görseller
mutlu tönbekici 
  
belki ilginizi çeker
  1. · tuğçe baran
  2. · müjde nişanyan
  3. · bana faydası olmayan kilisenin papazını sikeyim
  4. · her izmirli kız güzel değildir
  5. · tömbeki
  6. · bu devirde kuran okunur mu
  7. · orduevi
  8. · timuçin esen
  9. · itü sözlük için ne dediler
  10. · itü sözlük
gündem
  1. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  2. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  3. · zongul ducks
  4. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  5. · bir kadının bilmesi gerekenler
  6. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  7. · ezel
  8. · bask
  9. · gayret et güzelim

mutlu tönbekici  

 sayfa  / 2
  1. vatan gazetesi köşe yazarlarından.
    (wondrous, 29.05.2008 11:44)
  2. (poison, 29.05.2008 11:46)
  3. yıllardır tuğçe baran'ın kimliği hakkıında tahminler yapılırken , ki ben de selahattin duman olduğundan emindim, geçtiğimiz haftalarda ayşe arman'a verdiği röportajla tuğçe baran'ın kendisi olduğunu açıklamış yazar. tuğçe baran'ın köşesinde kendi adıyla yazmaya başladı o vakitten beri.
    (ichgeheindaskino, 29.05.2008 13:38)
  4. yıllar önce yahoo messsenger da muhabbet ederken beni "tuğçe baran" kimliği altında oyalamış kişidir. köşe yazarı olarak tuğçe baran altında kötü de olsa iyi bir sanal konuşmacıdır kendisi.
    (gone with the sin, 29.05.2008 13:46)
  5. (bkz: ex tuğçe baran)

    müjde nişanyan'ın da kardeşidir.
    (marjane und eudaimonia, 13.08.2008 14:02 ~ 14:02)
  6. (hemokudumhemyazdim, 22.08.2008 19:34)
  7. gazetesinin başyazarının eşine laf soktu önce, ardından anti feminist tavırlarıyla gerdi ortalığı. vatan'ın gereksizi..
    (karanlıkta, 22.08.2008 19:44)
  8. bugünkü yazısında araştırma konusunun en hararetli tartışmalarının itüsözlük'te döndüğünü belirten ve örnekler veren yazar, ki bence yazıları ile de tuğçe baran efsanesini cidden gömmüştür.
    (bkz: http://www9.gazetevatan.com/...)
    (stocky2001, 30.09.2008 13:16)
  9. (bkz: tömbeki)
    (igor, 30.09.2008 13:18)
  10. vatan gazetesi alma sebeplerinden biri.
    (cervuetta, 02.10.2008 15:01)
  11. yıllar önce bir arkadaşımla benim evime gelmiş yazar. 1993 yılında beyoğlu bekar sokakta'ki eve bir oyuncu arkadaş nerden tanıdığını hatırlamadığım yazarımızla gelmişti. evin oturma odasındaki çekyatın rafında çocuk kitapları sayılabilecek yayınlar vardı. kitapları benim bilgi kaynaklarım sanan genç gazeteci konuşmalarımız sırasında benden duyduğu bazı entellektüel bilgi kırıntılarına şaşırmış ve evden ayrılırken de kendi el yazısıyla mutlu tönbekici ve telefon numaralarını yazmıştı. genç okurlara hatırlatmakta yarar var o zamanlar cep telefonu yoktu. yıllarca o kareli kağıt evde fihristin içinde kaldı şu an bir kutunun içinde duruyor olabilir. ben ne zaman mutlu tönbekici yazısıyla karşılaşsam gözümün önüne düzgün bir el yazısıyla yazılmış o kağıt gelir.
    (akılfikirdükkanı, 02.10.2008 19:40)
  12. ülke meselelerine fazla uzak duran ve ülke gerçeklerini bir avrupalı gibi yorumladığını düşündüğüm sevimsiz yazar.
    (serpil barlas, 15.10.2008 14:38)
  13. milliyetteki ece temelkuranın vatandaki benzeri.

    kendisini beğenerek okuyorum gerek duruşu gerek cesareti gerek tabuları yıkmaya çalışan yazılarıyla çoğu erkek yazardan kat be kat gözü pek...
    (rafraf8, 23.12.2008 16:27)
  14. kendisinin itü sözlükte yazar olmasını diliyorum kuvvetle, içimden öyle geldi vallahi süper olur.

    çok ''sizden-bizden'' gibi yazıyor, sözlük tadında.
    (özlemce, 27.12.2008 11:29)
  15. küçük oteller kitabı nı bayağı bir kalınlaştırdığı kitabın 2008 versiyonunda fark edilebilir.
    (hammerfoot, 27.12.2008 20:06)
  16. 7 mart tarihli 'taksim'in ortasına penis heykeli öneriyorum' isimli köşe yazısının (bkz: vatan gazetesi)" onmousedown="return bkc('3195011','+%60vatan+gazetesi%60')">vatan gazetesi) herkes tarafından okunmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.. buyrun ;

    taksim'in ortasına penis heykeli öneriyorum

    bizim kekolar, koca penisli eros heykellerini görünce pek bir hoş olurlar. kıkırdarlar, kızarırlar, nereye bakacaklarını şaşırırlar, son çare deli gibi dalga geçerler. 'lan olm lan. şeye tapıyorlarmış lan.. manyak bunlar lan!' ha sen çok geliştin de, 'şeyine' tapmaktan vazgeçtin de, kalkmış eski insanlarla dalga geçiyorsun!

    sinirlendiğin zaman duyalım bakalım küfürlerini... nereye ne yaptığını duyalım önce. kimi anında neyinle cezalandırıyorsan görelim önce bir. en vazgeçemeyeceğin organ nedir sorusuna cevap ver önce. sonra karar verelim gerçekten 'neye' taptığını.

    dünya erkeklerinin yarısının gizli gizli kendi şeyine taptığını iddia ediyorum. en çok müridi olan şey: penis.

    dinler boşuna bu kadar keskin değil. ancak hadım bir erkek samimi bir inanan olabilir. eh kesemeyeceğine göre, günahla, ayıpla korkutup mümkün olduğunca küçülteceksin. yoksa çok ciddi bir rakip yani.

    ***


    topa yine sert girdim, farkındayım. ama ortalık gene leş gibi testosteron kokmaya başladı farkındaysanız.

    bir 'erkekliktir' gidiyor.

    erkekliğin erdem, erkekliğin sempati, karizma, falan filan olduğunu söyleniyor. sıkıştığı anda sevgilisini terk ediveren \endash ki o neredeyse bütün kariyerini yakmak uğruna kendisinin dibinden ayrılmamıştı- uyuşturucu soruşturmasında 'aman ismimi verme' diye korku tünellerine giren hüsnü dönekzurna erkekliğine laf edilmesine çok bozulmuş. 'ben klarnet çalarım, klarnet de erkek enstrümandır' diye demelenmiş. şakaysa komik değil, gerçekse çok komik. klarnet niye 'erkek' enstrüman olsun? ince uzun diye mi? her ince uzun şey erkek midir? solucan da mı bu kategoridedir? hadi öyle olsun diyelim niye 'erkek' oluyor?

    ve daha önemlisi: erkek olunca ne oluyor? ben sana erkek olamazsın demedim, adam olamazsın dedim diye haykırmak istiyorum. hüsnügillere. hepinize. bütün plastik delikanlılara.

    erkek eşittir nedir ben anlamış da değilim.delikanlılığın kitabını yazmaktan söz ediliyordu bir ara. öyle bir zırva vardı veya. 'delikanlığın kitabını yazacak adam' vs vs gibi.

    nedir iddia edilen delikanlılık, erkeklik açık ve net bir şekilde soruyorum.

    zira 'ben erkekim uleyn' diye ortalıkta dolaşanların hepsine bakıyorum, ne kadar kaypaklık, kalleşlik, sözünden dönme, boş alıp boş tutma, ahlaksızlık, hırsızlık, arsızlık, pişkinlik, yüzsüzlük, yalancılık, dilencilik, haraç, dolandırıcılık, ailesini terk varsa hepsi bunlarda.

    hesapça 'erkeklik' denilen ama bu hıyarların yapmak isteyip de becermedikleri ne kadar insani, yüksek şey varsa onları da ne tuhaftır ki erkeklikleriyle böbürlenmeyen adamlar yapıyor.

    eli şeyinde aile babası, fakir dostu, kötü gün arkadaşı gördün mü hiç? göremezsin.

    güya 'delikanlı' olmayan, hasta çocuğunun başında sabaha kadar nöbet tutar, güya ' delikanlı' olan ötekiyse evden çoktan tüymüş, kahve köşelerinde delikanlılık, errrkeklik nümeroları yapar. 'ben çocuuuma laf söyletmem.. keserim ulan..'

    git şeyini kes hıyar!


    freud, 'kadınlarda penis kıskançlığı' olduğun öne sürmüştü. çürütüldü falan ama türkiye'de olup kıskanmamak hakikaten mümkün değil.

    su, deri, kan ve bir takım başka dokulardan oluşan bir organdan nasıl bu kadar güç alınır bir kadın olarak anlaması güç. malum şahıs da 'ben erkek adamım, erkek adam böyle konuşur' demiş.

    küçükçük turşucuk içi dolu fıçıcık. ne kadar çok şey sığıyor içine.. vay babam vay. bütün suçu at üzerine, rahatla. aynı zamanda bütün gücünü ve meşruiyetini de ondan al, rahatla. ben değil o yaptı de, rahatla... hakikaten güzel iş...

    taksim'in ortasına cami yerine dev bir penis heykeli öneriyorum arkadaşlar. madem memleketin yarısını ona tapıyor. bari dürüst olalım.
    (the crestfallen, 08.03.2009 00:14 ~ 00:42)
  17. (defanstaki son adam, 04.06.2009 13:08)
  18. (sleeping with ghosts, 04.06.2009 13:12 ~ 13:14)
  19. son yazısında "kimse dememiş ama izmir çenesi de çenedir haa bu arada. açıldı mı kapanmaz. gir bu konulara bir araba dolusu lafı yersin anında. " demiş kişi... evet o yüzden izmir' le ilgili bu şekilde bi' yazı kaleme aldı demek ki.. (bkz: reklam kokan hareketler bunlar mayk)
    (sleeping with ghosts, 04.06.2009 13:21)
  20. izmir ile ilgili yazısının tümünde, kendisine gelen eleştirilerin her satırına cevap vereceğim diye kendini paralayan hırslı bir hasan cihat örter havası var. yani hasan cihat örter'i eleştirseniz, onun göstereceği tavır bu olur. paragraflarca, koca bir yazı boyunca izmir'e saydırayım diye bu nasıl bir hırs amanallah?

    "izmir de yazık ki anadolu kekolaşmasından çok uzun zaman önce nasibini aldı ve öyle rahat rahat öpüşmeler koklaşmalar, mini etekle çarşı içinde tek bir bakış ve tacizle karşılaşmadan yürümeler falan geçmişte kaldı. tabii ki malatya ile kıyaslandığında rahattır ama bir amsterdam da değildir. "

    menemen olayları da izmir'de yaşanmıştı ona bakarsanız gibi bir cümle kurmasını beklerdim. çok süper tespit olurdu, bunu atlamış. ikimizin bildiği izmir farklı yerler olmalı, zira ben bahsettiği manzaraları sürekli görüyorum, üstelik o izmir'in en kırsal ve şehirdışı beldelerinde dahi kızlar okula minicik etekleriyle gidiyor. ayrıca merak etmesin, o kızlar beş tacizciyle karşılaşsa o tacizcilerin analarından emdiği sütü burnundan getirecek elli insan da vardır muhakkak çevrede.

    "da bu hareketten bir bereket çıkmayalı neredeyse 60 yıl oluyor bilmem farkında mısınız? en son ciddi hareket demokrat parti’nin kurulmasıydı zira."

    neyle neyin bağlantısını kurmaya çalışıyor anlamadım. bir şehrin hareketliliği o şehirden çıkan siyasi oluşumlarla mı ölçülmekte? hareket istiyorsa, izmirli o hareketin en güzelini örneğin son yerel seçimlerde çekti. şu seçimlerden sonra sözlüklerde ve çevremde 5876564 tane insanın hepsi izmir'e yerleşme hayali kurduysa vardır bir nane.

    "ne bir izmir sanatından söz edebiliyoruz, ne bir izmir markasından, ne bir izmir tarzından. varsa yoksa gevrek, çiğdem ve güzel kızları..."

    valla izmir sanatı, ankara sanatı, yozgat sanatı falan bunlar ne demek oluyor tam bilmiyorum. izmir'in marka çıkarma konusunda sandığından başarılı olduğu ise kesin. sadece izmirli ticari markaları kastetmiyorum, izmirlilik ve izmirli yaşam tarzı bile kendi başına bir marka zira.

    "bir de bu “hoşgörü” meselesi pek “hoş” doğrusu. “neye” hoşgörüden söz ediyorlar acaba? sadece ve sadece kendilerine olabilir mi? kendimizi çok hoş görürüz biz. yani o kadar olur.."

    bu hoşgörüden kastedilen, izmir'de bütün farklı kesimlerin mitinglerinin olaysız ve medeni bir şekilde geçiyor olması kastediliyor olabilir mi mesela? taksim'de adam pataklanırken izmir'de 1 mayıs mitinginde millet halay çekiyordu, istanbul'da bir hrant dink anma yürüyüşü bile olay olurken izmir'de polisler bile sakin sakin duruyordu. "türban veya eşcinsellik konusunda izmirli hoşgörüsünden eser yok" buyurmuşlar mesela. halbuki türbanlıların da gayet rahat yaşadığı bir memleket izmir. fakat "oğlun eşcinsel" dediğin zaman tepki vermekle eşcinsellere karşı hoşgörüsüz olmanın aynı şey olmadığını birinin bu hanıma açıklaması gerek belli ki. dünyanın neresinde olursa olsun "oğlun eşcinsel" denmesi bir anne-baba için tepki verilecek bir şeydir. biri bana da oğlumun eşcinsel olduğunu söylese ben de kızarım ama sokakta öpüşen iki erkek görsem pis pis de bakmam. bakmıyorum.

    "kimse dememiş ama izmir çenesi de çenedir haa bu arada. açıldı mı kapanmaz. gir bu konulara bir araba dolusu lafı yersin anında."

    bu doğru. yarı izmirli olmak bile yetiyor bu çeneye sahip olmak için, gördüğümüz üzere.

    “izmirli olmak izmir’in bok koktuğunu görmezden gelmektir.”

    yapma yau? o körfezin birkaç yıl önceki en leş, deniz suyunun bile en balçık kıvamında olduğu alsancak'ta bile deniz kıyısında kahvaltı yapabiliyorsak (deniz kıyısında kahvaltı da başka bir ritüeldir mesela, bunu atlayıp günbatımı ritüeli olan rakıdan bahsetmiş kendisi sadece. çok ayıpladım), o suyun dibini görebiliyorsak hepimiz midesiziz demek ki, bundan bu sonuç çıkıyor. evet yüzde yüz tertemiz değil körfez ve kirli birkaç noktası var (örneğin ege ordu komutanının evinin önü hala biraz kokar), fakat birkaç sene öncesiyle aradaki farkı görmezden gelmek de az buz başarı değil. sanırsın izmirliler fanatizme kendini öyle kaptırmış ki körfezde dalıp dipten kum çıkarmaca oynuyor. teallam.

    bir araba dolusu laf etmiş bulundum kendisine ama, okuyup anlayacak kadar sakin olduğunu sanmıyorum. bu da böyle kendi çapımda bir çalışmam oldu. bu eserimde sevgiyi anlattım.
    (yenisekme, 04.06.2009 13:57 ~ 14:11)
  21. yılmaz özdilden de ayarı yemiş yazardır *
    http://www.hurriyet.com.tr/...
    (sleeping with ghosts, 07.06.2009 19:24)
  22. bugünkü [08.06.2009] yazısında izmir hakkında şu tespitleri yapmış bu hanfendi:

    "...

    izmirlinin memlekete faydası yok demedim ki sevgili yanlış anlama üstadım(yılmaz özdil'e sesleniyor). izmir'in yok! zira izmir üzerine ölü toprağı serpilmiş bir emekli kenti olmaya doğru hızla gidiyor. 60 yıl önce türkiye'nin gayri safi milli hasılasının %25'ini üreten izmir şimdi %5'ini ancak üretiyor.

    bu mudur fayda? izmir'den son on yılda çıkan iyi bir şey söyleyin bana?

    ..."

    uzayıp gidiyor böyle. ayrıca izmir'in bok koktuğunu söylemiş bu arkadaş. kendisi sanırım kendi suratını sergilemekten utanarak, sarışın güzel bir kadının resmiyle kendini tuğçe baran takma ismiyle sergileyen zamanlarından beri izmir'e uğramamış. zira izmir'in bok koktuğunu ilk kez kendisinden duyuyorum. kokan yerler vardır, ankara'nın mamak örneğinde olduğu gibi. ama şehre sinmiş bir lağım kokusu falan yok. bu izmir'in koktuğu söylemine cevabımdır.

    izmir'in türkiye'ye faydası yok cevabına gelince. akp'nin izmir'i alamaması dolayısıyla, izmir sanayisine vurulan darbelerden bahsederek demogoji yapmayı bilirdim ama gerek yok. kendisi muhtemelen bu yazıyı kaleme alırken (tabii kullanıyorsa) bir elinde sigarası vardır. markası malboro'dur, camel'dır ama tütünü izmir'den çıkar. anadan üryan da oturmuyordur bunu yazdığı koltuk ya da sandalye'de. markası kalitedir ama pamuğu izmir'den çıkar üzerindeki giysilerin de. yaz günü etli yemek yiyecek değil ya, zeytinyağlı yiyordur; daha sağlıklı hem. o zeytinyağı da izmir'dendir.

    peki ya eğitim? 6 tane üniversitesiyle onbinlerce okumuş genç yetiştiren bu kent değildir. foça'daki sat ve sas komando eğitim kamplarıyla evimizde güvenli bir şekilde oturmamızı sağlayan komandolar da orada eğitilmez zaten.

    efes, meryem ana yoktur zaten izmir'de; turistler gelmez hiç. çeşme de yoktur; denizine girilmez.

    biraz istatistiki bilgiye de bulaşayım hiç ihtiyacım yok iken:

    2005 rakamlarına göre, 10 milyar lira vergi ödeyerek türkiye'nin %9,3'ünü karşılayan izmir'dir yani türkiye nüfusunun yaklaşık %6'sının oluşturduğu izmir'in nüfusuna oranla vergi oranı ortalamanın üstündedir. ayrıca yine 2005 rakamlarına göre türkiye'nin ihracatının %17,4'ünü izmir karşılamaktadır.

    bunların yanında termal enerji, güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi gibi doğayı koruyan kaynaklarının da en çok kullanıldığı illerin başını çeker izmir.

    sayın mutlu tönbekici, izmir'in türkiye'ye yararı nedir demişsiniz, işte budur!

    edit: bahsi geçen yazısı: http://haber.gazetevatan.com/...
    (phoarbix, 08.06.2009 16:05 ~ 20:04)
  23. bana faydası olmayan kilisenin papazını sikeyimcilik oynamaktadır. rahatlık içinde yaşıyor olmanın izmir'i sevenlere yetmediğini düşünüyor, zira kendisinin görüşüne göre ülkeye para kazandırmayan şehre şehir denmiyor. illa her tarafı eşşek kadar alışveriş merkezi, banka, gökdelen, iş merkezi, fabrika, otel, veya para döndürücü herhangi bir şey olacak. hiç olmadı yılda 579647854 tane turtist gelecek ki bi işe yarasın, değil mi ama? zaten şehir dediği yaşamak için değil para kazanmak-kazandırmak için var olan bir şeydir.

    ne diyeyim, sen olayı, izmir'in niye sevildiğini, izmir'in ne demek olduğunu yanlış anlamışsın veya hiç anlamamışsın be mutlu tönbekici.
    (yenisekme, 08.06.2009 16:16 ~ 16:21)
  24. internette hakkında çıkan haberlere köşesinden illa cevap veren yazar, o ne yahu öyle *
    not: evet sevmiyorum seni.
    (sleeping with ghosts, 09.06.2009 18:45)
  25. 20 küsür yıllık izmirliyim, biri "izmir'i sevmiyorum" dese mantıklı bir açıklaması olsa da olmasa da üzerinde durmam. ancak hiç izmir'i görmeyip hakkında ahkam kesenlerden tiksinirim, izmir'i hiçbir kusuru olmayan bir yermiş gibi gösterenlerden tiksindiğim kadar. fakat bir insan, türkiye'nin her açıdan en gelişmiş, en sosyal kentlerinden biri için, başta çağdaşlık olmak üzere birçok konuda da birinciye gelen bu şehir için "bu ülkeye faydası yok!" diyorsa sınırı aşmıştır, üstelik yarı izmirli (o ne demekse) olduğunu iddia eden biri.

    ayrıca kendisi bugün köşesinde ne kadar gereksiz bir iş yapmakta olduğunu cümle aleme tekrar sergilemiş. açıkçası ne demeye çalışmış, bunu yazı işlerine gönderirken utanmamış mı merak ediyorum. zira yazdıklarından bir şey anladıysam arap olayım. osur osur ipe diz yapmış galiba.

    http://haber.gazetevatan.com/...
    (phoarbix, 09.06.2009 19:22 ~ 19:23)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil