ıssız bir odaya düşsem yanıma alacağım bir şey değildir bu. korkmamak için annemi alırım bi kere yanıma, bi de bütün tanıdıklarımı. etti iki. bi de tetrisimi alırım. oh miss.
sürekli yeni teknoloji ile donatılmış olanı çıkan ve sürekli fiyatı düşen alet olmakla beraber ilk çıktığında alanlara hadi ya lan o kadar para bayıldık bak şimdi 3 kuruşa veriyorlar dedirten teknolojik alet...
walkman'in pabucunu dama atan gerek ses kalitesi,gerek ufaklığı gerekse estetiğiyle son derece güzel bir görünüşe sahip müthiş müzikçalar.dikkat edilmesi gereken bir kaç nokta vardır
1-minton,show,premier gibi markalara ne kadar ucuz olursa olsunlar tamah edilmemelidir elde patlama olasılığı yüksek ve iyi ses kalitesi verme ihtimali düşük aletlerdir.
2-creative,sony gibi bilindik markalar sektörün krallarıdır ve gerçekten kullanıcıyı her şekilde tatmin ederler.özellikle creative'in her keseye uygun modelleri çok uygundur,sony biraz daha pahalıya kaçar.
3-3 gb,5 gb, 10 gb... gibi yüksek kapasiteye sahip mp3 playerlar eğer bilgisayarınız varsa büyük ihtimal gereksizlik yaratacaktır ve 1 gb'ın üstündeki mp3 playerlar hard disk'e sahip olduğu için düşme esnasında bad sector oluşturma potansiyelide hayli yüksektir.
4-eğer creative marka bir mp3 çalar alınacaksa kesinlikle yanında gelen kulaklığa kanılmamalıdır mp3 playerla gelen kulaklık oldukça dandiktir.
5-doğubank ve bir kaç yerde garantisiz çok daha ucuzada satılmaktadır.ancak bozulması durumunda bu aletlerinin tamiratının çok zor olması ve teknik servisleri dışında yapan serbest servislerin olmaması sebebiyle bu aleti garantisiz almak tamamen kişinin tercihine kalmaktadır.dışarda 200 milyonluk bir mp3 player doğubankta garantisiz 120 milyon civarıdır.hee ben riske girerim arkadaş bozulmaz bu aletler diyorsanız doğubank ve çevresine mutlaka uğrayın ama ben garantili alcam kafam rahat olsun deniyorsa hepsiburda gibi alışveriş sitelerinde ve teknosa'da oldukça çeşit mevcut
6-alet hakkında pek fazla bir bilginiz ya da hiç bilginiz yoksa mutlaka bir tanıdıkla gitmekte fayda var aksi taktirde orda anlatılanlarla evde gördüğünüz manzara karşısındaki farktan dolayı huzursuz olabilirsiniz
7-şarjlı almaktan çok pille çalışanlardan almaya daha çok özen gösterin.çünkü şarj edilen kısım oldukça hassas olduğu için burda meydana gelen bir aksaklık mp3 player'ın teknik servis yolunu tutmasını sağlayacağı gibi eğer garantisiz ise elimizde kalmasınada yol açabilir.ancak bütün bu kıstaslar mp3 player'ın çok kötü kullanımı sonucu gerçekleşir tabi iyi bir kullanımla zaten kaliteli alınan mp3 playerlarda büyük ihtimal bu rahatsızlık ortaya çıkmaz.
onlarca çeşit markayla, piyasada fazlaca peydah olmuş bir icat olan zatı cihazı muhteremler oldukça uygun fiyatlarda olabilmektedirler. şimdilerde, aklın sınırlarını zorlayacak şekilde gelişmişlerdir ve ayrıca gelişmiş özelliklerde barındırmaktadırlar. ve tabiki de, her çeşit teknolojik yeniliğin içine sokuşturulduğu cep telefonlarının içine de girmişlerdir kendileri.
otobüslerde, dolmuşlarda ve bilimum toptan taşıma araçlarında, çokça insanın kulak pisliğinin görünmesini engelleyecek şekilde geliştirilmiş kulaklıklarıyla, ses kirliliğine kirlilik katmakta üstüne yoktur.
ara vermeden saatlerce müzik dinlenmesini sağlayan cihaz.bununla birlikte işitme kaybınıda tetikliyor.abd'de ipod mp3 çaların üreticisi apple firmasına, cihazın işitme kaybına yol açabileceği gerekçesiyle dava açılmıştı...
müzik dinleme olayını 7\24 hale getirmeyi sağlayabilecek, özellikle otobüslerde dinlenildiğine çok sık rastlanan, korsan kullanımı hayatın içine daha da bir sokan, teknolojik alet..
(bkz: korsana hayır mp3 e evet)
(bkz: bu ne perhiz bu ne lahana turşusu)
tüketim bağımlısı olduğumu bu derece hissettiren ikinci bir ürün daha bilmiyorum. çok şeyin bağımlısıyım farkında olmadan muhtemelen. ama mp3 player...
walkmane şanının yürüdüğü yıllarda sahip olamamış bir adamken bir anda birilerinin "hala walkman mi lan" demesi üzerine hevesimizi alamadan buna geçmek zorunda kalmıştık.
iyi oldu tabii fakat walkmanin farkında olmadığım pozitif bir dışsallığını yeni yeni fark ediyorum. kısa aralıklarla dinlemek istediğim şarkıyı dinlemene müsade etmezdi o. b yüzünün 4. şarkısına gelebilmek için bir şifre çözücü gibi ileri geri sardırıp dinlemek , bazan a yüzündeki hangi şarkının zamanına denk geldiğini bularak ona ulaşmak icap ederdi. kalem pilleri tüketip otobüs yolculuğunda,gecenin karanlığında motor sesi ile başbaşa kalabilirdin. walkmanin reverse özelliği yıpranırdı. albümdeki diğer şarkıları da dinler onları da sindirebilirdin. hepsinden ötesi, o aşkla bağlandığın şarkıdan türküden bıkman en az bir ayını alırdı.
mp3 - bu teknoloji harikasıyla yeni keşfettiğim şarkıdan , müzikten, sözden bıkıp usanmam 3 günümü , zorlasan 1 haftamı alıyor. pil , kasetin sardırması, bir albüme mahkumiyet, pantolonun sağına soluna voltmetre takmış gibi estetiği bozacak bir görüntüyle gezmek yok... yok da bildiğin tüketmek için tüketen bir kafa sahibi oldum.
istanbul trafiğini bi' nebze olsun tınlatmayandır. indirirsin albümü, atarsın cihaza, mis gibi yolda tanışırsınız ya da bir elemanla birlikte gidip geliniyorsa karşılıklı o parçanın bassı, bu parçanın solosu, şu grubun son bombası derken kendinizi gitmek istediğiniz yerde bulursunuz. bu velinimetin şarjının bitmesi tam bir mutsuzluk resmi iken eksikliği tam bir trajedir. burdan playerımı çalan tuaf organizmaya sesleniyorum. alay edercesine bıraktığın kulaklığımla anca bedenen o ortamdaymış izlenimi verip, bir otobüste dönecek tüm dedikoduları dinledim ve bu bilgiler hiç bir işime yaramadı ve yaramayacak, bil istedim.*
empeüçpileyır diye telafuz ediyoruz ki ingilizce(em)-türkçe(pe)-türkçe(üç)-ingilizce(pileyır) şeklinde bi ses sarmalı oluşturmuş oluyoruz. aferin bize.
elimde ikisi muhtelif sebeplerden çalışmayan 5 adet mp3 çalar var. neden bu teknolojiye bu kadar tutuldum anlamıyorum ama mp3 çalar satın almak hayatımda yaptığım mallıklar arasında en hoşuma gideni. yüzsüz bir ergen gibi aynen şöyle diyeceğim. "aldım, yine olsa yine alırım." ya da "almaya devam edeceğim, beni izleyin"
her biri için mantıklı gerekçelerim olsa da şimdi insan yaşlanınca daha mantıklı düşünüyor. iyi düşünüp nokta atışı yapmak gerek. insan ihtiyaçlarını doğru belirleyip, bütçesini ayarlarsa birkaç sene rahat kullanabileceği bir mp3 player satın alabilir. zaten çoğu garantisi biter bitmez bozuluyor. böyle üretildikleri bir sır değil.
diyeceğim o dur ki mp3 player satın almak isteyen bir arkadaşım kapımı çaldığında ona birkaç soru sorarım. kaç parası var, radyo istiyor mu, video istiyor mu, hafıza önemli mi, ses kalitesi önemli mi gibi gibi. cevaplara göre kafamda bir ürün tasarlarım. hepsiburada'nın iki ayağı üzerinde yürüyen versiyonuyum aslında.