inanmayan kişinin içine düştüğü bir çıkmaz. dayak yemeden kurtulursa oradan ne ala.
şimdi
hazreti deyip dememe konusu zaten çok yıllanmış bir konu artık. ben şahsen hazreti dediğim zaman kendimi garip hissediyorum, çünkü dinine inanmıyorum ve kendisine de normal herhangi birine, sokaktan geçen tanımadığım adama duyduğumdan daha fazla saygı duymuyorum. dolayısıyla herkesten adıyla bahsederken muhammed'e hazreti dememin, böyle bir saygı gösterisinde bulunmamın anlamı yok. zaten eğreti duruyor ağzımda.
muhammed peygamber demek de bir seçenek. e ama o da aynı kapıya çıkıyor amınakoyim.
peygamber diye bir şeyin varlığına, tanrının bir elçisinin olmasına falan da inanmıyorum ki ben. hiç inanmadığım bir şeyi dile getirmiş oluyorum. bunu diyeceğime hazreti derim orada en azından daha az yalan söylüyor durumunda oluyorum.
nasıralı isa gibi,
mekkeli muhammed denebilir belki. biraz "bizim memo işte ya" der gibi oluyor gerçi. veya salyadan midem bulanmaz, judoda bir numarayım bana bir şey olmaz diyorsanız
muhammed deyip geçeceksiniz. en güzeli o. bak elin gavuru jesus derken, moses derken böyle şebeklikler yapıyor mu? yapmıyor. cizıs cizıs'tır abi. ama tabi peygamberimizin ismi muhammed diye her 10 çocuktan 54545'ine muhammed ismini koyacaz ya, karışıyor doğal olarak.
öyle bir şey bulmak lazım ki, ne muhammed'in yaşamamış olabileceğiyle çelişecek, ne ekstra bir saygı ifade edecek, ne de doğaüstü bir nitelik yükleyecek.
ya da en güzeli
muhammed deyip geçmek. düz, sade, yorum katılmamış. biri "hangi muhammed" diye soracak olursa da "yok mu hani ayşe'ninki" falan dersiniz.