sırf mutsuzluk uğruna, dün gece hiç tanımadığı bir erkeğe kimseye benzemediği için selam vermesi muhtemel olan kadındır.
mutsuz olmak için çabalamıyordur bence, mutlu olmaya kendini kandırmaya hali kalmamıştır sadece.
en çok ben mutsuzum, diye yarışa giren kadınlar olabilirler. tam da bu yerde.
maldırlar. dikkat ederseniz kısa ve öz ayrım yapmadan. kesin birşey varsa oda , bu
hayat mutsuz olmak için çok kısadır.
erkeklerle yarışan kadındır.
başka açıdan : erkekleri yarıştıran kadının tersidir.
başka birini arayıp "aaaa biliyor musun? benim kocam deli, akıl hastası. şimdi deliler koğuşunda yatıyor." deyip, sonra tekrar arayıp "biliyor musun? ben asker karısıyım, bir savaş çıksa benim kocamı göreve çağıracaklar. ben asker eşine yaraşır davranmak zorundayım." gibi bir cümle sarf edebilecek bir kadın olabilir. başlığı görünce çağrışım yaptı sadece böyle bir olay. eh, ne yapabiliriz ki? serbest çağrışım diye bir şey var değil mi? var, evet var efenim.. ha bir de ben aramaya inananıyorum falan falan..
mutsuz olmak için elinden geleni yapan kadındır, dengesizdir ve evet istisnasız maldır.
bunun bir uzun vadelisi vardır, hep öyledir, ne yapsındır, gider mutfakta herkes içerdeyken bulaşık yıkar ağlayarak falan.
bir de kısa vadelisi vardır, "lan olm ne oluyor bu hayatta? gidip kafamı dağıtsam mı yoksa yorganı çekip uyusam mı?" kararsızlığı yaşayandan ibarettir. uyanınca geçer gider.
mutsuz olmaya alışmış kadındır. eline gelen mutluluğu da tutamaz avuçlarında. eline yüzüne bulaştırır.. aslında mutsuz olmak için çabalamaz, hayatını normale döndürmeye çalışır. mutsuz olmaya alışıktır çünkü, mutluluk çok fazla gelir bunlara; yorar.. belki de mutsuzken daha mutludurlar. kadın işte anlayamazsın ki.
(bkz:
ne dedim lan ben)
kendini sürekli yanlış ifade ediyor olması muhtemeldir. sadece nasıl doğru ifade edeceğini keşfedememiştir belki.
asıl istediği mutsuz olmak değildir, mutlu olmayı ister ama farkında olmadan; kendi yaptıkları yüzünden mutsuz olur. önce etrafı suçlar sonra farkeder ki sorun kendisindedir mutsuzluğunun sebebi başkalarından kaynaklanmamaktadır.
işte o zaman artık kendisini sevmeyi bırakır. kendisini sevmeyen insanın da mutlu olma ihtimali yoktur bence.
türkiye de yaşıyorsa pek de çabalamasına gerek olmayan kadın
duygularına yol vermeyen kadındır.onları kapatıp üstüne mühür vurandır.
mutlu olmak mı istiyorsun?ver gitsin.yol ver yani.
siz ne anladınız ki?
hayatını, yakın arkadaşı gibi görünüp kendine en büyük rakibi olarak kondurduğu bir kızı kıskanarak, attığı her adıma kendini endeksleyerek yaşayan, kendine has özel olma hissini kaybeden kadın olarak tanımlanabilir... bu şekilde o kadın jessica alba klonu olsa dahi yapayalnız kalır ve kendine anlam veremez, halbuki anlamını yitireli çok olmuştur zaten, yazık olmuştur...