merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  1. 1

murat tuncer

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. hacettepe üniversitesi'nin yeni rektörü. rektör olabilmek için uzun yıllardır uğraştığı ve seçimlerden önce akademisyenlere yemekli toplantılar verdiği, çeşitli ikramlar sunduğu dedikoduları dönüyor.

    benim açımdansa gelişi şu okulda okuduğum süre içinde gördüğüm 3. rektör olması bakımından acıklı.

    hangi öğrenci 3 tane rektör görür arkadaş? of. hayattan soğudum.
  2. radikalin haberine göre türkiyede çoook uzun zamandır hasret kaldığımız şeyleri yapacak rektördür.kendisini bu ağır yükün altında ezdirmemek için bütün hacettepeli oğrencilerin dayanışma içinde olması gerekmektedir.bu rektörlerini harcatmamaları lazım.

    ...
    üniversitenin yeni rektörü prof. dr. murat tuncer, uludere katliamını protesto eden öğrencilerin adını isteyen emniyete liste vermedi, bundan sonra da vermeyeceğini söylüyor... artık eylem ve etkinlikler nedeniyle soruşturma açılmayacak... afiş asmak, bildiri dağıtmak serbest... ve, ‘güvenlik’ gerekçesiyle üniversiteye gaz bombası, kalkan ve maske alımı için yapılan ihale de iptal edildi... öğrencilerle üç buçuk saatlik bir toplantı yapan yeni rektör, her ay gençlerle buluşacak..

    uludere katliamının ardından üniversitede yapılan protesto sonrasında emniyet rektörlüğe bir yazı yazarak eylemci öğrencilerin görüntü ve isimlerini istedi. bu talebi geri çeviren rektör prof. dr. murat tuncer ise öğrenci örgütlerinden görüşme talep etti ve 6 ocak’ta yapılan toplantıda öğrencilere, eylemlerinin demokratik bir hak olduğunu söyleyerek bundan sonra polise ‘eylemci öğrenci listesi’ verilmeyeceğini belirtti. ayrıca üniversite konseyinde öğrencilere söz ve karar hakkı verilecek; her ayın ikinci haftası öğrencilerle toplantı yapılacaktı.

    bu vaatlerin bazıları hayata geçti bile. önceden açılmış siyasi soruşturmalar iptal edildi. yurt giriş saatleri 02.00’ye çekildi. rektörün öğrencilerle buluşacağı toplantılardan ilki ise 14 ocak’ta yapıldı, 100’e yakın öğrenci eleştiri ve taleplerini sıraladı.

    http://www.radikal.com.tr/...
  3. son icraatı öğrenci ve akademisyen yemekhanesi ayrımını kaldırmak olmuş. artık hocalar ve öğrenciler aynı yerde yemek yiyebilecek. okulum adına sevindirici bir gelişme bu.
  4. bi de ulaşım hadisesini çözerse kedi canını onun.

    normalde 230 hacettepe-beytepe otobüsü 20 dakikada bir kalkıyordu. şimdi servis saatleri dışında yarım saatte bire düşürüldü.

    tamam ben de gecenin 10 buçuğunda 10 dakikada bir sefer konsun demiyorum, ama normalde 10 dakikada bir, servis saatleri dışında 20 dakikada bir olsa, bizim karda kışta bokumuz donmasa daha güzel olmaz mı?

    ayrıca yurtlara son giriş haftasonu için zaten 02.00'ydi. ha hafta içi 02.00'ye çekildiyse bilemiyorum ama bence çekilmesinin de bi anlamı yok. zira kampüse ulaşım, ego'yla saat 11 dedin mi bitiyor. kızılay'dan gece son girişe yetiştiren servisler var ama onlar da hem yüksek fiyat çekiyor, hem de işi 11-11 buçuk gibi biten öğrenci onları beklemek zorunda kalıyor.

    ayrıca hala resmen 2. dünya savaşından kalma ikarusları görüyoruz beytepe'de. ayıptır, yazıktır, günahtır. tamam ikarus gibi bir şeyin hala bırak çalışmayı, hareket edebiliyor olması bile büyük bir mucize ama bunu öğrencilerin üzerinde kitle imha silahı gibi kullanmanın ne anlamı var? yeminlen bi gün uçucaz aşağıdaki göle.

    ayrıca ders giriş ve çıkış saatlerinde egolarda resmen kimin eli kimin cebinde değil, çok affedersiniz kimin siki kimin götünde seyahat ediyor insanlar. daha fazla ego konulabilir zannedersem. zaten her yıl kontenjanlar gereksiz yere sürekli arttırılıyor. ama ego saatleri ve sayıları sürekli sabit. 2+2'den karmaşık olmayan bir hesapla öğrencilerin neden üst üste alt alta gittiğini bulabiliriz.

    dolmuş ve servislerin de akşam 4 dedin mi pıt diye bitivermeleri, ankara'da her yerden kızılay'a ulaşım varken beytepe'den olmayışı evlat acısı gibi koyuyor adama. hacettepeli, "bizim niye yok diyor!" ve haklı.

    bu ulaşım çilesine son verirse gidip ellerini öpücem.

    bi de gelirken taytem dinlenme tesislerinden kendisine pişmaniye alabilirim. (çikolatalı seçeneği de mevcut)
  5. hacettepede birşeyler oluyor dememize sebep olmuş rektördür kendisi.

    tamam belki birşeyler konuşmak için belki hala biraz erken, ama yapılanları da görmemek olmaz. sonuçta önceki rektörlerin gelir gelmez yaptığı icraatları da biliyoruz.

    yaklaşık 2 ayda değişenleri şöyle bir özetleyecek olursak,

    - kütüphanelerin 7 gün 24 saat esasına dönmesi. eskiden de hafta içi 24 açık saatken, hafta sonu 5'te kapanmaktaydı. ayrıca sayısı son zamanlarda "0" düşen aktif bilgisayar sayısı "100"e yükseltilmiştir, ki önceki durum cidden hayret ve utanç vericiydi.

    - kütüphanelerde sabahlamak durumunda kalan öğrenciler için ücretsiz çay ve çorba servisi

    - öğretim görevlisi - personel yemekhanesinin öğrenci yemekhanesi ile ayırımına son vermek.

    - sabahları nizamiyede yapılan ve özellikle sınav dönemlerinde sıkıntı yaratan kimlik kontrolü hadisesinin kaldırılması

    - bildiri dağıtımı, öğrenci eylemleri gibi konuların, diğer öğrencilerin özgürlüklerini kısıtlamadığı sürece tamamen serbest bırakılması. bu durum bozulmadığı sürece güvenlik güçlerinin kampüslere alınmaması. eylemcilerin isimlerinin güvenlik ve güvenlik güçleri ile paylaşılmaması.

    - ulaşım malum büyük problem. 10 yıldan fazla süredir hacettepe'de olan biri olarak, hiç bir yılın bir sonrakinden iyi olduğuna şahit olmadım. bu konuda da beytepe metrosu ile okul içerisinde belirli duraklar arasında işleyecek hafif raylı sistem kurulması ile ilgili çalışmalar başlatılmış. umarım gerisi gelir de beyetepe yolları işkence olmaktan çıkar.

    - akademik personel ve öğrenci sticker'ları arasında uçurum düzeyine ulaşan farkın (25 tl'ye 195 tl gibi) kaldırılarak, herkes için 25 - 30 tl gibi bir fiyat alınması kararı alınması.

    - konservatuarın beytepeye taşınarak, kampüs içerisinde sanat etkinlikleri için sürekli bir platform yaratılması.

    uzun yıllardır gördüğümüz kötü yönetimlerden sonra, bunlara da şüpheyle baktım ilk başlarda. yine de bir üniversitede böyle hala daha ütopikmiş gibi gelen uygulamalar görmek sevindirici.

    bu öğrenci odaklı mantalitesinin devam etmesini temenni ederiz.
  6. 18 şubat'ta yapılan toplantıdan sonra gelmesi beklenen yeniliklerden bazıları:

    2 tl olan yemek fiyatlarının 1 tl'ye çekilmesi, öğlen ve akşam yemeği menülerinin farklı hale getirilmesi,

    ihtiyacı olan 1600 öğrenciye burs,

    üniversite markalı ürünlerin fiyatlarının rektörlük tarafından belirlenmesi,

    tüm hacettepe öğrencilerine tıp fakültesi hastaneleri'nden ücretsiz muayene imkanı,

    öğrenci topluluklarıyla ilgili seçimlerin, kampüs çevresine kurulan kiosklar yoluyla gerçekleşmesi,

    ve bunun gibi şeyler...
  7. bütün müspet havası 28 şubatta ilerici,devrimci,yurtsever öğrencilere yapılan saldırıdan sonra sönmüştür. dışarıdan ellerinde satır ve şişlerle, 3 otobüs dolusu gelen faşistleri misafirlerimiz olarak nitelendirmiş ve olayların sorumluları olarak ilerici öğrencileri hedef tahtasına oturtmuştur.bu olanlardan dolayı faşistlerin üniversiteye gelmesine sebep olan türkçe topluluğu yöneticilerini cezalandıracağına,devrimci öğrencilere karşı soruşturma terörünü başlatacağını ilan etmiştir.http://www.hun.edu.tr/duyuru/detay.php?ku=2951.Edebiyat fakültesi camlarını da misafirlerimiz dediği faşistler kırmıştır.alenen faşistlere alan açan rektör seleflerinden de beter olduğunu ima etmiştir.yolu açık olsun ama bizi artık kandıramaz.
  8. riyakar, faşist ve gericidir. bugün itibariyle, kurulan müzik sistemini işlemez hale getirmek için elektrikleri kesti,çözüm bulununca "gorillerini" devrimci öğrencilerin üzerine salarak, ibrahim kaypakkaya anmasını engellemeye kalktı.ama n'oldu, etkinlik genede yapıldı. aklı sıra anadolu gençlik derneğinin yapmak istediği etkinliği engelleyen devrimcileri-ki yapılması gerekende oydu- hizaya getirecek, kimin büyük olduğunu gösterecekti. ama gördü kimin büyük olduğunu.
    sayın rektör şunu unutuyor: hacettepe üniversitesine kurulduğundan bu yana birçok rektör geldi geçti. hepside yaptıkları kötü icraatlarla anıldı ve bakî olamadılar.bâki olan devrimci gelenek oldu. bugünde ankarada sürekli saldırıya uğrayan başka bir üniversite yok ve özellikle bu rektör zamanında bunlar olmaya başladı, bu durum onun kötü rektörler arasına girmesine yeter de artar bile. bu olay ona olan sempati kırıntılarınında ortadan kalkmasına, yerini öfkeye bırakmasına sebep oldu. devrimciler her saldırıya göğüs gerdiği gibi akpli murat tuncer'in saldırılarına da göğüs germesini bilecektir. kusura bakmayın sayın rektör, istediğiniz tipte bir üniversite olmayacak hacettepe üniversitesi.
  9. tam adı aptullah murat tuncer'dir. aptullah ismini hiçbir yerde kullanmaması nedeniyle google aramalarında bile sadece a murat tuncer olarak geçmektedir, bulana kadar tüm aile seferber olduk. istiklal savaşı gazisi ve mustafa kemal atatürk'ün silah arkadaşı olan dedesi abdullah ahi tuncer'den sıkça bahsedilmesi ile isminin ordan gelebilmiş olabilme ihtimali vardır.

    hizmet sektöründe çalışsa belediye başkanlığı garanti olacak rektördür kendisi. evet hizmet adına olması gereken çoğu şeyi yaptı, yapıyor. fakat olmaması gereken konularda takıntıları vardır. sağlık bakanlığı kanserle savaş daire başkanı olmasından olsa gerek sigaradan ve alkolden nefret eder. kampüste sigara içen bir görevlinin işine son vermiş ve nerede olursa olsun kampüs içinde sigara içenler hakkında yasal işlem yapılması talimatını vermiş. tadilat yapılan öğrenci evi binasını gezerken içerden sigara kokuları gelen bir odaya girmiş ve öğrencilere ceza ödetmiş. yine öğrenci evleri görevlilerine kafanızı uzatın, sigara kokusu geliyorsa cezasını kesin buyurmuş. şenliklerde alkolü kaldırdı, eğlencenin en geç 00.00da kesilmesi için güvenlik görevlilerini öğrencilerin üzerine saldı.

    4 yıldır mühendislik fakültesinin kurulan ilk bölümünde en az 20-30 yıllık sıralarda, daha düne kadar projektörü olmayan sınıflarda ders gördük, hala görüyoruz. sandalyeleri bile hocalarımız kendi aralarında yaptığı bir projeyle aldılar. konferans salonumuz bir mezunun bağışıyla yapıldı. laboratuvarlarda hocaların cihazlara bir şey olacak takıntısından dokunamıyoruz, bina desen dökülüyor. baştan aşağı, komple, hatta baştan yıkılıp yeniden yapılması gerek bence.

    yemekhane 1 lira oldu kapasite olmadığından dışarı kadar taşan kuyruklara giriyoruz. çoğu zaman üşenip gitmiyorum bile. kütüphane desen yer bulunmuyor. keçiören kampüsü beytepe'ye taşındığından beri bu kampüs hep geri gitti. konservatuarı da getirecekmiş sanırım. gelsinler, bir onlar eksikti kadro tamamlanır.

    ulaşım hizmeti, kütüphanenin her gün 24 saat olması, yemekhanenin 1 lira olması, güzel fakat bu projelerin çoğu için gerekli alt yapı ve kaynak yok.

    keşke rektör olduğunu unutup yeşilay, iv. murad gibi dolaşmayı bıraksa, ezan sesi her yerden duyulacak gibi bir talimatlar yerine daha kaliteli eğitim yönüyle ilgilense 1 numara olmaya adaydır kendisi.

    http://www.youtube.com/...
  1. 1