gündem
  1. · yasaklanması gereken şeyler
  2. · boylumlama
  3. · ezel
  4. · mutluluk veren küçük şeyler
  5. · 29 kasım 2009 sivasspor beşiktaş maçı
  6. · 28 kasım 2009 fenerbahçe kasımpaşa maçı
  7. · prison brake
  8. · bilgisayarın içini açamamak
  9. · her şeyin başı sağlık

mustafa kemal i vahdettin görevlendirdi  

  1. evet görevlendirdi ama vatanın korunmasıyla görevlendirmedi. devletin korunmasıyla görevlendirildi(devlet derken osmanlı devleti, saray, hilafet, yani vatanı o esnadaa fazla ilgilendirmeyen ama kendi mevkisinin güvenliğini belirleyen şeyler). atatürk de bu görevi yerine getirmedi vahdettin'in verdiği göreviyle çelişecek şeyler yaparak vatani görevini yerine getirdi ve bunun sonucunda ceza yedi.
    (yedinin yedincisi, 07.04.2006 23:35)
  2. doğru bir ifadedir. atatürk samsun'a vahdettin'in izniyle gitmiştir. başka türlü gitmesi mümkün değildi ki zaten.

    fakat vahdettin atatürk'ü başka bir amaçla göndermiştir:


    "mustafa kemal’in hangi amaçla samsun ve havalisine gönderildiğini, aynı kitabın 89. sayfasından okuyalım:
    “bir gün harbiye nâzırı rahmetli şakir paşa beni makamına davet etti. bürosunun karşısına oturdum. tek bir kelime söylemeksizin bana dosyayı uzattı:
    -bunu okur musunuz? dedi.
    dosyayı baştan sona gözden geçirdim. özeti şu idi: ‘samsun ve havalisinde birçok rum köyleri türkler tarafından her gün tecavüze uğramaktadır. istanbul hükümeti bu vahşi tecavüzlerin önüne geçememektedir. bu havalinin emniyet ve huzurunu temin etmek insaniyet namına borcumuzdur.’ raporlar istanbul hükümetine verilirken bir de protesto ilave edilmişti: ‘bu tecavüzleri men etmek lazımdır. eğer siz aciz iseniz, vazifeyi biz üzerimize alacağız."

    http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,authorid~72@sid~9@tarih~2004-05-19-m@nvid~414433,00.asp
    (mitya, 07.04.2006 23:51)
  3. (bkz: nutuk)
    yazar notu: bakınız sadece sözlüğü* kastetmemektedir. sözlükten sonra kitabada** bir bakmak gerekir.
    evet kapak tasarımı çok güzeldir şimdi birde içini açıp bakmayı denemelisiniz. okurken* görmek için gözlerinizi, düşünmek için beyninizi* kullanınız. başka organlarınızı bu işlevler için kullanmayınız.
    (semekkes, 07.04.2006 23:55 ~ 23:58)
  4. aslı aşağıdaki gibi gerçekleşen olay.

    1919 yılında karadeniz bölgesinde silahlanan azınlık rumlar çeteleşmeye ve sorun çıkarmaya başlarlar. bunun üzerine türkler de silahlanıp kendilerini savunmak üzere örgütlenirler. tabi türklerin direndiğini gören ingilizler anında padişaha "hani direniş olamayacaktı" diye hesap sorar. "ya türkler rumlara direnmeyecek, ya da mondoros mütarekesi madde 7ye göre karadenizi işgal ederiz." derler. padişah da silahlanan türkleri durdurmak ve ellerindeki silahları toplamak üzere güvenebileceği birisini samsun'a göndermeye karar verir. samsun'un en önemli özelliği, anadolu'daki bütün birliklerin merkezi olan 9. ordu'nun bulunduğu şehir olmasıdır.

    mustafa kemal'e güvenir; çünkü mustafa kemal hem birçok cephede savaşıp başarılar kazanmıştır, hem her türlü konuşmasında padişaha bağlılığını ve güvenini gündeme getirir, en önemlisi de ittihat ve terakki üyesi değildir. mustafa kemal'i huzuruna çağırıp durumdan ve görevden bahseder.

    - huzuru sağla (rum x türk çatışmasını engelle)
    - halk ve askerdeki silahları toplayıp depola
    - halka silah dağıtan çeteleri etkisiz hale getir

    mustafa kemal 9. ordu'ya komutan olarak gönderilecektir. mustafa kemal görevi kabul eder, ama mevcut yetkilerinin bu görev için yeterli olmadığını padişaha anlatır. ikna olan padişah da mustafa kemal'in yetkilerini genişletir ve mustafa kemal '9. ordu müfettişi' olarak samsuna doğru yola çıkar.

    tabi ki mustafa kemal'in aklında çok başka şeyler vardır ve bu görevin kendisine nasıl bir fırsat sağladığını farketmiştir. nitekim fethi okyar'a "padişah ve sadrazam benim hakkımda derin bir gaflet içindeler." demiştir.

    15 mayıs'ta izmir yunanlılar tarafından işgal edilmeye başlanır. izmir işgal edilirken padişah vahdettin halka "merak etmeyin, izmir vilayeti elden çıkamaz" derken aynı anda damat ferit paşa ingilizlere "merak etmeyin, direniş olmayacak. yunanlılar rahatça girsin" demektedir.

    16 mayıs'ta istanbul'dan yola çıkan mustafa kemal 19 mayıs'ta samsun'a ayak basar. ilk iş olarak 25 mayısta havza'ya geçer ve oradan tüm vilayetlere "izmir'in haksız işgaline karşı görkemli mitingler düzenleyin. tepkinizi ortaya koyun" diye emir (haber değil) gönderir. tabi bu çağrı istanbul'da anında yankı bulur: "ne bu rezalet? biz seni oraya ne için gönderdik?"

    mustafa kemal'in yanıtı: "izmir'in haksız işgaline karşı türk halkının verdiği haklı tepkiyi durdurabilecek hiçbir vatansever tanımıyorum." şeklinde olur.

    istanbul (farketmişsinizdir, padişah'ı da içeriyor bu istanbul lafı): "hemen istanbul'a dön!"

    mustafa kemal emri dinlemez, amasya'ya geçip amasya genelgesi'ni yayınlar. bunun üzerine istanbul hükümeti'nden beklenen haber gelir: "hemen istanbul'a dön. 9. ordu müfettişliğinden alındın." ancak imza olarak iç işleri bakanı ile damat ferit'in imzası vardır. mustafa kemal de bunu fırsat bilir ve "beni bu göreve padişah getirdi, beni bu görevden ancak padişah alabilir." diye yanıtlar.

    tabi fazla sürmez; 8 temmuz 1919'da vahdettin mustafa kemal'i 9. ordu müfettişliğinden aldığını bildiren kararı imzalar. aynı gün mustafa kemal de istifasını bildirir.

    kaynak & daha fazlası için: nutuk + ata101 ders notları.
    (goyathlay, 08.04.2006 00:18 ~ 24.08.2006 14:03)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil