mutluluk unutmaktır 

adana çık aradan

  1. bazen yaraya merhem bazen uzun bir sarhoşluk hali..bir an için sadece bir an için unutmak,acının boşalma anı... belki de lekesiz bir zihnin sonsuz ışıması...
    (tutkuyakar, 13.02.2005 00:37 ~ 21.02.2005 19:44)
  2. eğer hiç bir şey hatırlamıyorsanız, hiç bişi hissedemezsiniz. hiç bir hissetmemek de size ancak tuhaf bi mutluluk sağlayabilir.

    (bkz: cehalet mutluluktur)
    (napoleon, 13.02.2005 01:40 ~ 02:33)
  3. unutmayı başarabilmektir.
    (yalnızlık senfonisi, 13.02.2005 01:54)
  4. (bkz: eski sevgiliyi unutmak)
    (traşköpüğü, 13.02.2005 01:54)
  5. (bkz: ignorance is bliss)
    (bkz: )
    (kornish, 13.02.2005 02:24 ~ 02:24)
  6. (bkz: mutluluk unutmak değildir)
    (new mohican is walk on water, 16.02.2005 11:34)
  7. joel: i don't see anything i don't like about you.
    clementine: but you will! but you will, and i'll get bored with you and feel trapped, because that's what happens with me.
    joel: okay.
    clementine: okay.
    joel: okay.
    (tutkuyakar, 16.02.2005 13:37 ~ 13:38)
  8. hüzün veren şeyleri unutursanız insanlara daha farklı yaklaşabilirsiniz ve güzel anları geçmişin kötü bölümleriyle kirletmezsiniz ama hiç kolay değildir
    (sorunsal, 26.05.2006 10:59 ~ 10:59)
  9. "how happy is the blameless vestal's lot
    the world forgetting, by the world forgot.
    eternal sunshine of the spotless mind!"
    (culdesac, 26.05.2006 11:08)
  10. bunun ileri safhalarında insan kendi hafızasına işkence yapar duruma gelir, yaşanmış zamanları kafasından silmek için. öyle ki bu çaba da tahmin edilemez büyüklükte gediklere, kopukluklara sebep olur. üstelik tamamen de silinmez hiç bir şey. kafanız iyice karışır.
    (culdesac, 26.05.2006 11:11)
  11. (bkz: lethe)
    (noctis, 06.06.2006 01:32)
  12. ilginç bir önermedir. a=b ise b=a denilebilir mantıkta ama bu önermede tersine çevirmek eşitliği bozuyor gibi görünüyor bana. sanıyorum gramatik olarak kelimlerin birinin isim birinin fiil olmasından kaynaklanıyor bu gariplik.

    neyse, geleyim başlığa, hafıza-i beşer nisyanla malüldür (insan hafızasında unutkanlık kusuru vardır) şeklindeki meşhur sözü de hatırda tutarak önce şu tespiti yapmak lazımdır: herkes birşeyleri unutabilir. burada üzerinde durulmasıa gereken nokta neyin unutulması mutluluk yaratır. misal işiyle ilgili yapması gereken şeyleri yapmayı unutmanın mutluluk üretici bir eylem olmadığı aşikardır. işle ilgili unutkanlık sonucu ortaya çıkan üzüntü ise unutulabildiği ölçüde mutluluk üretici bir eylem olabilir. burada dikkat edilmesi gereken şey hatalardan ders almaktır ki eğer tam bir unutkanlık sözkonusuysa hatalardan ders alınmaz ve bu durumda unutkanlık kesin olarak sakat/yarım bir mutluluk yaratır.

    gelelim başka bir anlamdaki unutmaya. başkalarının bizi üzen/inciten hatalarını unutmak da mutluluk üretici bir eylemdir. burada daha ziyade gözardı etme (ingilizcesi ignore) şeklindeki bir unutkanlık olsa gerektir. ama gerçek anlamda bir gözardı etme olmalıdır bu. bu bakımdan yunus emre'ye kulak vermek gerekirse;

    adımız miskindir bizim
    düşmanımız kindir bizim
    biz kimseye kin tutmayız
    kamu alem birdir bize

    yunus emre'nin bu dizeleri bir parça bu konuda rehberlik edebilir diye düşünüyorum.

    mutlulukla ilgili olarak akılda tutulması ve kesinlikle unutulmaması gereken (başlıkla çelişkili de olsa) bir diğer nokta da mutluluğun ulaşılacak bir nokta değil bir yolculuk olduğudur.

    konuyu unutkanlıkla ilgili bir fıkrayla bağlayayım. üç kafadar oturmuş konuşuyorlarmış. her ilk ikisi gittikçe unutkan olmaya başladıklarını söyleyince üçüncü "şeytan kulağına kurşlun benim hafızam daha yerinde" diyerek masaya üç kere vurmuş. (burada tak tak tak ses efekti var haliyle) sonra da dönüp "kim o?" diye seslenmiş.
    (neyapmali neetmeli, 06.06.2006 21:10 ~ 22:41)
  13. anıların insanın hafızasında geçici bir yer teşkil etmesi bir açıdan bir ödüldür insana, zira çok sevdiğiniz birini ilelebet kaybettiğinizde, onun bir daha asla geri gelmeyeceği ve yanınızda olamayacağı fikrine, onunla ilgili anıların(her ne kadar saklamak için insan bazen insanüstü bir çaba gösterse de) silikleşmesi ve kaybolması ile alışılabilir ancak. yoksa ne anneler çocuklarının, ne çocuklar ebeveynlerinin, ne de sevgililer birbirlerinin yokluğuna dayanamazdı. unutuldukça acı hafifler, acı hafifledikçe de insanlar mutlu olmaya başlarlar.
    (atalantavanessa, 25.04.2007 17:09)
  14. marx'in da dediği gibi; "geçmiş genç kuşakların omuzlarında taşınması zor bir ağırlık oluşturuyor". geçmiş, yaşanılanlar, alışkanlıklar, olagelişler; kolaylıktan, mutluluktan ziyade; zorluklar, üzüntüler, gereksiz sorunlar yaratıyor çoğu zaman. her an geçmişi, geçmişten gelenleri bugünün içine akıtmak ve bugünün içinde yeniden diriltmek eğilimideyiz. gelenekselcilik, tutuculuk, biraz da bencillik, yitirdiklerimizden kopamayış, hatıralara gömülmemiz hep bu geçmişte olan ve aslında geçmişte kalması gereken şeyleri yeniden düşünmemize, hissetmemize çoğu zaman da yeniden hüzünlere boğulmamıza sebep oluyor.
    belki bunun nedeni; geçmişin yaşanmışlığının belirliliği, kesinliği karşısında geleceğin belirsizliği, korkusudur. belki de geçmişteki o güzel günleri yitirince düşülen yalnızlık, boşluk geleceğin olası güzel günlerinden bile soğutuyor bizi. birçok nedeni olabilir, bilmiyorum.. fakat şurası gerçek ki olanları, ölenleri, yitenleri, gidenleri, yaşananları, yaşanamayanları aynen geçtikleri gibi geçmişte bırakmak gerek. fakat yapamıyoruz bir türlü.. hep bugüne taşıyoruz dünleri.. unutmaya direnmeyi en büyük meziyetlerimizden sanarken, ileriye gitmek yerine geçmişte takılıp kalıyoruz.
    aslında elif şafak, mahrem adlı kitabında ne güzel özetlemiştir bu durumu şu sözlerle:
    "geçmiş, geçip gitmez. hiçbir yere gitmez.
    geçmiş hep bugünün içine akar.
    zaten bu yüzden, unutmak bu kadar önemli... "

    bu yüzden unutmak bu kadar önemli
    bu yüzden mutluluk unutmaktır...
    (tanrim ben nerdeyim, 11.05.2007 22:22 ~ 22:46)
  15. artık gerçekleşmeyeceğine inandığı düşleriyle mutlu olamayacağını anlayan bir insanın,hayalinde çizdiği düşlerini tamamiyle unutmak istemesi ve düşleri olmadan mutlu olacağına inanması sonucu söyleyebileceği bir söz öbeği.
    (aller anfang ist schwer, 09.04.2008 19:38 ~ 10.04.2008 00:26)