|
|
- ne görüntü, ne ses, ne tarz, ne bulunmaz bir zeka.. hiçbir şeye sahip olmayan bir adam.. neden meşhurdur, neden şarkı söyler (ya da hadi yaptı bu bi şey söyledi, insanlar neden dinler) çok merak ediyorum.
(not: bizim köyde bundan 500 tane var, ama onlar en azından ekip dikip bir şeyler üretip, bir işe yarıyorlar..)
- kendisinin anadolu rock yaptığını iddia eden, esasında naaaptığını kimsenin anlayamadığı, emrahvari kaşlarıyla ve yamuk yumuk konuşma tarzıyla gönüllerde bir türlü yer edinemeyen, kral tv'de ilk kez klibi çıktığı zamanlardan beri gittikçe saçma bir insan olma yolunda ilerleyen, yakın zamanda bir programda artık gönül adamı olarak da hizmet vermeye başlamış olduğunu gördüğüm ilginç kişilik.
- kendisiyle aşağıdaki diyalogları yaşadığım insan.
(ön bilgi olarak mahalleden çocukluk arkadaşı piyasanın bilinen basçılarındandır. hasbel kader basçı arkadaşın grubu murat göğebakan'ın orkestrası olur. iki sene süren bu olay sırasında sayısız komik macera yaşanır ve murat göğebakan bu iki eski arkadaş ve onların çevreleri için bir fenomen haline gelir. iki kafadarın şakası olan hareketler insanların gözünde gerçektir. ozellikle bir yaz onun gibi konuşarak, onun gibi gülerek, onun mimiklerini yaparak geçer.)
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
bir halk konseri. konser öncesi murat, grup ve ben minibüsün içindeyiz. murat projelerini anlatıyor.
davulcu: bak murat bu çocuk* senin deli hayranın, her şarkını ezbere biliyor.
murat: ehe ehe
garrincha: (kendini zor tutuyordur) evet abi, saygılar.
murat: oğlum, adam* biliyor işi akıllı, sizin gibi hıyar mı olacaktı. aslanım benim.
konser başlar yer gök yıkılır onbinler (gerçekten de kendisi türkiye'nin en çok konser veren ve konserlerine en çok seyirici gelen insanıdır) şarkılarını ezbere söyler. sahne arkasında "ulan harbi biz salağız herhalde" denir. gelen türbanlı kızın verdiği üstünde bir cep telefonu numarası yazan kağıt murat'a verilmek üzere alınır.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
garrincha askerdedir*. komutan evine bırakılmış, kışlaya dönülmüş, yemek yemek için sabırsızlanılmaktadır. araba durur, garrincha daha kapıyı acarken sigarasını yakar* keleşini* elinde tutarak yemekhaneye doğru yürümeye başlar ki tam tören alanı ortasında cepteki tel titremeye başlar. sote alana geçilir.
garrincha: alo
ses: gökçe kardeş nasılsın?
garrincha: pardon çıkaramadım
ses: aaa kurban
garrincha: abi? (kulaklarına inanmayan insanin ince soru tonuyla)
ses: he he he, evet ben abin
garrincha: nasılsın abi, saygılar...
ses: eyvallah gökçe kardeş, duydum ki askerdeymişsin bir arayayım dedim. sayılı gün kolay geçer gurban. aaaaaaaa
garrincha:evet abi, sağol abi.
ses: hadi gelince görüşelim mutlaka hayırlı teskereler, oradaki arkadaşlara selamlar gurban.
garrincha:eyvallah abi, başüstüne, saygılar...
görüşme biter garrincha yaşadığı şokun etkisiyle sarhoş gibi yemeğini yer.
- bir anadolu turnesi sırasında ekiple beraber ankara'dayken kadın gazeteci ile bir konser sonrası bir et lokantasında röportaj yapmaktadır.
mg: (garsona seslenir) oğlum etler dur diyene kadar gelsin.
gazeteci: gülhane diyordunuz.
mg: evet, gülhane konserine otuz bin kişi geldi(!) yok yok beş bin kişi vardı. tanınmamak için parka itfaiye arabası ile girdim çöp arabasıyla çıktım.
- bir konser sırasında seyircilerin kendisine "murat buraya yumruk havaya" diye tempo tutmasına, "gurban biz sanatçı adamız yumruk bizim neyimize, biz olsa olsa yurek fırlatırız" diye cevap verendir.
bu lafın ardından eliyle yürek sökme hareketi yapıp hayali yüreği kendinden geçmiş hayranlarına fırlatır.
- bir anadolu turnesi sırasında uğranılan adana'da grupça evine uğranan annesinin hakkında "küçükken murat'ın lügatı çok kuvvetliydi, biz hep avukat olmasını bekledik" derken, grubun kendini tutmayıp kahkahaları koyverdiğidir.
- (bkz: aya baktım seni gördüm sana baktım ayı gördüm)
- bir dönem "kendini yırtarak şarkı söyleme ekolü"yle tutturan şahıs. normal normal şarkı söylerken böyle birden avazı çıktığı kadar bağırmaya başlar, korkutur adamı. bildiğim kadarıyla özürlü*dür.
(maximus, 29.02.2008 00:15 ~ 00:18)
- aşağıdaki diyaloğu yaşadığım insandır.
yer amsterdam güneydoğu - bir banka
telefon gizli numara gizli numara çalar:
garrincha (g) : alo
telefondaki ses (ts) : alooov, utrecht senin oraya yakın mı
g: pardon anlamadım...
ts: utrecht senin oraya kaç kilometre:
g: pardon kiminle görüşüyorum?
ts: aaa gurban, 11 mayıs'ta utrecht'te konserim var gel misafirim ol
g: abi?
ts: evet abin ben haaa haaaaa
- (bkz: bi sus)
|