ben bu insanları çok seviyorum. böyle klişe ama hep bi donları düşük oluyor ama seviyorum ben bu insanları. o musluk damlamasın diye uğraştığın, çaba sarfedip, emek harcadığın ama damlaların çoğaldığı musluklarımızı tamir eden kişiler onlar. paramız fazla gitmesin diye bize yardım eden, bazen indirim yapan insanlar onlar.
üniversitede musluktur, ocaktır, duştur.. hep bi sorun çıkar ey dostlarım. musluk akıtır, duş başlığı göte kaçar, fırın yanar, patlar. hani öğrenciyiz ya, o sorun dönüp dolaşıp bulur bizi bi yerden. musluğumuzun aktığı zamanlarda böyle ince bıyıklı tontiş bi muslukçu gelmişti öğrenci evimize. çay falan demleyelim, ne bileyim muhabbet falan geçinir gideriz, belki az para alır diye taklalar atıp duruyorduk. herif meğersem çayı çok demli içermişte bizim haberimiz yokmuş. adam çok sinirli çıkmıştı dostlarım. artık nedenini bi o biliyor. böyle musluğu açar açmaz;
- naaptınız olm bu musluğa.._
- bişi yapmadık ki abi, nolmuş..
- elinin körü olmuş..
- abi neden bağırdığını anlamadım. bozuk zaten, ondan çaardık..
- lan olm sıçmışsınız içine.. kim yaptı bunu..?
- abi bişi yapmadık, açtık bi baktık.. neymiş ki sorunu..
- yahu bu musluk değil mi, ben tamirci değil miyim.. beni neden çaardınız.. sen öğrenci değil misin..?
- iyide abi açtık sadece.. düzelmez mi..?
- taam yaa, sus bi, bakcaz bakalım..
adam manyağın teki çıktı dostlarım. adam öğrenciğiz diye mi, eşiyle kavga ettiği için mi bilinmez, ağzımıza sıçtı. fırına bakar mısınız diyecektim. yeminle o ingiliz anahtarını götüme sokar diye soramadım.. bide 25 kağıt aldı. o çok pis koydu bide.