bir kadının karşısına çıkma ihtimali oldukça düşük olan erkek modelidir.
her kadının ruyasıdır.
- hayatım bu mutfak nasıl sence?
- valla hayatım tasarım hatası çok. bi kere 3 işleve uymuyor yerleşim: yıkama-hazırlama-pişirme. uygun değil tezgah. ayrıca bu buzdolabı da tezgahın yanında olmalı. ne o öyle binbir güçlükle mi alacam ben tezgaha marulları. bi de yemek masası çok tanımsız bi yerde. tamam büyük mutfak yapmışlar eyvallah ama masanın yerini oturtamamışlar. hazırlanan yemeği masaya götürene kadar soğur be. tamam abarttım biraz ama göz algılamıyor işte masanın yerini. bi de ş..
- tamam tamam sus gidelim eve ben çok yoruldum.
hem kendine hem çevresine büyük fayadaları olan erkektir. doğru düzgün yemek yemek için bir kadına ihtiyaç duymaz, bu yüzden birliktelikleri daha adam akıllıdır. "ne alaka?" mı? birsürü herif var evde yemeğim pişsin diye evlenen be.
kendisine yararını geçtim arkadaşa, sevgiliye, eşe de faydalıdır. sofrayı donatır ve insanlara güzel anlar yaşatır.
ayrıca
romantizmin de bir aracıdır. bir erkeğin kendisinin yapıp sevgilisini davet ettiği yemek dışarıda ısmarlanan yemekten daha romantiktir. (test edildi onaylandı)
sayısı az olan bir erkek türü olduğu için kızları da etkiler.
(onurene, 09.09.2008 20:51 ~ 20:52)
hiç çekilmeyen erkektir. erkeklerin karışmaya kalkmadığı bir mutfak vardır ona da karışırlarsa hayat ve ilişki iyice boğar.
(bkz:
her eve lazım olan erkektir)
girersin mutfağa, sevgilinle yemek yaparsın, oynaşırsın falan.. bunlar ilişkiler için önemlidir, ama bilene tabi! bilmeyenler de "yahu erkek kısmının mutfakta ne işi var breh!!!" der durur!
light erkektir, kepekli erkektir, soğan erkeğidir [taşfırın erkeği haluk/2004/çocuklar duymasın'ın 1124. tekrarı]
hayat boyu hep imrendim becerikli erkeklere. ne bileyim, şu yaşıma geldim, en son ampul değiştirmeye çalıştığımda bütün sitenin elektrik tesisatını sikerttim. yumurta yapmayı denedim tavayı yaktım, evi yanmaktan son anda kurtardık. can sıkıntısından babannemin hacdan getirdiği radyoyu tamir edeyim dedim, açtıktan sonra bir daha kapatamadım. meğer pil yokmuş içinde..
tatile gidiş dönüşlerde bavulu hiç sığdıramıyorum. hep en beğenmediğim 1-2 eşyayı unutmuş süsü vererek gittiğim yerde bırakıyorum.
hayat ne kadar zor lan ben ve benim gibiler için.. bi adam eğer mutfağa girdikten sonra kendisini doyurarak çıkabiliyorsa idolümdür, abimdir, kankamdır..
tebrik etmek lazım.
en çekici erkektir, tartışmasız. beceremeyip de yapmaya çalışanı sevimlidir, ama süper yemek yapıp bir de süsleyeni resmen çekicidir. var böyle erkekler. "yemek kadının işidir" gibi bir havayı bile sezdirmeden zevkle yemek yapıp, bununla övünebilen. kadınların arayıp da bulamadığı erkektir.
- bak şimdi aşkım, diğerini önce kavurursan daha lezzetli olur. dur ben yapayım.
- ay sen mutfaktan baya anlıyorsun.
- biraz öyleyimdir.
- beni bu kadar anlamazsın. mutfağa gelince anla zaten hemen.
- !?
mutfaktan anlayana da böylesi denk gelir.
*
önceleri seksi, çekici , düşünceli , şirin .. gelir insana ama söz konusu erkeğimiz aşçı adayı işe bu iş git gide kabusa dönüşür.
sen soğanı kavurursun o çiğden pişirir. etin üzerine neden tuz döktün konulu kavgalar çıkar.elinde sürekli bi mutfak beyizle dolaşan erkeğe kim katlanabilir ki ..
aman yemeğin dibi tutmasın , eti kısık ateşte çeberle demedim mi sana, aman mayonez öyle mi yapılırmış hep aynı yöne doğru çırp mundar ediceksin sosu. mantı dediğin bohça olur , lazanyanın beşamel sosu az mı olmuş sence..
halbuki ben, yumurta kabuklu omlet yemeğe razıydım.
not: ayrıca et harlı ateşte çeberlenir!
kızlar masada beklerken krebin arasına konulacak malzemelerin hazırlanmasıyla uğraşan erkektir örneğin. kendi tekniğile hazırladığı krepleri sanki yufka gibi kullanıp iki krep arasına serptiği malzemeleri o sıcaklıkla eritir iyice sonra bıçakla ince ince kanepe gibi kesip kaşarlarını uzatarak kızların önüne koyar.
gece vakti övünesim geldi, hiç yapmamıştım sözlükte.
evde kalıp yemek yapmayı bilmeyen erkeklerin çektiği sıkıntıları çekmeyen erkektir böyle insanlar yaşadıkları yerde hemcinsleriyle yaşıorsa el üstünde tutulurlar
*
-aşkımm naaptın bakiim bu akşamaa
-lazanya..sen de salata yapmama yar...
-ımmm, ellerine sağlık.(etrafa bakınır) düşünüyorum da şu mutfak dolaplarını değiştirsek mi?
-hıh işte mutfaktan anladığın tek şey. bir tane de dolap alsan da salatayı yapsa...
-(içeri doğru yaylanırken)...aşkımm salataya soğan koymayanından alalım olur mu?
-...(biiiib)
siz makarnadan ileri gidememişken, çiğköftesinden gözlemesine, pilavından rostosuna her şeyi yapan erkektir. öpüp başıma koyduğumdur. sevgilimdir.
hem mutfaktan her anlamıyla anlıyor, hem damak zevki hatunla örtüşüyor hem de gerektiğinde müdahale etmenin üslubunu biliyorsa tadından yenmeyen erkektir. bilhassa hatun kişi için yemek yemek çok özel bir zevk ise önemi daha da artar. çok yaşasındır..
bunların temizlikten anlayanlarıda vardır. öpüp başa konulması gereken erkeklerdendirler.en azından bir şey yapmasa bile sizi anlarlar, anlayış gösterirler. ara sıra mutfağa beraber girersiniz, beraber yaparsınız yemeğinizi. böyle olduğunca her şeyi paylaşabilmek adına daha güzel bir ilişki olur kanımca. siz yemeği yaparken en basitinden "aşkım şu maydanozları doğrarmısın" diyebilmelisiniz.
ben ev işlerini yaparım, yeter ki sen çalış da eve para getir, migrosa gitmem lazım diyen erkek modeli
güzel insandır, fark yaratandır, benimdir. mutfaktan anlamak, mutfak deyince bile içim kıpır kıpır olur, ben mutfaktan anlarım.
onun her bir fayansı, onların o açık mavi renkleri içimi ısıtır, ayağımı bastığımda hele birde çıplak ayaksa üşütür ama ben onları anlarım, kıyamam terlik giymem. terlik mutfağa hakarettir.
ne zaman bir arkadaşım gelse hepsine gözüm kapalı istedikleri şeyin yerini söylerim, bir kız mı gelmiş, yok şarap makarna mı diyor, hemen anlatırım tava nerde su nerde şarap pahalı evde yok su iç diye.
mutfaktaki her bir bardağın yerini bilirim, hepsi ocağın karşısındaki dolapta dururlar, 3 gözlüdür bu dolap. göz hizası, biraz yüksek ve annemin ulaşamadığı yükseklikteki misafir bardakları. ben yokken misafir geldiğinde sandalye mi çekiyo diye hep merak ederim. göz hizasında olanlar çirkin, takım olmayan, tek tek satılan, hatta üzerinde garip şekiller olan sefil bardaklardır.ben erkek de olsam barbie'li olan bardağı tercih ederim. pembe sarı renkleri ve evdeki kimsenin onu kullanmaması içimi burkar, anlayış gösteririm o bardağa, anlarım o bardağın halinden onla su içerim.babam sikini bile sokmaz mesela o bardağa. biraz yüksekte duranlar çay bardakları ve kahve fincanlarıdır. çay ve kahve geleneğimiz çok yoktur, öyle ortada sik gbi dururlar. en yüksekte ise ince yapılı, takım halinde misafir bardakları durur. şişman kadınlar güne geldiğinde annem onlara bunlardan su içiriyo.
bir sürü tavamız vardır evde, ocağın altında dururlar. onları pek ellemem, şekilsiz ve büyük gelirler.
tabaklar ocağın sağındaki duvara monte dolapta dururlar, gene biraz yüksektirler ama annem de rahat yetişir. çukur tabak, çukur olmayan tabak, hepsi ordadır.
mutfağı severim, halinden anlar temizlerim. yemek yapmak mı, onu bilmem.
- hayatım saat kaç şu an?
+pardon anlamadım.
- saat kaç diyorum.
+ne? bi daha de bakiim?
- bi mutfağa gider misin?
+peki gidiim..
- saaaat kaaaaaç?
+hee. saat 9.