murat göğebakan   

adana çık aradan

  1. ne görüntü, ne ses, ne tarz, ne bulunmaz bir zeka.. hiçbir şeye sahip olmayan bir adam.. neden meşhurdur, neden şarkı söyler (ya da hadi yaptı bu bi şey söyledi, insanlar neden dinler) çok merak ediyorum.

    (not: bizim köyde bundan 500 tane var, ama onlar en azından ekip dikip bir şeyler üretip, bir işe yarıyorlar..)
    (moya the song, 08.09.2006 23:41)
  2. kendisinin anadolu rock yaptığını iddia eden, esasında naaaptığını kimsenin anlayamadığı, emrahvari kaşlarıyla ve yamuk yumuk konuşma tarzıyla gönüllerde bir türlü yer edinemeyen, kral tv'de ilk kez klibi çıktığı zamanlardan beri gittikçe saçma bir insan olma yolunda ilerleyen, yakın zamanda bir programda artık gönül adamı olarak da hizmet vermeye başlamış olduğunu gördüğüm ilginç kişilik.
    (hanspeterberigel, 11.10.2006 23:41)
  3. kendisiyle aşağıdaki diyalogları yaşadığım insan.

    (ön bilgi olarak mahalleden çocukluk arkadaşı piyasanın bilinen basçılarındandır. hasbel kader basçı arkadaşın grubu murat göğebakan'ın orkestrası olur. iki sene süren bu olay sırasında sayısız komik macera yaşanır ve murat göğebakan bu iki eski arkadaş ve onların çevreleri için bir fenomen haline gelir. iki kafadarın şakası olan hareketler insanların gözünde gerçektir. ozellikle bir yaz onun gibi konuşarak, onun gibi gülerek, onun mimiklerini yaparak geçer.)

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    bir halk konseri. konser öncesi murat, grup ve ben minibüsün içindeyiz. murat projelerini anlatıyor.

    davulcu: bak murat bu çocuk* senin deli hayranın, her şarkını ezbere biliyor.
    murat: ehe ehe
    garrincha: (kendini zor tutuyordur) evet abi, saygılar.
    murat: oğlum, adam* biliyor işi akıllı, sizin gibi hıyar mı olacaktı. aslanım benim.

    konser başlar yer gök yıkılır onbinler (gerçekten de kendisi türkiye'nin en çok konser veren ve konserlerine en çok seyirici gelen insanıdır) şarkılarını ezbere söyler. sahne arkasında "ulan harbi biz salağız herhalde" denir. gelen türbanlı kızın verdiği üstünde bir cep telefonu numarası yazan kağıt murat'a verilmek üzere alınır.

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    garrincha askerdedir*. komutan evine bırakılmış, kışlaya dönülmüş, yemek yemek için sabırsızlanılmaktadır. araba durur, garrincha daha kapıyı acarken sigarasını yakar* keleşini* elinde tutarak yemekhaneye doğru yürümeye başlar ki tam tören alanı ortasında cepteki tel titremeye başlar. sote alana geçilir.

    garrincha: alo
    ses: gökçe kardeş nasılsın?

    garrincha: pardon çıkaramadım
    ses: aaa kurban

    garrincha: abi? (kulaklarına inanmayan insanin ince soru tonuyla)
    ses: he he he, evet ben abin

    garrincha: nasılsın abi, saygılar...
    ses: eyvallah gökçe kardeş, duydum ki askerdeymişsin bir arayayım dedim. sayılı gün kolay geçer gurban. aaaaaaaa

    garrincha:evet abi, sağol abi.
    ses: hadi gelince görüşelim mutlaka hayırlı teskereler, oradaki arkadaşlara selamlar gurban.

    garrincha:eyvallah abi, başüstüne, saygılar...

    görüşme biter garrincha yaşadığı şokun etkisiyle sarhoş gibi yemeğini yer.
    (garrincha, 26.07.2007 16:05 ~ 22:14)
  4. bir anadolu turnesi sırasında ekiple beraber ankara'dayken kadın gazeteci ile bir konser sonrası bir et lokantasında röportaj yapmaktadır.

    mg: (garsona seslenir) oğlum etler dur diyene kadar gelsin.

    gazeteci: gülhane diyordunuz.

    mg: evet, gülhane konserine otuz bin kişi geldi(!) yok yok beş bin kişi vardı. tanınmamak için parka itfaiye arabası ile girdim çöp arabasıyla çıktım.
    (garrincha, 26.07.2007 21:51 ~ 21:52)
  5. bir konser sırasında seyircilerin kendisine "murat buraya yumruk havaya" diye tempo tutmasına, "gurban biz sanatçı adamız yumruk bizim neyimize, biz olsa olsa yurek fırlatırız" diye cevap verendir.

    bu lafın ardından eliyle yürek sökme hareketi yapıp hayali yüreği kendinden geçmiş hayranlarına fırlatır.
    (garrincha, 26.07.2007 21:59 ~ 22:00)
  6. bir anadolu turnesi sırasında uğranılan adana'da grupça evine uğranan annesinin hakkında "küçükken murat'ın lügatı çok kuvvetliydi, biz hep avukat olmasını bekledik" derken, grubun kendini tutmayıp kahkahaları koyverdiğidir.
    (garrincha, 26.07.2007 22:12 ~ 22:13)
  7. (bkz: aya baktım seni gördüm sana baktım ayı gördüm)
    (right lane must exist, 26.12.2007 21:59 ~ 22:00)
  8. bir dönem "kendini yırtarak şarkı söyleme ekolü"yle tutturan şahıs. normal normal şarkı söylerken böyle birden avazı çıktığı kadar bağırmaya başlar, korkutur adamı. bildiğim kadarıyla özürlü*dür.
    (maximus, 29.02.2008 00:15 ~ 00:18)
  9. aşağıdaki diyaloğu yaşadığım insandır.

    yer amsterdam güneydoğu - bir banka

    telefon gizli numara gizli numara çalar:

    garrincha (g) : alo

    telefondaki ses (ts) : alooov, utrecht senin oraya yakın mı

    g: pardon anlamadım...

    ts: utrecht senin oraya kaç kilometre:

    g: pardon kiminle görüşüyorum?

    ts: aaa gurban, 11 mayıs'ta utrecht'te konserim var gel misafirim ol

    g: abi?

    ts: evet abin ben haaa haaaaa
    (garrincha, 19.05.2008 13:15 ~ 13:16)
  10. (bkz: bi sus)
    (panzerfaust, 19.05.2008 13:19)