mulholland dr 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. david lynch'e cannes'da en iyi yönetmen ödülünü kazandıran,başrollerinde naomi watts ve laura elena harring'in yer aldığı psikopat film.
    (headfucker, 14.05.2004 20:37)


  2. nereye çekersen oraya gidecek olan filmdir.david lynch bu oyunu hep yapar,bu filmi anlayamayanlar aman ha lost highway'i filan izlemesinler.eğer filmi izlemediyseniz bundan sora yazanları okumayın.. bu filmi şu varsayıma göre izledik..yaşananlar bir rüyadır.gerçek olanlar filmin sonunda ortaya çıkıyor.zaten naomi watts'ın tipi filan değişiyo filmin sonunda..onun istedikleri,ama elde edemediklerini anlatan bi rüya görüyo..tabi filmde çok alakasız saçma sapan şeyler de var,ama onu da şuna yorduk..bazı şeylerin anlam ifade etmesi gerekmiyo..offff keşke david lynch türk olsa
    (16 inç fileli çorap, 28.05.2004 19:55)
  3. ilk başta normal,sıradan bir film gibi ilerleyen ve bana "allah allah yanlış filmi mi izliyorum" dedirten ama sonra boka sarmama neden olan tam bir headfucker,en az lost highway kadar.
    (headfucker, 12.08.2004 18:10 ~ 11.02.2008 20:23)
  4. bir filmde herşeyin tamamen açıklanmasını aha bu iyi bu kötü bu da bunu yapmış nedir bilmek istiyenler bunu izlemesin lost highway'in adını ağzına almasın *yıldıza bakmasın bile* , john woo izleyebilirler o ne güzel.
    (togisama, 24.09.2004 22:42 ~ 22:43)
  5. film bitince öylece ortada kaldığım, nasıl? ama? ifadeleriyle bir daha izlediğim ama yine bir sonuca varamadığım film.yaptığı çağrışımları hoşuma giden tuhaf film.
    (zoko, 18.10.2004 15:01)
  6. tamamen çözmemiz gerekmiyor deyip, ancak tamamen çözülemeyecekse yönetmen bunları niye yapmış soruları ile boğuşup kafanın beyinin kalmadığı uğraş babam uğraş tadında izlenesi harika bir film.
    (takmaad, 25.10.2004 01:12)
  7. laura elena harring in uykusunda "silencio" diye haykırması hala kulaklarımda.güzel bir erotik gerilimdi.lynch işte.adam neye dokunsa süper oluyor.
    (stars giggle meh every nite, 14.02.2005 19:00)
  8. slideshow tadında bir film...
    (metuss, 14.02.2005 19:25)
  9. ilk izlendiğinde yazılar çıkana kadar sonunun geldiğine inanmadığınız, hatta yazılar geldi ama yok devam edecek diye beklediğiniz film.
    okuduğum epey bi yorumdan bana en inandırıcı geleni filmin uykuyla uyanıklık arası bir zaman diliminde geçtiğidir. böylece filmde arada bir naomi watts'ın filmin sonunda tamamen ortaya çıkan gerçek hayatına gidiş gelişlerini açıklayabiliyoruz. saçma görünen sahneler için ise çoğu rüyada araya alakasız kişilerin, olayların pat diye girmesi mantıklı bir neden olarak gösteriliyor. fakat bununla yetinmeyip neredeyse filmi kare kare anlatıp açıklayan forum sitelerine bakabilirsiniz veya oturup defalarca seyrederek kendi mulholland drive felsefenizi oluşturabilirsiniz.
    (radula, 10.04.2005 02:19 ~ 02:19)
  10. filmde camilla'nın yol aldığı aracın plaka numarası 2gat123tür..
    (cellman, 22.04.2005 22:11)
  11. "kim kimdi abi" serzenişleriyle, filmi benim seçmem üzerine küfürlere maruz kaldığım gecemin bombasıdır. lynch lynch dediler olm izledik fena mı desem de kafam allak bulak olsa da ben film seviciyim kardeşim. sevdim ben bu filmi. napiim her filme kötü de olsa bişiler katıyo insana düşüncesiyle yaşayan bi insanım. "ben bira içen insanım. 2bira çaktım mıydı kafam yerine gelir benim".. neyse olaya dönelim, yavaş tempolu olsa da hızlandı hızlanacak portresi çiziyodu zaten, güzel de bitti zannımca. naomi watts'ın gözleri hakkında lensti değildi tartışması yaptığım esnada kaçırdığımız sahneleri geri aldık. o derece kaybolmuşuz anlayamadık. keşfettik kendisini, güzel bi zat. bu dersi çıkardık bu filmden..
    (centrocampista, 25.04.2005 04:57)
  12. cannes film festivali, en iyi yönetmen ödüllü, 2001 yapımı david lynch filmi. mulholland drive'dan iki sene önce çektiği the straight story'deki sadeliğin ve anlaşılabilirliğin acısını bu filmde fazlasıyla çıkarıyor lynch. hem de lost highway'deki performansına yaklaşacak kadar. lynch'in filmografisindeki en iyi filmlerden biri olan mulholland drive naomi watts gibi bir oyuncuyu da tanımamızı sağlamıştır. senaryosu oldukça karmaşık olan ve lynch'in bu sefer bize layık gördüğü kurgusuyla beraber iyice anlaşılmaz hale gelen film, sanal ve gerçek hayat arasındaki gelgitler üzerine kurulmuş, lynch imgelerini de bolca barındıran bir film noir olarak nitelendirilebilir. yönetmen, çoğu filminde yaptığı gibi bu filminde de bize oynamamız ve üzerinde düşünmemiz için nesneler, ipuçları, imgeler veriyor. bu nesnelerden en önemlisi olan mavi kutu, filmdeki sanal-gerçek ayrımındaki çizgiyi belirliyor. rita ve betty'nin, tamamı illüzyon olduğu üstüne basa basa vurgulanan silenzio kulübündeki o eşsiz müziği dinlerken rita'nın titremeye başlaması ve akabinde eve dönmelerinin ardından betty'nin ortadan kaybolması hikayenin yeni baştan ve doğru haliyle izleyiciye verileceğinin işaretidir. silenzio kulübü, bu noktada zaman ve mekan kavramının yitirildiği durumu açıklama açısından mükemmel bir imgedir. sahnedeki kadının sesi ve şarkı, o anın duruluğunu yansıtmakta ve bu sert geçişi izleyici için yumuşatmaktadır. rita'nın, anahtarı mavi kutuya sokup çevirmeye başlaması ise olayların tekrar kurulup yeni baştan anlatılacağını temsil etmektedir kanımca. zira hemen bu sahnenin ardından karakterler isim değiştirmekte, gerçek hayattaki isimleriyle ortaya çıkmakta ve bu ana kadar bize anlamsız gelen ve arasında bağlantı kurmakta zorlandığımız sekanslar hakkında mantıklı açıklamalar yapabilmekteyiz. heyecanlı ve hırslı betty, intikam arzusu ile dolup taşan tutkulu diane'e, kaza sonrası son derece saf bir imaj verilen rita ise acı çektirmeyi seven camilla rhodes'a dönüşmektedir. bu andan itibaren, diane ile camilla'nın aslında bir ilişkileri olduğunu, camilla'nın diane'den rolünü çaldığı filmdeki yönetmen ile beraber olmaya başladığını, bu yüzden diane'in bunalıma girip camilla'yı öldürttüğünü anlıyoruz. filmin başında, havaalanında betty'nin yanında gördüğümüz yaşlı çiftin taksi içindeki pis gülüşlerinin anlamını, diane'in intihar ettiği sahnede tekrar ortaya çıkmaları ile beraber çözüyoruz.
    filmin anlaşılamamasının en büyük sebebi zaman karmaşasının oldukça fazla olmasıdır. kırmızı lambanın aydınlattığı telefon ve kültablası benim dikkatimi çekebilenler. yine lost highway'deki mystery man'i andıran cowboy karakteri de filmin en ilgi çekici ayrıntılarından.
    bir david lynch filmi izlemenin en zevkli yanı, filmi izlerken aklınızı kullandığınızı hissetmeniz. anlatmak istedikleri için o kadar karmaşık bir yol seçiyor ki, size bacak bacak üstüne atarak elinizde popcorn ile film izleme imkanı vermiyor. bunun yanında filmin hemen her sahnesinde izleyiciye verdiği ipuçları ile bizleri asla yalnız bırakmıyor. bir de angelo badalamenti'nin müziklerini unutmamak gerekir. aynen argento-the goblins nasıl bir efsane ise lynch-badalamento ikilisi de sinema tarihinde, sinematografi-müzik uyumunda efsane olmuştur.
    (untouchable, 29.08.2005 12:13 ~ 01.09.2005 13:34)
  13. lynch amcamızın aslında ilk olarak bir tv filmi projesi olarak başladığı, fakat kanalla düştüğü anlaşmazlıklar sonucu filmin bi kısmı var bi kısmı yok şeklinde dolaba attığı, lakin azimle ilerleyen zamanlarda geri kalanını çektiği, biraz ondan biraz bundan da koyalım tadında yarattığı eseri. şahsen benim filmde hiç bi anlam yükleyemediğim sahnelerin lynch amca tarafından "yaw bunu da çektiydik heba olmasın şu yavrucak da bi görünsün ekranda, zati filmin neresi kolay anlaşılır ki, bunu da anlamayıp beni daha çok severler" gibi bi anlayışla aralara serpiştirdiğini düşünmekteyim. tabi bu fikrimce ikinci izleyişin sonunda ve etraftan gelen bazı katkılar sonucunda ulaşmış durumdayım... mimkinse ileri geri yaparaktan bi daha izlemek lazımdır diye de hala düşünürüm. velhasıl, başarılı eserdir. izleyeceklere yönetmen hakkında bilgi toplamalarını önerir, kendilerine ufak bir katkı olaraktan lynch amcanın rüyalar ve halüsinasyonlar üzerine sürekli bişiler yaptığını başlangıç bilgisi olaraktan iletmek isterim.
    (hanspeterberigel, 06.11.2005 15:10)
  14. çözebilmek için dvdsini alıp david lynchin extras bölümünde verdiği 10 ipucunu dinlememizi gerektiren film. bu film de birçok lynch filmi gibi paralel dünyaları gösterir.
    (bkz: eraserhead)
    (panavision, 14.01.2006 16:48 ~ 16:50)
  15. gereksiz ve uzatılmış sahnelerin olduğu ama yinede 2 kere izlenince çoğu sahnenin birbirinin üzerine oturtulmuş işaretler olduğunun anlaşıldığı, kadın oyuncuların son derece başarılı olduğu filmdir.
    (şinasettin, 10.02.2006 11:14)
  16. sinema tarihinin kanımca en baba lezbiyen sevişme sahnesini içeren film. bi bok anlamadık orası ayrı.
    (keyif pezevengi, 04.03.2006 01:13)
  17. kafaları ziyadesiyle kurcalayan bir filmdir.

    bu tip filmleri cpm'e benzetirim ben. neticeyi etkileyecek bir veya birkaç önemli adımın olduğu filmlerdir bunlar. lâkin, david lynch'in bu filminde neticeyi etkileyen çok fazla ipucu vardır. bir defada izleyerek anladığını zannedenlerin ikinci izleyişlerinde "hııııı" diyerek çıkardıkları anlamı değiştirdiklerine çok şahit oldum.

    filmin kanımca en önemli özelliği, gerçek ile hayal dünyasını kesin olarak ayırması (yani montaj manyağı bir film değil), ancak her iki dünyada da diğer dünyadan öğeler üzerine kurulmuş bir senaryosunun olmasıdır.

    filmin kitleler üzerinde yarattığı en büyük etki "mükemmel, harikulade, şahane, inanılmaz, aman allah'ım" tadında, tamamen olumlu. ancak tepkiler genel olarak filmi açıklayıcı sıfatlardan yoksundur.

    benim gördüğüm şu: insanlar, sanat ağırlığı olan (onun tanımı zaten bambaşka bir mevzu), anlaşılması zor filmlere hayran oluyorlar. dirsekleri dizlerine dayalı, kafaları ellerine mesnetlenmiş ve götleri dışarıda çıkık bir vaziyette pür dikkat izledikleri filmleri "abi ben bugün x filmini izledim; süper" sözleriyle insanlara anlatıyorlar. "peki konusu neydi?" sorusunu da "abi izlemelisin. anlatılmaz, yaşanır" diye cevaplandırınca filmi övebildiklerini düşünüyorlar. tabi burada suç david lynch'in değil; bu tip tepkileri veren insanlarındır.

    filmi izlerken yanımda kıç çatalı görünen arkadaştan (kendisi filmi anlamak için domalmıştı artık) bıkmanın etkisiyle sonlara doğru küfür etmeye başlamıştım. son sahnelere doğru "hemen hemen herkes yeniden göründü. şimdi eğer kovboy şapkalı pezevenk arka fondan geçerse ben böyle filmin de amına koyayım, çekenin de amına koyayım" demiştim. on saniye geçmeden kovboy şapkalı karakter arka fondan geçti. ben de bir hoş oldum.

    son olarak, filmin en iyi yönetmen ödülü aldığını, ancak senaryo dalında dünyanın hiçbir ödülünde aday bile olamadığını belirtmek isterim. belki de, "abi manyak hikâye" diyenlere bir ders olur bu bilgi...
    (eksiksizuyum, 04.03.2006 02:14)
  18. bilinçaltının rüyada sahnelenmesine ilişkin, son 20 dakikasına kadar çok sıkıcı ama film bittikten sonra zihinde en bayık sahneleriyle bile yer edinen filmdir.
    (şinasettin, 21.03.2006 10:28)
  19. kesinlikle bilinçaltına göndermelerin olduğu, rahatsız eden, geren, afallatan, anlamak için epey bir çaba gerektiren, yönetmeni anlamanın çok zor olduğu filmdir. o müzikleri nasıl da bulur, o alakasız gibi görünen sahnelere koyarsın; hala hatırladıkça aynı tatları hissettirirsin be yönetmenim diye düşündürtür insana. angelo badalamentinin etkilerini de eklemeden geçmeyelim efendim.
    (qfwfq, 07.05.2006 19:07)
  20. (bkz: bando yok)
    (mustafamacit, 15.11.2006 01:37)
  21. kullanma klavuzuyla izlenmesi gereken film. yönetmen david lynch tarafından filmin daha iyi anlaşılması için bir dizi ipucu verilmiştir;

    1-filmin başını çok dikkatli izleyin çünkü iki önemli ipucu, daha filmin giriş yazıları bile tamamlanmadan veriliyor.
    2- kırmızı lamba süslerinin ortaya çıktığı yerlere ve zamana çok dikkat edin.
    3- adam kershner'ın oyuncu seçtiği filmin adına dikkat edin ve ne zaman tekrar kullanıldığını takip edin.
    4- kazanın meydana geldiği yere çok dikkat edin.
    5- kim, kime neden anahtar veriyor ?
    6- kıyafetlere, kül tablasına ve kahve dolu fincana çok dikkat edin.
    7- "silencio" isimli klüpte kim dikkat çekmeye uğraşıyor ? burada ne hissedilebiliyor, ne gözlemleniyor ve ne kazanılabiliyor ?
    8- camilla için sadece yeteneği yeterli mi ?
    9- "winkies"'in arkasında bulunan adamın çevresinde olanlara dikkat edin.
    10- ruth yenge nerde?

    ne var ki bu ipuçları olmadan insanın daha az kafası karışır. yine de winkies in arkasındaki yaratık hala rüyalarıma girer. velhasılı izlenesi, kafa yorulası, üzerine uzun uzun düşünülesi, tartışılası başyapıt.
    (beetlejuice, 20.01.2007 01:06 ~ 01:08)
  22. yıllar önce ilk ve son kez izleyip bi bok anlamadığım film. ilginçtir kafama da takmadım.
    çıktım dedim arkadaşıma:
    -abi sen bi bok anladın mı?
    +ne yalan söyliyim ben anlamadım abi.
    -ben de anlamadım. salla. yürü 2 şer bira çakalım.

    100 kere daha izlesem, 100 kere daha anlamam.
    (alkolik2000, 14.04.2007 23:06)
  23. ****yüksek dozda spoiler içerir****

    hollywood'a oyuncu olmak için gelmiş fakat bu amacına ulaşamayınca kiralık katil tutan kadının hikayesinin "bulandırılması" 'yla ortaya çıkmış filmdir.kısaca bir büyük sinema olayıdır kendileri...
    (ramyth, 14.04.2007 23:35)
  24. david lynch in bir filmi, hakkında heryerde sayısız makale bulunan, henüz kimsenin anlamayı başaramadığı, yaratıcılığın ve absürdlüğün doruk noktalarında olan fılmlerden biri. filmle ilgili bir yorum :

    "mullholland drive filmi hakkında bilmeniz gereken tek şey; bu filmden hiçbir şey anlamayacağınız. isterseniz lost highway ve twin peaks'in bütün esrarlarını çözmüş olun, isterseniz sinema üzerine doktoranız olsun, bu sonuç degişmeyecek. eğer ki senaryoyu yazarken david lynch'in beynine konuk olmadıysanız, unutun gitsin...(new musical express)"
    (age of aquarius, 05.08.2007 22:46 ~ 22:48)
  25. (bkz: jennifer syme)
    (alternatif maliyet, 27.08.2007 13:47)
 sayfa  / 2