merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.

mustafa saffet anadolu lisesi

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. eski adı osmangazi anadolu lisesidir. keşke hep eskisi gibi kalsaydı. bu okulun isim değişmedeki nedeni bizlere şöyle yansıtıldı: okulun ataşehirdeki eski binası kiralık olarak kullanılıyordu. binanın sahibi bir gün okula ismini vermek istedi. yönetim buna ters olduğu için binadan çıktılar. mustafa saffet adındaki vergi kaçakçısı 600 milyar tl civarındaki vergi borcunu 200 milyara kondurduğu küçük hiçbir sosyal faliyete izin vermeyen binayı bizim okula verdi. bizim okul da saolsun ismini mustafa saffet olarak değiştirdi okulun. biz okula yerini öğrenelim diye gittiğimiz gün, vay be osmangazi ataşehirde kıyak okul filan deyip girdik. okulun açıldığı ilk gün büyük bir hüsran: ataşehirdeki okulun üçte biri büyüklükte ufak bahçesine daha asfalt dökülmemiş çamur içinde bir okul.

    bu okulda bir görevli vardı bir zamanlar. kendisi efsane. müdürün hemşerisi olduğundan dolayı baya bir kayırılıyordu herif. yazdıkça ne günlerdi diyesim geldi şimdi. neyse...bir keresinde disipline gidiyorduk ki disipline gitme nedenimiz acaip saçmaydı: okulun ufak bahçesinde artık asfalt dökülmüş zamanlarında top oynuyoruz. bahçede top oynamak yasak. kurala bak niye bahçe diyosun ki oraya o zaman. neyse biz yasak olduğu halde maç yapıyoruz. 5 dkka sonra çat diye bir ses: okulun dışındaki bir kısımda, bizim kale olarak kullandığımız yerin tavanında floresan varmış, biz kırılınca anladık tabi. işte bahsettiğim efsanevi görevli hemen damladı. müdür de geldi saolsun. köksal bu top oynayanların isimleri al ailelerini çağır disipline veriyoruz. hepimiz şokta disipline çağırılcağımız anı bekliyoruz. sonra köksaldan başka bir haber: paraları toplayın yoksa disipline gitceksiniz. kaç para bir floresan olsa olsa 10 kağıttır ki o kadar olduğunu bile sanmıyorum. işte o kazıklama potansiyeli olan herif bizden 30 kağıt topladı yoksa disiplin korkutmacasıyla. hiçbirimiz organize olamadık ki keşke disipline gitseydik de sicile yazsaydılar 3 gün uzaklaştırma aldı floresan kırdığı için.

    hocalardan bahsetmek istemiyorum. çok iyileri de vardı çok kötüleri de. bizim ders anlattığımız hocalar da vardı, bilgisine hayran kaldığımız da. çok sevdiğimiz de vardı kıl olduğumuz da. ortada bir taraf yani bu konu.

    arkadaşlık bakımından çok iyiydi geçirdiğim seneler ama. hayatım boyunca kanka kalacağım insanları bu okulda kazandım.

    işte böyle lise çağlarımı geçirdiğim bazı yönlerini sevdiğim bazı yönlerinden nefret ettiğiim okulum...
  2. kendisi gayet küçük bir okuldur ama içi sıcaktır, arkadaşlıklar müthiştir..

    senelerdir tekrar ataşehire taşınma dedikoduları döner durur..

    istanbul büyükşehir belediyesi bu okula spor salonu yapmayı kabul etmiş en kısa zamanda da yapılacakmış..
  3. 4 yılımı zehir zemberek eden okuldur. sıfır sosyal aktivite ve sıfır idari birim barındıran bu okul 60 yaş üstü kimyacılaryla, gıcık matematikcileriyle ve hiçbir aktiviteyi organize edemeyen öğrencileriyle beni caner cinnet geçirme notasına getirmiştir. okul bi hayli küçüktür. zaten ilk okul diye başlanmış yapımına ve sonra lise olmuş hatta anadolu lisesi kıvamına kadar gelmiştir.

    öğretmenler: kadın hocalar erkekleri sevmez, erkek hocalar kızları sever. yani erkekler hiç sevilmez, tuhaf bişey.

    okuldaki memurlar: öğrencilere bende memurum hocalarda memur bizede onlar kadar saygı göstericeksiniz dedikleri bizi dumura uğratan olaydır. saygısız bi hareketimizde olmamıştır, taki bunu diyene kadar.

    öğrenciler: çok iyi dostlar edinebilirsiniz, ama mesela sınıfta bir sınıf havası yoktur. öğretmene karşı gelincek bi durumda öğrencilerin bi kısmı öğretmenin tarafına geçebilir, anlam veremezsiniz ilk yılda ama zamanla alışırsınız. inek öğrencisi boldur. aşklar uzun yaşanmaz keza öğretmenlerde işin içine girer. okulda kavgaların dışında bi topluluk yoktur. güzel kız pek azdır.

    okul: bu bir iddiadır: türkiyenin en büyük kantinine sahiptir. 3 katlı okulumda bi kat komple kantindir. çük gibi sınıfların olduğu uzakdan evden farkı olmadığı gözüken bu okulun kantini neden devasa büyüklükte kimse bilemez. çok küçük ön bahçesi olup gençler yan tarafta futbol ve basketbolu iç içe oynar. vefat eden arkadaşım, dostum arda abanoz un ailesinin yaptırdığı bilgisayar odasının aktif çalıştığı pek narin gözükür. resim dersi son iki sene yoktur ve müzik dersi hiç bir zaman olmamıştır.

    sene sonu festivalleri: sanki çok metalci varmış gibi devamlı pogo, efendim rakın rooooool, pöykürmee eylemlerini sıkca görebilir, ilk yarım saatten sonrada bayabilir. işi bilen, işi gören öğrencilerin eline verilmesi gereklidir. ayrıca kasdav da bi sik yapamamışlardır.

    yazar görüşü: gittiğime açıkcası pişman olduğum, karşıklı sevmediğim okul olma özelliğiyle birlikte yeni hocaların geldiği haberini alarak yeni nesillere umut vermiş okul profili çizmeye başlamıştır. müdürü kral adamdır. bazı hocalar öğrenci dostudur. resim hocası gibi. bu yaşıma kadar gerçek aşık olduğum fakat onun bana karşı ilgisiz olduğu kızı barındıran okul özelliğide mevcuttur.
  4. eski okulumdur.ilk gün gördüğümde ilkokulumun 3te biri boyutunda olduğunu farketmek beni baya bi hayal kırıklığına uğratmıştır.arkadaşlıklar çok iydir ya da bana öyle denk geldi.

    arka bahçeyi çeviren çitlerin arkasında atlar eşekler çingeneler ya da atlet-pijama-bira üçlüsüne sahip amcalar görebilirsiniz.okulumuzun etrafında oto yedek parçacıları vardır.hatta okulun karşısındaki apartmanın girişine harleyci amcalar yuva yaptıydı bir ara..

    velhasıl-ı kelam her çeşit hoca türü görebilirsiniz.fenerium elementi çıkmış dediğimizde inanan kimyacıdan tutun eski öğrencisiyle çıkan beden hocasına,bi kızla bir erkeği kolkola görünce onları ayırmak için elinden geleni ardına koymayan müdürüne kadar her çeşit manyak bulunur.

    tatlıdır ama güzeldir severim ben minicik eski okulumu.ayrıca hiçbir sosyal aktivite bulunmaz demek yanlış olur zira okulun 10. yılında ilk ve tek tiyatromuz sahnelenmiştir.hatta bunun bir parçası olduğumdan mütevellit o günlerin ne kadar eğlenceli olduğunu garanti edebilirim.fakat ilk ve tek dediğim gibi..bir de her sene yapılan bahar şenlikleri var.şenlik dediğimiz de basket sahasına kurulmuş bir sahne ve birkaç grubun çıkması idi.

    arkadaşlıklar güzel olmasa bir yere kadar tahammül edilebilir bir mekan ama ben seviyodum okulumu ya.hocaları da severdim iyi geyik yapardık eğlenceli geçerdi zaman..
  5. evet çok küçük olduğu sosyal aktivitelere müsait olmadığı söyleneilir ancak çoğu öğrencisi de bu durumu aşmak için bir şey yaptığı ya da rahatsız olduğu görülmez. ha gerek te yoktur zaten arkadaşlarla , hocalarla okul gayet güzel geçer . bittiğine üzülürsün bile. zaten kadıköyün dibinde olması da ayrı güzellik katar.
  6. puanı halen kenan evren'den yüksek olan eski okulumdur.hukuk fakültelerine gönderdiği öğrenci sayısı hiç arta kalır değildir.(mühendis bey göztepe'den bildirdi.)
  7. biz bu okula başladığımızda okulun ne yan bahçesi ne de arka bahçesi vardı , önündeki ufak alanda yeşillik dahi yoktu.
    fiziksel imkanlar açısından tam bir hayal kırıklığı idi. bizde kafayı kantindeki masa tenisi ile bozmuştuk.
    bir de biz bu okulun kantininde yapılan "tavuklu" dediğimiz tavuk burgerin tadını başka yerde alamadık bir daha.