atatürk'ün churchward'ın kitabından bizzat inceleyip türk'ün soyunu dayandırmayı düşündüğü kıtadır. bu kıtada aynı zamanda çok gelişkin bir uygarlık yaşamaktaydı.
2003 yılında ingilterede kurulmuş olan ve elektronica tarzında müzik icra eden bir grubun adıdır.
discography;
2003 afro finger and jel
2004 bbbunny! bbunny! bunny!
2005 out of breach
atlantis gibi bir efsane olan kıtadır. atatürk bu konuda yapılan tarihsel araştırmaları bizzat yakından takip ederek desteklemiştir. türkiye'den görevlendirdiği tahsin mayatepek j. churcward'ın araştırmalarını incelemiştir. mu kıtası'ndakilerin türk olduğuna inanılır ve mu kıtasındakilerin tüm dünyaya dağılmış bir ırk olduğu düşünülür. basit bir genellemeyle aslında tüm dünya hemen hemen türk diyebiliriz ama biraz abartı bir genelleme olur.
öncelikle böyle bir kıta ve uygarlığın geçmişte varolduğuna ilişkin kesin kanıtlar yoktur.bazı verilerden yola çıkarak geliştirilen bir takım teoriler vardır.
pasifik okyanusunda olduğu insanlığın gelişkin bir medeniyet oluşturduğu ilk uygarlık olduğu öne sürülür.bugünkü asya çin ve japon uygarlıkları başta olmak üzere asyada ki uygarlıkların temelinin bu uygarlığın kolonileri üzerine oluştuğu iddia edilir.ayrıca carolin ve paskalya adaları gibi pasifikte bulunan bazı ufak adalarda rastlanan büyük yapı ve heykellerde bununla ilişkilendirilir.
ayrıca güney amerika uygarlıkları olan maya ve inka uygarlıklarıda mu'nun devamı olabilir diye yorumlanır. martin mystere çizgiromanında bu uygarlıkla ilgili değişik teoriler kurgu içinde aktarılmıştır.
bilim dünyası ise böyle bir uygarlığın geçmişte varolduğuna kuşkuyla yaklaşmaktadır.
bugün büyük okyanus diye tanımladığımız yerde olduğu rivayet edilen büyük bir kara parcası.büyük uygarlık kurdukları konusunda çeşitli görüşler vardır.ama bu konuda kesin kanıtlar yoktur.mu kıtası efsanesini ilk kez ingiliz kraliyet ordusunda görevli albay churchward dile getirmiştir.tibette görevli olduğu sırada bir tibet tapınağının gizli bir bölümünde,binlerce yıl tibet rahipleri tarafından korunan naacal tabletlerinindeki eski bir dil ile yazılmış yazıyı,rahiplerin yardımıyla çözen albay churchward araştırmalarını dünyanın başka yerlerinde de devam ettirmişitir.derken yolu bir gün meksikaya düşen albayın maya uygarlığıyla naacel tabletlerinde yazılanlar arasında bağ kurmuştur.uygur bölgesinde ve mısırda da araştırmalar yapan churchward birbirlerine baya bir uzak bu değişik kültürlerin biribirlerine çok benzediğini farketmiştir.
yapmış olduğu araştırmalar, bilgi,bulgu,gizli belge ve kalıntıları, mevzubahis yerlerdeki halk efsaneleriyle birleştirerek mu kıtası tezini ortaya koymuş,bu konuda kitaplar yazmıştır.
mu kıtasının varlığını inanan kişilere göre mu diye adlandırlan kıta bugünkü büyük okyanusta bulunuyordu.ilim irfan,medeniyet konusunda oldukça ilerde olan bir uygarlığa sahip insanlar mu kıtası halkını olşturmaktaydadı. öyleki insanları büyük şehirlerde yaşayıp matematik,astronomi,mimari,tıp,eczacılık,kimya konusunda oldukça ilerdeydi.elektirk enerjisini hatta nükleer enerjiyi bile kullanabilmekteydiler.modern şehirlere sahip mu kıtasının büyük yapıları,devasa tapınakları,dev piramitleri vardı.bu kıta üzerinde yaklaşık 60 milyon kişiyi barındırıyordu.fazla nüfus nedeniyle dünyanın çeşitli bölgelerinde büyük koloniler kurmuşlardır.bunlar atlantis, maya,uygur ve mısır kolonileridir.ana kıta mu'dan yapılan göçlerden sonra yeni keşfedilen bölgelerde de büyük uygarlıklar kuran bu halklar bir zaman sonra ana kıta mu'dan ayrılarak bağımsızlıklarını ilan etmiştir.
büyük bir deprem neticesinde üzerinde yaşayan milyonlarca insanla birlikte, yıkılan koca kıtadan bir daha haber alınamamıştır.çünkü çöken kıtanın üzerini okyanusun tuzlu suları kaplamış durumdadır.bazı mu kıtası inanırlarına göre kıtanın esas batma nedeni mu kıtasında yaşayan insanların yeraltında yapmış oldukları büyük gaz odacıklarının patlaması ,nükleer enerji sızıntılarının meydana getirdiği şidetli bir patlama yada nükleer silah kullanımı olabilir.bugün büyük okyanusta bulunan başta paskalya adası olmak üzere irili ufaklı bir çok ada mu'dan arda kalan parçalardır.
atlantis'inde mu kıtasıyla benzer nedenlerden dolayı çökmüş olduğu rivayet edilmektedir.hatta bazılarına göre mu ile atlantis arasında büyük savaşlar yaşanmıştır.
varolduğuna dair hiç bir kanıt olmayan kıta. yazının icad edildiği tarihten ve dolayısıyla kendisinin yazılışından binlerce sene öncesinden bahseden bir takım metinlere dayanarak varlığı iddia edilen bir "kayıp kıta"'dır. platon'un nasıl uydurduğu bilinmeyen ve platon için bile antik bir dönemde olan atlantis yetmiyormuş gibi bir de bu çıkmıştır başımıza. en iyimser iddialar mu kıtasının 30 bin sene önce yokolduğu üzerinedir. başka bazı iddialara göre ise mu kıtası 18 milyon yıl önce ortaya çıktı ve en son parçası olan ruta adası da 800 bin yıl önce batmıştı. bir iddiaya göre mu kıtasında çok gelişmiş ve kozmik bağlantılara sahip bir insan uygarlığı yaşardı. daha başka bir iddiaya göre ise mu kıtasında, yumurtlayarak üreyen devasa canlılar yaşardı ve insan yüzbinlerce yıl sonra bunlardan evrimleşmişti.
eğer mu kıtası hakkında anlamlı bir kanıt olsaydı, varlığı hakkında bu kadar çeşitli iddialar da ortaya atılamazdı. gerçek anlamda yegane somut iddia albay james churchward isimli hindistan'da görev yapan birisinin bir "şiri rahibi" olan bir kişiden aldığı bir tablet. nacaal tableti denilen bu tablette böyle bir kıtanın olduğu yazıyormuş. işin tuhafı churchward ne rahibin ismini açıklıyor, ne de tableti bir başkasına gösteriyor. tablet bugün elimizde değil, kimse üzerinde inceleme yapamıyor, bir de ben bakayım diyemiyor. ortada yok yani tablet, churchward kimseye vermemiş ve göstermemiş.
durum hayli yüzüklerin efendisini andırıyor. biliyorsunuz yüzüklerin efendisi romanı da tolkien'in iddiasına göre gerçektir, kendisi bunu bir roman olarak yazmamış, ingiltere'de bir kütüphanenin kimsenin gitmediği bir bölümünde bulduğu tozlu binlerce yıl orada bakılmadan kalmış bir kitaptan çevirmiştir. kırmızı kaplı ve adı "batının kırmızı kitabı" olan bu kitap binlerce yıl önce rün harfleriyle yazılmıştır. tesadüfen de tolkien rün alfabesi ve eski diller uzmanı olduğu için yılarca uğraşıp bu kitabı çözmüş, çevirmiş, içinde anlatılanlardan da yaptığı derlemelerle yüzüklerin efendisi, hobbit ve silmarillion'u yazmıştır. yerseniz! tabii tolkien bunu gırgır olsun diye anlatır, yoksa ortada kırmızı kitap olduğu gibi bir iddiaya elbette sahip değildir. churchward'ın olayı da bundan biraz farklı. o bu tabletin gerçekten olduğunu iddia ediyor, ama nedense göstermiyor.
aslında anlattıkları da zaten her kültürde varolan türden efsaneler. mu kıtasına sebep olan şey pasifik okyanusunun fazla boş görünmesi kimilerine ve "aaa, aslında burada bir kıta olsaydı da sonradan batsaydı çok güzel cuk otururdu her şey." dedirtmesi.
ama okyanus tabanında ne sonar ne de uydu fotograflarina göre böyle bir kıta yükseltisi yok. öyle bir kıta olsaydı, onun kütlesel anlamda kaplayacağı bölgedeki suyun nereye gideceği de ayrı bir tartışma konusu. eğer yok atlantis yok mu gibi kıtalar olsaydı dünyada su üzerinde ne kadar yer kalacağını siz düşünün.
gazi mustafa kemal'in de aralarında olduğu bir çok kişi tarafından uygur ve maya kültürlerindeki( yapılarında ve beslenmelerinde) bezerliklerin doğurduğu merak sonrasu araştırılan ve kimi zaman araştırılması engellenen ancak maya rahipleri ve dili henüz 9 kişi tarafında kullanılmaya devam edilen bir coğrafyadır.
mö 200.000 ile 70.000 yillari arasinda pasifik okyanusunun ortasında var oldugu ve üzerinde ilk insanların yaşadığı iddia edilen kıta.
ilk olarak james churchward adında bir ingiliz albay tarafından hindistan'da bulunan tabletlerin incelenmesiyle varlığı sorgulanmış ve daha sonra aynı kişi tarafından araştırma ve keşifler ilerletilerek kanıtlanma noktasına getirilmiştir. j.churchward "mu" hakkında 4 ayrı kitap yazmıştır.
bunların yanı sıra mustafa kemal atatürk, mu kıtasının varlığına özel bir ilgi göstermiş ve araştırma yapması için tahsin bey'i meksika'ya göndermiştir. amaç, mu kıtasında yaşadığı bilinen mayalarla türkler arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmaktı. tahsin bey, orada j.churchward'ın kitaplarını inceledi ve yer yüzündeki pek çok antik uygarlığın mu'dan göç edenlerce kurulduğunu saptadı. bu uygarlıkların arasında uygur türkleri de vardı.
bu bilgiler ışığında, atatürk kendi oluşturduğu türk tarih tezi'nde türkler'in orta asya'ya mu kıtasından gelmiş olabileceklerini belirtmiştir. özel olarak mu hakkında derin araştırmalar yapmış olmasının temelinde türkler'in orta asya'ya nereden gelmiş olabileceklerinin merakı ve bu yerin mu olabileceği gerçeği yatmaktadır.