tutucu...
gerçek anlamında kullanılması artık olanaksızlaşmış bir önaddır. artık en yobaz kişilere bile muhafazakar denildiği ve hatta vatan haini sayılabilecek insanların bu gruba dahil edildiği şu günlerde kavram kargaşasının bir numaralı örneğidir.
muhafaza etme isteği içerisine gaflete düşmüş olma olasılıkları yüksektir bu önadla anılan insanların. sorun yaratabilirler, o vakit bazı kafalar uçar veya bunun sözü edilir
* * * * ve huzur sağlanır.
kendinin ne olduğunu ifade edemeyen ama neye karşı olduğunu çok iyi bilen ve bunu her fırsatta belirten insan modeli
muhafaza eden koruyan demektir. muhafaza edilen şey ahlaktır, kültürdür, duruştur, sanattır, inanıştır. öyle bir muhafazadır ki bu 1500 yılın birkimi deneyimi ve mirasıdır. eleştiren tüm dostların fikirlerine 1500 yıllık ömürler diliyorum.
bu ülkede 1950 lerden beri hakim olan partilerin yönetim anlayış biçimi.
bu dönem içinde insanlarımız daha iyi sosyal haklara sahip olmuş. ülke olarak bölgemizde örnek alınan bir ülke haline gelmişizdir.ülke olarak abd'nin kucağına oturmamışızdır.
demek isterdim.
ama yıllardır içi çürümüş ve çürümekte olan bir ülkenin anlayış biçimidir muhafazakarlık.%99 müslüman olan bir ülkede din kavramı o kadar ön plana çıkmıştır ki cennetin huzuruna varmak için hayata bencillik içinde bakmak kolaya kaçmak bir vazife olarak algılanmakta .yazıklar olsun ki durum bundan ibaret.
birileri çıkıp diyecek ki "gerçek islam bu değil kardeşim ne alakası var"..sosyalistlik denilince tüylerin diken diken olurken aklına hemen sovyetlerdeki sosyalistlik geliyorsa var .yıllardır anlayamadınız.kendi kıçını kurtarmak için popülistlik yapan partilerinizin kapitalist düşüncelerle ne kadar eklemleşerek bu ülkeyi atmış yıldır nereye gittiği belli olmayan bir yola sürdüğünü.milleti karnını doyuramazken hala muhafazakarlık kalkanı altında milleti körleştirdiğini
milleti sömür sonra namazını kıl doğru adam ol.valla kebap iş.. yıllardır din altından sömürüldü bu memleket.allah kitap denilince herkes koyunlaşıyor nedense..yıllardır millet abanıyor sağ partilere.muhafazakarım doğrularım var gördük doğrularınızı yıllardır ....cennetin kapılarını açacak partilerinize oylarınızı verin....helal olsun size ..
birşeyleri muhafaza etmektirki, en çok siyasette kullanılır. siyasette muhafazakar olmak şu anda bulunduğumuz durumu bir anlamda muhafaza etmek istemektir ki, saolsunlar sayelerinde yarım yüzyılı geçkindir, bırakın muhafaza etmeyi geriye doğru ilerlemeninde ironisini yaşıyoruz.
yeniliklere açık olmayan bir muhafazakarın, en sonundan elinde muhafaza edeceği bir zinciri kalacaktır.
doğan hızlan'a göre: "insanlar muhafazakar olurlar çünkü muhafaza edecek değerlere sahiptirler" şeklinde tanımlanan kişiler.
muhafaza eden anlamındadır. mevcut varolanın gardiyanı da denilebilir.
çocukken altına sıçtığında, annesinin o boku kafasına sıvadığı adamdır.
(bkz:
kabız)
bunun birde siyasetçi modeli vardır. halkımız iyi bir şeydir diye düşünür muhafazakar siyaseti ama değildir. hiç bir devrim-gelişim-reform ne derseniz deyin muhafazakar siyasetçiler tarafından yapılmamıştır. yapılamazda. marifet değildir yani muhafazakar olmak
taha akyol'un russel kirk'ten şu şekilde alıntıladığı insandır:
"bilgili bir muhafazakar derin ve girift entellektüel sistemlerin bir kaç ukalaca cümleye indirgenmesine soğuk bakar. o, böyle bir tekniği radikallerin heyecanına terkeder. muhafazakarlık sabit ve değişmez bir dogmalar bütünü değildir. muhafazakarlar kendi kanaatlerini zamana göre yeniden ifade etme yeteneğini burke'den
* miras almışlardır.
geçerliliğini sürdüren bir öncül olarak, sosyal muhafazakarlığın esası, insanlığın kadim moral geleneklerinin korunmasıdır. muhafazakarlar, atalarının bilgeliğine saygı duyarlar. toptancı değişimlere şüpheyle bakarlar. muhafazakarlara göre, toplum sonsuz hayatı ve ince kuralları olan manevi bir realitedir. toplum ıskartaya çıkarılacak ve yeniden şekillendirilecek bir makina değildir."
sahip veya ölümüne bağlı olduğu şeyleri değiştirmeyecek kadar gururlu ve sadık ayağına yatan, aslında onların da değişim zincirinin beraberinde getirdiği halkalardan biri olduğunun farkına varamamış insan.
"muhafaza" taraftarı olmanın ötesinde kendini muhafaza etmesi gerekendir..
zift, kalbin en feci ölümü zira..
"küfre yaklaştıkça imanım arttı" demek de herkesin nasibi değil malesef..
(acibadem, 17.05.2008 02:31 ~ 10.06.2008 12:40)
var olanı tartışmaya bile açmadan korumak ister. insanoğlunun fikri deviniminin önündeki en büyük engeldir.
yurdumda bol bulunur. şimdilerde akp rüzgarının milliyetçiliği biraz törpülemesiyle her türlü milliyetçi düşüncenin eninde sonunda faşizme dönüşeceğini iddia eden muhafazakarlar çıkmıştır piyasaya. sormazlar hiç kendilerine her türlü muhafazakarlık acaba tutuculuğa dönüşmez mi acaba o şimdilerde kaka dediğiniz milliyetçilik gibi? yoksa siz hala annenizin ideolojisini mi kullanıyorsunuz?
batıda edmund burke ve michael oakeshott tarafından sistematikleştirilen görüştür. buna karşılık türkiyede bunun pek bir karşılığı yoktur, türkiyede dindar veya geleneksel değerlere bağlı insanları nitelemek üzere kullanılmaktadır, fakat gerçekte bunları tam karşılamamaktadır. cumhuriyet türkiyesinin devrimci dönemiyle ilgili konuşuyorsak o dönemde reaksiyon veren dindarlar mesela gerçek anlamıyla muhafazakardırlar. ama mesela refah partisi veya bugünün akp'si muhafazakar değildir. çünkü muhafazakarlık bir içerik değil biçim ideolojisidir.
muhafazakar, sosyalist'in ya da şunun bunun değil devrimci'nin, hızlı reformistin karşılığıdır. toplumlardaki değişimlerin karakteristiğine ilişkin (değişim her ne yönde olursa olsun) iyimser olan bir görüş vardır, bu görüşe göre her ne yeniyse ve hareket ediyorsa, toplumu dönüştürüyorsa o şey mutlaka iyidir. dolayısıyla modernite mutlaka iyidir. buna karşılık bir muhafazakar açısından her yenilik (ne olursa olsun) bir çalkantı, bir türbülans doğurur ve bu da bir zarara yolaçar, dolayısıyla en yüce değer yenilik değil temkin ve sükunet, soğukkanlılıktır.
biçim içerik ilişkisini şöyle anlatayım. diyelim ki bir yaşlı bir bakkal ve genç oğlu olsun, iyi kötü geçiniyor olsunlar. bakkalın acar ve girişimci oğlu diyebilir ki, burayı satalım, borsaya yatıralım, şöyle para kazanırız, böyle zengin oluruz. ya da desin ki bakkalın acar oğlu, burayı arsasıyla müteahhite verelim, yapacağı evlerin yarısına konar şöyle zengin oluruz böyle para kazanırız. ya da diyor ki burayı satalım, bizden daha kötü durumda olan bir sürü insan var, onlar için bir hayır kurumu kuralım, hayatlarını değiştirelim. ya da diyor ki bakkalın oğlu, burayı yıkıp arsasında cami yapalım, bütün sevaplar bize vs vs. işte burada bakkalın oğlunun tutumu reformist veya devrimci tavırdır. farklı ideolojiler vardır, ama hepsi evi satıp her şeyi baştan kurmaya falan dayalıdır. oysa bakkalın yaşlı babası der ki "evladım, belki bütün bunlardansa iyi kötü geçimimizi sağlamamız gene daha iyidir, nereden biliyorsun batmayacağımızı ve bu bakkaldan da olmayacağımızı, bak ahmetler öyle yaptı battı. hem biz buranın yerlisiyiz, yıllardır buradaki insanları tanırız, ahbaplarımız hepsi. her şeyi satıp savıp hayatımızın önceki bölümümüze sünger çekmek için yeterince düşündün mü ki böyle şeyler söylüyorsun?"
işte babanın tavrı da muhafazakar tavırdır.
muhafazakarların kendi ütopyaları yoktur, muhafazakarlık yükselen ve toplumu sert biçimde değiştirmeye aday ideolojilere karşı ortaya çıkan tepkisel karakteristikteki "temkin" ideolojisidir. o yüzden cumhuriyetin ilk döneminde dindarların muhafazakarlıkla örtüşmesi demek dindarlığın bizatihi muhafazakarlık olması demek değildir. zaten muhafazakar filozoflar arasında da bir çoğu ateisttir.
oakeshott hayatın amacını geminin şu limana bu limana götürülmesi olmadığını, sadece geminin burnunun dik tutulmasının bile kendi başına yeterli olduğunu söyler. muhafazakarlık nedir isimli klasik makalesinde, muhafazakarlığı yaşlanıp modası geçmiş bir palyaçoyu görünce insanın duyduğu hüzün olarak tanımlar. mesela mesela.
lafı geçince bana sıkıntı veren kelimedir.telaffuzundan mıdır yoksa anlamı mı kasvetli gelmektedir bu yaşa geldim hala çözemedim.hele ki birde yanına "kesim" kelimesi gelince ki "muhafazakar kesim" olmaktadır, bayılasım gelir, afakanlar basar, uykularım kaçar.
muhakazakar olduğunu her halinden belli etmeye çalışan insanlar sıkıcı tiplerdir bir kişi hariç o renklidir kanımca ve ekranda görsemde sıkılmam gerçi ne dedmek istediğini tam anlamadım ama olsun muhafazakarmış diğer muhafazakarlar anlar belki.
-ben muhafazakar eşcinselim (cemil ipekçi)
başka ülkenin ya da milletin muhafazakarlarıyla gırtlak gırtlağa kavgalı olan ama karşısındaki muhafazakardan tek farkı muhafaza ettiği din ve milletin farklı olan kişidir..
birebir yaşanmış bir hikaye
bir tanıdık vardır. kendisi eski şeriatçı-mhp'lidir. şimdi ise bbp'lidir. bu kişi almanya'da sol partilere oy vermekte burada ise akp-mhp-bbp üçlüsünden birine oy vermektedir.
f: faşist kişi
kdaol: koskoca devletin adı osman lan
kdaol: ya f amca sen niye orada sol partilere oy verip burada sağ partilere oy veriyorsun. madem sağ görüşlüsün orada da sağcılara versene oyunu.
f: olmaz onlar türklere küfrediyorlar. türkler türkçe konuşmasın almanca konuşsun istiyorlar. namaz kılmasın istiyorlar. benim milletime, dilime, dinime sahip çıkmazsam nasıl milliyetçi olurum ben!?
yaş olmasa, babanın çocukluk arkadaşı olmasa dönüp "behey eşşoğlueşşek sen kürtlere küfretmiyor musun? kürtçe, lazca, hemşince konuşulmasın istemiyor musun? aleviler cemevine gitmesine camiiye gitsin demiyor musun? onlar bunlara sahip çıkınca da kızılbaş, anarşist,pkk'lı demiyor musun?" diyesi geliyor.
dipnot: pkk'lı değilim. sevmem. sadece etnik kimliklere saygılıyım. alevi değilim. inançlara saygılıyım. muhafazakar değilim. aklımı kullanıyorum.
allah ı muhafaza ettiğini sanarak allah a yaltaklanmaya çalışan kişi.
belli şeyleri(inanç olur, "genel ahlak" olur) muhafaza eder görünüp bundan kâr eden kişi.