bu ülkenin başkentine belediye başkanlığı yapmış bir adamdır. sonra oy için vatan hainleriyle siyasi ortaklığa girmiştir.
diyarbakır mitingi sırasında konuşmasının bir bölümünde elinde apo posterleri, sarı-yeşil-kırmızı bez parçalarıyla "viji apo" diye bağıran terörist yığınına "... bize terörist dediler, vatan haini dediler, söyleyin onlara öyle miyiz biz? ..." derken düştüğü trajikomik durum bitirmiştir bu adamı.
son seçimlerde de ankara belediye başkanlığına aday olmuştur bu kişi ve diğer sol partinin adayının da,kendisinin de seçimden çekilmemesi sonucu solda oyların bölünmesine ve akıbetin önceki seçimler gibi olmasına sebep olmuş bir şahıstır
odtü'de öğrenciyken mhp üyesi ardından sol görüşün en güçlü isimlerinden biri sonraları sol görüşe aykırı şekilde kimlik üzerine siyaset yapan bir partinin yardımcısı oldu şimdilerde ise fedakar lider kıyafeti giyindi ama o modayı zeki sezer başlattı biraz geç kaldı.
dön baba dönelim siyasetçilerden. hadi sağdan sola döndün, insan bu değişir dedik de gidip diyarbakır'a, sarı kırmızı yeşil bez parçalarının sallandığı mitingden yüzünü halka dönünce yemedik be karayalçın!
böyle bir ortamda deniz baykalla anlaşamayacağını bildiği için ama diğer yandan oylarından bölüneceğini bildiği için partisini seçimlere sokmayarak bence onurlu bir tavır sergilemiştir.
türkiye'deki bütün sözde sosyal demokratlar içerisinde başı çekecek kadar demokrat olan bitik siyasetçi. ankara büyükşehir belediye başkanlığına aday olma ihtimali bile beni ürkütüyor.
ankara büyükşehir belediye başkanlığına aday olması, melih gökçek'in tekrar tekrar seçilmesinden başka bir şeye hizmet etmeyecek eski başbakan yardımcısı. zira böyle bir durumda bütün sağ birleşip tekrar melih'e oy verecek. kendisinden rica ediyorum, lütfen otur oturduğun yerde.
ankara büyükşehir belediye başkanlığına aday olursa tek rakibinin kömür-nohut olduğunu düşündüğüm siyasetçi. 1999 seçimlerinde melih gökçek'e karşı yaklaşık 20 000 oy fark ile kaybetti. nedeni de dsp'nin doğan taşdelen'i belediye başkan adayı göstermesidir ki ikisinin toplam oyu 660 000 den fazlaydı.
chp'den seçime girse de diğer sol partiler karayalçın'dan başka aday çıkarmasalar da ankara bşb başkanı olması imkansız görünen siyasetçidir.
son seçimlerde melih gökçek %56 oy almıştı, akp'nin oy oranı, melih gökçek'in ankaralılar tarafından epeyce sevilmesi gibi faktörler hesaba katıldığında oy oranı %50'ler civarında olacaktır. zaten bu oyu aldıktan sonra da karayalçın'ın belediye başkanı seçilmesi gibi bir durum söz konusu olamaz.
karayalçın'ı çocuk denecek yaşta bir iskender'un mitinginde dinledim. deniz baykal'ın söylemeyi geçtim düşünde bile görürse paniğe kapılacağı bir söylemi vardı. "bu ülkeye demokratik sosyalizm lazım".
elbette eleştirilebilecek bir söylem. sen başbakan yardımcısı oldun, diye kızmak da mümkün bu karayalçın'a. o zaman ne yaptın demoktatik sosyalizm adına da denebilir. ama buna cesaret etmesi bile önemli.
gençliğinde sağcı olduğu biliniyor karayalçın'ın. buna rağmen "sosyal demokrat" sayvanıyla sağcılığını gölgeleyenlerden farklı bir yerde duruyor. şimdiye kadar chp/dsp/shp 'ye hiç oy vermedim. ya "marjinal" marksistlerin boykot çağrılarına kulak verdim ya da yine onların gösterdiği bağımsız adaylardan yana kullandım hakkımı. ama içten içe hep bir sempati duyduğumu itiraf ediyorum karayalçın'a.
karayalçın'ın diline pelesenk olmuş bir sözü var: ivedilikle. ben bu sözü her duyduğumda aklıma karayalçın geliyor. ankara evet, ivedilikle gökçek'in garabetlerin kurtulmalıdır. ama acaba karayalçın iktidarda olsa bu ülke daha güzel bir yer olur muydu?
çok açık söylüyorum, bugün kendini marksist olarak tanımlayanlar bile solun kırıntısına muhtaç olduğumuzu fark etmeldirler. o kırıntı işte karayalçın'da var.
gözü çöplükte kalmış bir horozdur. başarılı veya başarısız bir şekilde seçimi kaybetmiştir. onu 1989'da ankarada seçen seçmenin üzerinden 2009'daki seçimlerde 20 yıl geçmiş olacak, 20 yıldır seçmen kütüğüne eklenenlerle 20 yıldır ölenleri ve 20 yıldır ankara'nın diğer illerden aldığı ciddi göçü düşünürsek kendisini hala ankarayla özdeşleştirmesi akıl almaz bir şey, sanki kaldığımız yerden devam ediyoruz havasında aday oluyor ama ne kadrolar ne sistemler değişti o arada. bugüne dek aday olmayı gene denedi defalarca, ama daha siyaset esnafından onay alamadı. kazanabileceğini insanların gözü kesse o zaman aday yaparlardı. şimdi yapıyorlarsa "hiç denenmemiş birileriyle denedik olmadı, bari bir de bunla deneyelim, tanınmış isim belki bi sinerji falan filan" mantığıyla ikinci seçenek olarak kabul ettiler karayalçını. yoksa bu adam hep vardı, hep aday yapılabilirdi, ama zor olduğu için vazgeçildi.
kendisinin x partisinin başkanı olduğu da fostur, x partisi bir tabela partisidir ve hikayedir. burada amaç chpnin o parti aracılığıyla karayalçın ismi üzerinde dtp'den destek almasını ve seçilmesini sağlamaktır. çünkü karayalçın dtp'ye yakın, geçmişte yerel seçimlerde kürt hareketiyle seçim ittifakı yapmış birisidir. ne diyelim, hayırlı olsun belediye başkan adaylığı, ama kazanamayacağı da bellidir. zaten artık %56 almış gökçekten sonra sol partilerin güç birliği yapmasından medet ummak çok manasızdır, hadi yükseldi oyunuz da nereye kadar? %30'un altına düşecek mi melih amca?
chp'den resmen ankara büyükşehir belediye başkan adayı olmuştur. bu işbirliği ankara'yla sınırlı kalmamalı, örneğin dikili'de chp aday göstermemeli, eskişehir'de de aynı şekilde, ya da dsp ankara'da aday göstermemeli. tam manasıyla bir işbirliği sağlanabilmeli.
ankara'daki durumlar umut vericidir belki, bekleyip göreceğiz.
an itibariyle artık chp 'nin liderliğine oynamaktadır. zaten deniz baykal ın partide varisi olmadığını hesaba kattığımızda sadece son dönemlerde yıldızı parlayan tunceli'li milletvekili ve anti-akp ci sayın kılıçdaroğlu ile kapışacaktır. kaybeden bu kez chp olmayabilir artık.
bugün cumhuriyet'e verdiği röportajda vaatlerini şöyle sıralamış olan ankara büyükşehir belediye başkanı adayı:
-ilk iş metro inşaatını tamamlayacağım.
-dar gelirli ailelere 600 ytl destek verilecek.
-yoksula 10 tona kadar su bedava.
-alt-üstgeçit anlayışını değiştireceğiz, yerini raylı sistem alacak.
-kent yönetiminde şeffaflık olacak, belediye suda vebal altında.
ayrıca ben hatırlamıyorum ama, melih gökçek'in "raylı sistem ankara'nın geleceğini kararttı" şeklinde bir beyanı olduğunu söylemiş, beklerim kendisinden, komik adam zira melih gökçek.
sadece sitesinde kullandığı ankara amblemleriyle bile bir çok şeyi değiştirmeye niyetli olduğunu belli eden anakent adayı. olur da başkan seçildikten sonra ankara'nın orjinal amblemine dönmezse iki elim yakasında olacak.
ankara'nın su sorununa reel bir çözüm getirecek olan şahıs.
ilk projesi arıtma tesislerini yapılandırmak. ama daha da önemlisi gerede havzasına baraj kurmak. kendisinin açıklamalarına göre; bu baraj projesi dsi'nin araştırması sonucu 2003 yılında ortaya atılmış ve melih gökçek'e sunulmuş. melih ağa ise yaklaşık 250 milyon dolar olan bu projeyi hayata geçirmek istememiş ve "ben kaynağımı metro yapımında kullanacağım" demiş. hangi kaynak nerede kullanıldı ve 2003-2009 yılı arasında tamamlanan bir metro var mı diye sormalı ankara da yaşayan halk! gene aynı halk bu kadar reel bir çözüm dururken "yağmur duasına çıkın" diyen ağa babasından hesap sormalı. kızılırmak'ın sağlıksız sularını 1 milyar dolara ankaraya getiren melih gökçek den "2003 yılında 250 milyon dolara neden baraj yapmadın" diye sormalı bu halk!..
oyunuzu karayalçın'a verin demiyorum. ama kime vermemeniz gerektiğini bu giride anlatmak zorunda kaldım. yanlış anlaşılmasın.