1. afedersin s.k kafalı angut enişte kişisinin, tamamen beyaz olan muhabbet kuşumuzu isteyip "la bizim kuşçuda tamamen yeşil bi muhabbet kuşu var, bunu götürüp eşleştirelim bursasporlu olsun bele yeşil-beyaz ehiehe" demesiyle vuku bulan ölümdür.
    hayvan orada hastalık kapıp 3 vakitte hakkın rahmetine kavuşmuştur.

    işte ben o zaman tiksindim bursaspordan. tabi eniştenin ancukluğunu da göz ardı etmiyorum.
  2. kavrularak..
    7 sene boyunca baktığım güzelim kuşları ağustos sıcağında balkonda unuttum. evet caniyim, evet ihmalkarım. çok ses yaptılar diye sabahın 8 inde balkona çıkarttım kuşları. hesapta 2 saat sonra alıcam tekrar içeri. unuttum. akşam saat 6 filandı "eyvah zıçtık kuşlar" dediğimde. çıktım balkona bir baktım bizim kafes krematoryum tadında, daha dumanı üstünde hayvanların, tütmüşler resmen. üzüldüm çok tabi. daha bitmedi. eş dost aile, hep birlikte gerçek anlamda bir cenaze yaptık bunlara, orada kınandım, gömdük hayvanları. 1 gün sonra bizim kedi, mezar soyguncusu, sen kaz toprağı, ye cesetleri. geriye çarpık çurpuk 1 tane ayak kalmıştı. bitti.
  3. daha bugün düşündüm dokuz aylık kuşum klo (yeşil rengi sebebiyle klorofilden ilham alarak koyduğum isim) ölürse ne olur diye.
    hoş, kendisi insanların kullandığı kelimelerden çok uzakta bir dil ile konuşuyor, uzlaşmak mümkün değil. verdiğim çeşitli eğitimlerin boşa gittiğini gördüğümde üzülsem de muck muck yapınca hemen dudağıma yapışıp ısırmasını bir sevgi göstergesi olarak algılıyorum.
    etraflıca "kro" olarak nam salan bıcırık kuşumun yıllar sonra ancak yaşlılıktan ölmesi temennisiyle girime son veriyorum.
  4. evdeki küçük çocuk yüzünden epey bir zaman sonra kafesi açılan muhabbet kuşunun özgürlük nidalarıyla uçarak omzunuza konup kulağınızın memesini ısırması tabi canınızın yanması ve sizinde bağırmanız sebebiyle kuşun kendine kaybedip mutfak kapısına çarpıp oracıkta ölmesi .aileden bir çok kişi kuşun beni ısırmasından dolayı zehirlendiğini söyleyip kahkahalar atmasına rağmen benim günler boyu yas tutmam. *
  5. benimki atın ölümü arpadan olsun misali çiftleşmekten öldü efendim. yumurtalar yapışık olarak oluştuğu için yumurtlayamamış benim yaramaz kızım.
    eşi de yalnız kalınca kahrından öldü sonra.
  6. böyle bir kardeşiniz varsa;
    efe:abla boncuk atan tabancam nerede?
    ben:oyuncak sepetinin arkasında efe bana atarsan kafanı kırarım bak!!!
    efe: yok abla sana atmıcam (derin bir sessizlik)
    pıtır:iyyyyykkkkkkkkkk
    efe: abla falla bak ben ona atmıcaktım bıtır bıtır kak hadi
    ben;12 senelik kuşumu öldüren kardeşimi öldürme isteğimemi yoksa tabancanın yerini söylemememi,kuşuma mı yanıyım anlamadım.
    kuşunuzun ölmesi gayet tabii
  7. tuvalet kağıdı yiyerek boğulmak. istanbul 2002.

    6 yaşındaki küçük kız kardeşim öncelerde onda yoğun olan ilgimi kuşa yönlendirince ölene kadar tuvalet kağıdı yedirerek kuşumu katletmişti. ilerde onu aldatan erkek arkadaşına ne yapar kim bilir.

    ilk ve tek evcil hayvan maceram da budur.
  8. emin değilim ama fenerbahçenin yenilmesi olabilir. fanatik fenerli babamla maç izleye izleye hakeme eşşoğlueşşek bile demeyi öğrenen muhabbet kuşumuz, manchester'dan 6 yenen maçın sabahına çıkamamıştı. üzüldük tabi ailecek, severdik keratayı. daha ne komplike küfürler öğrenecekti oysaki.
  9. arabada bırakılarak.

    restoranta kuşu da götüremeyeceğimiz için sevgili gözleri yanda,şirin ve sarı hayvanımızı arabada bırakmış,camları da hava alsın diye aralamıştık.araladık derken 4 camda da 3 parmak tadında boşluklar bırakmıştık.ama öğlen idi.saat 2-3 civarı idi.yemek yeme süresi 30 dakikayı geçmemiş idi.arabaya döndüğümde sarı yerde yatıyor idi.önce anlayamadık.nasıl olur ya dedik.yarım saatte nasıl ölür bu hayvan dedik.üstelik camlar da bir muhabbet kuşunu tatmin edicek şekilde aralık bırakılmıştı.güneş de vurmuyodu kafese.

    böylece 3 ayda babacım,annecim,cici kuş,koşkoşkoşkoş gibi bir kuşun doğuştan bilmesi gereken kelimeleri bir çırpıda ezberleyen zeki hayvanımızı kaybetmiş bulunuyoduk.öyle seneler olmamıştı alalı.ama yine de insanın canını acıtıyo be sözlük.kuş da olsa insan insandır.