belki ilginizi çeker
  1. · babinski refleksi
  2. · yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
  3. · copaxone
  4. · omurilik sıvısı tahlili
  5. · plak
  6. · interferon beta 1 b
  7. · şizofreni
  8. · ulusal multipl skleroz haftası
  9. · lorenzo s oil
  10. · multipl skeslorosis
gündem
  1. · aşk ı memnu
  2. · 2012
  3. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  4. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  5. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  6. · annelerin yakışıklı anlayışı
  7. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  8. · dysmetria
  9. · tayf

multipl skleroz  

  1. sinir hücrelerindeki miyelin kılıf erimesi hastalığı. kendi savunma sisteminin sinir sistemine saldırması ile oluşan hastalıktır ki öldürücü olmamakla birlikte süründürücüdür...
    (wolfshade, 13.06.2004 23:55 ~ 03.03.2006 18:28)
  2. hastalarının bir anlık fiziksel olarak gerçekleşen sinir boşalması veya iletilememesi neticesinde kaslarının tutmadığı hastalık. hastalık normalde vücutta bir değişiklik yapmaz fakat aniden mesela tepsi taşırken ellerinden düşürebilirler. bunun sebebi ise normalde miyelin kılıf ile 50-60 kat daha hızlı iletilen sinirlerin miyelin kılıfın tahrip olmasından yada hiç oluşmamasından dolayı yavaş iletilmesidir. bildiğiniz gibi sinir hücreleri 2 yaşına kadar yenilenebilirler.
    (ben de öyle biliyordum, 02.03.2006 11:24)
  3. şu ana kadar sadece yüksek sosyal sınıflarda gözlemlenmiş hastalıktır, tam bir çaresi bulunamamakla birlikte 'yüzde yüz şundan kaynaklanıyor' da denememiştir.
    hastalık herkesde farklı bir şekilde kendini gösterebilir; zaman içersinde belli krizlerle birlikte sakat bırakmak, cinsel gücü öldürmek, yatağa bağımlı hale getirmek gibi farklı sonuçlar doğurabiliyor.
    (ya moor, 12.12.2006 13:49)
  4. bu hastalarda babinski refleksi müspettir.
    (gxix, 12.12.2006 16:14)
  5. beyindeki sinirleri çevreleyen myelin kılıfın erimesiyle oluşan hastalık kendini ataklar şeklinde gösterir. ataklar felç, çift görme, his kaybı şeklinde gözlemlenebilir. ataklar sonucunda beyinde tabakalar/lezyonlar oluşur.

    bildiğim kadarıyla hastalığın 2 türü vardır. tekrarlayan düzelen ve sürekli ilerleyen. hastalık genellikle 20-40 yaş aralığında ilk atakla kendini gösterirken, yaş, cinsiyet, ve hastalığın türüne göre atakların etkisi de farklılık göstermektedir. örneğin 20 yaşında ilk atağını yaşamış sürekli ilerleyen ms hastası bir erkeğin kısa sürede tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kalma riski daha yüksektir. kadınların bu hastalığa yakalanma olasılığı daha yüksek olmakla birlikte erkeklerde hastalığın ilerleyişi daha kalıcı zararlar bırakarak olmaktadır.

    genellikle entellektüel kişilerin bu hastalığa yakalandığı söylenmektedir. doğrudur. bir şeyleri daha çok düşünen, kafasına takan, hassas kişilerde sıklıkla görülür.

    hastalığın ilerleyişinde hastanın psikolojik durumu da büyük bir öneme sahiptir. güçlü bir ruhsal yapısı olan ve ben bu hastalıkla mücadele edebilirim, benim sorumluluklarım var diyen ms'li, atakların aralığını biraz daha arttırabilir. bu noktada hasta yakınlarına da çok büyük bir görev düşer. hastanın moralini yüksek tutmak çok önemlidir. çok üzücü ve çok sevindirici haberler hastaya yavaş yavaş anlatılmalıdır. ani duygusal değişimlere yol açılmamalıdır. ayrıca fiziksel olarak da hastanın zorlanmaması gerekir. ağır işler yaptırılmamalı, çok fazla yürümek zorunda bırakılmamalıdır. hasta her an dengesini kaybedebilir, yürürken yalpalayabilir. hatta yolda yürürken sarhoş izlenimi de verebilirler. her gördüğü kadına, kıza laf atma, taciz etme olanaklarını değerlendiren kişiler yolda yalpalayarak yürüyen ms hastasının moralini bozacak, onu üzecek tavırlar sergileyebilirler. bu kişiler tarafımdan kınanmaktadırlar.

    bu hastalığın henüz tam anlamıyla tedavisi yoktur. sadece atakların etkilerinin azaltılması için kortizon verilir hastaya. kök hücre tedavisi için çeşitli çalışmalar devam etmektedir. ms hastalarının bir çoğu düzenli olarak iğne kullanırlar. bunlar genellikle beta interferon, copaxone, rebif dir.

    ab ülkelerinde ms hastaları %100 özürlü kabul edilirler. direkt emekli olurlar ve her türlü imkan sağlanır bu kişilere. alışveriş merkezlerinde, müzelerde görevli kişiler hastayı tekerlekli sandalye ile gezdirmek zorundadırlar. pek çok etkinlikten, toplu taşıma aracından ücretsiz olarak faydalanabilmektedirler. sevgili yurdumuzda ise henüz tekerlekli sandalye ile dışarı çıkmak mümkün bile değildir. yer yer yüksekliği yarım metreyi bulan kaldırımlardan inmek sağlıklı bir kişi için bile zordur. ms hastaları hastanelerde bile hala sırada bekletilmektedir.

    hastalık genetik olmamakla birlikte, ms'li bir hasta ile benzer ortam ve koşullara benzer zihinsel, duygusal tepkileri veren kişide hastalığın görülme olasılığı daha yüksektir (kanaatimce).

    (bkz: yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var)
    (nora lee, 07.01.2007 16:00 ~ 12.01.2007 10:49)
  6. futbolcu sedat'ın yakalanmış olduğu hastalık çeşididir. eğer kişide tansiyonda varsa durumu gerçekten kritik olabiliyor. beyinden gelen sinir uçlarının omirilik üzerindeki yerinde iltahaplarlar oluşur ve kısmı felç olarak kendini gösterir. vücudun neresine denk gelirse orası belli bir süre işlevini yitirir. çağın hastalığı olmuştur ve özellikle genç insanlarda kendini daha çok göstermeye başlamıştır.
    (soldier in the army, 13.01.2007 12:41)
  7. günümüzün şu anki en tehlikeli hastalıklarından biri olan, ancak hala yeteri kadar ilgi gördüğünü düşünmediğim hastalığı. kadınlarda daha çok görülüyor.

    multipl skleroz'un ilk belirtileri demiyelinizasyon optik sinirden başladığı için gözde başlar. özellikle bir gözde görüntü gittikçe bulanıklaşır ve de vücudun aynı bölümünde kuvvet kayıpları başlar, mesela sol göz bulanık görürken aynı zamanda sol bacakta küçük topallamalar başlar. bundan sonra daha çok kadınlarda ürolojik sistemde sorunlar gerçekleşmeye başlar, idrar tutamama ve ağrılı idrar yapma gibi.

    tanıda öncelikle hastanın mr görüntüleri incelenir, daha sonra serebrospinal sıvı tetkiki de gerekebilir

    genelde hastalığı tetikleyen fizyolojik, patolojik ya da psikolojik bir unsur vardır, mesela bir yüz felci, ya da baba ile annenin ayrılması gibi. yakın zamanda kabul gören bir diğer faktör de, virütik bir rahatsızlığın bu hastalığa sebep olduğudur. şöyle ki virüse karşı savunma mekanizmasının otomatik olarak geliştirilmesinden yıllar sonrasında immün sistem sinir sistemindeki bazı parçalar ile bu virüsün yapısal benzerliği sonucu sinir sistemini ayırt edemez. bu da immün sistemin kendi myelin dokusunu yabancı protein olarak algılaması yüzünden demyelinizasyon gerçekleşmesine sebep olur. bir diğer etkenin de genetik faktörler olduğu söylenmektedir, ancak henüz ms'in sebepleri konusunda kesin fikir birliğine varılmamıştır.


    türkiye'deki uygulanan tedavi hastalığın ilerlemesini durdurmaya yöneliktir, ve de büyük çoğunlukla interferon uygulaması yapılır. yanlış bilmiyorsam türkiye'de en çok kullanılanı schering'in ürettiği betaferon dur, amerikada ise betaseron ismiyle berlex firması tarafından üretilir. (schering de berlex laboratuvarlarını kullanır.) kortizon uygulaması genellikle bir atak yaşandıktan sonra atağın etkilerinin atlatılmasında kullanılır.

    betaferon'dan bahsetmek gerekirse, e. coli hücrelerine uygulanan rekombinant dna yöntemleri ile canlıya insanlarda sentezlenen interferon beta 1-b nin sentez ettirilme yeteneğinin kazandırılması sonucu elde edilir. gün aşırı subkutan enjeksiyon ile sodyum klorürde çözülerek vücuda alınır. fiyatı yüksektir. en büyük yan etkisi major depresyon belirtileri ve intihar eğilimidir. bu sebepten dolayı hsataya betaferon ile birlikte bir antidepresan da verilir ve de sürekli kullanması tavsiye edilir.

    yakın zamanda denemesi yapılmış bir diğer tedavi ise, kök hücreler yardımıyla immün sistemin tekrar oluşturulmasıdır. ancak şu an uygulama açısında prematüre kalmıştır ve de sterilizasyonun ihmal edilmesi durumunda büyük riskler taşır.

    sosyal yönden bakıldığında multipl skleroz, yavaş yavaş toplumda daha çok bilinen bir hastalık olmaya başlamıştır. ms-gateway sayesinde ms hastaları arasında paylaşımlar yapılmakta, gerektiğinde ms hemşireleri ve psikologlarının yardımı alınabilinmektedir. insanların daha da duyarlı olmaya çağırılması da yine bu tip organizasyonlara ve de bizim bakış açımıza bağlıdır.

    referanslar
    (bkz: http://www.ms-gateway.gen.tr)
    (bkz: http://en.wikipedia.org/...)
    (bkz: http://www.schering.de)
    (bosvermis bunye, 05.04.2007 02:02)
  8. bana ilginç bir anıyı hatırlatan, sinir sisteminin demiyelinizan(myelin kılıf yıkımı) hastalığı.

    istanbulda esenler otogarında abimle otobüsün gelmesini beklerken, abim gazetede okuduğu hastalığı sordu bana(ms). tam bilimsel bir açıklama yapmaya niyetlenmişken,
    yandaki adam atlayıverdi muhabbete;
    -hocam multipıl!! çok demek sıkleroz( sükroz mu geldi aklına ne) da şeker demek. bu şeker hastalığının tüm vücuda yayılmış hali, çok kötü bir hastalık allah düşmanıma vermesin.

    toplumsal vazifesini yerine getirmenin, insanlığı karanlık çağdan kurtarmış olmanın verdiği haklı gururla ceketini ve saçlarını düzeltti.

    aynı adam molada köpekler üzerine brifing veriyordu birkaç kişiye:
    -köpeklerin ağzında bi vürüs! varmış böyle ıssırınca kana girip felç ediyomuş.....** (hepimiz doktoruz, hepimiz zoologuz)
    (quintino, 12.05.2007 03:54 ~ 18.11.2007 15:39)
  9. bildiğim kadarıyla tedavisi yoktur ve ms i yakından tanıyan birinden duyduğum kadarıyla doktorların "hemen işi gücü bırakın istirahat edin" tavsiyesi de hastalığın daha hızlı ilerlemesine neden olabilmektedir. bu görüşün sahibi işini gücünü bırakmamıştır, aksine iyice sarılmış ve kendine yeni uğraşlar bularak başını kaşıyacak zamanı kalmamasına özen göstermiştir. "hiç boş kalmayayım ki, hastalığı önemseyecek zamanım olmasın" demektedir, zaten oldum olası güçlü insandır.
    (raynor, 12.05.2007 15:45)
  10. "o"nda da olduğunu öğrendiğimde, bir anda benim de hayatımı değiştiren hastalık..

    ama o'nun hastalıkla mücadelesi bambaşka. söylenenin aksine çok yürüyor, dünyayı ülke ülke gezmeye çalışıyor.

    hastalıkla ilgili çok az konuşuyor.. çok az belli ediyor.. her gün defalarca hastalık kendisini hatırlatmasına rağmen..

    güneşin keyfini çıkartıyor, denizde saatlerini geçiriyor..ısıya karşı hassasiyetine ve kas ağrılarına rağmen..

    hayatı bırakmıyor, sürekli yeni şeyler yaşamaya yeni birşeyler öğrenmeye çalışıyor..içindeki fırtınalara rağmen

    hayallerimizi, gelecek planlarımızı sürdürmeye devam ediyor, onlara yenilerini ekliyor .. zamanın kısıtlı olduğunu bilmesine rağmen..

    zamanı kısalırken o hayallerini uzatıyor aslında
    (bismarck, 15.07.2007 14:06)
  11. -----multipl skleroz* hastaları ya da ms olduğunu düşünen kişiler tarafından okunması sakıncalı, "spoiler" gibi, değişik giri-----
    -----hatta, sabahın ilk ışıklarıyla gelen uyarı: "dikkat, uzun giri!"-----


    merkezi sinir sistemi
    plak
    atak
    myelin
    copaxone
    betaferon
    rebif
    avonex
    kortikosteroid (kortizon)
    "seconder-progressive"
    "relapsing-remitting"
    mr
    e.e.g.
    e.m.g.
    omurilik sıvısı tahlili
    denge testleri
    nöropsikiyatri koridorları
    günde en az 3 kişiyi hayattan uğurlayan nöroloji servislerinin soğuk yatakları...

    ...

    sakin olun. unutun bunları birkaç dakikalığına...



    ms mutlu olmaktır: pollyanna ekolünü takip etmektir:
    "hımm...bugün de yürüyebiliyorum*. evet, güzel..."
    "koltuk değneği müthiş karizmatik bir şey. yakıştı bana, evet"
    "tekerlekli sandalye mi? vınnn.... dü düüüütt!!!"
    "mr'a mı giriyorum? yaşasın! o aletin seslerinden 'industrial rock' besteleri yaparım içeride..."
    " ehi! otobüste engelliler için ayrılan yerim bile var, benden iyisi yok..."
    "iğne taşımak için bir de bana özel çanta mı verdiniz? inanamıyorum... mükemmel bir şey bu."
    "aa, iğne tabancası... tüf tüf yapılır mı ki bundan?"
    "kortizon aldığım için tuzlu besinler tüketemeyecek miyim? harika bir haber...
    "sigarayı mı bırakayım, izmir'de serin bir yer mi bulayım? doktor hanım, gerçekten güzel öneriler!
    "aa, ne iyi insanlar var, otobüste düşünce* kaldırdılar beni! birisi yer bile verdi! hayat ne güzel..."
    "ehehhe, halı sahaya gelemiyorum ama ellerim titremediğinde pes'te aklınızı alıyorum!"
    "aa, serum mu o? lütfen sol kolumdan verin. daha hoş oluyor hemşire hanım..."
    "aaa, demek işe başlamadan ve zorunlu bir süre boyunca çalışmadan beni emekli yapamıyor sosyal sigorta kanunları... dostum bu müthiş!"
    "vay, askere de mi alınmıyorum? neyse, koltuk değneğine kamuflaj yaparım evde, ehehehe..."
    "hocam ben sınava giremiyorum mr'a gideceğim"
    "iğne almaya gidiyorum..."
    "başım dönüyor..."
    "ellerim titriyor*, yazı yazamıyorum zaten! (süper bir şey bu!)"
    "otobüs servis görevlisi iğnelerimi dolaba koymadı mı? iyi ya, uçakla giderim ben de..."
    "siz yüzün, benim bacaklarıma kramp giriyor sık sık. ben plajda voleybol maçına hakem olacağım, naber!!"
    ...


    ms insanın kendine yakışanı giymesidir: arkadaşlarınız formalarıyla halı saha maçına çıktıklarında mont ve atkınıza sarılıp tribünlerden onlara destek verebilmektir. ne işiniz var karın, çamurun içinde?

    ms insanları tanımaktır: bir arkadaşınıza "istersen gelip betaferon enjeksiyonu nasıl hazırlanır öğrenebilirsin." dediğinizde arkadaşınızın kafasını bilgisayar oyunundan kaldırmamasıdır. arkadaşınıza bakıp "şahane oyundur, iğneyi yapayım, sonra bir tur versene oyunu?" der gülersiniz.

    ms insanları mutlu edebilmektir: sudan sebepler için üzülen insanları mutlu olmaya ikna edebilmektir. "hey, bak sen sınavdan 99 aldın diye üzülüyorsun ama ben kaç aldığımı hatırlamıyorum bile!" demek gibi bir şeydir.

    ms huzur verir: 80+ yaş grubu teyzelere yoga ve nefes alma teknikleri öğretirken rahatlarsınız.

    ms sakinliği sağlar: zamanında basket potasına bastığınız smaçlar, attığınız unutulmaz rövaşata golleri, aldığınız judo madalyaları yerini bir kumanda tuşuyla erişebileceğiniz, televizyondaki spor aktivitelerine bırakırken siz de çayınızı demlersiniz.

    ms eğlencelidir: yaptığınız eğlenceli telaffuz hataları ve konuşma bozukluklarıyla tebessüm uyandırırsınız solgun yüzlerde.

    ms doğum kontrolüne yardımcıdır: başınız, ayaklarınız, sırtınız, kollarınız... ağrıdığı için sevişmeyi hiç göze almayıp baştan kazanırsınız oyunu.

    ms klavye kullanmayı kolaylaştırır: titreyen elleriniz 10 yerine 15 parmak gücünde giri girebilir.

    ms dünyayı daha yaşanabilir hale getirir: etrafı bulanık görürsünüz. o pusun arkasında her şey güzel olmalıdır ama, değil mi?

    ms iç dünyanızı zenginleştirir: "öteki" ve "sıradan" insanlardan kendinizi soyutlar, sahte gülümsemeler, sahte kahkahalarla etrafı kandırırken her şeyi içinizde saklarsınız. bu birikim sanatsal faaliyetlere dökülürse tadından yenmez. titreyen eller mükemmel ip baskı örnekleri çıkarabilir ortaya. titrek bir yazıyla kaleme alınmış kısa öylüler, süslü, ama içi boş yazılardan daha samimidir. kameranız mı sallanıyor? iyi ya, özel efekt için masraf yapmamış olursunuz!

    ms sizi sevdiklerinize yakınlaştırır: kaç kişi kız/erkek arkadaşı ya da yakın bir arkadaşı, bir dostu tarafından tuvalete götürülmüş, banyo yaptırılmış, yemek yedirilmiştir ki? kaç kişi ev arkadaşından sakallarını tıraş etmesini rica etmiştir? kaç kişi merdivenlerde omuzlarda taşınır? ms işte böyle yakınlıklar kurmanızı sağlar.

    ms hissetmektir; siz çürürken etrafınızdakilerin üzüntüsünü görüp "insan tabii, hisli yaratık..." der, hayatın anlamını çözersiniz yattığınız yerden.


    "ms hayattır siz ruhen ölürken..."



    ------------her ms hastası bu kadar eğlenemeyebilir; okuyan, ilgilenen insanlar lütfen sevinmesin boş yere(!)----------
    ------------karışık oldu biraz; yani "korkmayın, herkes bunları yaşamıyor, sakin olun."------------
    (thecrimson, 04.09.2007 06:41 ~ 16.12.2007 01:24)
  12. yanlış bilinen birkaç noktaya değinmek istiyorum:

    1. multiple skleroz herhangi bir siniri veya sinir sistemini değil, merkezi sinir sistemini tutar (beyin*, omurilik soğanı*, pons, beyincik* ve omurilik*). yani -bilenler için konuşuyorum- gelip de femoral siniri tutmaz mesela.

    2. "illa optik sinirden başlar" diye bir kaide yoktur, herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda başlayabilir (genelde 20-40 yaş).

    3. "entelektüel ve/veya zengin kişilerin hastalığıdır". bu yanlıştır. zira dünyadaki yayılımına bakıldığında amerika, avrupa ve avustralya bu hastalıkta başı çekmektedir, bu açıdan bakınca doğru gibi görünüyor fakat bunun asıl sebebi bu ülkelerdeki araştırma imkanı, hastane şartları ve hastaların bilinçli olmasıdır. yani hasta bilinçsiz biriyse 15 gündür uyuşuk bir kolla gezer ve bunu "üstüne yatmışım kolumun, ondandır" şeklinde yorumlar. ama bilinçli hasta derhal doktora başvurur ve teşhisini alır.

    4. "interferon ms'i tedavi eder". yanlış. bu hastalığın tedavisi olmadığı gibi, bulguları hafifletmek için immün sistemi baskılayıcı ajanlar kullanılır. interferonlar ise yeni atak gelişimini engellemek içindir. yani hali hazırda gelişmiş bir atakta etkili değildir.

    5. "multipl skleroz'a yakalandım, hayatım bitti..". külli yanlış. bu hastalık ataklarla seyreder. ataklar çeşit çeşit olmakla birlikte, hafif buğulu görmeden tutun da herhangi bir/birkaç uzvun total felcine kadar uzanabilir. bu hastalık ciddi şekilde profesyonel destek alınması gereken bir hastalıktır. her ne kadar "tedavi edilemiyor" deniliyorsa da yaşam standartlarınızı destekleyici gayet güzel tedavi yöntemleri mevcuttur.
    (gxix, 19.02.2008 00:59 ~ 01:02)
  13. beşiktaş'ın yeni transferi gordon schildenfeld'de olmasından şüphelenilen hastalıktır.
    (anton, 01.03.2008 12:52)
  14. ms hastalarının hastalıkla yaşamayı öğrenme çabaları;

    ms,hareketleri sınırlar. çoğu zaman hasta,tekerlekli sandalyeye muhtaç kalır. ev yaşamında istediklerini yapamaz. yemeğini kendi başına yiyemez. yani devamlı olarak birinin desteği ve yardımı ile yaşamak zorundadır. bu da kişide psikolojik sorunlara neden olabilir. örneğin, “kendi işimi kendim yapamıyorum,yaşamanın ne anlamı var?”gibi düşüncelerin hastanın aklına düşmesi hastayı önceki mutlu, özgür hayatından koparır depresif, tutsak bir hayata götürür. ayrıca hastalığın ülkemizde halen bilinmemesi de bir takım önyargılara neden olabilmektedir. mesela tahtada ders anlatan bir öğretmenin devamlı olarak tebeşiri elinden düşürmesi, dengesinin bozulması gibi olaylar kişiler tarafından yadırganabilir, dalga geçilebilir, sakar tanımlaması yapılabilir. kimsenin aklına bu davranışların ms hastalığından kaynaklandığı gelmeyebilir. özellikle doğu bölgelerimizde, ms in ne olduğu bilinmediğinden belirtileri geçiştirilmekte,geçici çözümler uygulanmakta ve maddi imkanı olmadığı için algılayamadığı bir hastalık için doktora gitmeyi düşünmemektedir.

    bu hastalıkta 3 anahtar söz konusudur: para, zaman, sabır. ms maliyetli bir hastalıktır. hastalığın aylık tedavi masrafı 250-400 ytl arasındadır. sadece tedavi için öngörülen ilaçların,psikoterapi veya fizyoterapinin maliyeti değil aynı zamanda msli insan kendine yeni bir hayat kurmak için kendinde gerekli gücü görmeli ve gerekli kazancı elde etmelidir. zaman her şeyin ilacı olduğu gibi ms hastalığında da zamanın büyük önemi vardır. msli hasta zamanla yeni yaşamına alışır,bir bakıma ms ile yaşamayı öğrenir. sabır ise ms de belki de en büyük etkendir. gerek maddi gerek manevi problemlerin çözülmesi aşamasında hastanın sabra büyük ölçüde ihtiyacı olacaktır. bir yandan hastalığın vücutta yarattığı etkilerle mücadele
    ederken bir yandan da hastalığın sosyal ve psikolojik boyutlarıyla uğraşacaktır. tabi bu hastalıkta sadece msliye değil mslileri topluma kazandıracak olan bizlere de iş düşmektedir. onların oldukça zor olan hayatlarını bir az olsun kolaylaştırmak gerekmektedir. bu anlamda türkiye ms derneği’nin çalışmaları da vardır.dernek, bir çok sosyal ve bilimsel etkinlik düzenlemektedir. örneğin,gönüllü fizyoterapistçilerle mslilere yönelik fizyoterapi seansları düzenlenmekte, grup terapilerinde ortak problemler tartışılmakta, sosyal amaçlı yemekler verilmektedir. ayrıca sosyal hizmet birimlerinden,sağlık merkezlerinden ya da ms derneğinin şubelerinden asansörler, yürüteçler, ev işlerinde yardımcı aletler ve tekerlekli sandalyeler ödünç ya da satın alınabilmektedir.

    ms ler için yapabileceğimiz şeylere gelecek olursak,

    toplumsal anlamda yapılacaklar:

    - msli hastanın sokakta tekerlekli sandalye ile rahatça gezebilmesi için kaldırımlar geniş ve alçak olmalıdır.
    - toplu taşıma araçlarında tekerlekli sandalye için özel bir rampa bulunmalıdır.
    - tuvaletler tekerlekli sandalyeye muhtaç birinin kullanımına uygun olmalıdır.
    - tekerlekli sandalye kullananlar için özel park yerleri ve özel asansörler düzenlenmelidir.

    ekonomik anlamda yapılacaklar:

    - ms liler için erken emeklilik planları yapılmalı ve her türlü ekonomik imkan sağlanmalıdır.

    psikolojik ve sosyal anlamda yapılacaklar:

    - ms ile ilgili olarak yapılan çalışmalara gönüllü olarak katılabilir ve ms hastaları için pratik yardımlar sağlayabiliriz.
    - ms derneğine gelir getirecek aktivitelere katılabilir ve derneğe üye olabilir,kampanyalara katılabiliriz.
    - fiziksel özürlü insanların toplumda yaşamasını kolaylaştıran yasaların çıkarılmasına destek verebiliriz.

    böylece ms hastalarına kendi kendilerine yetebilme şansı vermiş oluruz.

    (bkz: copy paste değil alın teri)
    (una furtiva lacrima, 13.07.2008 14:42 ~ 14:59)
  15. her zaman yapacak bir işi olan, hızına azmine kelimelerin bile şapka çıkardığı, bir iki üç... sonsuz gülümsemeyle gözüme dolan, beklenmedik zamanın kurtarıcısı arkadaşımın bu hastalıkla savaşım içinde olduğunu öğrenmemle; bir süre, aslında algımda yer etmeyen bir zaman kavramlığında donup kalmama sebep çoklu saldırı uzmanı.
    aklımdan binlerce seçenek, cümle geçmeye başlamıştı hepsi 'ne zaman'la başlayan, yetilerini kaybedeceğinin ortak kümesinde.
    acaba onun aklından da geçiyor muydu? gülücüklerinin ardında bu kaygılar mı yazılıydı?sanmam ki pembe bir portre çizmişti.istese de istemesede gerçekciliği bırakmıyordu.ama mahkum da olmuyordu.bilmenin azabını değil.rahatlığını yaşıyordu.belkide alıştırıyordu.hepsi benim varışlarımın asfaltında.
    iç hesaplaşmalarına girmeye hiç cesaret edemedim.hakkım mı vardı kine? sadece ve bir çok daha sadece de daha da ışıldayan gözlerle baktım ona.
    o benim kahramanım olmuştu ama asla ms olduğunu, ona dairliğe bir daha yazmadığım.o ms olmamıştı, ms o olmuştu.
    (biyolojiksaat, 13.07.2008 15:03 ~ 15:37)
  16. http://www.izmirmsder.org/

    ms hakkındaki merak edilen tüm sorulara sade, basit cevaplarla açıklamalar getiren güzel bi site olmuş, teşekkürler egemen hocam..
    (küçük çocukların balonlarını patlatan cani herif, 09.05.2009 01:35)
  17. 6. nesil bir yazar. pekte iyi bi nick seçmemiş kendisine sanki. ama bu sözlükte güzel yazamayacağı anlamına gelmez. o yüzden peşin peşin hoşgelmiş.
    (marshmallow, 26.06.2009 09:20)
  18. hoş bulmuş.
    (multipl skleroz, 26.06.2009 09:31)
  19. ms savaşmayı öğrendiğinde insanı özgürleştiren bir hastalık olmakla bana hep kendimi şanslı hissetmiştir.duyuları kaybedebilecek olma korkusuyla insan herşeyden daha çok zevk almaya her duyulanı daha anlamlı bulmaya başlar.hayat ne kadar zor olursa olsun öcü gibi kaçması konuşulmaması gerekmez.gün gelir kendini ifade etmek için bile bu iki kelimeyi kullanır insan.söylentiler herkes için geçerli olmamakla futbolcu sedat ms değil als hastasıdır.kendini bırakmadıkça devirmez güçlendirir.
    (multipl skleroz, 26.06.2009 12:22 ~ 02.07.2009 18:01)
  20. ani bir üzüntü halinmde zuhur ettiği de rivayet olmuştur. körfez savaşı sırasında bir gece sabah kadar tvden haber seyreden amcam sabah fenalaşıp doktora kaldırılınca öğrenmişti hastalığını. yılllardır tedavi görüp ilaç kullanıyor şimdiye dek çok kötü bir hali olmadı çok şükür, bunda amcamın gamsız ve de gayet neşeli olmasının da payı var sanırım*.şu sıralar bir ayağında aksama var lakin umrunda bile değil. nietzsche mantığı ile ''beni öldürmeyen şey güçlendirir'' diye düşünüyor sanırım. mümkün olduğunca yüksek moralle yaşamalı anın tadı çıkarmalı ve iyi bir doktor seçmelidir hastalığa yakalanan kişi. çapa tıp fakültesinde görev yapan bayan bir profesörün alanın en iyilerinden olduğunu duymuştum.belirtiler görülür görülmez tevaviye başlanmalı zira ilerlemesi durumu kalıcı sonuçlar doğurabilmekte...
    (divdiv, 03.07.2009 14:01 ~ 14:04)
  21. elazığ malatya çekişmesinde yalnız kalan sözlükteki diğer malatyalıların desteğini bekleyen mağdure yazar
    (multipl skleroz, 16.07.2009 14:47)
  22. yardıma ihtiyacı olan ve hiç tanımadığı birine, işini gücünü bırakıp yardıma koşan biri. işin peşini bırakmayıp sonrasında da "ne oldu halledebildin mi" diye de soruyor, soruşturuyor. teşekkürler!
    (nymphadora, 15.10.2009 09:09)
  23. 90 ların cilvelilerindendir kendisi.

    telefonla sipariş verildikten sonra,
    "öptüm bakkal amca muck"
    (adige nise, 23.10.2009 21:24)
  24. esprili anlatım ve teşbihleriyle yaran yazar. hemi de bayan...
    (bkz: yok böyle bir şey)

    ayrıca; insan seven, kedi seven, kedi gibi meraklı, merak eden ve gece gece mahcup eden şeker insan.
    (böbelere bolon, 27.10.2009 22:38 ~ 03.11.2009 13:54)
  25. hüznü gözlerinin arkasında saklandığı halde gözleri ile kahkahalar atıp, sizin mutlu olabilmeniz için elinden gelen herşeyi yapabilen yazar.
    (director, 09.11.2009 14:30)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil