belki ilginizi çeker
  1. · rauf denktaş
  2. · kemancı
  3. · no
  4. · when the saints go marching in
  5. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  2. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  3. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  4. · colin kazım richards
  5. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  6. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  7. · sözlük yazarlarının itirafları
  8. · değişim
  9. · robert horry

mr no  

  1. aşk diye dinlenesi bir şarkıları olan rock grubu.
    (tutkuyakar, 30.07.2006 17:03)
  2. bir kahramandan ziyade anti-kahramandır. süper güçleri falan yoktur, insandır bizim gibi. 2.dünya savaşına katılmış bir pilottur. gerçek adı jerry drake'tir
    bronks'un arka sokaklarında almıştır ilk façalarını ve atmıştır ilk yumruklarını. sonrası malum ordu, uçaklar, paraşütler... sıkılır bunlardan. hepimiz gibi insanların hırslarından, adiliklerinden, gereksiz kin ve ihtiraslarından sıkılır terk eder memleketini. gider manausa yerleşir. burada rehberlik ve pırpırıyla pilotluk yaparak harçlığını çıkarır iyi de para kazanır ama gönlü zengin olduğu için hiç birikim yapamaz bu yüzden manaus'taki bütün barlara borcu vardır. romantizm konusunda ortalamanın biraz üstündedir. çok sayıda sevgili az sayıda aşk vardır bu yüzden hayatında. kankası ss (otto kruger) almandır ama nazi değildir, arkadaşları öyle der ona. güzel adamdır mr no. parayı sever ama kirli parayla hiç işi olmamıştır teklif edeni önce uyarır, eğer vazgeçmezse döver.sistem adamı değil sadece kendi halinde yaşayıp mutlu olmak isteyen romantik bir serseridir. adı neden mr no dur???
    (coughlin yasası, 12.01.2007 16:17)
  3. ingiliz ve yunan basınının rauf denktaş'a taktığı isim.
    (mellanko, 26.01.2007 15:02)
  4. "bu gördükleriniz 1951 yılbaşı kutlamalarındaki havai fişek gösterileri değil... bunlar kuzey koreli ve çinli birliklerin ilerlemesi için topçuların yaptığı zemin çalışmaları. pyongyang'ı geçen ay kuşatan kuzey koreliler şimdi güneye doğru ilerliyorlar... bu şekilde ilerlemeye devam ederlerse, ocak ayı sonunda seul'e gireceklerine bahse girebilirsiniz.
    bu savaşa katılmakla büyük bir hata ettiğimi düşünüyordum. sizce beni buna kim zorladı? eh, hava değişimi için kendimce nedenlerim vardı.
    hem zaferle donanarak dünyayı gezme fikri de çekici gelmişti! evet, fena halde yanıldım, ama amerikan gazeteleri durumu benim karşılaştıklarımdan biraz daha farklı yansıttılar...
    buraya gelmeden önce, herkes gibi, dünya savaşından sonra biz amerikalılarla ruslar arasında paylaşıldığını biliyordum. bizim üstlerimiz kore cumhuriyeti'nin başkenti ilan edilen seul'ün bulunduğu güney bölgesindeydi. buna karşılık, ruslar da kuzeyde pyongyang başkentli bir komünist devlet kurmuşlardı. ruslar ve biz kore'den ayrıldıktan sonra, geçen yılın haziran ayında, kuzey koreliler 38. paralel sınırını aşarak bütün yarımadayı ele geçirdiler.
    sovyetler'in boykotuna rağmen, birleşmiş milletler asker göndererek güney koreliler'e yardım etmeye karar verdi.
    askerlerin hemen hepsi amerikalı'ydı ve komutanlık2. dünya savaşı kahramanı, general douglas mac arthur'a verildi.
    bizim askerler 15 eylül'de inchon'a ayak bastılar ve canları çıktı. düşmanı iki ay içinde neredeyse çin'e kadar kovaladılar. çin ile kore arasında sınır teşkil eden yalu nehrine kadar ulaştık.
    çinliler de savaşa katıldı ve olay korkunç bir şekilde büyüdü. bazıları bunu 3. dünya savaşı'nın genel bir provası olduğunu söylüyorlar. ben bu görüşe katılmıyorum.
    her neyse, durum kötüleşmeye başladı... üst subaylar saldırıya geçmek için takviye uvvet beklediğimizi söylediler. ve ve mac arthur'un savaşı sonuçlandırmak için pekin'e atom bombası atmayı düşündüğünü..
    bu beni hiç ilgilendirmiyor... burada, kore'de kalma durumum hızla sonuçlanacak gibi... müthiş bir kurşun yağmuruna yakalandım. er ya da geç, beni bir şekilde eve yollayacaklar. nasıl olduğunu bilmek ister misiniz? eh, özel bir kahramanlık öyküsü değil..."

    kendisine komutanları tarafından, general siegel'e ulaştırılmak üzere verilen paketi taşırken, bütün arkadaşları katledilen kahramanımız şans eseri hayatta kalır. kendine geldiğinde paketi açıp açmamak konusunda tereddüte düşer ancak, ancak kazanacağı üç günlük izinin hayaliyle görevini sonlandırmaya karar verir. arkadaşlarının bulunduğu yere gidene kadar türlü olaylar atlatır. son düzlüğe ulaşıp arkadaşlarını gördüğünde, mevziye doğru koşarken;

    -cangıl usta nişancılarla dolu! çantanı bırak ve çek git...

    cümlesini tamamlandığında, ilk kurşun vücuduna saplanmıştır. sipere ulaşana kadar iki kurşun daha gövdesine saplanır.
    kahramanımız kendinde değilken açılan, üzerinde top secret yazan kutudan general siegel için washington'dan gönderilen purolar çıkar.

    "küba purosu. general siegel benim sağlığıma içecek... ya da ruhuma! beni en çok kahreden yaralarım değildi... aldatılmaktı! askere gittiğim zaman, bunun bir tür dünya savaşı provası olduğunu biliyordum... hatırlarsınız, usul hep aynıdır. biz amerikalılar yabancı bir diktatör tarafından ezilen bir halkı korumak için savaşırız... ama buradaki hikaye aynı değil. bu anlamsız bir katliam. buradan milyonlarca mil uzakta washington, moskova ve pekin'de yaşayan bizler, yani amerikalı, koreli ve çinliler dünyayı elinde tutanların piyonlarıyız."

    "isimsiz asker"

    mr no'nun giydiği, dört yapraklı yoncalı gömleğin hikayesinin anlatıldığı maceradır.
    öyküyü anlatan ve yaşayan kişi, mr no'ya öykünen oliver caufield'dir.
    (coughlin yasası, 03.02.2008 00:18 ~ 00:25)
  5. (coughlin yasası, 20.02.2008 17:43)
  6. yıl 1936. küçük mr no, küçük müzisyen ray, ray'in kardeşi pete, frankie "ilahili ayin", gezgin boksörlerin efendisi "tren" ve menajeri strother'in bulunduğu ve jerry'nin çocukluğunun anlatıldığı bir zamanlar new york'ta isimli maceradan alıntıdır.

    "mr no - ray...
    ray - evet?
    mr no - demin çaldığın parça... caz dedikleri tür mü?
    ray - evet, küçük... kulaklarının duyduğu klasik, yalın, saf cazdı! servetin üzerine bahse girebilirsin!
    mr no - tekrar dinlemek isterdim!"
    ...

    "böylece günlerimi süsleyen bir sürü uğraşa caz da eklendi!.. dinlemekten asla sıkılmıyordum.. yalnız en iyileri dinlemek için bazı tehlikeli mahallelere gitmek gerekiyordu. orada yaşayan insanlar beyaz adamların onlara davranışlarının aynısını ödetiyorlardı... ve başarılıydılar.. canım müzik istediğinde, strother'e gitmek yeterliydi. ray bütün gün orada çalıyordu... sonra lokaller vardı... birinin şöhreti diğerinden kötüydü.. içeri girmeden vasiyet hazırlamalıydın.. bir keresinde frankie ile gittik.. benimle bir ay konuşmadı! o, zencilere "kömür" diyor ve onlardan hiç hoşlanmıyordu... tabii, sonuçta iyi bir çocuk olduğum için yalnızca sefil lokallere gitmiyordum... ruhumu düşünecek zamanım da vardı.. en iyi müzik zenci halkın mahalle kiliselerinde yapılıyordu...ben ray'in org çaldığı kiliseye gidiyor ve pazar ayinlerini kaçırmıyordum. sanki cennette gibiydim... bugüb bile her an söylediğim şarkıyı işte ilk kez orada dinledim..."

    ...

    "mr no - bir şey anlat... pete...
    pete - sana her şeyi anlatabilirim...
    mr no - şu her zaman söylediğiniz "oh when the saints" şarkısı... önemli bir şarkı olmalı...
    pete - kardeşim onun sihirli bir formül olduğunu söylüyor...
    mr no - öyle mi?
    pete - evet... diyelim ki, iğrenç bir hayat yaşıyorsun, iş ve geleceğin yok... ve benim gibi zencisin!
    mr no - sonra?
    pete - hayatın trajedi bile olsa önemli değil... bu şarkıyı söyleyerek biraz yürümek iyi gelir... evet, belalardan kurtulamazsın ama dayanma gücün olur!"
    (coughlin yasası, 22.02.2008 20:19)
  7. (bkz: aşk )" onmousedown="return bkc('2236235','%60a%FEk%60+')">aşk)

    yağmurlu bir gün bugun
    sokağı seyretmek en güzeli
    aklımda şehir dolusu söz
    bir köşesinde derin bir uyku
    kapım çaldı gelen sendin
    davetsiz ama beklenendin

    birer kahve içmeliydik seninle
    konuşmalıydık eskilerden
    aşk zamansızdır bir sabah gider yanından
    acı çekmekten mutlu olmak herşeyi güzel kılan
    aşk mutlu sonlar arama boşuna
    hayat zaten bir hikaye yarım kalan

    aşk zamansızdır bir sabah gider yanından
    acı çekmekten mutlu olmak herşeyi güzel kılan
    aşk mutlu sonlar arama boşuna
    hayat zaten bir hikaye yarım kalan

    bu caddeler sokaklar ve ışıklar
    bizi anlatan herşey aklımda

    aşk zamansızdır bir sabah gider yanından
    acı çekmekten mutlu olmak herşeyi güzel kılan
    aşk mutlu sonlar arama boşuna
    hayat zaten bir hikaye yarım kalan

    aşk zamansızdır bir sabah gider yanından
    acı çekmekten mutlu olmak herşeyi güzel kılan
    aşk mutlu sonlar arama boşuna
    hayat zaten bir hikaye yarım kalan
    (the crestfallen, 22.02.2008 21:04)
  8. "holister kenti, kuzey kaliforniya 4 temmuz 1947...

    oakland'ın birkaç mil yakınındaki bu küçük kent, her yıl olduğu gibi bağımsızlık gününü kutlamaya hazırlanırken...
    çeşitli klüplere üye yaklaşık dört bin motorsikletli yollaara düşmüştü...
    ükenin dört bir yanından gelen motorlar,
    gürültülü bir kortej halinde kentin caddelerini doldururken, halkın da önce büyük bir şaşkınlığa, ardından da endişeye kapılmasına sebep oldular....
    "bu olaya daha önce "hollister baskını" adı verilmişti..."
    ...
    "mr no- merak ettiğim bir şey var sonny,
    niye kendinize "cehennem melekleri" diyorsunuz?

    - bu savaş günleine dayanan eski bir hikayedir... ingiltere'deki üstteyken ben ve diğer pilotlar pistte dolaşmak için postacıların motorunu kullanırdık...
    ya da onları alıp civardaki publara giderdik.

    bir zaman sonra aklımıza bir tür klüp oluşturduğumuz geldi,
    her gün nazi cehennemine kaçamak yapan ve salimen dünyaya geri dönmeyi başaran bir kulüp...

    ben ve sağ kalan arkadaşlarımız, ülkeye geri döndüğümüzde adımızı korumaya ve her hafta berkeley de amd'nin önünde buluşmaya karar verdik..."

    hell's angels adlı sayıdan...
    (coughlin yasası, 21.02.2009 02:02 ~ 02:05)
  9. şaşkınlığını; "canına yanıdığım" diyerek belirten çizgi roman kahramanı.
    (comfortably numb, 22.07.2009 05:04)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil