|
|
- çok muz yiyenin ikizi olur
- muz yersen statik sınawına girmene gerek kalmaz.
- muz yiyeni dokuz köyden kovarlar
- çok muz yiyen muz orta yapar.
- (bkz: muz çorap)
- (bkz: üzüntü ve muz kabuğu)
- en fazla içinde varsa protein vitamin alırsın ne efsanesi. ahmet vardarlaşmamak lazım.
- (bkz: banana joe)
- muhtemelen hiç bir tıbbi gerçekliği olmamasına rağmen bazı insanlar muzun ucunun ve dip kısmının hastalık yaptığını düşünmektedir. dolayısıyla bu insanlar muzun ucunu ve dibini yemezler. bir de bunu söyleyen insanların kesin bir tanıdığının tanıdğı muzun uç kısımlarını yediği için hastalanmıştır.
- hamam böceği afrika'dan türkiye'ye bir muzla gelmiştir.
(bkz: arena)
- muz yenir.
(bkz: muz/%yenir)
- çok muz yersen çocuğun maymun olur
- çok büyük bir muz varmış. zamanında.
- anamur'da anlatılan efsane olmasa da ilginç bir hikayedir. dedem ne zaman bana birşey anlatırken "tamam dede ordan sonrasını biliyorum" desem bu hikayeyi anlatırdı bana.
bir zamanlar uzak köylerden bir misafir gelmiş anamur'a. hoş beş ettikten sonra* adama muz ikram etmişler. aradan uzun süre geçmesine rağmen adam muza elini dahi sürmemiş. ev sahibi kişi durumdan hoşnut olmayarak "eğer muzu sevmediysen başka birşey(portakaldır, çilektir vs. artık mevsimine göre... hangi mevsim şimdi sıkmayayım) getirelim" demiş. adam da "yok" demiş. "sevmemekle alakalı değil" demiş. biraz da utanarak daha önce hiç muz yemediğini ve nasıl yenileceğini doprusu bilmediğini ilave etmiş ve boynunu bükmüş. bu duruma ev sahibi hayli şaşırsa da misafiri utandırmamak adına şaşkınlığı gizlemek için elinden geleni yapmış. daha sonra başlamış tarif etmeye. "şimdi muz böyle tutulur. burasından (baş ucu) böyle soyarsın" diyerek muzun kabuğunun nasıl soyulduğunu göstermiş. ardından da tam "böyle de ağza a..." diyecekken misafir heyecanlanmış ve hemen ev sahibinin elinden muzu kapmış. ve "oradan sonrasını biliyorum" demiş.
|