belki ilginizi çeker
  1. · güner ümit
  2. · senin ağzını yüzünü sikerim orospu çocuğu
  3. · şevket kazan
  4. · yezid
  5. · mum sönmemeli
  6. · eline diline beline sahip ol
  7. · kuzu bayramı
  8. · alevi
  9. · osmanlı imparatorluğu
  10. · meşrep ayrılıkları
gündem
  1. · annelerin yakışıklı anlayışı
  2. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  3. · ezel
  4. · yeşim salkım
  5. · yılmaz özdil
  6. · bir kadının bilmesi gerekenler
  7. · domuz gribi
  8. · düş
  9. · uslanmadım

mum söndü  

 sayfa  / 2
  1. çamur at izi kalsın anlayışı ile ortaya atılmıştır. en büyük bölücülüğü bu ülkede terör örgütleri değil bu sözleri söyleyen insanlar gerçekleştirmişlerdir.
    (celebrimbor telrùnya, 08.02.2005 00:36)
  2. ancak bir yezid evladı bunu uydurabilir.

    -sevgili eksiksizuyum, alevilerde mum söndü diye bir şey olduğu iddia ediliyor; ne diyeceksin?
    +bunu iddia edenlere kalın kalın mumlar sokmak istiyorum. tamam mı canım?
    -teşekkür ederim efendim. anlayan anlar galiba...
    (eksiksizuyum, 07.02.2006 20:05)
  3. dünyanın hemen her yerinde, azınlık durumundaki ya da muhalefetteki gruplarla ilgili olarak bu tip söylentiler, hikayeler uydurulur. mum söndü bunun en bilinen ve en iğrenç örneklerinden biridir. çok şükür son zamanlarda gereken hoşgörü ortamının oluşması ve alevilerin de kabuklarını kırmalarıyla; bu tip söylentilere inananlar azaldı. gerçekle alakası olmayan buna benzer söylentiler, hurafeler; şu an modern batıda müslümanlarla ilgili olarak uyduruluyor.
    (ekapus, 07.02.2006 20:31)
  4. bu saçma inancın temeli osmanlı imparatorluğu dönemine dayanır... bilindiği gibi osmanlı zamanında fazlaca itip kakılan ve dışlanan aleviler, ibadetlerini gizlice ve geceleri yaparlardı... ibadetlerini kalabalık gruplar halinde karanlık izbe yerlerde yaptıkları için ışık kaynağı olarak mum kullanırlardı... o zaman sıkı takipte olan aleviler, baskına gelen osmanlı askerlerinden haberdar olabilmek için ibadet yaptıkları evin kapısına nöbetçi dikerlerdi.. nöbetçi, askerlerin baskına geldiğini görünce evdekilere haber verirdi ve aleviler de mumları söndürerek kaçarlardı...
    kaynak sağlamdır...
    (hypnotica girl, 07.02.2006 20:45)
  5. (pingus, 07.02.2006 20:57)
  6. kanımı beynime çıkartan, ortalığı kırıp dağıtma hissini uyandıran iğrenç iftiradır. ayrıca;

    (bkz: şevket kazan)
    (neredesin soğuk kış, 27.05.2007 22:18)
  7. üç yıl boyunca gece-gündüz birlikte olduğum, tüm hayatlarının en ince detaylarına tanık olduğum kişilere atılan adi bir iftira.
    (sugibiazizol, 27.05.2007 22:41)
  8. mum söndü yü sabetaycılar; sevi mesihin gelmesi için dini bir rükün olarak yapmaktadırlar. inançlarına göre günahlar ne kadar yayılırsa kurtarıcı mesihin gelmesi o kadar kolaylaşacaktır. bundan dolayı ahlaksızlıkların ve dejenerasyonun arkasında bu kesim bulunmaktadır.
    toplumda yanlış olarak bektaşilere mal edilen “mum söndü” olayı da aslında sabetaylara ait dini bir ritüeldir. “dört gönül bayramı” veya “mum söndü” diye de bilinen kuzu bayramı 22 martta yapılır. her sene kuzu eti ilk defa bu bayram münasebeti ile ve hususi merasimle yenir. bu merasimde en aşağısı ikisi erkek ikisi kadın olmak şartıyla evli dört kişinin bulunması lazımdır. bu çiftlerin sayısı artırılabilir. kadınlar iyi giyinmiş ve süslenmiş oldukları halde sofra hizmetinde bulunurlar. yemekten sonra biraz eğlenilir ve muayyen zamanda ışıklar söndürülerek karanlıkta kalınır… bu bayram vesilesi ile doğacak çocuklar bir nevi kutsiyeti haiz tanınırlar.
    (ornitorenk, 28.05.2007 00:08)
  9. (neverlander, 28.07.2007 23:22)
  10. dünyanın en büyük iftiralarından biridir. hikayesi de şu şekildedir :

    yanlış bilmiyorsam yahudiler kendi içlerinde ikiye ayrılır, ilk grup lanetlenmiş ırk olduğunu kabul edip ibadet ederek tanrıya kendini affettireceklerini düşünür. ikinci grup ise "madem lanetlendik, bir an önce kıyameti getirelim" mantığıyla hareket eder. ki yine yanılmıyorsam bir teoriye göre "hitler ikinci grup yahudilerdendir ve öldürülen yahudiler de ilk gruptandır". her neyse, dağıtmayayım konuyu. bu ikinci grup yahudiler (ki birçok farklı isim verilmiştir, yazı boyunca böyle söylenmeye devam edecektir) arı ırk ırk yaratma sevdasıyla "kuzu bayramı" denilen bir bayram kutlarlar. bu bayrama kadar kimse kuzu eti yemez. bayramda eğlenceler yapılır, gülüp eğlenilir. daha sonra (sanırım bayramın 2. günü) akşam özel seçilmiş bir kadın ve bir erkek bir odaya götürülür. burada kuzu eti yenir ve daha sonra mum söner. bu ilişkiden doğan çocuklar * özenle yetiştirilip özel mevkilere getirilir.

    vakti zamanında türkiye'yi nasıl bölebileceğini düşünen amerika'nın türkiye'ye gönderdiği ülkelerin kültürleri üzerine deri bilgilere sahip ajanlar bu durumu alevilere çamur atmakta kullanırlar ve dönemin cahil halkı üzerinde etkili olurlar.

    günümüzde bu durumun iftiradan ibaret olduğunun, imkansız olduğunun idrak edilmesi ise tek sevindirici şeydir.
    (neverlander, 29.07.2007 00:13)
  11. soru: “eline, beline, diline sahip ol!” anlayışına bağlı alevî meşrep insanlarımızın bu telakkiye tamamen zıt “mum söndürme ayini” gibi bazı uygulamalarla itham edilmelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    cevap: bu türlü ithamların ve iftiraların kaynağı çok eski devirlere dayanmaktadır. aynı kültür ortamında yetişen insanları birbirine düşürmek için, bazen mezhep farklılıklarını, bazen etnik unsurları ve kimi zaman da meşrep ayrılıklarını kullanan kimseler, dünden bugüne insanların ya da yürüdükleri yolların bazı hususiyetlerini farklı yorumlayarak ve karşı tarafa farklı intikal ettirerek iftiraklara sebebiyet vermişlerdir. tâ hazreti ali döneminden başlayan bu yanlış ya da kasıtlı yorumlamalar, farklılıkları kavga vesilesi yapıp kardeşi kardeşe düşürmeler ve bölüp parçalamalar günümüzde de aynı şekilde devam etmektedir.

    geçtiğimiz günlerde yabancı bir televizyonda yayınlanan, özellikle alevî kardeşlerimize çamur atan ve dolayısıyla hepimizi çok derinden yaralayan çirkin dizi * vasıtasıyla bir kere daha şahit olduğumuz gibi, aslında bu fitneler umumiyetle dışarıda planlanmakta, hariçte bir yangın gibi tutuşturulmakta ve sonra onun isi dumanı aramıza pompalanmaktadır. şimdilerde sadece bizim ülkemizde de değil, hususiyle yakın çevremizde din, dil, mezhep, meşrep ve ırka bağlı bazı duygular tetiklenmekte, her farklılığın bir iftirak sebebi olması için halk tahrik edilmekte ve hatta bir ölçüde herkes şovenliğe çekilmektedir. bu fitne, sadece sünnî şiî ayrılığının ya da etnik unsurların ve ırkî mülahazaların kanayan bir yara haline getirilmesinden ibaret de değildir. bugün şiîliğin şubeleri arasındaki mücadelelerde de görüleceği üzere, bazı esaslar aynı olsa bile, füruattaki her farklılık yumrukların sıkılmasına sebebiyet vermekte ve hatta alevî-sünnî çatışmasından öte, alevîliğin değişik kolları da birbirine düşürülmektedir.

    öyle ki, aynı kültürün çocukları, aralarındaki farklılıkları bir zenginlik kaynağı sayabilecekleri, karşılıklı olarak konumlara saygılı davranıp hayatı paylaşabilecekleri ve kendilerine ters gibi görünen bazı hususiyetlere göz yumup ortak noktaları öne çıkararak birbirlerine bağırlarını açabilecekleri halde, asırlarca omuz omuza olduklarını ve bir tarihi beraberce yaptıklarını unuturcasına, şimdi birbirlerine sırtlarını dönmekte ve yumrukları havada kavga anını kollamaktadırlar.

    evet, belki her kesimin birbirine karşı bazı hataları olmuştur; fakat, daha kötüsü, kolaylıkla telafi edilebilecek bu hatalar, yer yer toplum içinde işlettirilmiş ve çok değişik boyutlara taşınmıştır. hususiyle, dış güçlerin içteki bir kısım piyonları sayesinde, insanların başkalarına aykırı gibi görünen bazı sözleri ve tavırları çok farklı yorumlanmış, olabildiğine büyütülmüş ve herkesi öfkelendirecek bir tarzda sunulmuştur. hem meselelerin böyle çok yanlış yorumlanması ve farklı sunulması, hem de gün geçtikçe büyütülmesi ve o yanlış yorumlarla beldeden beldeye, nesilden nesile intikal ettirilmesi neticesinde oldukça kabaran husumet duygularının sürüklemesiyle, bazıları “öteki” saydıkları kimseleri karalamak için aslı astarı olmayan bir kısım isnadlara ve iftiralara dahi tenezzül etmişlerdir. bu isnat ve iftiralarla kendi haklılıklarını ve karşı taraftakilerin de bâtıl üzere olduklarını ispatlamaya girişmişlerdir. heyhat ki, dış ve iç şerirlerin iyice alevlendirdiği bu meş’um fitne yüzünden vifak ve ittifak paramparça olmuş, uhuvvet ruhu dumura uğramıştır.

    büyük bir iftira

    işte, “mum söndürme” hadisesi de bu iftiralar cümlesindendir. cem ayininin sonunda mumların söndürülmesi ve anne, kızkardeş, hala, teyze... kim rast gelirse gelsin, herkesin karanlıkta kendisine denk düşen kişiyle beraber olması şeklinde anlatılan, yani tam manasıyla bohemliğe * ve ibâhiyeciliğe sapıldığı iddiasıyla dile dolanan böyle bir bühtanın gerçekmiş gibi algılanması ve milletimizin bir kesimine o nazarla bakılması çok büyük bir zulümdür, insanlığa karşı saygısızlıktır ve altından kalkılamayacak azim bir iftiradır. alevîleri karalamaya ve onları yoldan sapmış göstermeye matuf olarak kullanılan bu iftira, bir kısım zâlimler tarafından ortaya atılmış; bazı saf insanların duyduklarına hemen inanmaları ve onu hakikatmiş gibi aktarmaları neticesinde bir kısım sünnî camia içinde de yayılmıştır. aslında, bazı mihraklar, sünnîlerin yanına varıp onlara alevîlerle alâkalı bin bir türlü yalan söylemişler; daha sonra alevîlerle beraber olup bu defa da onlara sünnîlerle ilgili gayr-i vaki beyanlar ileri sürmüşler ve böylece kardeşi kardeşe düşürmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır.

    bu açıdan, mum söndürme meselesi gibi, bir zümreyi karalamaya ve insanımızı birbirine düşman kılmaya matuf olarak ortaya atılmış iftiralara ve uydurma beyanlara karşı çok ciddi bir tavır almak gerekir. kulağa fısıldanan her sözü sağlam bir asla dayanıyormuş gibi hemen kabul etmek doğru değildir; hele o söz bir kesimi suçlayıcı ve küçük düşürücü ise, ona itibar etmek ve onu orada burada dile getirmek bir mü’mine asla yakışmaz. binaenaleyh, ömrüm boyunca âlim ve ârif hiçbir insanın ağzından böyle bir bühtan duymadım; çocukluğumdan itibaren büyük pirlerin, üstadların ve meşayihin meclislerinde bulundum; fakat, onların sohbetlerinde ya da muhaverelerinde bu kabil bir güft u gûya rastlamadım. öyle anlaşılıyor ki, bu türlü ithamlar, halk arasında, meseleleri ayağa düşüren kimselerin dedikodularından ibarettir; bunları yayanlar ve bu şekilde toplumun huzurunu kaçıranlar ise, ya cahil kimselerdir ya da ülkemizde düşmanlık duygularını kızıştırmaya çalışan hainlerdir.
    ...
    http://www.herkul.org/...
    (radi, 27.01.2008 21:17 ~ 21:18)
  12. türk dil kurumu sözlüğündeki tanımı "alevi geleneğinde var olduğu ileri sürülen bir tür tören" iken, "cem ayinlerindeki çerağ dinlendirmenin maksatlı olarak yanlış yorumlanmasıyla ortaya çıkarılan bir safsata" şeklinde değiştirilmiştir.
    (easy company, 23.02.2008 23:36)
  13. dünya tarihi boyunca heteredoks olarak adlandirilan yani yaşanılan yerde çoğunluğun kabul ettiği dinin sıkı kurallarını olduğu gibi kabul etmeyip başka diğer inançlardan -özellikle eskiden sahip olunan dinler ve yaşanılan bölgede eskiden beri varolagelen inançlardan- izler taşıyan ve kendine özgü ibadet ve inanç esaslarına sahip olan inanç gruplarina yonlendirilen cinsi sapkinlik iddialarinin alevilere yansıtılan versiyonudur. belki bu iddia cem ayini esnasinda görulen on iki hizmetten biri olan çerağ dinlendirme ritüelinden kaynaklanir. bu ritüel dededen duasını alan hizmet ehlinin elindeki tek mumu üç kez söndürüp yakmasından ibarettir. tabii bu iddianın yayılmasında etkin olan bir diğer faktör de yüzlerce yıl ibadetlerini gizlilik altinda yapmak zorunda kalan alevilerin cem ayinlerinin genellikle gece tertip edilmesidir.
    (eloli, 19.07.2008 13:06)
  14. bir mezhep ve zümreye söylenebilecek en uç noktadaki hakaret boyutunu aşmış ithamdır. işe ailes buyutta yaşanabilen ensest ilişkiler dahil edilmiştir ki; buda bu ithamı yapan insanların bulundukları akıl sağlığı boyutunu gösterir...el insaf!
    (nun, 14.08.2008 21:49)
  15. (neverlander, 27.08.2008 16:55)
  16. (vjeshtitza, 26.09.2008 21:49)
  17. bu coğrafyada yy.lar boyunca alevilere atılmış hiç bir gerçekliği olmayan aşağılık iftira!bunu iddia eden insansılara 'kişi başkalarını da kendisi gibi bilirmiş' demek yeterli midir?
    değildir elbette ama..neyse..sustum!
    (normalşartlaraltındaveodasıcaklığında, 26.09.2008 22:01)
  18. parçala, böl, yönet mottosuna uygun olarak cahil kafalara sokulan bir iftiradır.
    (arapbebek, 27.09.2008 11:28)
  19. (bkz: ybsg)
    (sleeping with ghosts, 30.09.2008 23:32 ~ 01.10.2008 09:52)
  20. çıkış noktası itibariyle yüzlerce yıl önce alevilerin can korkusu içinde yaşadığı kanlı bir döneme işaret ettiği halde, dönüp dolaşıp, fena halde çarpıtılıp gene onları hedef alan, bu yönüyle iki kere yaralayıcı olabilen söylenti. "katlederim, zulmederim bununla yetinmem iftira ederim" biçiminde formüle edilebilir bu olgu.
    (fantaghiro, 30.09.2008 23:40 ~ 23.11.2008 02:00)
  21. aklı başında hiç bir müslümanın inanmadığı iğrenç iftira.
    (nett, 07.03.2009 18:11)
  22. çok daha iğrençleri vardır muhakkak kim bilebilir ama bu bir ibadet biçiminde ziyade sapkınların işi olsa gerek.
    sapkınlık sıralaması açısıdan hangi mezheplerin ne kadar yaratıcı oldukları da malumunuzdur.
    alevi tanıdıklarımın içinde de yavşaklar var evet ama sapık olanına hiç rastlamadım.
    lakin nice makam mevkide olup alevi olmayan fakat sapık olan nice sapkın vardır eminim
    (girişyıkımtelaş, 07.03.2009 19:05 ~ 19:06)
  23. akıllarından cinsellik dışında birşey geçmeyenlerin uydurması deli saçması.
    (anil, 02.06.2009 23:28)
  24. alevilere atfen de yahudilere atfen de söylenilmesi iğençlik ve ilkelliktir.
    gerçeği şudur; bu iftirayı atanların kıç içlerinde mum söndürerek oynadıkları bir oyundur.
    (rummenige, 16.09.2009 18:08)
  25. bu iddiaya itibar edenlerin ve hala lüzumsuzca bu sözü sarfedenlerin utanması gereken deli saçması iğrenç iftira.
    (yazma meraklısı bir mavi çoraplı, 16.09.2009 21:40)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil