ifadesi olduğuna göre, bu kısmın kişilerin adına doldurulması da ifade özgürlüğüne aykırı bir durum oluşturuyor. aslında ben bu durumu tanıdık buluyorum. daha doğarken "hukuken" tüm kaideleri biliyor kabul ediliyorsun!!! pekala dini açıdan da aynı durum söz konusu olabilir!!!
(tonguç, 28.03.2006 16:31 ~ 16:32)
kan grubu gibi önemli bi bölüm boş kalırken doldurulması gerçekten de gereksiz bölümdür, ki sosyokültürel düzey ileri bi seviyeye getirilemediği takdirde bu hane gereksiz ayrımcılıklara sebep olmaya devam edecektir.
t.c. devletinin komik olarak nitelendirilebilecek bir çok uygulamasından sadece biridir.
% 99'u olmasa da vatandaşlarının çoğu müslüman olan ülkemizde, 'islam' dinini kabul edenler için sorun yaratmayan, kabul etmeyenlerin bir kısmının hırs yapıp değiştirdiği, bir kısmının da pek de ciddiye alıp bunu yapabilen bir devletle yüz göz olmak istemediği görüntü. günümüzde o kadar değil belki ama en azından 5 sene öncesine kadar bile üç büyük din dışında bir inanca sahip olduğunu söyleyemeyen insanların içlerinde de bir rahatsızlıktır. gereksizliğinin farkında olunmasına rağmen hala kaldırılmayan bu kutucuk, islamiyetin bu ülke insanları üzerindeki ironik yansıması ve evrensel ölçekte düşünmeye hazır olmayan bir ülkede pek de şaşılmayan bir durumdur.
doğar doğmaz dinimizi bize sormadan kendi seçen devletin nacizane uygulaması. hayır sorsalar kaş göz işaretleriyle kabul ettiğimi belli ederdim ben, insan bi sorar ama yani.
devletin hizmet götürebilmek için yaptığı bir uygulamadır. nufus cüzdanlarındaki dini ibarelerle o kesimde ne kadar o dine mensup insan yaşadığını tespit edip , onların dini yaşantılarına devam edebilmeleri için gerekli olan çalışmaları yapar. böylelikle devlet müslaman bir kesimin yaşadığı hristiyanların olmadığı bir yerde gidip kilise yaptırmıyor veya tam tersini. sonuçta bu gibi çalışmalar için belirli bir çoğunluğun olması gerekiyor ve bu çoğunluluğun öğrenebilinmesi içinde devletin insanların dinlerini bilmesi gereklidir.
resmi durumlar dışında kimse kimseyle "ver hele şu nüfus cüzdanını da bi bakalım" şeklinde bir muhabbete giremeyeceği için insanlar arasında ayrıma sebep olması pek de kolay olmayan durum. resmi işlerde de ayrım yapacak nitelikte olanlar zaten kişinin din hanesinde yazana göre değil çember sakallı, kısa bıyıklı ya da başörtülü olup olmamasına göre bu ayrımı yaptıkları için, gene pek bir etkisi yoktur.
eğer "resmi dini olmayan bir devlette yeri var mıdır" diye sorulacak olursa, insanların önemli bölümü birbirine dini inanışından bağımsız olarak insan gibi davranmaya başlayacak kadar eğitimli olana dek bir nevi kendini ifade özgürlüğü ile rahatla(t)ma aracı olarak varlığını sürdürmesinin faydalı olabileceği söylenebilir.
kimse mandallamadığı için yazanı daha doğrusu orada yazan kimseyi ilgilendirmeyecek bir şey olduğu için çok önemsenmiyor.kaldırılsa hiçbirşey kaybetmeyiz hatta gereksiz bir bölüm...
insanların olası bir kaza veya felaketten sonra bir yakının bulunamaması halinde defin olayı için işe yarayabilir mesela.bir insanın nereli ne zaman doğmuş gibi bilgilerini içeren bir kağıtta dininin yazması kötü birşey değildir.
yalnız 15 yaşında resim eklenirken (15 diye hatırlıyorum yanlışsa düzeltin) bu ibarenin doldurulması daha doğru olur.çünkü dinini insan seçer ailesi veya devlet değil.
üstünde durulmasının kimseye faydasının dokunmayacağı, sadece zaman kaybı olduğu konudur... medeni duruma "
bekar" yazmak yerine "
bakire" yazılabildiği, kukunuzun faaliyetlerine bile siz doğarken asla ve asla görmeyeceğiniz, tanımayacağınız birilerinin karar verebildiği, erkeklerle aranızdaki sosyal farklılıkların fütursuzca tokat gibi yüzünüze çarpıldığı bir düzende varsın din hanesi bulunsun, varsın islam yazsın, varsın budizm yazsın...
acaba satanist veya paganist yada belkide kendi uydurduğum din yazılabilirmi diye merak ettiğim varlığı son derece gereksiz hane
nüfus cüzdanımda bana dinimi söyleyen haneyi dolduranları bugün bir cenazede gördüm...
bir yakınımın vefatı nedeniyle "ölü evi"ne gitmiş,sevdiğimiz bu insan yolculanırken son kez yanında bulunmak istemiştim.mevta yıkandıktan sonra,sıra cenaze törenine yani defin işlemlerine gelmişti.mezarlığa gideceğimi söyledim,hemen arkadan birtakım "dini bütün" teyzeler homur homur homurdanmaya başladılar."aman başörtünü takmayı unutma","kıza bir başörtüsü verin"...öylesine bir ortamda elbette bu insanlarla tartışmaya girmeyecektim,boynuma bir örtü doladım ve mezarlığa gittik.mezarlıkta bu kez,hocanın ters bakışlarıyla çarpıştım."neden başını örtmüyorsun" ,"ve senin bu cenazede ne işin var " cümlelerini kuran bakışlar.oradaydım,çünkü,sevdiğim insanın bedeni toprağa karışırken orada bulunmak istedim.dinimle değil,yüreğimle.hatıralar ve sevgimle.
hala bir yandan "dinde zorlama yoktur" diyip bir yandan zorlayanları,kınayanları anlamaya çalışıyorum...günahsa benim günahım,ayıpsa benim ayıbım.inanışlarına,ibadetlerine saygı duyduğumuz insanların, kendilerinden farklı düşünenlere saygı duymaması çok incitici...
cemaat değil,birey olarak bulunduğum bir cenaze töreninde dahi bir hoşgörüsüzlük..."dini bütünlere" selam ederim...
12 eylul 1980 darbesi' nden sonra
1982 anayasası' na bir yasayla konulmuştur. insanları dinlerine göre ayıran anti demokratik bir hanedir. zaten dinini seçme özgürlüğün bile yoktur. doğar doğmaz anne-babanın dini neyse onu alırsın. istesen de istemesen de kabul etmek zorundasın. biran önce kaldırılmalıdır.
nüfus cüzdanımda devletin ve kurumların ve görevlilerin beni tanımasına yarayan tüm bilgilerin olmasını anlıyor ve doğal karşılıyorum da.....insanların değişik inançları ve görüşleri yüzünden her gün baskı ve hoşgörüsüzlük mağduru olduğu türkiye de halen insanların sizin hakkınızda /kendilerinde nereden bulduklarını anlamadığım bir hakla!) yorum yapmalarına malzeme sağlayacak bu utanç hanesinin hala herkese ibraz ettiğimiz resmi bir kağıtta olmasını anlamıyorum.
hem bu insanlar değil mi ' ibadet tanrı ile kulu arasındadır, kimse bu ilişkiye karışamaz" diyenler? o zaman nereden geliyor bunu önüne gelene göstermekten gelen haz?
varın siz anlayın gerisini...
kimlik bilgilerimde bulunan bir yanlışı resmi makamlara bildirmediğim için beni kanunlarımıza göre suçlu duruma düşüren olaydır.
gereksizdir, hatta öyle ki amerika'daki insanların bir kısmı bu haneye jedı yazdırmayı uygun görmüştür. ha jedi, ha müslüman, ha budist, ha dinsiz.. ne farkeder vatandaşın değil mi? allah allah...
(nuage, 08.04.2007 16:02)