belki ilginizi çeker
  1. · edmund burke
  2. · modern türkiye de siyasi düşünce
  3. · fundamentalizm
  4. · rte nin ideolojisi
  5. · nuray mert
gündem
  1. · prison brake
  2. · 8taş deyip f3n3rbahç3 lafına bozulan ezik fenerli
  3. · 28 kasım 2009 fenerbahçe kasımpaşa maçı
  4. · babaların garip huyları
  5. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  6. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  7. · domuz gribi
  8. · marc gene
  9. · avrupa yakası

muhafazakarlık  

  1. türkiye'de almış başını gitmiş durum.
    (headfucker, 07.05.2004 11:46)
  2. yeniliği kabullenememe, gelenekleri muhafaza etme durumu
    (lethe, 17.05.2004 02:04)
  3. fazlası geri kafalılık olan şey.
    (dydm, 08.08.2004 05:10)
  4. her bir bireyinin muhafazakar olduğu, yeniliğe karşı olma tutumu.
    (giberling, 11.08.2004 16:29)
  5. muhafazakarlık kelime anlamı ile yada benim anladığım kelime anladımı ile kendinize göre doğru olan bir şeyi savunmak ve bunun aksi ya da yeni bir duruma onay vermemek hatta karşı çıkmaktır.herkes de böyle bilir.arisoto mantığımıza göre muhafazakar olan birisi kesinlikle geri kafalıdır yeniliği kabul etmez ne bileyim eğer onun için içki içmek günahsa asla içmez içene saydırır.herkes böyle bildiği için kimse ben muhafazakarım demez.ama ben kendi açımdan belli konularda muhafazakarım peki bu beni en klişesinden dinci,nato mermer nato kafa,at gözlüğü ile bakan birisi mi yapar hayır.bence önemli olan hangi konuda ve ne derece başka bir doğruyu kabul etmeye olan kapalılığıdır.
    (pudra, 28.10.2004 11:34)
  6. (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 28.10.2004 20:34)
  7. bir düşünce yapısı ya da dünya görüşü olmayan zira yaygın kullanım anlamından ziyade hemen herkesin kendisine yükleyebileceği bir özelliktir. ekseriya sağ dünya görüşüne atfedilen bu özellik aslen tüm görüşlerin alt yapısını oluşturabilir. misal işçi hakları konusunda büyük ilerlemeler sağlamış bir ülkenin sol görüşlü insanları bu hakların geri verilmesini istemez, muhafaza etmek ister. bu konuda insanlar muhafazakardır. sırf bu yüzden insanlara gericisin denilemez. ülkesinin bölünmez bütünlüğünü savunan, sınırlarını muhafaza etmek isteyen insanlar da muhafazakardırlar, onlara da; "gericiliğin lüzumu yok, verin şu toprakları" şeklinde alaycı bir tenkitte bulunulamaz. dışarıdan destursuzca topluma gelip yerleşen bir takım özelliklerin ahlaki yozlaşmaya götürdüğünü düşünen ve bundan endişe duyan insanlar, ahlaki durumlarını muhafaza etmek isterler, muhafazakardırlar, "ne biçim adamsın, gerici misin?" denmez. her birey ve toplum kendi ahlaki değerlerini koruma iç güdüsüne sahiptir.
    örnekleri daha da çoğaltmak mümkün. sonuç olarak bu, insan düşüncesinde bir şeyleri koruma hissinden gelen bir konudur. buna dil, kültür, yaşayış ve başka bir çok unsura dair özellik de eklenebilir.
    burada sorun teşkil eden konu, yaklaşık 180 yıldır türk siyasi hayatını ve bizleri şekillendiren şeyin ilericilik-gericilik tartışması olmasıdır. bu iki unsur bir siyasi görüş oluşturamazlar. çünkü toplum için de birey için de bu iki zıt kuvvet bir denge içerisinde anlam bulur. topluma yenilikler bir taraftan yön vermeye çalışırken, bir taraftan da değerlerini, alışkanlıklarını korumak isteyen muhafazakar görüş bunu dengeler ve toplum sağlıklı bir değişim yaşar. her dünya görüşü için bu iki unsur düşünce mertebesinin doğal bileşenleridir.
    siyaset demek iktisat demektir. en liberal dünya görüşünden en anarşist görüşe kadar her bakış açısı iktisadi bir açılım öne sürerler ve bu görüşler kendi içinde muhafaza-değişim çelişkisini yaşarlar.
    özetle muhafazakarlık bir hakaret ya da övünme kelimesi değil, insanın temel düşünce öğelerinden biridir.
    (dr conners, 29.07.2006 13:26 ~ 13:29)
  8. cilt editörlüğünü ahmet çiğdem'in yaptığı, iletişim yayınlarından çıkan, modern türkiye'de siyasi düşünce serisinin 5. cildi.
    (rahatsız, 05.01.2007 23:29)
  9. fransız ihtilali ve sonrasında ortaya çıkan siyasal ve sosyo-ekonomik değişime duyulan tepkiyle ortaya çıkmış fikirdir.öncelikli kaygısı geleneksel toplumsal değerlerin korunmasıdır.
    (bulamadım, 07.01.2007 17:07)
  10. (bkz: zealot)
    (dream endless, 07.01.2007 17:16)
  11. güzel ülkemde statükoculuk ile kanlı bıçaklıymış şeklinde anlaşılan bir kavram. aslında ikisinin de ortak paydaları var. en basitinden "akp muhafazakardır, chp statükocudur, o zaman muhafazakarlık statükoculuğun tam zıttıdır" diye düşünülemez, düşünülmemelidir.
    (bessel ve hankel, 16.05.2007 04:00 ~ 04:00)
  12. (gakko, 26.06.2007 17:21)
  13. john stuart mill, "although it is not true that all conservatives are stupid people, it is true that most stupid people are conservative/bütün muhafazakalarlar aptal değildir ama aptalların çoğu muhafazakardır" diyerek muhafazakarlık üstüne yapılabilecek en doğru ve kestirme yorumlardan birini yapmış.

    edit: imla
    (fantaghiro, 18.01.2008 16:57 ~ 30.07.2009 00:29)
  14. siyaset bilimine göre; siyaset biliminde var olan düzeni sürdürmek ya da muhafaza etmek isteğidir..

    yani var olan düzeni sürdürmek ve muhafaza etmenin yanı sıra geleneğin hikmetine değer veren ve köklü reformlara karşı olmak.

    bilim insanları tarafından zıddı (t) 'teori'cilik ya da teorisyenlik olarak telakki edilir ve türkiye'de ise bu problemli bir gidişatın habercisi yahut durumu olarak tahakküm ettirilir ki bunun da en bariz ve kuvvetli delili de ''geleneği izlemek ile düşünmeyi reddetmek'' arasındaki farkta vuku bulur.
    (x sentos, 06.02.2008 11:57 ~ 11:59)
  15. modernliğe ve aydınlanmaya karşı bir tepkidir. toplumsal ve bireysel meseleleri çözmede aklın egemenliğinin kabul edilmesini, bunca yıldır kendisine bir "biçim" geliştirmiş olan organik insanın âdet ve geleneklerine bir karşı çıkış olduğunu kabul eder. muhafazakâr düşünceye göre toplum, yaşadığı deneyimlerden edindiği kolektif bilgiyi, kendisinin bekası yönünde geliştirip mevcut hâline getirmiştir ve bu harmoniyi, akıl denen şeyle bozmak; toplumu oluşturan bireylerin "özgür" ve "eşit" olduklarını savunarak onları bir kör kuyuya itmek, geleceği belirsiz bir dünya'ya yollamak saçmalıktır. değişim, gereksizdir; yok illâ ki bir değişim olacaksa, bu mutlaka yavaş ve sindirile sindirile yapılmalıdır. geçmişin kurduğu yapılara zarar verilmemelidir. önemli olan birey değil; toplumdur, cemaattir.

    klasik muhafazakârlığın bu ilk ortaya çıkışından sonra, ironik olarak, muhafazakârlık kavramı da değişiklik gösterdi. ilk başta değişimin tamamen karşısında olanlar, belli bir noktadan sonra değişimin kaçınılmaz olduğunu kabul ettiler; ancak bunu yaparken de tedrici bir yol seçilmesi gerektiği tezinden vazgeçmediler. modernlikteki evrenselliğe, yerelcilik gözlüğüyle eleştiri getiren post modernizimle de el ele kol kola girerek, yeni yüzyılın yeni muhafazakârlığını* geliştirmeyi başarmışlardır.

    (bkz: edmund burke)
    (kadın giyinmiş zaman, 13.04.2008 01:15 ~ 18.04.2008 11:17)
  16. ilerici olmayı başaramamış bir topluluk
    (kız babası, 13.04.2008 11:33)
  17. muhafazakarlık tanımı özellikle türkiye söz konusu olduğunda ciddi biçimde yanlış yorumlanıyor kanımca. türkiye muhafazakarlığı gericilik değildir. özellikle sosyal yaşamda, bizatihi şimdinin muhafaza edilmesidir. tıpkı kurtuluş savaşındaki sath müdafası gibi kaybedilen bir alandan sonra tamamen geri çekilme yoktur bizatihi kaybedilen alanın hemen gerisinde yeni bir satıh örgütlemek vardır. bu stratejinin mustafa kemal paşanın dehası olduğu su götürmez lakin paşanın neyden esinlenerek böyle bir cephe savaşı tercihi yaptığını da düşünmek gerekir. sanıyorum ki toplumunu iyi tanımasından dolayı, stratejisini de toplumunun genetik kodlarına göre inşaa etmiştir. ne demek istiyorum; hayatın çağlayan misali yitirip eskittiği, insandan parça parça koparıp götürdüğü nice maddi manevi birim söz konusu iken, kaybeden (ortalama tipik bir isimsiz türk, yani asya tipi üretim tarzı ile beşeriyetini besleyen üretim ilişkilerinden gelmekte olan bir türkün hayatı için söylüyorum) pes edip bayrakları yere indirmez kolay kolay, kaybettiğine çarçabuk alışmayı ve geride kalanları "muhafaza" etmeye çalışır. dolayısıyla muhafazakarlık analizi çoğunluk ve yoğunluk için şimdiyi muhafaza etmek üzerine bina olmalıdır. sağcısı içinde solcusu içinde alt ve orta sınıf siyah türkler için geçerli olan tanımlama bu şekilde yapılabilir...di!!!! gelgelelim günümüzde en çok zedelenen bu bahsini açtığım genetik kodlardır, dolayısıyla en çok dejenere olan da şimdiki zamandır!!! kaybetmek ve kazanmak arasındaki gerilim sertleştikçe ve keskinleştikçe, mevcut olanın mevcudiyeti de her geçen gün biçim ve anlam değiştirdikçe, değerini başkalaşmak suretiyle yitirdikçe ortaya uyumsuzluğun psikotik evreleri çıkmaktadır.
    (girişyıkımtelaş, 18.01.2009 16:39 ~ 16:46)
  18. "türkçe" halini anlamak için bakmak lazım gelen isimler:

    (bkz: ahmet turan alkan)
    (bkz: beşir ayvazoğlu)
    (bkz: mümtaz'er türköne)
    (bkz: mustafa çalık)
    (bkz: nurettin topçu)
    (bkz: mustafa kutlu)
    (bkz: iskender pala)

    ilk aklıma gelenler elbet. tartışılmalı...
    (tatar, 03.05.2009 23:02 ~ 05.05.2009 12:26)
  19. hayeke göre:

    -characteristics of conservatism: its fondness for authority and its lack of understanding of economic forces.

    (muhafazakarlığın karakteristiği: otoriteye temayül ve ekonomiden anlamamak)
    (bor madenleri, 08.06.2009 16:59)
  20. (bkz: @3710085)
    (zülkarneyn, 16.07.2009 00:02)
  21. hem liberalizmin her zaman kol kola gezdiği ve mahalledeki diğer ideolojilerle kavgada sıkışınca, çağırdığı siyasal bir ideolojidir -fransız devrimine karşı yazdıklarıyla konu ile ilgili edmund burke'ye ya da de maistre'ye bakılabilir- hem de bir tavırdır, bu tavır boyutuyla yani genel anlamıyla var olanı koruma ya da onu tedrici bir biçimde dönüştürme niyetiyle her ideoloji içerisinde muhafazakar bir damar bulmak mümkün olabilir. lakin, bir düşünce içerisindeki bir akımın ya da eğilimin aldığı tavır itibariyle muhafazakar olarak değerlendirilmesi elbette bakana göre değişir.
    (franz kanka, 16.07.2009 00:17)
  22. her an her yerde olandır.

    gündemdeki bir haberle irdelersek; ellen otuzbir çekmek gayet tutucu bir davranıştır. eylemin gerekliliği tutuculuk değil tabii, bildiğin muhafazakarlık. buna karşın damacana kullanarak bu eylemi gerçekleştirmek, üstelik bunu bir sucunun yapması gayet revizyonist, devrimci, ilerici, tabu yıkıcı bir eylem olur. sıradanlığın karşısına çıkan don kişottur, bu eylemi gerçekleştiren.

    tabii ki, olayın haz boyutundan ötürü eleştirilebilir. damacana can yakar, sıkıcıdır denilebilir, elin tadını vermiyor denebilir. fakat damacanayı kullananı aşağılamak tamamen muhafazakarlık örneğidir. devrimci ruha sahip sucuyu susturmaya, yok etmeye yönelik karşı devrimdir ona yapılan. muhafazakar direnicidir girişilen.

    bilinmeli ki dünyayı aynı şeyleri yapanlar değil, farklıyı deneyenler, yeni bakış açıları geliştirenler değiştiriyor.
    -------
    (bkz: damacana ile mastürbasyon yapmak)

    "abazanlıkta son nokta, azgınlığın zirvesi, nasıl bir oluşumun ürünüsün sen ey yaratık, alın size ibne, terbiyesiz biri, sapkın"

    bana göre dünyayı değiştirecek potansiyele sahip devrimci. dünya onlarla güzel. sizin kronik hareketlerinizle değil!
    (zülkarneyn, 22.07.2009 19:07)
  23. "muhafazakarlık", tarih boyunca toplumların, grupların, hatta bireylerin bir savunma stratejisi olarak kullanılmış ve öyle tanımlanmıştır.

    fakat ölçü ve denge frenlemesiyle kontrol edilmediği zamanlarda soysuzlaşmış ve ona sarılanları fosil derecesinde geriye götürmüş, eskitmiştir. muhafaza ettiğiniz şey statukonun devamına hizmet edip onu yeniden ve yeniden üretmeye yarıyorsa son derece ölümcül olabilir. çünkü gelişimin değişimin önünü tıkar. yok, "kalitenin" korunmasıysa amaç buna kimse bişey diyemez/dememeli.
    (kendinenudist, 22.07.2009 19:13)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil