1. daha önce mutluluğu tatmış ve kaybetmiş birinin korkusudur.

    bir nevi yükseklik korkusu işte, ya düşersemlerle donanmış.
  2. tembel kendine karşı dirençli insan korkusudur. çünkü insan mutlu olmaktan değil, mutlu olmak için göstermesi gereken çabadan korkar. korkudan çok atalet diyelim aslında buna mümin sekman'ın dediği gibi. mutlu olmak için ne yapman gerektiğini bilirsin, hangi yolu izlemen gerektiğini bilirsin ama bir türlü kaldıramazsın kıçını. belki hiç mutluluğu tatmamışlık, belki de önceki yenilgiler engeller insanı.
  3. mutluluğu inşa etmek, mutsuzluğa sığınmaktan çok daha zor olduğu için, eline fırsat geçtiğinde kişinin kendisini dibe batırmaktan zevk alması. bir nevi, durduk yere kendi oyuncağını kıran çocuk tribi.
  4. insanlığın karmaşık yapısını ortaya koyan bir düşünce daha.. insan hayatta daima iyiye güzele yönelirken mutluluğun geleceğini düşünür.. mutluluğun gelişinden ziyade zamanlaması korkutabilir bünyeleri.. halbuki hayat anlardan ibarettir bunu düşünemez insan..
  5. giderken beraberinde bir hayatı, sabrı, yaşama sevincini, tutkuyu, aşkı, gururu; her şeyi söküp götürebilen bir şeyin gelmesinden korkmak.