gündem
  1. · ezel
  2. · öğretmenler günü
  3. · dünyanın en seksi şarkısı
  4. · bir kadının bilmesi gerekenler
  5. · bittikten sonra insanı mal gibi bırakan filmler
  6. · asla birlikte olunamayacak birine aşık olmak
  7. · the twilight saga new moon
  8. · makina mühendisliği
  9. · üniversitelere yapılan lise gezileri

muayene sırasında doktorun alaycı bakışı  

  1. ya çok belirgin bir vaka bu ya da hep bana denk geliyor!

    bu adamlarda /ve kadinlarda/ hep gözlemlediğim şey bu alaycı tavırları. hani böyle sen derdini anlatırken ya da hastalığının ciddiyetini vurgularken "lan olum senin derdin dert midir benim gördüklerim yanında" bakışları...
    kaç kez muayenehanesine gidip o hasta koltuğuna oturup bir şey söylediysem hep gözlük üstünden gülerek "demek hasta oldun afferin len sana ufaklık. oyyyyoyyy oyyyyyy nasıl da şirin" der gibi bakıyor.

    aile hekimim olan interne ilk gittiğimde yine böyle "bak doktor olamayan bir şey gelmiş" tavrı sezince usta bir manevrayla konuyu mesleğime getirdim:

    -doktor bey bende bel fıtığı var,
    +(gözlüğün üzerinden yavşak bir gülümseme ile) nerden biliyorsun sen bakayım bel fıtığı olduğunu?
    -mr çektirdim, teşhis konuldu daha önce, ancak tedavi aşamasında ameliyattan çekindiğim içinmanipülasyonyöntemiyle geçici olarak ayağa kalkmıştım. (araya iki üç tıbbi kelime sıkıştırdım ki adam cahil olmadığımızı bilsin)
    +(ben biraz saygı için delirirken) iyi yapmışsın.
    -(artık son ataklarımı yapıyorum ve bir yerlerden duyduğum birkaç afilli tıbbi kelimeyi de cümle içinde kullanmak için deli gibi kasıyorum) ya valla ilk başlarda akut gibiydi, semptomları da öyle yavas yavas değila niden gelişti. kroniğe döndü su an. antienflamatuarlar iş görmez oldu doktor bey. diazepam felan aldım ama...

    (tam bu arada diazepamın tamamen beynimde sözlükten dolayı kaldığını farkediyorum ne işe yarar nedir bel fıtığıyla ilgili midir bile bilmiyorum. lan bari fitil türevi bişiy olmasa..)
    +afferin sana afferin!
    -?3+2&5??? (afferin??? lannn!!!)

    artık ne yapıp edip benim de iyi kötü saygın bir mesleğe sahip olduğumu ve bana çocuk muamemelesi yapmaması gerektiğini adama belli etmek için kasıyorum. herif resmen afferim verdi lan bana. yuh.

    -ya ben iş icabı sürekli bilgisayar başında oturuyorum da. ondan azıyor bu bel fıtığı. (sorsana lan ne iş yapıyon diye vicdansızz!)
    +hımm o kadar yorma kendini.
    -(ipnee!) yok doktor bey mesleğim yorucu değil, yani aslında vücudumu değil sadece beynimi kullanıyorum ama ağrıyor işte bel. (daha ne yapiim lan sor diye mal!)
    +sana bir rapor yazayım ben.
    -(biraz şaşkın biraz sevindirik olmuşum çünkü beklemiyorum rapor felan. amacım bunu tedavi ettirmek) ehh peki iyi oalcaksa neden olmasın.

    bu arada reçeteye yazdığı diclomecve muscorili görünce ben çıldırmaya başlıyorum;

    -doktor bey bu ağrı kesiciler geçici çözüm değil mi? ben kalıcı bir çözüm istiyorum?
    +bildiğin başka bir yol varsa söyle ben de öğrenmiş olayım (hemşireye dönerek) ehe ehe eh.
    -(ağır bir lafı hak ettin ipnetor!) ne bileyim 6 yılda benim bilmediğim bir şey öğrenmişsinizdir belki diye sorduydum!
    +????*
    (puhahaha fincanı taştaaan oyarlarrrr)


    hala içimde acısı var. lan neden sormuyon olm mesleğimi benim?

    edit: ertesi gün bir kağıda not yazıp kapısının altından attım;
    "sevgili doktor bey, size bir şey soracaktım göremedim. ben dün gelen hasta (kronik bel fıtığı şikayetiyle). hani şu elektronik mühendisi olan..."
    (one more cup of coffee, 22.09.2008 11:10)
  2. (bkz: gel)
    (bkz: başımın belası)
    (devrimyürüyüşü, 22.09.2008 11:14)
  3. genel cerrahın basurlu olan bölgeye attığı bakış. (sen nerde kaldın oğlum bu vakte kadar senden bir göt daha çıkmış.) böyle demiyor tabi, ama sen anlıyorsun ne demek istediğini.
    (evreninsay, 22.09.2008 12:56 ~ 24.09.2008 15:15)
  4. algıda yanılgıda olabilir. zira bir doktorun hastaya alaycı bakışı gibi bir mevzu ne doktora nede hastaneye bişeyler kazandırır. hatta oturup düşündüğümüzde mantıklı bir yanıda yoktur diyebiliriz. adı üstünde hasta ve doktor. olağan ikili, anormal bir durum sözkonusu değil.
    (hacktor, 22.09.2008 12:58 ~ 12:58)
  5. bu genelde hastanın şikyetlerini ciddiye almama durumunda cereyan eden gıcık bir olaydır..verimsiz bir muayeneyle sonuçlanır.
    (bkz: gerçeklik bir algıdır tabi alıngan değilsen)
    (sündüz, 24.09.2008 14:39)
  6. "doktor bey, çok şeftali yiyince kabız oluyorum, ne yapmalıyım" diye sorunca alınacak cevap.
    (kabaramazsınkelfatma, 24.09.2008 15:31)
  7. gerçek; genelde doktorun tamamen normal hastanın ise alıngan oluşudur.. özellikle hasta mürekkep yalamış ise yanılsamaya daha sık düşülür..
    (mddformat, 15.01.2009 00:08)
  8. hastalık :(bkz: testis kanseri)

    '' eheh, pipiye bak, ehehe ay tutamıyorum kendimi, bu ne lan, fındık faresi gibi. ehehe. ''

    bakışlarını diyaloglarla birleştiren hain doktor.
    (sezerciğin eşeğini satın almaya çalışan çocuk, 15.01.2009 00:11)
  9. 2005 yılında yaşadığım bir olaydır ki buyrun şöyle:

    ilaç yazdırmak için gidilmiş bir sağlık ocağı,

    pratisyen doktor:

    - buyrun şikayetiniz neydi? bla bla bla

    hasta ben:

    - bana normalde b vitamini verdiler ama ben biraz daha karma bir şey istiyorum mümkünse,bir de uykusuzluk için atarax istiyorum.cleocin t kullanıyorum bir de ama yüzümde çok fazla gerginlik yapıyor onun eşdeğerinde bir losyon yazar mısınız?

    tohtor:

    -siz hemşire misiniz? ( derin bir alaycı bakış )

    hasta ben:

    - yok değilim.

    sonuç: ilaçlarımı eczaneden almak suretiyle eve seğirttim.

    (bkz: hemşire olsaydım da aynı hestehenede buluşsaydık)
    (mel, 15.01.2009 22:14 ~ 17.01.2009 16:32)
  10. (bkz: house md)
    (i m going to buy this place and start a fire, 15.01.2009 22:15)
  11. siktirikten faranjitine kbb uzmanına, 3. basamak sağlık kuruluşuna gelen hastaya yönelir genelde.
    (benjamin, 15.01.2009 22:16)
  12. iyi tarafından bakmak gerekirse, hiç değilse doktorun hastaya bir mesaj verme kaygısı olduğunu gösterir..
    hasta da bu bakıştan kıllanıp kendine bir çeki düzen vermeye kalkabilir en azından.. ne bileyim, belki burun kıran ter kokusuna bir çözüm bulmaya çalışır, kulak kepçesindeki kirleri basit 1-2 kulak çubuğu darbesiyle yok edebileceğini fark eder, boğazı ağrıyor diye muayeneye gitmezden evvel bol soğanlı-sarmısaklı "big" menülerden kaçınır, mutfakta saatlerce kızartma yaptıktan sonra aynı giysilerle muayeneye gitmese daha iyi olur muydu diye düşünür, mantarlı ayaklarını gösterirken parmak ayracı olarak kullandığı elleriyle doktorun elini sıkmak (bkz: tokalaşmak) istediğinde elinin havada kalışından huylanır da bir daha yapmaya kalkışmaz filan sonraki muayene deneyimlerinde..

    asıl hiç ifadesini bozmadan muayene eden doktordan huylanmalı, kimbilir kafasından o anda hastayla ilgili ne gibi "bkz."lar, küfür ve geyik içerikli "giri"ler geçiriyordur çaktırmadan diye..

    kıssadan netice: paranoyak olmanız, izlenmediğiniz anlamına gelmezzz..
    (shedreamtshewasabulldoser, 15.01.2009 22:39 ~ 23:11)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil