görseller
mustafa kemal atatürkmustafa kemal atatürk
mustafa kemal atatürkmustafa kemal atatürk
belki ilginizi çeker
  1. · ünlü türk büyükleri
  2. · aleister crowley
  3. · mavi gözlü dev
  4. · kemalizm
  5. · atatürk
  6. · iki saattir konuşuyoruz bir kere atatürk demedik
  7. · 14 mayıs 1972
  8. · kuvayi milliye
  9. · ismet paşa
  10. · nazım hikmet
gündem
  1. · aşk
  2. · günün tek şarkılık özeti
  3. · hagi dünyanın en iyilerindendi yalanı
  4. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  5. · yatmadan önce dinlenen son şarkı
  6. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  7. · her şey iyi giderken ayrılalım diyen sevgili
  8. · izmirli kızların istanbullu kızlardan farkı
  9. · askerliği kötü bir şey sanan süt çocuğu

mustafa kemal atatürk  

  1. (attila ilhan'ın 10 nisan 2004'te trt 2'de yayınlanan zaman içinde yolculuk programında, ata'ya uygulanan sansüre dair bir konuşması varmış. bir arkadaş* sayesinde mp3 olarak elime geçen bu konuşmayı elimden geldiğince metne dökmeye çalıştım. aşağıda, bazı kesimlerce "din düşmanı" olarak lanse edilmeye çalışılan atatürk'ün din ile ilgili sözlerini içeren, ilk 5 dakikalık kısmından yaptığım alıntı var.)


    attila ilhan: bu akşam bir bulmacamız var çocuklar. küçük, kısa bir iki cümle okumak istiyorum. acaba bu okuduğum cümlelerin kime ait olduğunu bulabilecek misiniz? çünkü hayli ilginç birisine ait.

    "kur'an'da değişmez hükümlerle ve ayrıca hz. peygamber'in hadisleriyle hükümetin yalnızca esaları ifade olunmuştur. o esaslar şunlardır: meşveret (yani danışma), adıl (doğruluk), ulul emre itaat (yani yasalara itaat)

    devlet idaresinde danışma çok önemlidir. bizzat cenab-ı peygamber bile danışarak iş yapmak gerektiğini söylemiştir ve kendisi bizzat öyle yapmıştır. bundan başka ve şariun bi'l emr(?) diye cenab-ı hakk'ın da ona hitabı vardır. zat-ı peygamberiye yönelen bu emrin ondan sonra gelenleri de kapsayacağından şüphe yoktur."

    şimdilik bu kadarını bu bölümden veriyorum. ama daha iyi düşünebilmeniz için bir başka bölümden de bir parça vermek istiyorum:

    "cenab-ı risalet penah(?) efendimiz, ehli islam'ın, ehli kitabın malumu olduğu üzere, yaradan tarafından dini gerçekleri insanlığa duyurmak ve anlatmakla görevlendirildiler. ve ismi peygamberdir, yani haber ulaştırılmakla görevlendirilmiştir. cenab-ı hakk kur'an'ın değişmez hükümlerinde kendisine saltanat, emirlik, padişahlık vermiş değildir. hükümdarlık vermiş değildir. peygamberlik göreviyle gönderilmiştir. elbette gerçek görevinin olgunluğuna sahip olan cenab-ı peygamber bütün dünyaya bu gerçeği tebliğ etti."

    sizce kim olabilir? biraz şaşıcaksınız tabi, mustafa kemal paşa'dır. bu sözleri mustafa kemal paşa söylemiştir. ben de ilk okuduğum zaman çok şaşırmıştım. çünkü mustafa kemal paşa'nın inkılapçılığı, laikliği o kadar çok öne çıkarılmış o kadar çok söylenmiş hatta o kadar aşırıya götürülmüştür ki, onun islami düşüncenin ve dinin gereklerinden böyle dikkatle bilgiyle ve saygıyla söz edebileceğini kimse düşünemezdi.

    ilk defa 1957 senesiydi sanıyorum, o zamanlar erzincan'da askerdim ve kurtlar sofrasını bitirmeye uğraşıyordum (romanımı), onun içerisinde atatürkçülük ve atatürk'ten çok söz edilir çünkü o meseleleri tartışır. o yüzden de enver ziya bey'in bir kitabını almıştım, atatürk düşüncesi diye. o kitabın içerisinde ilk defa mustafa kemal paşa'nın din ile ilgili bir takım sözleri olduğunu ve bu sözlerde de tahmin edilenden başka türlü konuştuğunu görmüş oldum. ve bu beni çok heyecanlandırdı. bir tarafını daha keşfetmiş hissediyordum, kendimi, mustafa kemal paşa'nın. tabi ondan sonra büsbütün bu meseleyi kurcalamaya başladım ve benzer başka konuşmalarını aradım. vardı ama azdı ve eksikti. çünkü inanması zor ama, mustafa kemal paşa'nın inkılabın başından itibaren yaptığı konuşmaların hepsi bütünüyle toplanmış, incelenmiş, tartışılmış, yorumlanmış değildir. içlerinden önemli bir kısmı hiç gün ışığına çıkmamıştır ve yayınlanmamıştır bile. öyle ki mesela şimdi şu size okuduğum konuşmalar paşa'nın 1923 yılında cumhuriyet halk fırkası'nı (daha o zamanki adı chf da değil) kurmadan önce, kurmak için çıktığı yurt gezisinde halkla yaptığı konuşmalarda zaptedilmiş notlardır. mesela bu da çok iyi anlatılmamıştır. mustafa kemal paşa bir şey yapacağı zaman memlekette, çıkıyor çeşitli şehirlerde halkı etrafına topluyor ve öyle üç kişi beş kişi falan değil, adam akıllı kalabalık topluyor ve herkese her istediğini sorma hakkını tanıyor. onlar da çeşitli sorular soruyorlar. o sorulara cevaplar veriyor yanında da ciddi gazeteciler var o gazeteciler bunları o zaman stenoyla zaptediyorlar, ertesi günkü gazetelerde onlar çıkıyorlar. iyi ki çıkmışlar, çünkü o gazeteler sayesinde bunların bir kısmını sonradan ele geçirebilmek imkanı hasıl olmuş.

    ...

    ek: düzeltmeleri için gölgeningücü'ne çok teşekkürler.
    (azureel, 21.11.2007 01:35 ~ 31.08.2008 13:20)


... toplu gösterim ...

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil