bir islam alimi diye tanımlanabilir.internet sitesindeki soru cevap bölümünü okudum ve gerçekten çok ilginç soru ve cevaplarla karşılaştım.emsal:
soru: tokalaşmanın dinimizce hükmü nedir? şartlara göre mi -kimi zaman- caizdir, yoksa tamamen mi haramdır veyahut tamamen mi caizdir? yurt dışında olduğumuz için zaman zaman hocalarımızla olan ilişkilerimizde zor durumda kalabiliyoruz. bunu açıklamak, daha doğrusu onların bunu anlamasını sağlamak zor olduğu gibi kimi zaman onlar için itici de olabiliyor. elimden geldiğince elimde dosyalarla girmeye ve elimi kolumu dolu göstermeye çalışıyorum ya da sanki fark etmemiş gibi yapmaya çalışıyorum ama kimi zaman da ısrarlı tavırlar üzerine mecbur kaldığım oluyor. her zaman bir stres sarıyor beni şimdi bu görüşmeyi nasıl atlatacağım diye. hayır, okul bittikten sonra iş hayatına girdiğimizde ilişkilerimizi ne şekilde dengelememiz gerektiğini de kestiremiyorum. başımı açmamak için kilometrelerce yolu ve zorluğu aştım ben ve elhamdullillah ikileme düşmedim de. ama beni bu ikilem oldukça yoruyor. sonuçta bir şeyler yapabilmek, ben de varım diyebilmek için bazı yerlerde bulunmamız gerekiyor ve o yerlerinde kendine göre teamülleri var sizin de bildiğiniz gibi...
cevap:...hususta azimet mümkün olduğunca sakınmaktır. fakat muhatabın yanlış anlayacağı durumlarda, hassaten inancınızı ilzam edecek durumlarda, hele onun onurunu rencide edecek ve sizden nefret ettireceğini bildiğiniz durumlarda bu ruhsatı kullanmak azimetin ta kendisi olabilmektedir.
kişisel yorumum:ya anlamıyorum nedir bu korkunuz.alt tarafı bir tokalaşma.adamın senin elini alıp bırakmayacak hali yok.senin gibi bir sürü öğrencisi vardır o adamın.muhtemelen de hepsiyle ilişkileri düzgündür ve hiç biri tokalaştığı için onu azdırmıyor ve kötü gözle bakmıyordur.hadi,erkek kadını yalnızca bir cinsel obje ve et parçası olarak görse,karşı cinse karşı olan saygısızlığı,bilgisizliği falan deriz.ama kendini bu şekilde gören bir kadın var karşınızda.bir kadının, kadınlığı böyle aşağı görmesi insana pes dedirtir doğrusu.
soru: hocam size sorum perukla çalışmakla ilgili. öğretmenlik mezunuyum ama çalışmıyorum. başörtüsü yasağından dolayı. peruk takıp çalışmak da benim içime sinmiyor, kendimi rahat hissetmiyorum. yanılmıyorsam hadiste geçen peruğun bununla ilgisi olmadığını söylemiştiniz ama gene de içim rahat değil. peruk takıp çalışmnak ne kadar doğru? allah yardımcınız olsun hocam.
cevap:aziz talibe,
evet, hadisin bu işle bir alakası yok.
bu konuda hükmünüzü zaruret dereceniz belirler. ama peruk zaruret durumlarında örtü yerine ikame edilebilecek bir vasıtadır
kişisel yorumum: ben bu durumu anlayamadım arkadaş.hep duymuşumdur türbanlı bayanların saçını kazıtıp peruk taktığını üniversite vb. kamu kurluşlarında.tamam,türban yasağı olmaması gereken,özgürlükleri kısıtlayan bir durum ama saçım gözükmesin, peruk takayım olayı nedir?zaten sen saçını çekici görünmemek için,erkeğin kötü gözle bakmasını engellemek için takmıyor musun?eee,böyle güzel güzel perukları takınca erkeklerin kem gözlerinden,yapabileceği kötü şeylerden korkmuyor musun?üniversitelerde görmüşümdür bunlardan.başı açıklardan hiç bir farkı yok gibiydi.çok güzel olanlar vardı içlerinde.demek ki,olay senin saç telindeymiş.adam azarsa senin saç telinden azacakmış!
soru:sevgili mustafa hocam,
müslümanlar olarak, muhakkak çok yakıcı ve acil sıkıntılarla karşı karşya bulunduğumuz bir vasatta, ilk bakışta "bizim" sayılmayacak bir sorunun kafamıza takılmasını hoş görürsünüz umarım. sanat, edebiyat, etik, bilinçaltı, özgürlük, biyoloji ve sair kavramların birbirine girdiği bir tartışma esnasında, söz döndü dolandı, homoseksüelliğe islam itikadı açısından nasıl bakmamız ve tabii homoseksüelleri nereye koymamız gerektiği hususunda tutarlı ve adilliğinden emin olduğumuz hiçbir fikrimizin bulunmadığını fark ettik.
sizin bu konuda daha önce yazıp yazmadığınız bilmiyoruz; araştırdığımız kadarıyla da yazmamışsınız.
bizi bu konuda aydınlatır ya da yönlendirseniz müteşekkir olacağız. gerçekten, hem teorik olarak hem de gündelik hayatta karşımıza çıktığında şaşırıp kalmak istemiyoruz vesselam...
cevap:
aziz ilim talibi,
homoseksüellik, modern dünyada cinsel bir tercih olarak sunuluyor ve meşrulaştırılmaya çalışılıyor.
bunu yapan modern dünya, "insan her şeyin ölçüsüdür" ilkesinden yola çıkıyor.
bir: bu külliyen yanlıştır. insan her şeyin ölçüsü değildir. dolayısıyla insanın canının her istediği doğru değildir. hakikati insan belirlemez, hakikati el-hak belirler ve insan da ona uyar.
iki: homoseksüellik masum bir cinsel tercih değildir, bir hastalıktır. içgüdülerin hastalanmasıdır. her hastalık gibi tedavisi vardır ve tedavi edilmelidir. homoseksüelliği savunmak, hastalığı savunmak kadar abes ve çirkindir.
üç: homoseksüellik tüm ilahi vahiylerde yasaktır, zira fıtrata aykırıdır. zira: 1) varlık çift kutupludur. bu mahlûkatın değişmez yasasıdır. 2) erkek ve kadın cinsleri çift kutupluluk yasası gereği vardırlar. bu yasa gereği, iki karşıt cinse içgüdüsel olarak allah tarafından yerleştirilmiş olan cazibe insan neslinin devamını temin eder. 3) erkekle erkeğin ve kadınla kadının cinsel teması, yaratılışın doğasına aykırıdır. düşünsenize, insan soyu cinsel tercihini böyle yapsaydı, şu dünyada üç nesil içinde insan soyu yok olmaz mıydı? bu yolun "tabiat-karşıtı" olduğuna bundan güzel delil mi olur?
4) kur'an lut kavminin helak nedeni olarak bu hastalığı gösterir. bu vahyin bu tercihi reddettiğinin açık göstergesidir.
5) bu illete duçar olan insanlardan yardım isteyenler varsa, onlara yardımcı olunarak psikolojik, hormonal ve sosyolojik tedavileri yaptırılmalıdır.
ancak erkek anatomisine sahip olmanın dışında her şeyiyle kadın olan, hormon ve ruh dengesi tamamen kadınsı özellikler gösteren (veya tersi olan) kişilerin durumları bu sual-cevabın kapsamı dışındadır. bu gibilerin durumu işin uzmanlarının görüşleri ve yapılacak tahlillerin sonuçları alındıktan sonra yeniden belirlenmeli ve işin ehli âlimlerden oluşan bir kurulun görüşü alınmalıdır. eğer hormon testlerinde kadınlık ağır basıyorsa, o zaman tıbbi bir müdahalenin cevaziyeti tartışılabilir. değilse tartışılamaz.
rabbim hepimizi hakkı hak bilip hakka ittiba, batılı batıl bilip batıldan ve günahtan ictinab eden kullardan kılsın.
kişisel yorumum: eşcinsellik dünya sağlık örgütü(who),amerikan psikoloji derneği ve bir çok sağlık kurumu tarafından hastalık olarak görülmez.tedavisi yoktur.cinsel tercih meselesidir.tedavisi için çok uğraşılmış,ancak hiç bir zaman çözümü bulunamamıştır.eşcinsellerin oranı yüzde 5 ile yüzde 10 arasında tahmin edilmekte.bu oranın kapalı toplumlarda çok daha fazlaolması ilginç.örneğin singapur;televizyonlarda eşcinsel kelimesinin bile yasak olduğu bir ülke.devlet kurumları tarafından eşcinsellik tedavisi olan hastalık diye tanımlanıyor.gek gör ki dünya da nüfusa oranla eşcinselliğin en çok olduğu ülkelerin başında singapur geliyor.eşcinsellik,bir azınlık durumu olabilir.çoğu insandan farklı olabilirler ama bu onların anormal olduğu anlamına gelmez.sonuç olarak onlar azınlık olmanın getirdiği sonuçlarla boğuşmaktalar.olaya bilimsel yaklaşmak yerine,tamamen dinin getirdiği buyruklara göre yorum yapıldığından,mustafa islamoğlu nu burada çok suçlamamak gerekir.ve asıl bomba geliyor:
soru: hocam, internetteki müstehcen site ve resimlerden kaç kez uzak durmaya çalıştım. her seferinde söz verdim. o tür kadınları dışarda görsem tiksiniyorum, dönüp bakmıyorum bile elhamdülillah. fakat yine de kendime mani olamıyorum. bu konuda bana nasihat eder misiniz?
cevap:aziz ilim talibi,
müstehcen resimler ve görüntüler,
1. insanın içindeki iyilik hücrelerini öldürür.
2. şehvetini azdırır.
3. meleklerimizin moralini bozar ve bize dua etmelerine engel olur.
4.insanın kendisine karşı saygısını azaltır.
5. iradesine karşı güvenini sarsar.
6. hafızayı zayıflatır.
7. kalbi meşgul eder ve kararmasına yol açar.
8. şehvet, insana verilmiş emanettir. emanete sadakat gerektir. şehvet emanetini meşru yollardan tatmin etmek gerekir. bunun en güzel yolu da evliliktir. gençlere bir an önce evlenmelerini, zamanı gelmiş evliliği dünyevi gerekçelerle ertelememelerini tavsiye ederim. size de... bu tür kerih görüntüler, ileride gerçekleşecek evliliğin gizemini de azaltır.
bütün bu zararları göz önünde tutunca alk-ı selim bu tür kerih görüntülerden ve müstehcenlikten uzak durmayı emreder. siz de irade sınavında bu savaşı kazanmak için gayret edin. bunun bir iç cihad olduğunu unutmayın.
rabbim, nefsi emmarenin kötülüklerinden hepimizi korusun.
kişisel yorumum:evet,kadın bir erkeğin cinsel ihtiyacını gidermek için yaratılmıştır.o kötü,pis,kaka resimlere bakmamak için bir an önce birisiyle evlenin.her türlü cinsel fantezinizi yaparsınız artık.müstehcen resme gerek kalmaz.hadi, bir an önce kızı kapıp,nikah dairesine gidin!!!