1. genelde koluna kırmızı kolluk takılarak icra edilen faliyettir. bir günlüğünede olsa toplumdan ayrılıp başka bişi olmuşsundur kolunda kırmızı kolluk varya sanki ss subayısın.
  2. her kızın akşama kadar en fazla 10 sayfasını okuyabileceği bir roman ya da şiir kitabı ile,her erkeğin de akşama kadar en fazla 10 kişiye gösterebileceği bir cd çalar ile geldiği günler de,tadından yenmeyen durum.

    müdür yardımcısı zırt bırt zile basar,yok çay,yok su derken akşama kadar kantinde ki her kalem maldan en az bir adet sipariş ettirir.onu bunu size çağırttırır.diafon muamelesi görürsünüz.
    kimi zaman dalganlığa gelir ya da coğrafya hocasına national geographic almaya falan gitmişsinizdir.zile basar,duymaz ya da duyamazsınız,herif siz gelene kadar geçen her saniye biraz daha sinirlenerek beklemeye başlar,gidince bir de onla uğraşırsınız...
    şöyle de bir işlevi vardır ki nöbetçi öğrencinin,tarafımdan iğrenç bir anı ile hatırlanmaktadır.

    bazen bir kağıt verir,git 11c'ye candemir kaldıran'ı buraya yolla der,altına da candemir'i dersten kaçırdığım sanılmasın diye kendi mührünü basar,imza atar.
    en zevkli yeri burasıdır.sınıfa gidersin,sınıfta çoktandır gözüne kestirdiğin bir kız vardır,sırf kesmeye girersin sınıfa,kağıdı hiç bir şey söylemden hocaya uzatır,o okumasını bitirene kadar ahaliyi analiz edersin,ama ilginç bişi vardır,kız sınıfta değildir.ne olduğunu anlayamadan hoca dan vurucu cümle gelir;
    -kim bu candemir kaldıran ?(sınıfta ses seda yok),birisi ordan cevap verir;
    +hocam 11c'de bir candemir var ama,onu soruyo heralde arkadaş..(ananı sikyim,bura nere lan ?)

    sınıftan bordo kravatı bile solgun bırakacak,bordomsu bir kırmızılıkta çıkarken bakarsın ki sınıf 11d'dir.
    ve yine 11d'nin oylamaya açtığı bir anket sonucu lise yıllığına,yılın salağı olarak geçersin.gülümseme maksatlı ağzımı ayıracam derken,tek göz de vesikalık resmin gazabına uğramıştır.rezil kere rezil bir durum.
    çok değil bir ay sonra mahali bir gazete,lisemizin mezuniyet törenininden karelerin ve bir kaç röportajın yanına,yıllıktan da bir kaç enstantane koymuştur.nihayet gazeteye de çıkarsın...
    (bkz: yapılmış en aptalca dalgınlık)
  3. okulda en heyacan verici olaylardan birisiydi. aylar öncesinden nöbet zamanı beklenirdi. o gün derslere girmemek, sınıftaki tüm arkadaşlara ''hehe ne yaptınız lem derste?'' sorusunu sormak, öğretmenlerin ''evladım şunu getir bunu getir'' demesi, gelen velilerin okulu bilmediğinde ''müdür'ün odası nerde?'' sorusuna çok bilmiş bir tavırla ''şurda sağda'' demek vb. öğrencilikte insanın kendini özel hissettiği anlardan birisiydi.
  4. okulun açıldığı ilk haftalarda olunca insanı can sıkıntısından öldüren durumdur. insanın kişisel gelişiminede katkı sağlayabilir. yazar, çizer olabilirsin. en eğlencelisi kapıda nöbetçi olmaktır. kim gelmiş kim gitmiş, hangi öğrencinin velisi çağrılmış, gibi son dakika haberlerini öğrenebilirsiniz. müdür, müdür yrd. katında olmak dedikoduların sayısını 2 ye katlar ama iş yükü çoktur.
  5. elektrikler kesildiğinde teneffüs vaktini, elindeki çanı çalarak koridorlarda dolaşmak suretiyle bildirmek zorunda kalmaktır.(başıma gelmiştir, yer ümr. end. mes. lisesi)