1. sakalını bir 27 şubat yelinde kaybeden ressam şapkalı eski türk edebiyatı profesörüdür . kendisi eski edebiyat konusunda gayet donanımlı olmasına karşın bu donanımını göstermemek için azami çabayı sarfederek bizi ilminden mahrum bırakmış ve yeni bir zekeriya beyaz vakası yaratma yolunda emin adımlar atmıştır . oysaki derslerinde " bizim olan " edebiyatı gül bahçesinden öylesine nadide güller derip bize sunmuştur ki öğrencileri olan bizler divan edebiyatının aslında bir tozlu tarih sayfası değil bir eskimez ve yıkılmaz anıt olduğunu görmüş ve hocanın şerhini yaptığı "leyla vü mecnun " ve "hüsn u aşk " ile bizim önümüze dikenli telleri çekilen vadilere girip orada edebiyatımızla soluk almışızdır .

    hocamız hatasından dönmüş ve hem kendi değerini korumaya karar vermiş hem de bizi ilmiyle bizi şereflendirmeye tekrar başlamıştır.
  2. yapıt kelimesinin uydurma olduğunu anlatmak için "yapıt çapıt kelimesiyle aynı vezindedir "diyen kişidir.
  3. esra ceyhan da uçuşa geçen adamı göstererek "çıkarın bu adamı burdan" diyen tip.şimdi bu adam için klasik edebiyatçı denmiş de ben hiç edebiyattan bahsettiğini duymadım.demek ki ne yaptığı belli olmayanlardan.her an o da uçabilir.

    (bkz: çıkarın bu adamı burdan)
  4. dersin oldukça uzun bir bölümünü sigara içmenin zararlarına ayıran ayrıca cümle aralarında ''işte geçen gün şu programdan çağırdılar'' diye farklı bi konuya giren ancak öğrencilerine karşı anlayışlı, eski türk edebiyatı profesörü.
  5. kendi yaptığı bir şeyi anlatırken kendisi için "ben fakir" diye bahseden, mütavazılığı bile enaniyet kokan, iskender pala'dan hiç mi hiç haz etmeyen; istanbul üniversitesi, edebiyat fakültesi, türk dili ve edebiyatı bölümü, eski türk edebiyatı anabilim dalı öğretim üyesidir vesselam.
  6. sahurda programını sunan hoca(üniversitede hoca lan). değişik beyanları var(regl olan kadın oruç tutabilir, yemek yapan kişi yemeğin tadına bakarsa orucu bozulmaz vs vs), diğer din adamlarına benzemiyor söyledikleri. daha mantıklı konuşuyor. hiç değilse bilimsel olanı allah'a bağlamıyor.