aslı aşağıdaki gibi gerçekleşen olay.
1919 yılında karadeniz bölgesinde silahlanan azınlık rumlar çeteleşmeye ve sorun çıkarmaya başlarlar. bunun üzerine türkler de silahlanıp kendilerini savunmak üzere örgütlenirler. tabi türklerin direndiğini gören ingilizler anında padişaha "hani direniş olamayacaktı" diye hesap sorar. "ya türkler rumlara direnmeyecek, ya da
mondoros mütarekesi madde 7ye göre karadenizi işgal ederiz." derler. padişah da silahlanan türkleri durdurmak ve ellerindeki silahları toplamak üzere güvenebileceği birisini samsun'a göndermeye karar verir. samsun'un en önemli özelliği, anadolu'daki bütün birliklerin merkezi olan 9. ordu'nun bulunduğu şehir olmasıdır.
mustafa kemal'e güvenir; çünkü mustafa kemal hem birçok cephede savaşıp başarılar kazanmıştır, hem her türlü konuşmasında padişaha bağlılığını ve güvenini gündeme getirir, en önemlisi de
ittihat ve terakki üyesi değildir. mustafa kemal'i huzuruna çağırıp durumdan ve görevden bahseder.
- huzuru sağla (rum x türk çatışmasını engelle)
- halk ve askerdeki silahları toplayıp depola
- halka silah dağıtan çeteleri etkisiz hale getir
mustafa kemal 9. ordu'ya komutan olarak gönderilecektir. mustafa kemal görevi kabul eder, ama mevcut yetkilerinin bu görev için yeterli olmadığını padişaha anlatır. ikna olan padişah da mustafa kemal'in yetkilerini genişletir ve mustafa kemal '9. ordu müfettişi' olarak samsuna doğru yola çıkar.
tabi ki mustafa kemal'in aklında çok başka şeyler vardır ve bu görevin kendisine nasıl bir fırsat sağladığını farketmiştir. nitekim
fethi okyar'a "padişah ve sadrazam benim hakkımda derin bir gaflet içindeler." demiştir.
15 mayıs'ta izmir yunanlılar tarafından işgal edilmeye başlanır. izmir işgal edilirken
padişah vahdettin halka "merak etmeyin, izmir vilayeti elden çıkamaz" derken aynı anda
damat ferit paşa ingilizlere "merak etmeyin, direniş olmayacak. yunanlılar rahatça girsin" demektedir.
16 mayıs'ta istanbul'dan yola çıkan mustafa kemal 19 mayıs'ta samsun'a ayak basar. ilk iş olarak 25 mayısta havza'ya geçer ve oradan tüm vilayetlere "izmir'in haksız işgaline karşı görkemli mitingler düzenleyin. tepkinizi ortaya koyun" diye emir (haber değil) gönderir. tabi bu çağrı istanbul'da anında yankı bulur: "ne bu rezalet? biz seni oraya ne için gönderdik?"
mustafa kemal'in yanıtı: "izmir'in haksız işgaline karşı türk halkının verdiği haklı tepkiyi durdurabilecek hiçbir vatansever tanımıyorum." şeklinde olur.
istanbul (farketmişsinizdir, padişah'ı da içeriyor bu istanbul lafı): "hemen istanbul'a dön!"
mustafa kemal emri dinlemez, amasya'ya geçip
amasya genelgesi'ni yayınlar. bunun üzerine istanbul hükümeti'nden beklenen haber gelir: "hemen istanbul'a dön. 9. ordu müfettişliğinden alındın." ancak imza olarak iç işleri bakanı ile damat ferit'in imzası vardır. mustafa kemal de bunu fırsat bilir ve "beni bu göreve padişah getirdi, beni bu görevden ancak padişah alabilir." diye yanıtlar.
tabi fazla sürmez; 8 temmuz 1919'da vahdettin mustafa kemal'i 9. ordu müfettişliğinden aldığını bildiren kararı imzalar. aynı gün mustafa kemal de istifasını bildirir.
kaynak & daha fazlası için: nutuk + ata101 ders notları.