düz lise öğrencilerini* yıllarca eğitmeye çalışmış, en kötü kalite kağıda basılmış milli eğitim bakanlığı ingilizce kitabının sayfaları arasında ikamet eden bir ara trt4 sayesinde beyaz cama taşınmış ilk gençliğimizin en güzel hatıraları.
çok iyi hatırlarım bir keresinde mrs. brown yeni aldığı ehliyetiyle kullandığı arabayı bir yere çarpmış, türk gençliğinin bir koca dayağı sahnesi görme heyecanıyla kaplanmasını sağlamıştı. fakat sarı renkli kağıdı çevirdiğimizde mr. brown'ın eşine üzülme hayatım içerikli şeyler söylediğini görmüş ** aslında ne kadar anlayışlı, yumuşak* biri olduğunu görmüş tabir-i caizse müstakbel eşlerimize nasıl davranacağımızı teorik şekilde öğrenmiştik. bu çerçevede mr. ve mrs. brown'ın lisan eğitiminin yanısıra türk toplumunu sosyolojik açıdan da eğitme görevine sahip olduğunu görebiliriz.
ingilizce öğretmekle yükümlü brown ailesinde yaprak dökümü
önceki gün bir basın açıklaması ile boşanma kararı aldığını açıklayan mrs. brown, ayrıldığı eşini bombaladı.
"ıt doesn't work"
yıllardır ben mutfakta yemek pişirip saçımı süpürge ederken, mr. brown ne kocalık ne de babalık görevlerini yerine getirdi. hep salondaki köşesinde oturdu, ganyan bültenini okudu. kaç kere kendisini uyardım, mr. brown dedim, çağımızda böyle bir aile yapısı, bu tip ataerkil iş bölümü kalmadı dedim. annelik mutfakta yemek pişirmek, babalık salonda oturup gazete okumak değil dedim. aldırmadı. ben daha ne yapayım, artık hayatımdaki boşluğu uygun bir şekilde durduracak başka bir erkek arıyorum.
mrs.brown'un isyanına çocuklarından da destek geldi. "30 yıldır uzaktan kumandası dahi olmayan bir televizyonun karşısında kanal değiştirirken rükuya varmaktan hacıya hocaya döndük, ilallah dedik. müziğimizi dahi plaktan dinlioruz, bizim yaşamaya hakkımız yok mu?
şeklinde isyan ettiler
30 sene boyunca aynı ingilizce kitabıyla eğitim görmemiz neticesinde halamın amcamın ve benim aynı kişilerden haberdar olmamızı sağlayan kibarlık budalası ingiliz ailesi örneğidir kendileri. şu an daha çok popüler kültüre hizmet eden şarkıcı, model ve artistler konu oluyor ingilizce kitaplarına.
yarın öbür gün bir şekilde iş olur güç olur her ne şekilde olursa olsun soyadı brown olan biriyle muhattap olmamız gerekirse karşısında sebepsiz yere gülme krizlerine girip ayıp etmemizi sağlayacak çift. düşünün bir iş toplantısındasınız karşısınızda miss brown. ne kadar ciddi olabilirsiniz ki. ya da bir ingilizle sahnede çalıyorsunuz adam bildiğin brown. ne melodi kalır ne armoni kalır o orkestrada. o derece.
yeryüzündeki en ünlü evli çiftlerindendir. sürekli ingilizce konuşarak, küçük dimağların gelişmesinde tarifsiz katkıda bulunmuşlardır.
(bkz: ünlü evli çiftler)